Bugün 19 Şubat 2026 Perşembe
  • Antalya15 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    7004.85
    %-0.12
  • Dolar
    43.767
    %0.02
  • Euro
    51.5329
    %-0.12

ERDOĞAN KAHYA / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ERDOĞAN KAHYA / KONUK YAZAR

HAYIR İŞİNDE DE BÖLÜNDÜK!..

19 Şubat 2026 Perşembe 16:01

Günümüzün eşitsizlikler ve zorluklarla dolu dünyasında, hayırseverlik ihtiyaç sahiplerine yardım etmede ve daha adil bir toplum yaratmada önemli bir rol oynamaktadır. Hayırseverlik insanları ortak bir amaç etrafında birleştiren ve küçük jestlerin bile birçok insanın hayatını değiştirebileceğini gösteren bir insanlık eylemidir. Hele müslüman alemi için kutsal sayılan Ramazan’ın gelişi hayırseverleri harekete geçirir.

Küçük bir mevduatımın da bulunan kamu bankalarımızdan biri, internet bankacılığının ödemeler bölümüne hangi hayır kurumlarına yardım yapabileceğimizi gösteren bir de liste yayınlamış. Listedeki kurumlardan biri ya da birkaçını işaretleyerek fitre, zekat ya da bağışınızı bir tıkla o kurumun hesabına aktarıyorsunuz.

Ne güzel bir uygulama diye taktir ediyorsunuz ama, hayır yapacağınız kurumları okuyunca, bürkaçı hariç; hemen hepsinin iktidarla işbirliği içinde olduğu, çeşitli skandallarla gündemi işgal eden cemaatler olduğunu görüyorsunuz.

Bilal Erdoğan ismi her yerde

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın küçük oğlu Bilal Erdoğan, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) mütevelli üyesi. 2013’de kurulan İrfan Vakfı kurucularından.

2014 yılında kurulan Türkiye Gençlik Vakfı’nın Yüksek İstişare Kurulu üyesi…

İşte bu listede TÜRGEV Vakfı da var.

TÜRGEV Bilal Erdoğan henüz 15 yaşındaki iken 1996 yılında dönemin İstanbul Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kız öğrencilere yurt, burs ve eğitim imkanları bulmak için kurulmuş. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sırasında Rıza Sarraf’ın 19 temmuz 2013 tarihinde vakıf binasına iki çanta ile girip eli boş çıktığı ve bu çantalalarla para teslimatı yaptığı, Suuudi Kralı Abdullah Bin Abdülaziz El-Suuud’ın TÜRGEV’e 100 milyon lira bağışta bulunduğu buna karşılık sevda tepesindeki yapılaşmaya imar izni verildiği, Daha sonra Vakıf başkanı Arazu Akalın Sarraf ve suudi kralıyla ilgili iddiaları doğrulamıştı.

İşte bu koca listede TÜRGEV var da her yıl topladığı bağışlar va yardımlarla binlerce genci bursları ile okutan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği niye yok? Ya da aynı misyonu üstlenen ve Türkiye genelinde bir başarıya imza atmış diğer kurumumuz  

Türk Eğitim Vakfı neden yok?

Listede ENSAR Vakfı da var

İnsanı değerlere bağlı bir nesil yetiştirmek, nitelikli akademik çalışma ve sürekli proje geliştirmek amacıyla1979 yılında kurulan ENSAR Vakıf son yıllarda ‘’din ve ahlak eğitimi’’ ile ‘’Değerler Eğitimi’’ni ulusal ve uluslararası alanda kendine amaç edinmiş. Bu amaçla da Vakıf bünyesindeki öğrencilere nitelikli ve ileri seviyede Arapça dil eğitimi vermekte, temel islami ilimler ve sosyal bilimler alanlarında da eğitim seminerleri düzenlemekte…

İşte listenin başında olan ENSAR Vakfında geçen yıl içinde tecavüz skandalı yaşandı. Karaman’da Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunları Derneği’ne ait evlerde kalan çocukların cinsel istismara ve tecavüze maruz kaldıkları ortaya çıktı. 2012-2024 tarihleri arasında 9-10 yaşlarındaki 45 çocuğa tecavüz ettiği polis raporu ile belgelenen 54 yaşındaki Muharrem Büyütürk adındaki öğretmen 4 mart 2016’da tutuklandı. Milli Eğitim bakanlığı öğretmenlikten ihraç etti. Etti de dönemin aileden sorumlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun, açıklamasında Karaman Ensar Vakfında meydana gelen bir olay nedeniyle Ensar Vakfı’nın suçlanması doğru değil sözleri büyük tepki çekti.

İşte fitre ve zekatımızı ya da bağışımızı ENSAR Vakfına vermemizi isteyen kamu bankalarının listesinde yıllardır binlerce çocuğu beş kuruş para almadan kanser illetinden kurtaran Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) ‘’neden yok’’ diye insan merak ediyor.

1863'te yoksul ve geri kalmış halkın eğitim-öğretimine yardımcı olmak üzere kurulan Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye (Darüşşafaka Cemiyeti) adı ile kurulan ve bağışlarla Türkiye’nin bir numaralı kurumları arasına giren bu örnek kurum niye yok diye siz merak etmiyor musunuz?

İşte bu liste

Bu koca listede ismini ilk defa duyduğum Tebessüm Derneği, ya da Can Yoldaş Derneği gibi dernek ve vakıflar var. Büyük bir bölümü de Ak Parti’nin iktidar olduğu süreçte açılmış. Gelin birlikte okuyalım:

‘’AFAD, Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı, Beşir Derneği, Bir Gelecek Kurtar Derneği, Can Yoldaş Derneği, Deniz Feneri Derneği, Efendi İslami İlimler Yayma ve Yardımlaşma Derneği, Ensar Vakfı, Hasena Vakfı, Hayrat İnsanı Yardım Derneği, Hoca Ahmet Yesevi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, İHH İnsani yardım Vakfı, İhlas Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, İnsana Değer Veren Dernekler Federasyonu, İstanbul İnsani Yardım Derneği, İyilik Kuşağı Derneği, İyilik Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kadın ver Demokrasi Vakfı (KASEM), Kovacı Dede Camii ve İlme Hizmet Vakfı, Mirasımız Kudüs Derneği, Sadaka Taşı Derneği, TC Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı Darülaceze Başkanlığı, Tebessüm Derneği, Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA),Türkiye Gençlik ve Eğitim Hizmet Vakfı (TÜRGEV), Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Uluslararası Su Kuyusu Yardım Derneği, Vekillerin Ahdi Yardımlaşma Derneği, Vuslat Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Yeni Dünya Vakfı, Yetim Ehli Derneği, Yetim Vakfı’’

Sonuç;

"Hayır işinde de bölündük" tespiti, ne yazık ki sadece bir başlık değil, günümüz Türkiye'sinin acı bir özetidir. Toplumun ortak paydası olması gereken yardımlaşma ve dayanışma ruhu, kamu bankaları eliyle bile belirli bir ideolojinin ve siyasi ağların etki alanına hapsedilmektedir. LÖSEV, Darüşşafaka, ÇYDD ve TEV gibi tarafsızlığı, köklü geçmişi ve toplumsal faydası tartışmasız olan kurumların bu listelerde yer bulamaması, 'makbul hayırseverlik' anlayışının ne kadar dar bir çerçeveye sıkıştırıldığını göstermektedir. Şeffaflıktan uzak, skandallarla anılan yapıların teşvik edilip, rüştünü ispatlamış sivil toplum kuruluşlarının dışlanması; sadece hayırseverlik duygusunu zedelemekle kalmaz, toplumsal güveni de kökünden sarsar. Unutulmamalıdır ki; hayırseverliğin dili evrensel, kalbi ise siyasetten bağımsız ve tarafsız olmak zorundadır. Aksi takdirde yapılan eylem, toplumu birleştiren bir "insanlık ödevi" olmaktan çıkıp, ayrımcılığı besleyen bir araca dönüşecektir.

 

Bu yazı toplam 62 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim