- IMKB
% - Altın
6276.29
%0 - Dolar
46.2509
%0 - Euro
53.5289
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:53 - KAHRAMANMARAŞ’TAKİ FABRİKA YANGINI DRON İLE GÖRÜNTÜLENDİ
- 22:13 - KAHRAMANMARAŞ’TA TEKSTİL FABRİKASINDAKİ YANGINA MÜDAHALE SÜRÜYOR
- 21:33 - ALANYA’DA ÇAYDA KAYBOLAN GENCİ ARAMA ÇALIŞMALARINA YARIN DEVAM EDİLECEK
- 21:03 - KAHRAMANMARAŞ’TA FABRİKADA YANGIN: EKİPLERİN MÜDAHALESİ SÜRÜYOR
- 20:43 - ÖZBEKİSTAN’IN DEPREM BÖLGESİNDEKİ DESTEKLERİ ÖZBEKİSTAN MAHALLESİ İSMİYLE YAŞATILACAK
- 19:54 - ATM HAZNESİNDE BULDUĞU PARAYI BANKAYA TESLİM ETTİ
- 19:44 - MANZARA İZLEMEK İSTERKEN MAHSUR KALDI
- 19:15 - YOLLAR KAPANDI, BAHÇELER ZARAR GÖRDÜ
- 18:58 - KUMLUCA’DA ANİDEN BASTIRAN DOLU YAĞIŞI ETKİLİ OLDU
- 18:28 - ŞİDDETLİ YAĞIŞ HEYELANA YOL AÇTI, MOTOSİKLET TOPRAK ALTINDA KALDI
- 18:27 - ŞAMPİYONLUKLARDAN ANTRENÖRLÜĞE
- 18:13 - MERSİN’DE KADIN EMEĞİ SERTİFİKAYLA TAÇLANDI
- 18:08 - OSMANİYE’DE SAĞANAK YAĞIŞ SONRASI DERE TAŞTI
- 18:06 - SAĞANAK VE DOLU HAYATI OLUMSUZ ETKİLEDİ
- 18:01 - ANTALYA'DA 14 YAŞINDAKİ KAYIP ŞERİFE ARANIYOR
NİNA ŞAHİN / KONUK YAZAR


AKIŞKAN DÜNYADA YAŞAMAK
Modern dünyanın sağlam duran temelleri yerini belirsizliğe bırakıyor. Kimlik, hakikat ve kültür artık katı kalıplar yerine, sıvı bir formda akıyor. Acaba bu durum bize yeni bir özgürlük alanı mı açıyor, yoksa güvenle tutunacağımız dayanaklarımızı mı elimizden alıyor?
20. yüzyılın başında insanlık; bilimin ve aklın, dünyayı daha iyi bir yer yapacağına inanıyordu. Her şeyin yeri belliydi; doğru ile yanlış, iyi ile kötü net çizgilerle ayrılıyordu. Ancak 21. yüzyıla girerken bu katı yapılar, sıcakta eriyen buzlar gibi şekil değiştirmeye başladı. Polonyalı sosyolog Zygmunt Bauman'ın deyimiyle "Akışkan Modernite"ye, başka bir deyişle postmodernizmin sınırsız evrenine geçiş yaptık.
Eskiden "modern olmak", mükemmelliğe ulaşmak demekti; şimdi ise sonu gelmeyen bir değişim sürecinde var olmak anlamına geliyor. Modernite, efsanevi Proteus gibi sürekli şekil değiştiriyor. Artık önemli olan bir yere varmaktan çok, sürekli "yolda" olmaktır.
Postmodernizmi anlamak, içinde yaşadığımız çağın sürekli değişen yapısını kavramaktır. Bu çağda hiçbir şey kalıcı ve kesin değildir; tıpkı su gibi, bulunduğu ortama göre şekil alır ve sabit kalmaz. Eskiden toplumu bir arada tutan din, ideoloji veya bilimsel ilerleme gibi büyük hikayeler yerini küçük ve geçici anlatılara bıraktı. Bugün bir insan, sabah sosyal medyada bir aktivist, öğlen kurumsal bir çalışan, akşam ise bir oyun dünyasında bambaşka biri olabilir. Kimlik artık keşfedilen bir şey değil, sürekli inşa edilen bir projedir. Kimliğimizi sabitlemek yerine, sürekli bir "oluş" halindeyiz. Bir yapı eskidiğinde yenisiyle değiştiriliyor; ancak bu yeni yapı da sadece geçici bir çözüm. Tamamlanmışlık yok, sadece devam eden bir süreç var.
Bu geçicilik yalnızca kimliklerde değil, tüketim kültüründe de kendini gösterir. Akışkan dünyada nesneler gibi arzular da hızla eskir. Moda, fikirler ve hatta ilişkiler kısa ömürlüdür; yerlerini hemen yenilerine bırakır. İnsan artık sadece tüketen değil, aynı zamanda kendini de tüketim nesnesi gibi sunan bir varlığa dönüşmektedir. Beğeniler, takipçi sayıları ve trendler üzerinden değer ölçülürken, kalıcılık yerini geçici tatminlere bırakmaktadır. Bu durum, bireyi sürekli “yeni” olana yöneltirken, derinlikten ve süreklilikten uzaklaştırmaktadır. İnsan, "Ben kimim?" sorusuna tek bir cevap verememenin hafifliğini ve baş dönmesini aynı anda yaşıyor.
Bilgi artık sabit bir kaya parçası değil; içine konulduğu kabın şeklini alan sıvıdır. Bir haberin doğruluğundan çok, hangi duyguya hitap ettiği önemli hale geldi. Herkesin kendi "doğrusu" var ve bu durum toplumu birbirinden uzaklaştırıyor.
Teknoloji ve dijital platformlar, içimizdeki yalnızlık boşluğunu dolduracağı vaadiyle hayatımıza girdi. Ancak Bauman'ın “Akışkan Modern Dünyadan 44 Mektup” adlı kitabının ilk mektubunda belirttiği gibi, sosyal medyanın vaat ettiği "sıcak dostluk" büyük bir yanılsamadan ibarettir. Modern insan, yüz yüze iletişimin bıraktığı boşluğu dijital maskelerle doldurmaya çalışmaktadır. Fakat bu çaba, bizi daha yetkin ve güçlü kılmak yerine, sanal dünyada bile kendimizi yetersiz hissetmemize yol açmaktadır.
Gerçek emek ve samimiyet gerektiren iletişimin yerini alan "sanal bağlantılar", sosyal kaslarımızı köreltmektedir. Kalabalıklar içinde görünür olurken, içsel olarak daha derin bir yalnızlığa sürükleniyoruz. Teknoloji, yalnızlığa çare olmak bir yana, bu boşluğu büyüten ve hayatımızı kesintisiz bir uğultuya dönüştüren bir yapıya bürünmüş durumdadır.
Kültürün hiyerarşik kulesi yıkıldı. Müzenin sessiz koridorları ile sokağın gürültülü meydanı artık yan yana. Ciddiyet yerini oyunbazlığa, ironiye ve eklektik bir senteze bıraktı. Dijital çağın simyagerleri, geçmişin imgelerini alıp durmaksızın yeni formüllerde eritiyor. Netflix'ten TikTok'a kadar tüm kültür endüstrisi, geçmişin izlerini kolajlayarak sürekli yeni içerikler üretiyor. Bu durum bir kültürel zenginlik mi, yoksa özgünlüğün yitimi mi? Tartışmalar sürse de kesin olan bir şey var: Kültür artık tek bir kaynaktan akmıyor; sayısız dereden gelen suların karıştığı uçsuz bucaksız bir delta gibi yayılıyor.
Yaşadığımız akışkan dünya ne bütünüyle kutsanmalı ne de tümüyle lanetlenmelidir. Her şeyde olduğu gibi onun da hem güçlü hem de zayıf yanları vardır. Katı kurallardan kurtulmak önemli bir kazanımdır; ancak hiçbir değerin kalıcı olmadığı bir dünyada yön bulmak da bir o kadar zordur.
Bugünün insanı yeni bir yetkinliğe ihtiyaç duymaktadır: "Akışkanlığa direnmeden, onun içinde yüzebilmeyi öğrenmek." Sabit limanlar aramak yerine, değişimi yönetebilen, belirsizlikle baş edebilen ve eleştirel düşünceyi pusula gibi kullanabilen bir bilinç hâli geliştirmek zorundayız.
Asıl soru şu: Bu amansız akışta rüzgârın önündeki birer yaprak gibi savrulacak mıyız, yoksa bu kaosu yeni bir hakikatin ham maddesine mi dönüştüreceğiz?
YA, YAPAY ZEKÂ SİZİ YANILTIRSA…ŞENER METE
“BENİM KAZANCIMLA ORTAKLIĞINIZ MI VAR?” / FİKRET OTYAMYUNUS YAŞAR
YAPAY ZEKA İLE ŞEKİLLENEN DÜNYAYA ADAPTASYONIŞIK YARGIN
BİR MİKROFONUN ARDINDAKİ ÖMÜR: GÜRSEL KAYASÜLEYMAN EKİN
SANATIN EKONOMİPOLİTİĞİGÖZDE SARI
ADLIHAN DERE'DE DEĞİŞİM!..VEDAT GÜRHAN
BİR RESİM FUARININ ARDINDANNURİ SEZEN
BİR DOMATESİN HİKAYESİ: ANTALYA'NIN SESSİZ ÇIĞLIĞICEM ARÜV
HAZRETİ ALİ TÜRK DEĞİL Mİ?EŞREF URAL
TAVUK KANAT FİYATLARI CEP YAKIYORAV İBRAHİM GÜLLÜ
GELECEĞE UĞURLANAN 36. TURNALAR: YOLUNUZ AÇIK OLSUNMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
KİM GÖLGEYDİ, GÖVDE OLAN DA KİM?GAZANFER ERYÜKSEL
ÇORUM’UN HAYMATLOSLARIAHMET İLBARS
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK EFSANESİ OPERASI STUTTGARTNİZAMETTİN ŞEN
ARAB’IN KILICI- TÜRKÜN İSLAMLAŞMA SÜRECİMUHARREM YELLİCE
YENİ BİR PARTİ?TARIK ÇELENK
HAYAT, VEDA VE AYRILIKHASAN YAKUP CANGÜVEN
HİKMET ÖĞRETMENİM DE GÖÇ EYLEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ: DOĞAYLA UYUMLU BİR GELECEĞİN İNŞASIGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
SANAT TARİHİNE BAĞLANAN KÖPRÜ: MUSTAFA DENKTAŞ'A ARMAĞAN KİTABIYUSUF YILDIRIM
TOROSLARIN SON ÇOBANLARI VE YOK OLAN ARAZİLERM. ALİ ÖZDOĞAN
'DOĞRULAMA TEORİSİ'NE TESLİM OLMAMAKALİ İHSAN DİLMEN
VİTRİN ŞAHANE, ARKASI VİRANEDİLEK DEMİRKAN
CHP'YE YÖNELEN SİYASİ HEDEFİN ARDINDAKİ GERÇEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
SAĞANAK VE DOLU HAYATI OLUMSUZ ETKİLEDİ
MEMURİYETİ BIRAKIP TIR ŞOFÖRÜ OLDU
BİLİNÇSİZ VİTAMİN VE TAKVİYE KULLANIMI HASTA EDİYOR
İSTİSMARLA SUÇLANAN TİYATRO YÖNETMENİ HAKKINDA MÜTAALA VERİLDİ
BU HASTALIK SİNSİCE GÖRME KAYBINA NEDEN OLUYOR
EMİRDAĞLARI'NIN ZİRVESİNDE YILKI ATLARINI GÖRÜNTÜLEDİLER
ISPARTA'DA RENKLİ FESTİVAL KORTEJİ
'GÖREVİMİZ SADECE KİLO VERDİRMEK DEĞİL'
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





