- IMKB
% - Altın
7182.12
%0 - Dolar
43.8294
%0 - Euro
51.7046
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 09:58 - ‘İSYANLARDAYIZ’ YAZILI VİDEO PAYLAŞIMLARI YAPAN MOTOSİKLETLİYE CEZA UYGULANDI
- 09:58 - GEMİDEN DENİZE DÜŞEN KÖPEĞİ İTFAİYE KURTARDI
- 09:53 - EHLİYETSİZ DİREKSİYONA GEÇİP KAZA YAPAN ÇOCUK SÜRÜCÜYE 46 BİN 874 TL CEZA UYGULANDI
- 09:53 - GÜNLERDİR DEVAM EDEN YAĞIŞLI HAVAYLA AMİK OVASINDA BİNLERCE DÖNÜM TARIM ARAZİSİ SULAR ALTINDA KALDI
- 09:38 - DEPREM FUTBOL AŞKINI BİTİREMEDİ
- 09:33 - TÜRKİYE SON 20 YILDA, ANTALYA’DAN BÜYÜK TARIM ALANINI KAYBETTİ
- 09:10 - TOUR OF ANTALYA’DA PEDALLAR DÖNMEYE HAZIR
- 08:30 - KARATAY DÜŞÜNCE KULÜBÜ’NDE HİNDİSTAN’DA TÜRK VARLIĞI TARTIŞILDI
- 07:41 - HALİL ERDEM 4. KİŞİSEL SERGİSİNİ ANSAN'DA AÇTI
- 04:36 - DART MÜSABAKALARI SONA ERDİ
- 04:15 - AĞABEYİNİN DONÖRÜ OLDU
- 01:58 - ANTAKYA’DA HAPİS CEZASI İLE ARANAN ŞAHIS TUTUKLANDI
- 23:03 - SARI ALTIN ERKEN GELDİ: YENİDÜNYA MART AYINI BEKLEMEDİ
- 22:58 - KAHRAMANMARAŞ’IN 4 İLÇESİNDE EĞİTİME ARA
- 22:18 - ADANA’DA KORUYUCU AİLELER VE ÇOCUKLARI İFTARDA BULUŞTU

NİNA ŞAHİN / KONUK YAZAR


AKIŞKAN DÜNYADA YAŞAMAK
Modern dünyanın sağlam duran temelleri yerini belirsizliğe bırakıyor. Kimlik, hakikat ve kültür artık katı kalıplar yerine, sıvı bir formda akıyor. Acaba bu durum bize yeni bir özgürlük alanı mı açıyor, yoksa güvenle tutunacağımız dayanaklarımızı mı elimizden alıyor?
20. yüzyılın başında insanlık; bilimin ve aklın, dünyayı daha iyi bir yer yapacağına inanıyordu. Her şeyin yeri belliydi; doğru ile yanlış, iyi ile kötü net çizgilerle ayrılıyordu. Ancak 21. yüzyıla girerken bu katı yapılar, sıcakta eriyen buzlar gibi şekil değiştirmeye başladı. Polonyalı sosyolog Zygmunt Bauman'ın deyimiyle "Akışkan Modernite"ye, başka bir deyişle postmodernizmin sınırsız evrenine geçiş yaptık.
Eskiden "modern olmak", mükemmelliğe ulaşmak demekti; şimdi ise sonu gelmeyen bir değişim sürecinde var olmak anlamına geliyor. Modernite, efsanevi Proteus gibi sürekli şekil değiştiriyor. Artık önemli olan bir yere varmaktan çok, sürekli "yolda" olmaktır.
Postmodernizmi anlamak, içinde yaşadığımız çağın sürekli değişen yapısını kavramaktır. Bu çağda hiçbir şey kalıcı ve kesin değildir; tıpkı su gibi, bulunduğu ortama göre şekil alır ve sabit kalmaz. Eskiden toplumu bir arada tutan din, ideoloji veya bilimsel ilerleme gibi büyük hikayeler yerini küçük ve geçici anlatılara bıraktı. Bugün bir insan, sabah sosyal medyada bir aktivist, öğlen kurumsal bir çalışan, akşam ise bir oyun dünyasında bambaşka biri olabilir. Kimlik artık keşfedilen bir şey değil, sürekli inşa edilen bir projedir. Kimliğimizi sabitlemek yerine, sürekli bir "oluş" halindeyiz. Bir yapı eskidiğinde yenisiyle değiştiriliyor; ancak bu yeni yapı da sadece geçici bir çözüm. Tamamlanmışlık yok, sadece devam eden bir süreç var.
Bu geçicilik yalnızca kimliklerde değil, tüketim kültüründe de kendini gösterir. Akışkan dünyada nesneler gibi arzular da hızla eskir. Moda, fikirler ve hatta ilişkiler kısa ömürlüdür; yerlerini hemen yenilerine bırakır. İnsan artık sadece tüketen değil, aynı zamanda kendini de tüketim nesnesi gibi sunan bir varlığa dönüşmektedir. Beğeniler, takipçi sayıları ve trendler üzerinden değer ölçülürken, kalıcılık yerini geçici tatminlere bırakmaktadır. Bu durum, bireyi sürekli “yeni” olana yöneltirken, derinlikten ve süreklilikten uzaklaştırmaktadır. İnsan, "Ben kimim?" sorusuna tek bir cevap verememenin hafifliğini ve baş dönmesini aynı anda yaşıyor.
Bilgi artık sabit bir kaya parçası değil; içine konulduğu kabın şeklini alan sıvıdır. Bir haberin doğruluğundan çok, hangi duyguya hitap ettiği önemli hale geldi. Herkesin kendi "doğrusu" var ve bu durum toplumu birbirinden uzaklaştırıyor.
Teknoloji ve dijital platformlar, içimizdeki yalnızlık boşluğunu dolduracağı vaadiyle hayatımıza girdi. Ancak Bauman'ın “Akışkan Modern Dünyadan 44 Mektup” adlı kitabının ilk mektubunda belirttiği gibi, sosyal medyanın vaat ettiği "sıcak dostluk" büyük bir yanılsamadan ibarettir. Modern insan, yüz yüze iletişimin bıraktığı boşluğu dijital maskelerle doldurmaya çalışmaktadır. Fakat bu çaba, bizi daha yetkin ve güçlü kılmak yerine, sanal dünyada bile kendimizi yetersiz hissetmemize yol açmaktadır.
Gerçek emek ve samimiyet gerektiren iletişimin yerini alan "sanal bağlantılar", sosyal kaslarımızı köreltmektedir. Kalabalıklar içinde görünür olurken, içsel olarak daha derin bir yalnızlığa sürükleniyoruz. Teknoloji, yalnızlığa çare olmak bir yana, bu boşluğu büyüten ve hayatımızı kesintisiz bir uğultuya dönüştüren bir yapıya bürünmüş durumdadır.
Kültürün hiyerarşik kulesi yıkıldı. Müzenin sessiz koridorları ile sokağın gürültülü meydanı artık yan yana. Ciddiyet yerini oyunbazlığa, ironiye ve eklektik bir senteze bıraktı. Dijital çağın simyagerleri, geçmişin imgelerini alıp durmaksızın yeni formüllerde eritiyor. Netflix'ten TikTok'a kadar tüm kültür endüstrisi, geçmişin izlerini kolajlayarak sürekli yeni içerikler üretiyor. Bu durum bir kültürel zenginlik mi, yoksa özgünlüğün yitimi mi? Tartışmalar sürse de kesin olan bir şey var: Kültür artık tek bir kaynaktan akmıyor; sayısız dereden gelen suların karıştığı uçsuz bucaksız bir delta gibi yayılıyor.
Yaşadığımız akışkan dünya ne bütünüyle kutsanmalı ne de tümüyle lanetlenmelidir. Her şeyde olduğu gibi onun da hem güçlü hem de zayıf yanları vardır. Katı kurallardan kurtulmak önemli bir kazanımdır; ancak hiçbir değerin kalıcı olmadığı bir dünyada yön bulmak da bir o kadar zordur.
Bugünün insanı yeni bir yetkinliğe ihtiyaç duymaktadır: "Akışkanlığa direnmeden, onun içinde yüzebilmeyi öğrenmek." Sabit limanlar aramak yerine, değişimi yönetebilen, belirsizlikle baş edebilen ve eleştirel düşünceyi pusula gibi kullanabilen bir bilinç hâli geliştirmek zorundayız.
Asıl soru şu: Bu amansız akışta rüzgârın önündeki birer yaprak gibi savrulacak mıyız, yoksa bu kaosu yeni bir hakikatin ham maddesine mi dönüştüreceğiz?
AKIŞKAN DÜNYADA YAŞAMAKNİNA ŞAHİN
'HASAN HÜSEYİN KORKMAZGİL' ANISINA...HAKAN ERCAN
SADAKAT VE MENFAAT İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR ANALİZPROF DR RAMAZAN DEMİR
HİNDİSTAN’DA TÜRK RUHU: İSLAM ÖNCESİ KÖKLERMUHARREM YELLİCE
0 30 MİLYON NE OLACAK!..VEDAT GÜRHAN
TÜKETİCİDEN HAKSIZ ALINAN KART AİDATIAV İBRAHİM GÜLLÜ
TANITIMDA ROMANTİZM Mİ GERÇEKLİK Mİ?NİZAMETTİN ŞEN
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?TARIK ÇELENK
BENDE SAKLI KALMASIN -7OYA BOYSAN
DAVUTOĞLU GEÇİNEMİYOR MU?ALİ İHSAN DİLMEN
BU NE SORUMSUZLUK?GÜRSEL KAYA
SANAT VE ELEŞTİRİHALİL ERDEM
ATTİLÂ İLHAN VE MÜDAFAA-İ HUKUKYUNUS YAŞAR
NE GÜZELDİ BAYRAMLARMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
DEĞİŞKEN HİTAPLARŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ARDA TURAN İLE ANTALYASPOR SOHBETİKAHRAMAN KÖKTÜRK
HAYIR İŞİNDE DE BÖLÜNDÜK!..ERDOĞAN KAHYA
ZAMANINI AŞAN SESLER TÜRK DİL KURUMU'NDAŞENER METE
ANTALYA'NIN DİJİTAL EŞİĞİCEM ARÜV
RAMAZAN AYINI ANLAMAK VE ORUÇ TUTMAK…HASAN YAKUP CANGÜVEN
ÖZÜR DİLEYEN AYDINLAR (2): NAZIM HİKMETEŞREF URAL
ANTALYASPOR DAHA RAHATLAMADITURGAY ALP
ŞEVKİ BEY'DEN ŞOSTOKOVİÇ'EGAZANFER ERYÜKSEL
MESAFENURİ SEZEN
ALANYASPOR-BAŞAKŞEHİR: 1-2
'ORMAN YANGINLARINDA ATIKLARIN ROLÜ' PROJESİNDE SON TOPLANTI YAPILDI
DTİK'İN ALMANYA ÇALIŞTAYI ANTALYA'DA YAPILDI
'BURDUR EĞİTİM ÇALIŞTAYI' BAŞLADI
OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜ VE EŞİ HAYATINI KAYBETTİ
73 YAŞINDA, DAĞCILIK YAŞAM BİÇİMİ OLDU
ANTGİAD: ORTAK AKIL, ORTAK GELECEK
TARTIŞTIĞI KIZ ARKADAŞI İLE ANNESİNİN ARAÇLARINI KUNDAKLADI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





