- IMKB
% - Altın
6121.517
%0.00 - Dolar
43.0386
%0.00 - Euro
50.336
%0.00
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:18 - ADANA’DA FECİ KAZA: O ANLAR KAMERADA
- 20:50 - VALİ ŞAHİN'DEN 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI
- 20:43 - ALANYA’DA ANİMASYONCULARIN KALDIĞI PERSONEL LOJMANINDA YANGIN PANİĞİ
- 20:38 - HATAY’DA DOLU YAĞIŞI
- 20:34 - TAŞKIN KONTROLÜ TESİSİ BİRİNCİ KISMI TAMAMLANDI
- 20:12 - 'DUAMIZ CAN KAYBI YOK'
- 20:08 - TERS YÖNDE AKROBATİK HAREKETLER PAHALIYA PATLADI: 30 BİN TL CEZA YEDİLER
- 19:58 - ADANA’DA 42 DOLANDIRICILIĞA KARIŞIP 27 YIL CEZA ALAN HÜKÜMLÜ YAKALANDI
- 19:58 - KARAVANDA ÖLÜ BULUNDU
- 19:43 - BEŞİKTAŞ, HAZIRLIK MAÇINDA FCSB’Yİ YENDİ
- 19:42 - ÖZDEMİR'DEN ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI
- 19:30 - ŞAMPİYONANIN İLK GÜNÜNDE REKOR GELDİ
- 19:13 - ADANA’DA KOCA EŞİNİ TARTAKLAYIP, OTOMOBİLİYLE ARACINA DEFALARCA VURDU
- 19:08 - KAHRAMANMARAŞ İÇİN YAĞIŞ UYARISI
- 18:58 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCUYLA YAKALANAN 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
BEKİR DİREKCİ / KONUK YAZAR


DİL POLİTİKALARI-1 (GÖKTÜRK KAĞANLIĞI DÖNEMİ)
Dil politikası, bir toplumda dil kullanımına yönelik bilinçli ve planlı müdahaleleri içeren çok katmanlı bir süreç olarak değerlendirildiğinde, Göktürk Kağanlığı (6–8. yüzyıllar), döneminde Türkçenin devlet dili olarak belirlenmesi, resmî işlevler kazanması ve kamusal alanda görünür kılınması bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturmaktadır.
Göktürk Kağanlığı Türkçenin devlet dili ve yazı dili olarak sistematik biçimde kullanıldığı ilk siyasal teşkilatlanma olarak Türk dil tarihi açısından kurucu bir dönemi temsil etmektedir. Bu dönem, dilin yalnızca bir iletişim aracı olmaktan çıkarak egemenlik ve kimlik inşası işlevleriyle kurumsallaştığı kritik bir eşik niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda Göktürk alfabesinin Türkçenin fonetik yapısına uygun biçimde tasarlanması ve ölçünlü hâle getirilmesi, dil planlaması açısından önemli bir aşamayı ifade etmektedir. Yazının anıtlar aracılığıyla kamusal alanda kullanılması, dilin toplumsal dolaşım alanını genişletmiş; yazı, yalnızca yönetici elitin kullandığı bir kayıt aracı olmaktan çıkarak kolektif hafızanın inşasında ve sürekliliğinin sağlanmasında kurucu bir unsur hâline gelmiştir. Böylece bilgi, kalıcı ve aktarılabilir bir nitelik kazanmıştır.
Göktürk yönetiminin resmî yazışmalarda ve kamusal söylemde Türkçeyi esas alması, özellikle Çin gibi köklü bir yazı geleneğine sahip bir uygarlıkla yoğun temasın sürdüğü bir coğrafyada bilinçli bir tercih olarak değerlendirilmelidir. Çin dilinin kağanlar, tiginler ve vezirlerce bilinmesine rağmen benimsenmemesi, yerli dilin korunmasına yönelik politik bir tutumu yansıtmakta, Türkçenin ulusal kimliğin ve siyasal bağımsızlığın temel göstergelerinden biri olarak algılandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, dil-kimlik-iktidar ilişkilerinin bilinçli biçimde kurulduğunu göstermektedir.
Göktürk Yazıtlarında Türk, budun (halk), il (devlet) ve töre (yasa) gibi temel siyasal ve kültürel kavramların sistematik ve tekrarlı biçimde kullanılması, dilin ulusal bilinç oluşturucu işlevini açık biçimde ortaya koymaktadır. Yazıtlarda Çin’in kültürel ve siyasal etkisine karşı yapılan uyarılar, yalnızca politik bir tutumu değil, aynı zamanda dil düzeyinde bilinçli bir mukavemet stratejisini yansıtmaktadır. Bu yönüyle yazıt dili, ulusal bilincin ve kolektif kimliğin inşasında merkezî bir rol üstlenmektedir. Bu dönem, sözlü kültür ürünlerinin yazılı metinlere aktarıldığı bir geçiş evresi olarak da değerlendirilebilir. Destan anlatıları, atasözleri ve töreye dayalı söylem biçimleri, yazıtlarda güçlü retorik yapılar ve belirli kalıplar hâlinde tekrar eden ifadeler aracılığıyla varlığını sürdürmektedir. Yazıt dili sözlü kültürün izlerini korurken, aynı zamanda yazılı kültürün kalıcı ve öğretici niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır.
Tonyukuk Yazıtı (720-734?), Köl Tigin Yazıtı (732), Bilge Kağan Yazıtı (735), Türk tarihinin Türkçe aracılığıyla yazıya geçirildiği en önemli metinlerindendir. Yazıtlarda askerî başarılar ve kahramanlık anlatıları, Türkçenin destansı anlatım gücüyle sunulmaktadır. Tarihsel anlatının ulusal kimlik inşasında Türkçe üzerinden kurulduğu açık biçimde görülmektedir. Bu yönüyle yazıtlar, dilin tarih yazımı ve kolektif hafıza oluşturmadaki yetkinliğini ortaya koymakta, Göktürk dil politikasının ulusal bilinç boyutunu en açık biçimde ifade etmektedir. Türk budun hitabıyla başlayan ve doğrudan halka seslenen anlatı, devletin yükseliş ve çöküş nedenlerini açıklamakta; dili siyasal öğretici süreçlerin etkin bir aracı hâline getirmektedir. Köl Tigin Yazıtı daha çok tarih ve hafıza inşasına yönelerek destansı anlatım üzerinden ulusal bilinci güçlendirmekte; Bilge Kağan Yazıtı doğrudan öğüt verici ve yönlendirici bir söylemle halka seslenmektedir. Tonyukuk Yazıtı, yönetici sınıfa hitap eden; öğretici ve akılcı bir anlatımla siyasal kararların gerekçelendirilmesini sağlamaktadır.
Göktürk dönemi Türk dil politikaları, çağdaşı olan (Tang Hanedanlığı) Çin’in ve Sasani İran’ının köklü yazın geleneğiyle karşılaştırıldığında, özgün ve bilinçli bir model ortaya koymaktadır. Bu dönemin ilk sistematik Türk dil politikası örneği olması, dil-kimlik-iktidar ilişkisinin bilinçli biçimde kurulması, yerli dilin yabancı etkilere karşı korunması ve yazılı kültürün sözlü gelenek üzerine başarıyla inşa edilmesi bakımından Göktürk dönemi belirleyici bir tarihsel aşamayı temsil etmektedir. Bu nedenle Göktürk Yazıtları, yalnızca dilbilimsel ya da tarihsel belgeler olarak değil, Türk dil politikalarının oluşumunu yansıtan temel metinler olarak da disiplinler arası araştırmaların merkezinde yer almaktadır.
İNFAZ VE DENETİMLİ SERBESTLİK YASASIAHMET GEDİKAĞAOĞLU
TOKİ'DE ÖNCE CAN MI, CANAN MI?VEDAT GÜRHAN
ASAT GENEL MÜDÜRÜNE MESAJ.!!!TURGAY ALP
DİL POLİTİKALARI-1 (GÖKTÜRK KAĞANLIĞI DÖNEMİ)BEKİR DİREKCİ
CUMHURBAŞKANI, MİLLİ GÜVENLİK VE DEVLETİN GÜCÜHASAN YAKUP CANGÜVEN
ÖNCE KENDİNİ SEVMELİ İNSAN…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
10 OCAK BİR BAYRAM MI, YOKSA 'SABIR SINAVI' MI?DİLEK DEMİRKAN
HİNT-AVRUPA DİL TEORİSİNE ELEŞTİREL YAKLAŞIMMUHARREM YELLİCE
DİN VE MİLLİYETNURİ SEZEN
3.DÜNYA SAVAŞI NE ZAMAN BAŞLADI?EŞREF URAL
KOŞAN ZAMANPROF DR RAMAZAN DEMİR
HAYATI ALTMIŞ ALTIYA BAĞLAMAKGÜRSEL KAYA
GERÇEKTEN YERLİ VE MİLLÎ BİR AYDIN: HALİDE EDİPTARIK ÇELENK
ALPEREN, ALP-EREN ÇELİŞKİSİALİ YILDIZ
YURTHALİL ERDEM
ELEKTRONİK İLAN DOĞRULAMA SİSTEMİ NEDİR?AV İBRAHİM GÜLLÜ
ALEVLERİN ARASINDA GAZETECİLİK, SUSKUNLUĞUN ORTASINDA ŞİDDETSÜLEYMAN EKİN
BENDE SAKLI KALMASIN-3OYA BOYSAN
DÜNYA'YA MEKTUPGAZANFER ERYÜKSEL
ANTALYASPOR PASSOLİGİ VE İSPANYA PRO LİSANSKAHRAMAN KÖKTÜRK
TEŞEKKÜR EDERİM GÜNEŞBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ANTALYA: TURİZMİN PARLAYAN YÜZÜ, DOĞANIN SESSİZ ÇIĞLIĞICEM ARÜV
TURİZMDE İNSAN KAYNAKLARI ZİRVESİ VE YANSIMALARAYDIN ÖZDEMİR
ŞEMSİYEMİZ MARKALI MI?RAZİYE GÖK AKTAŞ
'DUAMIZ, CAN KAYBI YOK'
ANTALYA'DA 4 MİLYON DOLARLIK KRİPTO VURGUNU
MURATPAŞA 8'İNCİ YÖRÜK ÇALIŞTAYI 17 OCAK'TA
ENGELLİ EŞİNİN EN BÜYÜK DESTEKÇİSİ
OCAK'TA ANTALYA'DA BAHAR HAVASI
MARCUS KÖNİG: "BENİ BAĞLAYAN DEĞİL, BİRLEŞTİREN ŞEYLERE BAKIN"
MİRAN: "KAMU PERSONEL SİSTEMİ EMEĞİ MERKEZE ALMALI"
BAKA ARALIK AYI TOPLANTISI ANTALYA'DA YAPILDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





