- IMKB
% - Altın
6593.04
%0 - Dolar
49.7337
%0 - Euro
55.7012
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 20:59 - ALTIN PORTAKAL KORTEJİNDE YILDIZLAR GEÇİDİ YAŞANACAK
- 20:58 - MERSİN’DE UYUŞTURUCU TACİRİ 5 ŞÜPHELİ YAKALANIP TUTUKLANDI
- 20:58 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - KOCAELİSPOR: 2 (İLK YARI)
- 20:24 - ANSET İDDİANAMESİNDE 'TELEFONUNU SIFIRLA' TALİMATI
- 20:09 - DİJİTAL TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ, ANTALYA'DA MASAYA YATIRILIYOR
- 19:43 - TORBACI YAKALANDI, DESTE DESTE PARA ELE GEÇİRİLDİ
- 19:41 - SÜRÜCÜNÜN CESEDİ UÇURUMDA BULUNDU
- 18:53 - PROF. DR. AZİZ SANCAR’DAN TÜRK DÜNYASINA BİLİM VE TEKNOLOJİ ÇAĞRISI: "5 BÜYÜK DEVLET BERABER ÇALIŞMALIYIZ"
- 18:18 - OSMANİYE’DE "FISTIK FESTİVALİ" COŞKUSU SOKAKLARA TAŞTI
- 17:53 - ANTALYA’DA SON KULLANMA TARİHİ GEÇMİŞ ÜRÜN SATAN MARKET MÜHÜRLENDİ
- 17:48 - ALANYA’DA ALMAN VATANDAŞI MÜSLÜMAN OLDU, AHMET İSMİNİ ALDI
- 17:43 - ISPARTA’DA UYUŞTURUCU OPERASYONUNDA 1 KİŞİ TUTUKLANDI
- 17:43 - ALKÜ’LÜ ÖĞRENCİLER YENİ DÖNEME ŞENLİKLE BAŞLADI
- 17:08 - ALANYA KEÇİBOYNUZU İÇİN YOL HARİTASI OLUŞTURULACAK
- 16:00 - ATSO'DA BERKAY BAHAR DÖNEMİ
IŞIK YARGIN / KONUK YAZAR


BULUTLARA DOKUNAN KADIN
Bir ömürlük sevginin, cesaretin ve vefanın hikâyesi
Bazı insanları başarılarıyla tanırsınız. Bazılarını ise birlikte yürüdüğünüz yollarda, hiç unutamayacağınız tanıklıklarla…
Madelet Grabbe Başusta benim için böyle bir kadın.
İstanbul’da Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde açılan Bulutlara Dokunan Kadın – MADELET sergisini gezerken yalnızca sıra dışı bir hayatın belgeleriyle karşılaşmadım. Bir dostumun gökyüzüne uzanan hayallerini, insanlara dokunan yüreğini ve yıllarını paylaştığı hayat arkadaşının bu hikâyeyi geleceğe taşıyan sevgisini düşündüm.
Çünkü bazı hayatlar vardır; anlatılmayı hak eder. Bazı sevgiler vardır; yalnızca yaşanmakla kalmaz, bir ömrün hikâyesini gelecek kuşaklara emanet eder.
Madelet’in hikâyesi, daha çocuk yaşlarda kendisine çizilen sınırları kabul etmemesiyle başladı.
Henüz 13 yaşındayken Eskişehir İnönü Planör Okulu’na adım attı. Planör, paraşüt ve pilotluk eğitimleri aldı; paraşüt millî takımında Türkiye’yi uluslararası müsabakalarda temsil etti.
Üstelik onun mücadelesi yalnızca kendi hayalini gerçekleştirmek değildi. Kadınların Hava Harp Okulu’nda eğitim alabilmesi için girişimde bulundu. 1955 yılında kadınların da okula kabul edilmesinin önünü açan sürecin içinde yer aldı.
Kendi jet pilotluğu hayali sağlık sorunları nedeniyle gerçekleşemedi. Ama kendisinden sonra gelecek kadınların gökyüzüne ulaşabilmesi için bir kapının açılmasına katkıda bulundu.
Madelet’in hayatını anlamak için bu başlangıcı bilmek gerekir. Ancak onu gerçekten tanımak için, başarının ötesine bakmak gerekir.
Madelet’in bu çabası dünyanın takdirini kazandı Apollo Başarı Ödülü ile Havacılık ve uzay alanındaki uluslararası nitelikteki katkıları nedeniyle NASA tarafından da onurlandırıldı. Ülkemizde 2022 yılında THK Onursal Üye Beratı ve Altın Madalya 13 yaşında yaşını büyüterek başladığı gökyüzü serüveninde Türkiye'nin ilk kadın pilot ve paraşütçülerinden biri olması nedeniyle Türk Hava Kurumu tarafından verildi.
Ben Madelet’i, yalnızca güçlü bir kadın olarak tanımadım. Onun insanlara nasıl dokunduğuna, elindeki imkânları başkalarının hayatını iyileştirmek için nasıl kullandığına da tanıklık ettim.
1999 Marmara depremi, Madelet’in yüreğini ve sorumluluk anlayışını en yakından gördüğüm dönemlerden biriydi.
O sırada Amerika’da bulunan Madelet, deprem haberini alır almaz harekete geçti. Almanya’da yıllar içinde büyük emeklerle kurduğu inşaat şirketinin imkânlarını Türkiye’deki afetzedeler için seferber etti. Yurt dışında yaşayan Türk kadınlarını ve dostlarını organize ederek yardımların bölgeye ulaşmasını sağladı.
Sakarya’da bir çadır kent kurdu. Fakat onun için yardım, uzaktan kaynak sağlamakla bitmiyordu. Çadır kentte aylarca kaldı; ihtiyaçları yerinde gördü, yardımları bizzat yönlendirdi, insanların acısını paylaştı.
Bir gecede evlerini, ailelerini, geçmişlerini kaybeden insanların arasında olmak kolay değildi. Hele anne babasını kaybetmiş çocukların gözlerine bakmak…
Madelet yalnızca yardım götürmedi. Çocukların geleceğini de düşündü. Sakarya’da bir yetimler yurdunun kurulmasına öncülük etti.
O yurtta çocuklara bir çatı, bir yatak ve bir sofra sunmakla yetinmedi. Onların bir ev sıcaklığında büyümelerini, sanatla tanışmalarını, müzikle kendilerini ifade etmelerini istedi. Piyanonun başına geçebilecekleri, müziğin iyileştirici dünyasını keşfedebilecekleri bir ortam oluşturdu.
İşte o günlerde anladım ki Madelet’in asıl zenginliği, kurduğu şirketlerin büyüklüğünden ya da kazandığı ödüllerden ibaret değildi.
Onun asıl zenginliği, sahip olduğu imkânları başkalarının hayatında umuda dönüştürebilmesiydi.
Ben onun bu çabasını yakından gördüm.
Sadece ben görmedim elbette 2001 yılında Almanya Cumhurbaşkanı Johannes Rau tarafından Federal Liyakat Nişanı (Bundesverdienstkreuz) ile ödüllendirildi.
Yollarımız başka bir toplumsal sorumluluk çalışmasında da kesişti. Dezavantajlı gençleri meslek sahibi yapmayı amaçlayan aile şirketimizin kurumsal sosyal sorumluluk projemizde işbirliğini büyük bir sevgiyle yaptı. Birlikte Sakarya yollarına düştük. Gençlerin kendi ayakları üzerinde durabilmeleri, emekleriyle bir gelecek kurabilmeleri için çaba gösterdik.
Madelet’in insanlara yaklaşımında beni etkileyen bir özellik vardı: Yardım ettiği insanları yalnızca yardıma ihtiyaç duyan kişiler olarak görmüyordu. Onların yeniden ayağa kalkmalarını, kendilerine güvenmelerini ve hayatın içinde kendi yerlerini bulmalarını istiyordu.
Bu nedenle onun sosyal sorumluluk anlayışını yalnızca hayırseverlik sözcüğüyle anlatmak eksik kalır. O, insanlara imkân sunmanın ve onların potansiyeline inanmanın değerini biliyordu.
Madelet’in uluslararası iş dünyasındaki saygınlığına da tanıklık ettim.
İstanbul’da katıldığımız uluslararası iş kadınları forumunda, dünyanın farklı ülkelerinden gelen başarılı kadınların ona duyduğu saygıyı gördüm. Birlikte bulunduğumuz masalarda, benim de Türk kadınının geleceğine ilişkin vizyonumu anlatmama alan açtı.
Bu davranışı benim için çok kıymetliydi.
Çünkü gerçek özgüven, yalnızca kendi sesini duyurmak değildir. Başka bir kadının da sesini duyurabilmesine imkân vermektir.
Kadın dayanışmasının anlamı tam da burada ortaya çıkıyor. Birbirimizin başarısını tehdit olarak görmeden, birbirimizin birikiminden güç alarak ve yeni kapılar açarak…
Madelet’in uluslararası saygınlığı, kendi başarılarının yanında, başka kadınlara açtığı bu alanla da anlam kazanıyordu. Ve bu sadece benim takdirim değil bir ödülü de Almanya'da 1999 Yılın İş Kadını ödülü. Almanya'nın Bremen kentinde önemli inşaat firmalarından birinin kurucu ortağı olarak imza attığı başarılar sayesinde ödülü hak etti.
Bugün onun hayatına yeniden bakarken, bu hikâyenin diğer yarısına, Hüseyin Başusta’nın sevgisine ve vefasına da özellikle eğilmek istiyorum.
Hüseyin Başusta’yı yalnızca Madelet’in hayat arkadaşı olarak tanımlamak eksik kalır. TRT’de yapımcılık ve programcılık yapmış, iletişim dünyasında yıllarını geçirmiş saygın bir isimdir. İnsan hikâyelerini anlatmanın, yaşananları kayda geçirmenin ve hafızayı geleceğe taşımanın değerini bilen bir iletişimcidir.
Belki de bu nedenle Madelet’in hayatını anlatırken yalnızca anılarla yetinmedi. Belgeleri araştırdı, yaşanmışlıkları bir araya getirdi, hatıraları korudu ve bu hayatın izlerini kalıcı eserlere dönüştürdü.
Fakat bu kez anlattığı hikâye, yalnızca mesleki bir çalışma değildi. Yıllarını paylaştığı, sevdiği ve hayatını birlikte kurduğu kadının hikâyesiydi.
Bir insanın hayat arkadaşını sevmesi, onunla yıllarını paylaşması başlı başına değerlidir. Ancak onun hayallerini anlamaya çalışmak, başarılarını görünür kılmak, belgelerini korumak, hatıralarını bir araya getirmek ve hayatını gelecek kuşaklara emanet etmek, sevginin çok daha derin bir biçimidir.
Hüseyin Başusta, Madelet’in hayatını kitaplara taşıdı. Onun gökyüzüne uzanan çocukluk hayallerini, havacılık serüvenini, iş dünyasındaki başarılarını ve toplumsal sorumluluk çalışmalarını belgeledi.
Bunu yaparken yalnızca geçmişi anlatmadı; Madelet’in hayatına yeniden bir gelecek kazandırdı. Çünkü bazı insanlar yaşadıkları dönemde çevrelerine ışık tutar, bazıları ise o ışığın yıllar sonra da yol göstermesi için emek verir.
Hüseyin Başusta’nın yaptığı tam olarak buydu.
Madelet’in yaşadığı hayatı bir hatıranın sınırları içinde bırakmadı. Onu kitaplara, belgesel filme ve sergiye taşıdı. Böylece bir eşin sevgisi, kişisel bir anının ötesine geçerek ortak hafızanın parçasına dönüştü.
Bugün bu hikâyenin bir sergiye ve belgesel filme dönüşmesinde, yıllar boyunca gösterdiği bu emeğin payı var.
Nebil Özgentürk’ün hazırladığı belgesel ve Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ndeki sergi, Madelet’in hayatını daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Yapımını Hüseyin Başusta’nın üstlendiği "Madelet - Rüzgâra Karşı Uzun ve Cesur Bir Yürüyüşün Öyküsü" (kamuoyunda bilinen adıyla "Bulutlara Dokunan Kadın") Belgeseli, Hindistan'da düzenlenen uluslararası film festivalinden prestijli bir ödülle dönerek başarısını küresel ölçekte kanıtlamıştır. Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali Finalisti: Yapım, Frankfurt Türk Film Festivali’nde finale kalma başarısı göstermiş ve festival kapsamında Almanya'da yoğun ilgi gören özel gösterimlerle izleyiciyle buluşmuştur.
Bence ödüllerle taçlanan belgesel sınırlarımızı aşarak bir cumhuriyet kadınının, Cumhuriyetimizin kazanımları ile başardıklarıyla dünyaya Türk kadınını tanıtmıştır.
Madelet hayatını cesaretle yaşadı. Hayallerinin peşinden gitti. İnsanlara dokundu, çocuklara umut oldu, kadınların önündeki engelleri aşmak için mücadele etti.
Hüseyin Başusta ise bu hayatı uzun metrajlı bir belgesel ve Nebil Özgentürk diliyle dünyaya armağan etti.
Madelet gökyüzüne yöneldi; Hüseyin onun gökyüzüne uzanan yolculuğunun izlerini topladı ve anlatarak çoğalttı.
Bu yüzden onların hikâyesi yalnızca bir başarı hikâyesi değildir. Aynı zamanda sevginin, vefanın ve ortak bir hayatın nasıl kalıcı bir mirasa dönüşebileceğinin hikâyesidir.
Bana sorarsanız bu, benim “Zümrüd-ü Anka Kuşum Madelet”e duyulan sevginin en anlamlı biçimlerinden biri, sevdiğiniz insanın yaşarken onurlandırılması, onun kişiliğinin, yüce gönlünün kutsanması.
Bu bir modern zaman “Al Yazmalım, Selvi Boylum”hikayesi.
Madelet’in hikâyesi kadınların cesaretine, girişimciliğine ve toplumsal sorumluluğuna dair çok şey anlatıyor. Hüseyin Başusta’nın emeği ise bir hayatın değerini bilmenin, onu belgeleyerek geleceğe emanet etmenin anlamını hatırlatıyor.
Bugün bana düşen, bu hikâyeyi yalnızca hayranlıkla izlemek değil; onun taşıdığı değerleri anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasına naçizane bir iz daha bırakmak.
Çünkü, Madelet’in çocuklar için kurduğu o yuvayı düşünüyorum. Piyanonun başında müzikle tanışan çocukları… Hayatın en ağır acılarından birini yaşamışken yeniden hayal kurabilme ihtimalini…
Bir insanın hayatına dokunmak
Ve bir insanı sevmek, bazen onun hayatının gelecekte de başkalarına dokunmasını sağlamaktır.
Bulutlara Dokunan Kadın, yalnızca bir kadının gökyüzüne uzanan yolculuğunun adı değil. Aynı zamanda iki insanın sevgisinin, cesaretinin ve vefasının kuşaklar arasında kurduğu köprünün adı.
Madelet Grabbe Başusta’nın hayatını ve Hüseyin Başusta’nın bu hayatı geleceğe taşıyan emeğini düşündüğümde, geriye tek bir dileğim kalıyor: Nice uzun yıllar elleriniz ayrılmasın sevginiz evreni aydınlatsın.
Bir kadın, hayatını cesaretle yaşıyor, Bir iletişimci, hayat arkadaşının hikâyesini geleceğe taşıyor ve iki emek bir kültürel mirasa, unutulmayacak ize dönüşüyor bunu başaran sevgili dostlarıma sevgi ve minnetimle bu gerçek hikayeyi okurlarıma emanet ediyorum.
HERKES, DEĞER VERDİĞİNE MÜSAİTTİRMELTEM YUVARLAK
BULUTLARA DOKUNAN KADINIŞIK YARGIN
DOĞAL SERMAYE BÜTÇESİCEM ARÜV
SOKAKLAR KONUŞUYORGÖZDE SARI
MAVİ SESRAZİYE GÖK AKTAŞ
BAŞARIYA KOŞANLARALYA ŞAHİN
BIRAKALIM ARTIK ŞU KOLTUKLARIAHMET DİKİCİ
23 EKİM… VAN’IN YARASI, HEPİMİZİN YÜREĞİNDE!OYA BOYSAN
ANTALYA'NIN GURURU, TÜRKİYE'NİN SANAYİ GÜCÜ: YÖRÜKOĞLUSÜLEYMAN EKİN
İSTANBUL’DA BALIK KÜLTÜRÜTALİP BAYRAM
HAZMEDEMİYORSAN, SODA İÇECEKSİN!..VEDAT GÜRHAN
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-7GAZANFER ERYÜKSEL
LAİK EĞİTİM, ÇOCUĞUN ÖZERKLİĞİ VE DİNÎ SİMGELERMUHARREM YELLİCE
AKDENİZ’DE JEOPOLİTİK ŞOK: MAVİ VATAN’DA TARİHİ TESCİL!İZZET ÜNLÜ
DOĞANIN DİLİNİ NEDEN ANLAMAK İSTEMİYORUZ?AHMET İLBARS
KALEMŞÖRLERİN MANİPÜLASYONUNA DİKKAT!!!ALİ İHSAN DİLMEN
TAZİYE OYUNLARI İSLAM TOPLUMLARINDA ESKİ BİR GELENEKBİHTER GÖRDÜ
İNDİRİM ALGISINA DEĞİL, GERÇEK FİYATA BAKIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
TUNUS’TAN DÜN DÖNDÜMMERAL KILINÇ
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-10NİZAMETTİN ŞEN
BİRAZ DA İYİ ŞEYLER İZLEMEK İSTİYORUZŞAFAK ÇELİK
BAZI İNSANLAR İŞ YAPAR, BAZILARI YOL AÇARERDOĞAN KAHYA
'DÜŞMAN YOLLARI KESTİ'BEKİR BÜLENT ÖZSOY
GALİBİYET ALDATMASIN!KAHRAMAN KÖKTÜRK
ALTIN PORTAKAL KORTEJİNDE YILDIZLAR GEÇİDİ YAŞANACAK
ALTIN PORTAKAL'IN UNUTULMAZLARI
'1915' DAMGALI ASKERİ SEDYEYİ TARİHE EMANET ETTİ
DÖŞEMEALTI HALILARININ HİKAYESİ CUMHURİYET MEYDANI'NDA
ÖZDEMİR'DEN ALTINTAŞ AÇIKLAMASI
XIX. VERONA AVRASYA EKONOMİK FORUMU İSTANBUL’DA DÜZENLENİYOR
SELİN YARATTIĞI OLUMSUZLUKLAR GİDERİLMEYE ÇALIŞILIYOR
EYLÜL'DE ANTALYA HAVALİMANI'NDA 5 MİLYON YOLCUYA HİZMET VERİLDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





