- IMKB
% - Altın
6865.09
%0 - Dolar
48.7547
%0 - Euro
55.9994
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
- 12:18 - BELEDİYENİN FOTO KAPANINA SALDIRI
- 12:13 - 2 BİN YILLIK ATMOSFERDE SANAT VE MANZARA BULUŞTU
- 11:43 - ESKİDEN ÇUL DOKUMA VE KIL ÇADIRDA KULLANILAN KOYUN KILLARI ARTIK ÇÖPE GİDİYOR
- 11:41 - GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT
- 11:23 - MURATPAŞA, ALZAYMIR FARKINDALIĞI İÇİN YAŞLI EVLERİNDE BULUŞTU
- 11:23 - 33. ULUSLARARASI ASPENDOS OPERA VE BALE FESTİVALİ’NDE CARMİNA BURANA SEYİRCİYLE BULUŞTU
- 11:18 - ADANA’DA GENÇ ŞAHIS BOŞ ARAZİDE ÖLÜ BULUNDU
- 11:03 - ANTALYA’DA PANELVAN KONTROLDEN ÇIKTI: 1 YARALI
- 11:03 - YANGINDA KÜLE DÖNEN KARGILAR 3 HAFTADA YENİDEN FİLİZLENDİ
- 10:58 - İHA’YA ’YILIN EN İYİ SPOR HABERİ’ ÖDÜLÜ
- 10:48 - VALİDEN KUM HIRSIZLIĞINA KARŞI BOĞAZ SAHİLİ’NE KAMERALI TAKİP TALİMATI
- 10:38 - AYNI CADDEDE BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE 2 AYRI KAZA
- 10:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA KADINLARIN İMECE USULÜ YUFKA EKMEK MESAİSİ
- 10:23 - MERSİNLİ MUHTARLAR SABAH SPORUNDA BULUŞTU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


BİR 28 ŞUBAT YAZISI
Bugün 28 Şubat. Aslında ülkede ve dünyada o kadar önemli olaylar hızla gelişiyor ki 28 Şubat’ı, en azından yıldönümlerinde, yeniden gözden geçirmeye fırsat bile kalmıyor. Bir de bizim ülkede Tanzimat’tan Meşrutiyet’e, 27 Mayıs dâhil olmak üzere böyle önemli kırılma anlarını çok yönlü ve bilimsel biçimde değerlendirmek pek mümkün olmaz. Duygusal nitelikte anmaların veya yüzeysel yas geçişlerinin ötesine geçmek zorlaşır.
O günlere dair kendi hayatımdan ilk aklıma gelen, eşimin tesettürü nedeniyle yakın markaj altında olmamdı. Hatta odama astırdığım özel Atatürk fotoğrafı, merhum tersane komutanını o kadar etkilemiş olmalı ki, benim hakkımda daha korumacı bir tutum sergilemeye başlamıştı. Buna karşılık bir istihbarat subayının, yakın mesai arkadaşıma “Bu militan, bundan uzak dur” dediğini de öğrenmiştim. İlginçtir, bana karşı hep güler yüzlü davranırdı. Açık sözlü oluşum ve herhangi bir kategoriye kolayca girmeme sorunum nedeniyle, bizim mahalledeki köylü ağır abiler de bana genellikle “derin devlet” derlerdi. Allah’tan bu yafta o dönemde üzerimde kalmış olacak ki atılacaklar listesine hiç girmedim. Bundan mıdır bilmem, malum yapı subayları da yanımda durmamaya özen gösterirdi. Bu durum, sonradan çok popüler olan ve ayrılan bir divan edebiyatçısı arkadaşımın hakkımda bühtan üretmesine de zemin hazırlamıştı. Ama bu hâl böyle devam edemezdi. Zaten mesleğin doğası beni sınırlıyordu; emekli olmadan istifa etmem artık kaçınılmazdı.

Ülke siyaseti açısından bakıldığında, 28 Şubat günü sekiz saati aşan MGK toplantısı sadece bir ara kesittir. Sağlıklı bir 28 Şubat analizi için öncesi ve sonrası da en az o gün kadar önemlidir. Hatıralarımda yer eden iki olay var. Birincisi Ahmet Taşgetiren’in Erbakan için yazdığı “Seni seviyoruz savunan adam” başlıklı yazısıdır. İkincisi ise Merve Kavakçı’nın Meclis’e girerken yanında yalnızca sadece Nazlı Ilıcak’ın bulunması; tüm partili erkek yetkililerin kaçarak geri durması ve iki kadının protokol locasında yüksek rütbeli askerlerin sert ve tehditkâr bakışlarına adeta emanet edilmesidir.
O döneme ilişkin iki notu daha hatırlatmak isterim. Birincisi, şehit annelerinin dahi askeri tesislere “radikal başörtüsü” gerekçesiyle alınmamasıydı. İkincisi ise Kütahya’daki bir Millî Eğitim töreninde, başörtülü öğretmenin elindeki ödülü “vatan ve laiklik” gerekçesiyle sahneye fırlayarak alan havacı general sahnesiydi.
Sonradan karargâhtan emekli olan merhum bir arkadaşımda, 28 Şubat için hazırlanmış bir kitapçık görmüştüm. Resmen ülkenin gelecek on beş yılına dair bir senaryo çalışmasıydı. İmam Hatip liselerinin ve Anadolu sermayesinin yükselişiyle bürokrasi ve sermayenin el değiştireceği, ülkenin Atatürk’ün vizyonundan kopacağı belirtiliyordu. Özellikle eğitim ve ekonomi alanlarında acil müdahale gerektiği vurgulanıyordu. Aslında o dönem TÜSİAD’ı ve YÖK’üyle 28 Şubat’ın özünde yatan zihniyet buydu.
Dönemin Genelkurmay Başkanı’nın ifadesiyle 28 Şubat bin yıl değil, dört yıl bile süremedi. Cumhuriyet mitingleri ve 27 Nisan e-muhtırası artık bu süreci kurtaramazdı. Tarih akıyordu. 28 Şubat, düşük şiddetli Anadolu devrimini yavaşlatamadı. Nitekim bu devrim, sancıları ve sorunlarıyla birlikte gerçekleşti.
Askerî kurumlar uzun süre “Bu ülkenin sahibi benim; siz siviller gelir gidersiniz ama ben kalırım” yaklaşımıyla hareket etti. Aslına bakarsanız, ülkenin köylülüğünü bir ölçüde aşma ve modernleşme projesi olarak askerî okullar önemliydi. Ancak bilimi rasyonel bir düşünce tarzı olarak değil, gizli bir köylülüğün dogması olarak kabul eden ideolojik çerçeve, meseleyi sadece kadının başörtüsüne indirgedi. Kendi köyünden geldi ama kendi köyüne tersine devşirildi; sorunu anlayamadı.
Sivil siyaset ise iç ve dışta esen bu kadar ılık rüzgâra rağmen sorunu kavrayamadı. İktidar bekası kutsandı. Araç meşruiyetini kaybetti. Anadolu devrimi, siyasi başarısını kültür, sanat, estetik ve görgü alanlarında gerçekleştiremedi. Zira hiç ötekine berikine ait bir meraka veya anlam arayışına girmedi. Bu yüzden iki tarafın hikâyesi, Şevket Süreyya’nın Suyu Arayan Adam’ındaki Yahudi bankerin şapka devriminin zamanlamasına göre şapkasını takıp çıkarması ve buna rağmen hâkim tarafından azarlanması metaforuna benziyor.
Bugün 28 Şubat’ı hatırlarken, Bekri Mustafa fıkrasını andırır bir 2026 ironisiyle soralım: Bugünün 28 Şubat’ında Ahmet Taşgetiren’e ve her ne olursa olsun Nazlı Ilıcak’a karşı bir vefa borcu hissetmesi gereken mahallemiz, neden gerekli duyarlılığı göstermiyor?
Ülkede asıl sorun ideoloji öncelikli değildir; metodoloji önceliklidir.
28 Şubat’tan intikam almaya devam etmekle övünmenin bir anlamı yoktur. Bir bakalım aradan yıllar geçti ama sert kutuplaşmada taraflarda intikam hisleri pek sakinleşmedi. Herkes bu durumun devre mülk sistemine döneceğinin telaşında. Önemli olan, ülkenin her kesiminin ayırt etmeksizin 28 Şubat deneyiminden gerekli dersleri çıkarabilmesidir.
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
BÜYÜK AMBALAJI ALDIM, DAHA UCUZA GELDİ!” DİYE DÜŞÜNMEYİN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
NİYETİNİZ BATSIN!..VEDAT GÜRHAN
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLER-5NİZAMETTİN ŞEN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ANADİLİ DIŞINDA ESER VEREN TÜRK YAZARLARGAZANFER ERYÜKSEL
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞUDUR 9 EYLÜLPROF DR RAMAZAN DEMİR
İNTERNET ALIŞVERİŞİNDE KARGO SORUNLARI: SORUMLU KİM?AV CÜNEYT KARASU
ÇİFTÇİYİ KAYBEDERSEK, MUTFAĞIMIZI KAYBEDERİZTALİP BAYRAM
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
İMPARATOR ATTİLA KILICIYLA SAHNEYE ÇIKACAK
ANTALYA HAVALİMANI'NDA AĞUSTOSTA 5,8 MİLYON YOLCU TRAFİĞİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





