- IMKB
% - Altın
6811.86
%0 - Dolar
44.5989
%0 - Euro
52.3513
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 12:18 - SALDIRGANIN ATIŞ YAPTIĞI POLİGON GÖREVLİSİ POLİS MEMURU GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
- 12:08 - BABA MERSİNLİ, 1996 YILINDA ULUSLARARASI DOLANDIRICILIK DAVASINDA YARGILANMIŞ
- 11:53 - MERSİN’DE 2 HÜKÜMLÜ YAKALANIP CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
- 11:53 - PARK HALİNDEKİ KAMYONA ÇARPAN 80 YAŞINDAKİ MOTOSİKLETLİ HAYATINI KAYBETTİ
- 11:43 - AKDENİZ BELEDİYESİ ÜRETİYOR, ONARIYOR, TASARRUF SAĞLIYOR
- 11:43 - UYUŞTURUCU TACİRİ YAKALANIP TUTUKLANDI
- 11:33 - ADANA VALİSİ YAVUZ: "YANGIN 5 İŞ YERİNE SİRAYET ETTİ ANCAK ÇEVRELENDİ"
- 11:28 - KUMLUCA’DA SAHİL VE KAMU ALANLARINDA KARAVAN KONAKLAMASI YASAKLANDI, KARAVANCILAR BÖLGEDEN ÇIKARILDI
- 11:28 - AYLA ÖĞRETMEN 6 KURŞUNLA HAYATINI KAYBETMİŞ, DOKTORLAR 1 SAAT KALP MASAJI YAPMIŞ
- 11:13 - DSİ KANAL YOLU, 20 NİSAN GECESİ TRAFİĞE KAPATILACAK
- 11:03 - KAHRAMANMARAŞ’TA SALDIRIDA YARALANAN 8 ÖĞRENCİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR
- 11:03 - SALDIRIDA AĞIR YARALANAN ALMİNA’NIN BABASI: "TÜM TÜRKİYE’DEN DUA BEKLİYORUZ"
- 11:03 - ISPARTA’DA FİRARİ HÜKÜMLÜ ÜZERİNDEKİ UYUŞTURUCUYLA YAKALANDI
- 10:53 - MTSO BAŞKANI ÇAKIR’DAN KOBİ’LER İÇİN ’TEKNOLOJİ YATIRIM BANKASI’ ÇAĞRISI
- 10:48 - EĞİRDİR’DE OKULLAR İÇİN TEDBİRLER ALINACAK
NİNA ŞAHİN / KONUK YAZAR


AKIŞKAN DÜNYADA YAŞAMAK
Modern dünyanın sağlam duran temelleri yerini belirsizliğe bırakıyor. Kimlik, hakikat ve kültür artık katı kalıplar yerine, sıvı bir formda akıyor. Acaba bu durum bize yeni bir özgürlük alanı mı açıyor, yoksa güvenle tutunacağımız dayanaklarımızı mı elimizden alıyor?
20. yüzyılın başında insanlık; bilimin ve aklın, dünyayı daha iyi bir yer yapacağına inanıyordu. Her şeyin yeri belliydi; doğru ile yanlış, iyi ile kötü net çizgilerle ayrılıyordu. Ancak 21. yüzyıla girerken bu katı yapılar, sıcakta eriyen buzlar gibi şekil değiştirmeye başladı. Polonyalı sosyolog Zygmunt Bauman'ın deyimiyle "Akışkan Modernite"ye, başka bir deyişle postmodernizmin sınırsız evrenine geçiş yaptık.
Eskiden "modern olmak", mükemmelliğe ulaşmak demekti; şimdi ise sonu gelmeyen bir değişim sürecinde var olmak anlamına geliyor. Modernite, efsanevi Proteus gibi sürekli şekil değiştiriyor. Artık önemli olan bir yere varmaktan çok, sürekli "yolda" olmaktır.
Postmodernizmi anlamak, içinde yaşadığımız çağın sürekli değişen yapısını kavramaktır. Bu çağda hiçbir şey kalıcı ve kesin değildir; tıpkı su gibi, bulunduğu ortama göre şekil alır ve sabit kalmaz. Eskiden toplumu bir arada tutan din, ideoloji veya bilimsel ilerleme gibi büyük hikayeler yerini küçük ve geçici anlatılara bıraktı. Bugün bir insan, sabah sosyal medyada bir aktivist, öğlen kurumsal bir çalışan, akşam ise bir oyun dünyasında bambaşka biri olabilir. Kimlik artık keşfedilen bir şey değil, sürekli inşa edilen bir projedir. Kimliğimizi sabitlemek yerine, sürekli bir "oluş" halindeyiz. Bir yapı eskidiğinde yenisiyle değiştiriliyor; ancak bu yeni yapı da sadece geçici bir çözüm. Tamamlanmışlık yok, sadece devam eden bir süreç var.
Bu geçicilik yalnızca kimliklerde değil, tüketim kültüründe de kendini gösterir. Akışkan dünyada nesneler gibi arzular da hızla eskir. Moda, fikirler ve hatta ilişkiler kısa ömürlüdür; yerlerini hemen yenilerine bırakır. İnsan artık sadece tüketen değil, aynı zamanda kendini de tüketim nesnesi gibi sunan bir varlığa dönüşmektedir. Beğeniler, takipçi sayıları ve trendler üzerinden değer ölçülürken, kalıcılık yerini geçici tatminlere bırakmaktadır. Bu durum, bireyi sürekli “yeni” olana yöneltirken, derinlikten ve süreklilikten uzaklaştırmaktadır. İnsan, "Ben kimim?" sorusuna tek bir cevap verememenin hafifliğini ve baş dönmesini aynı anda yaşıyor.
Bilgi artık sabit bir kaya parçası değil; içine konulduğu kabın şeklini alan sıvıdır. Bir haberin doğruluğundan çok, hangi duyguya hitap ettiği önemli hale geldi. Herkesin kendi "doğrusu" var ve bu durum toplumu birbirinden uzaklaştırıyor.
Teknoloji ve dijital platformlar, içimizdeki yalnızlık boşluğunu dolduracağı vaadiyle hayatımıza girdi. Ancak Bauman'ın “Akışkan Modern Dünyadan 44 Mektup” adlı kitabının ilk mektubunda belirttiği gibi, sosyal medyanın vaat ettiği "sıcak dostluk" büyük bir yanılsamadan ibarettir. Modern insan, yüz yüze iletişimin bıraktığı boşluğu dijital maskelerle doldurmaya çalışmaktadır. Fakat bu çaba, bizi daha yetkin ve güçlü kılmak yerine, sanal dünyada bile kendimizi yetersiz hissetmemize yol açmaktadır.
Gerçek emek ve samimiyet gerektiren iletişimin yerini alan "sanal bağlantılar", sosyal kaslarımızı köreltmektedir. Kalabalıklar içinde görünür olurken, içsel olarak daha derin bir yalnızlığa sürükleniyoruz. Teknoloji, yalnızlığa çare olmak bir yana, bu boşluğu büyüten ve hayatımızı kesintisiz bir uğultuya dönüştüren bir yapıya bürünmüş durumdadır.
Kültürün hiyerarşik kulesi yıkıldı. Müzenin sessiz koridorları ile sokağın gürültülü meydanı artık yan yana. Ciddiyet yerini oyunbazlığa, ironiye ve eklektik bir senteze bıraktı. Dijital çağın simyagerleri, geçmişin imgelerini alıp durmaksızın yeni formüllerde eritiyor. Netflix'ten TikTok'a kadar tüm kültür endüstrisi, geçmişin izlerini kolajlayarak sürekli yeni içerikler üretiyor. Bu durum bir kültürel zenginlik mi, yoksa özgünlüğün yitimi mi? Tartışmalar sürse de kesin olan bir şey var: Kültür artık tek bir kaynaktan akmıyor; sayısız dereden gelen suların karıştığı uçsuz bucaksız bir delta gibi yayılıyor.
Yaşadığımız akışkan dünya ne bütünüyle kutsanmalı ne de tümüyle lanetlenmelidir. Her şeyde olduğu gibi onun da hem güçlü hem de zayıf yanları vardır. Katı kurallardan kurtulmak önemli bir kazanımdır; ancak hiçbir değerin kalıcı olmadığı bir dünyada yön bulmak da bir o kadar zordur.
Bugünün insanı yeni bir yetkinliğe ihtiyaç duymaktadır: "Akışkanlığa direnmeden, onun içinde yüzebilmeyi öğrenmek." Sabit limanlar aramak yerine, değişimi yönetebilen, belirsizlikle baş edebilen ve eleştirel düşünceyi pusula gibi kullanabilen bir bilinç hâli geliştirmek zorundayız.
Asıl soru şu: Bu amansız akışta rüzgârın önündeki birer yaprak gibi savrulacak mıyız, yoksa bu kaosu yeni bir hakikatin ham maddesine mi dönüştüreceğiz?
TAZE VE BAYAT MESELESİ!..VEDAT GÜRHAN
KADININ SİYASETTEKİ YERİ: TEMSİL Mİ, DÖNÜŞÜM MÜ?GÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
KUSURDAKİ GÜZELLİK: KİNTSUGİGAZANFER ERYÜKSEL
KUTSAL KALENİN ÇÖKÜŞÜ: AİLE, OKUL VE SİLAHGÖZDE SARI
BİR ÇINARIN GÖLGESİŞAFAK ÇELİK
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARININ İCRASIAV CÜNEYT KARASU
TÜRK AİLE MAFYA YAPISINA HOŞ GELDİNİZBİHTER GÖRDÜ
NİÇİN KÖYLÜLÜK?TARIK ÇELENK
GELECEĞİN PUSULASIAHMET İLBARS
TAKSİ SORUNUNUN TÜKETİCİYE ETKİSİ VE BEKLENTİLERAV İBRAHİM GÜLLÜ
SEÇİLEN Mİ, SEÇEN Mİ?SÜLEYMAN EKİN
YÖRÜK- TÜRKMEN ADLARI ÜZERİNDEN YENİ KİMLİK KURGULARIMUHARREM YELLİCE
BENİ LEYLEKLER GETİRMİŞ OLAMAZ ANNE!GÜRSEL KAYA
VİCDAN: RUHUN YORULMAYAN BEKÇİSİMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
MUSLUKTAN AKAN SU NE KADAR GÜVENLİ?CEM ARÜV
SAMUEL BALLET HEMEN SATILMALIDIRKAHRAMAN KÖKTÜRK
YENİDEN YENİDEN DOĞMAK VE MOLA HAKKINI GERİ ALMAKBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
İDİL VE URALLARDA TÜRK RUHUNURİ SEZEN
ZAMANIN ÇARKINDA YENİ BİR DÜNYA VE TÜRKİYEIŞIK YARGIN
MUHAFAZAKARLIK; ‘YERLİ ve MİLLİLİK’ ÜZERİNDEN BATI KARŞITLIĞIALİ İHSAN DİLMEN
GÖNÜLLÜ UYUMARAZİYE GÖK AKTAŞ
110 MİLYAR DOLAR BİR HEDEF DEĞİL, BİR ZİHİN DEVRİMİDİRHÜSEYİN BARANER
KAZANANI OLMAYAN, KAYBEDENİ ÇOK OLAN SAVAŞNİZAMETTİN ŞEN
ANKARAŞENER METE
ÇANDIR'DAN BELEDİYE BAŞKANLARINA YÖREX DAVETİ
MELİKE ÇAKIR, TÜRKİYE KUPASI ETABINDA BİRİNCİ
BAİB'DE YENİ YÖNETİM GÖREVE BAŞLADI
AKRA GRAN FONDO ANTALYA START ALDI
İSMAİL BAHA SÜRELSAN ANISINA ÖDÜL TÖRENİ
NAFAKA NEDENİYLE ENGELLİ MAAŞI BAĞLANMADI
HEM TEDAVİ GÖRÜYORLAR, HEM PARA KAZANIYORLAR
TÜRK TARIMI İÇİN STRATEJİK KAZANIM FIRSATLARI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





