Bugün 28 Şubat 2026 Cumartesi
  • Antalya5 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    7182.12
    %0
  • Dolar
    43.8294
    %0
  • Euro
    51.7046
    %0

YUNUS YAŞAR / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
YUNUS YAŞAR / KONUK YAZAR

METİN ALTIOK İLE BİR YILBAŞI GÜNÜ

27 Şubat 2026 Cuma 21:37

1991'in son günü. Metin Altıok Karaman Lisesi'nde felsefe öğretmeni. Yılbaşı gecesini birlikte geçirmek üzere Metin Altıok'un davetlisiyiz. Eşlerimiz mutfakta akşam için hazırlıklar yapıyor. Biz oturma odasında Metin'le şiir ve edebiyat üzerine sohbet ediyoruz.

Kitaplığından çektiği bir kitabı bana uzatıyor. Bakıyorum Süveyda Bende var, okudum diyorum. Şiirden, edebiyattan konuşuyoruz. Çalıştığı desenleri gösteriyor. Resimle uğraştığını bilmiyordumdiyoru m.

Tam o sırada Metin'in eşi Nebahat Hanım mutfaktan Yunus Beey! diye sesleniyor. İzin isteyip mutfağa geçiyorum.

Yunus Bey, senden bir ricada bulunmak istiyorum diyor bana Nebahat Hanım. Metin'e alkolü bıraktırdım. Epeydir içmiyor. Artık kaldırmıyor bedeni. İçince kendisini dağıtıyor. Sağlığı bozuluyor. Perdeleri ve koltukları jiletle kesiyor, ben arkasından teyelleyip dikiyorum..

Üzüntülerimi ifade ediyorum. Merak etmeyin siz, içki almayız, olur biter diyorum. Metin giriyor mutfağa. Yunuscuğum şöyle bir dolaşalım istersen? diyor. Çıkıyoruz.

Görev yaptığı Karaman Lisesi, evinin tam karşısında. Önünde duruyoruz. Burası benim sürgün yerim diyor Metin. Hayatımın en zor ve en acı günlerini yaşıyorum. Biraz daha Karaman'da kalırsam ölürüm.

Okulun yan tarafındaki İstasyon Parkı'na geçiyoruz. Çayları yudumlarken kaldığı yerden sözüne devam ediyor Metin: Okul idaresi ile aram açık. İçki kullanıyor, okula içkili geliyor gibi asılsız gerekçelerle hakkımda soruşturma başlatıldı. Beni görevden almak için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Rapor aldım. Ankara'da arkadaşlar tayinim için uğraşıyorlar. Özellikle Ahmet Telli. Yoksa ben burada kalırsam ölürüm. Ne arkadaş, ne dost.. Çok yalnızım..

Teselli etmeye çalışsam da sözlerimin bir yararı olmuyor.

Sezen Aksu'dan Kavaklar şiirim için telif halkı olarak bir miktar para geldi. O kadar sevindim ki, anlayamazsın. Çok zor durumdaydık. İlaç gibi geldi bana diyor Metin..
*
Hava kararmaya başlıyor. Kalkalım mı? diyor Metin. Nasıl isterseniz diyorum. Kalkıyoruz.

Evin önüne geldiğimizde; Sen eve çıka dur, ben yandaki bakkaldan bir şeyler alayım diyor.

Fazla bir şeyler almana gerek yok, Nebahat Hanım, ellerine sağlık fazlasıyla hazırlamış.diyorum.

Olsun diyor Metin, birkaç ekmek alır dönerim..

Ben eve çıktıkdan bir müddet sonra elinde poşetle Metin geliyor.

*
Biz şöyle akrabaları görmek için izin isteyelim, akşam saat dokuz gibi döneriz diyerek ayrılıyoruz.

Bir saat geçmeden Nebahat Hanım'dan bir telefon; Yunus Bey, Metin'in sağlığı çok kötü diyor.

Hayırdır? diyorum. Sen git, bakkalda bir somun ekmeğin içine otuz beşlik rakıyı gizle. Mutfakta aklımın ucundan geçmeyecek bir yere koy. Benden habersiz girip çıkıp çek kafayı...

Hemen geliyoruz diyorum. Bir ambulans çağırıp Metin'i Karaman Devlet Hastanesi'ne kaldırıyoruz. Midesi yıkanıyor, serum veriliyor. Sabaha karşı saat beş sularında kendine geliyor Metin. Bakıyor ki Hastanede. Bir bana bakıyor, bir Nebahat Hanım'a. Çok üzgünüm diyor Metin, Özür dilerim..

Sabah çıkış işlemlerini yapıp Metinlere geliyoruz. Ne olur Yunus Bey diyor Nebahat Hanım, Metin'in bir hava değişikliğine ihtiyacı var. Antalya'ya bir söyleşi için çağırsanız.

Olur diyorum, Ben ANSAN yönetimiyle görüşeyim, SÜVEYDA üzerine hem söyleşi, hem imza günü yaparız..
*
Tarih 2 Ocak 1991. Antalya'ya dönmeden önce teşekkür etmek ve hoş çakalın demek üzere Metin Altıoklara uğruyoruz. Metin Altıok ve eşi Nebahat Hanım bizi uğurlamak üzere otogara kadar geliyorlar. Nebahat Hanım, Metin'le ilgili bir hava değişimi ihtiyacını tekrarlıyor ve Antalya'ya çağırmamızı istiyor. Antalya otobüsüne binmeden önce Nebahat Hanım; Nuri Erkal'a selamlarımı iletirseniz sevinirim. O beni Nebahat Çetin olarak bilir diyor.

Otobüs hareket ediyor. Eşime dönüp; Yav ne tesadüf diyorum, benim 70'li yıllarda yazıştığım ve Elazığ'da öğretmenlik yapan Nebahat Çetin, Metin'le evliymiş meğer. İkinci eşi.

Nuri Erkal beni Nebahat Çetin olarak bilir deyince anladım.

NEBAHAT ÇETİN

1974 öncesi Elazığ'da bir eğitimci, bir öğretmen olarak görev yapmaktadır. Acılar Ürüne Durdu adlı kitabım yeni yayımlanmıştır. Nebahat Çetin adına imzalayıp gönderiyorum. Böylece ilk tanışıklığımız başlamış oluyor. Şiir ve edebiyat üzerine uzun uzun yazışmalar yapıyoruz.

Nebahat Çetin, sıkı bir şair. Soluklu ve dokusu sağlam şiirler yazıyor. Kadın duyarlığıyla ince ince işlediği dizelerden oluşan şiirlerini yazıyor bana mektuplarında. Öğrencilerinden söz ediyor. Elazığ ve yöresinden..

1 Aralık 1974 tarihli Can, Merhabalar Doğu'dan başlıklı mektubunda uzun uzun Acılar Ürüne Durdu adlı kitabımla ilgili görüş ve düşüncelerini, duyduğu heyecanı anlatıyor.

Mektuplar... mektuplar..
*
12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra İstanbul Selimiye'de idamla yargılanmam nedeni ile Nebahat Çetin'le bağlarımız kopuyor.

Nebahat Çetin'nin daha sonraki yıllarda Metin Altıok'la evlendiğini otogardaki Nuri Erkal'a selamlarımı iletirseniz sevinirim. O beni Nebahat Çetin olarak bilir sözünden sonra anlıyorum.
*
ANSAN , Metin Altıok'u 1993'ün Nisan ayında Antalya'ya davet ediyor. Güzel bir etkinlik düzenleniyor. Elinden geldiğince Metin'i mutlu etmeye çalışıyor Antalya. Gel gör ki, 2 Temmuz günü Sivas katliamında Cumhuriyetin temelleri Sivas'ta atıldı, yine Sivs'ta yıkılacak diye haykıran güruh Ya Allah, Bismillah, Allahü Ekber! nidalarıyla yaktılar Metin'i ve otuz üç canı..
--------------------------------
AŞKLARI DA YAKARLARSA BİR GÜN

her gün biraz biraz kazıdım seni
kalbime/ kirli temmuz akşamında
saatte kırk mil hızla düşerken
düşler tepesinden anılar boşluğuna..

her gün biraz biraz kazıdım seni
kalbime/ sesimin rüzgara dokunduğu yerde
çığlık nöbetine alınırken
yüzde yüz doğruluğuna inandığım
AŞK uğruna...

her gün biraz biraz kazıdım seni
kalbime/ ateşi öperken dudaklarım..
gençlik heybemde bir yığın kırık kıvılcım
teni kül oldukça korlaşan sevdası
not düşerken tarihin kanlı sayfalarına

her gün biraz biraz kazıdım seni
kalbime/ yani hudutları kaldırılmış ülkeye
metinin SÜVEYDA'sı bir demek Madımak'la
çağ kaçağı beyaz bir kanat sesi
çalar kapısını sevişmelerin
AŞKLARI DA YAKARLARSA BİR GÜN..

Bu yazı toplam 124 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim