- IMKB
% - Altın
7188.53
%0.07 - Dolar
48.0934
%0.08 - Euro
56.1074
%0.19
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:01 - İKİ MEDENİYETİN İZİNİ TAŞIYAN 800 YILLIK KÖPRÜ
- 23:38 - APARTMAN DAİRESİ YANGINDA KULLANILAMAZ HALE GELDİ
- 23:12 - CHP SERİK'TE YENİ YÖNETİM BELLİ OLDU
- 23:03 - EĞİRDİR GÖLÜ'NDE CANSIZ BEDENİ BULUNDU
- 22:48 - PARK HALİNDEKİ KAMYONETE ÇARPAN MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ YARALANDI
- 22:39 - İKİ OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 1 ÖLÜ, 2 YARALI
- 22:25 - DAİRE KULLANILAMAZ HALE GELDİ
- 22:13 - ELEKTRİK DİREĞİNDE ERKEK CESEDİ BULUNDU
- 21:28 - MEVLİD KANDİLİ’NDE ABDÜLHAMİD HAN CAMİİ DOLDU TAŞTI
- 20:48 - MERSİN’DE SİBER DOLANDIRICILIK OPERASYONU: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 20:48 - MERSİN’DE SOKAK SATICILARINA OPERASYON: 2 TUTUKLAMA
- 18:18 - BURDUR’DA TÜRK BAYRAĞINA TÜFEKLE ATEŞ EDİLDİ: VALİLİKTEN AÇIKLAMA
- 18:08 - DÖRT YILDIZLI OTELE ÇEVRE KİRLİLİĞİ TUTANAĞI
- 17:08 - MERSİN’DE YÜZME KURSLARINDAN BİN 330 KİŞİ FAYDALANDI
- 16:58 - ALANYA’DA MOTOSİKLET PARK HALİNDEKİ ARACA ÇARPTI: 1 YARALI
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


KİŞİSEL GELİŞİM ÜZERİNE BİREYSEL BİR BAKIŞ
Önsöz gibi…
İnsanın gelişimi onun kendini, doğayı anlama ve anlatma yolculuğuyla başlamıştır. Bu yolculukta adı henüz konmasa da şiir, müzik ve dansla başlayan anlama ve anlatma eylemi, yazının henüz olmadığı dönemler dâhil, zaman içinde felsefe ve bilime kök hücre olacaktır.
Olmak ya da olmamak
Egemen yapılar tarih boyunca kendi iktidarlarına hizmet edecek insan yetiştirmişlerdir. Hiçbir iktidar kendini yerinden edecek, tekerine çomak sokacak insan yetiştirmez. Bu ifademizi sinek pislemedik bir yere yazınız lütfen. Tarihi süreçte egemen yapıların eylemlerine ters düşen söylemleri olanlar bunun bedelini ödemek zorunda kalmışlardır. Örneğin Sokrates baldıran zehri içerek ölüme mahkûm edilmiştir. Bir sürü filozof Atina’dan Anadolu’ya sürülmüştür.
Biz dönelim bireye.
İnsanın aklını keşfetmesiyle başlamıştır her şey ve düşünme yetisi… Bu keşif için bireysel gelişimin oluşum noktası, kök hücresi diyebiliriz. Kendini geliştirdikçe bir şeyler yapabilmenin keyfi. Bu gelişim süreci şüphesiz bir zıtların birliği temel yasası olan doğa ve kâinatın yapısallığı içinde bugünlere gelecektir. Onun içgüdüsel dürtüleri, yok etme duygusu ve şiddet, çoğalma güdüsü ve yaşama tutkusu ile aklını kullanırken kendine dışardan bakabilen filozoflarla birey olma ve/veya olamama süreci hızlanmıştır. Bireyin oluşumunda mülkiyet kavramı ne gibi artı-eksiler getirmiştir acaba diye soruyorum. Bu soru ayrı bir makale konusudur.
Birey olmak / olabilmek hem kendi hem de başkası/öteki olabilmektir. “Kendi” olurken doğanın ve elbette kâinatın bir parçası olduğunun ayırdına varacak, “başkası/öteki” olurken de dünyayı paylaştığı varlıkların yaşam hakkını savunacaktır. Yeter mi? Yetmez elbette… Sebep-sonuç ilişkisi bağlamında analitik düşmeyi de donanımına eklemelidir ki bu hayli zamanını alacaktır. Özetle birey olmak zor zanaattır vesselam. Söylemesi ne denli kolaysa yapması o kadar zordur.
Bireyleşme sürecinde durma mesafesini ayarlamak
Hem kendi hem de başkası olabilen bireyin elindeki en önemli araç iletişimdir. İş ve İnsan İlişkisi dersini verdiğim dönemde iletişim kanallarının hep açık kalması gerektiğini vurgulardım. Konuyu çarpıcı bir şekilde anlatmak için de “kuduz köpekle de iletişim içinde olmalıyız” derdim. “Hocam, ya yaklaşırsak?” sorusu geldiğinde ise “durma mesafesini ayarlayamazsanız, kuduz köpek sizi ısırır, sonra da gider aşı olursunuz” diye cevap verirdir.
Durma mesafesinin ayarlanması sadece üç kelimelik bir ifade değildir. Durma mesafesini ayarlamak için karşımızdaki kişiyi analiz yeteneğinin devreye girmesi gerekmektedir. Örnekte köpeğin kuduz olma ihtimali gibi. Ama bu analiz belli bir birikimi içselleştirmekle doğru orantılıdır. Durma mesafesi gündelik hayattaki ilişkilerimizde bize en az zararla iletişim sağlayacaktır.
İnsanın bireysel gelişim sürecini onun toplumsal ilişkilerinden ayrı olarak düşünmek bizi yanılgılara götürecektir. Toplumun ona ezberlettiği davranış biçimleriyle insanın kişisel tutkuları arasında var olan kaçınılmaz çelişmeler bireyleşmenin önündeki engelleri oluşturur. Birey olmak / olabilmek zor zanaattır vesselam.
Böl-parçala-yönet küresel sistemin değişende değişmeyen strateji ve taktiğidir. Sadece toplumsal yapıları kendi içinde hücrelere bölüp, bir hücreyi kanserojen etkilerle büyütmez, aklı da kendi içinde parçalayarak insanları bütünü göremez, düşünemez hâle getirir. Ondan sonrası kolaydır.
Yeni kavramlar yeni sosyoekonomik süreçlerde oluşur…
İnsanlar kavramlarla kendilerini ifade ederler, hayatı anlamaya ve anlatmaya çalışırlar. Toplumsal yaşamdaki değişimler de kaçınılmaz olarak yeni kavramların üretilmesini zorunlu kılar. “Modernite” işte bu kavramlardan biridir. Batı Avrupa’da gelişen ve sömürgecilik ve yeniden kölecilikle sanayileşmeyi finanse eden ülkelerde yaşam biçimi de ister istemez değişmiştir. Değişen yeni yaşama “modern” adı verilmiştir. Bu kavramdan da modernizm türetilmiştir. Modern kavramı ile adı geçen toplumları anlamak ve anlatmak mümkündür. Oluşan yeni yapının insanı modern olabildiğince bireyleşecektir. Ancak… Kökeni sömürge ve yarı sömürge olan toplumları “modern/modernizm” kavramlarıyla anlamaya ve anlatmaya çalışmak kaçınılmaz olarak yanılgı ve yenilgileri de beraberinde getirecektir. Kökeni sömürge ve yarı sömürge olan toplumların geçtikleri süreç kapitalist, sömürgeci ve yeniden köleci toplumlardan uzak ara farklıdır. Ne oluşan burjuvazi vardır ne de sermaye birikimi ve sonuç olarak “işçi sınıfı” denen bir gerçeklik. Bu toplumsal yapıları “modern” üzerinden anlamak tam bir devekuşu hikâyesidir. Ne uçabilir ne de yük taşıyabilirler. Her toplum kendi özgün yapısını analiz ederek her konuda olduğu gibi bireysel gelişmede de özgün sentezini yapmak zorundadır. Orada böyle oldu, bizde de böyle olur gibi önerme ve çıkarımlar hayatın
dinamiğinden uzak teoriler olacaktır ki pratikte sınandığında gerçeklik en kısa zamanda algılanacaktır. Bir Çinli düşünür, “Stratejideki hatadan sonra yapılan taktik hamleler yenilgiden önceki gürültüdür” der.
İnsanlığın zaman yolculuğunda, ki dünyamızın yaşıyla oranlarsak bir avuç su kadardır tarihimiz, alınacak ölçüt sonuçları kopyalamak, öykünmek değil sebep-sonuç ilişkisi bağlamında özgün sentezler yapabilmektir. “Ah monşer Paris” treniyle geldiğimiz trajedi dersoldun bize. Tarih 21. yüzyılın ilk çeyreğinde üçüncü köleci çağı yaşamaya başlamıştır. Birinci köleci çağ antik dönem, ikinci köleci çağ 16. yüzyılda başlayan dönemdir.
T.5,0 denen “süper akıllı toplum”, “akıllı ulus” kavramlarıyla T.4,0 aşamasına gelememiş toplumsal yapılar (kökeni sömürge ve yarı sömürge olanlar) için bir diğer deyişle kapitalistleşme aşamasını kaçırmış ülkelerin kendi sosyoekonomik süreçlerini analiz ederek özgün söylemler oluşturmak ve bu bağlamda insan kaynaklarını yetiştirmeleri işin olmazsa olmazıdır. Yani “Ah monşer Paris treninden” tez zamanda inmek gerekir. Ona da küresel
çetelerin yerli ortakları fırsat verirse diyerek bitirelim yazıyı.
Son söz gibi…
Albert Camus “İnsanın özgürlüğü, yaşamın anlamını kendisinin yaratmasını sağladığını” söyler. Bu ifadedeki “özgürlük” kavramı insanın birey olabilmesiyle doğru orantılıdır.
Kişi, sayısal bir kavramdır. Kaç kişi yemeğe gittiniz? Dört kişi. Bir diğer deyişle dört birey yemeğe gitmeyiz. Birey ise dikey bir kavramdır ve belli bir toplumsal sürecin sonunda oluşmuştur.
İnsanın dünya yolculuğunda kişiden bireye geçmesi ne uzun bir yolculuktur. Köle olmasa da onun bir kralı, şahı, padişahı vardır. Onun kuludur o. Burada tarih boyunca toplumların yönetilmesinde inanç sistemlerinin ne denli etkin olduğunu da hatırlamak zorundayız. Uzun, upuzun bir emekleme sürecinden sonra ayaklarını üzerine kalkması dik durması için ne bedeller ödenmiş ne canlar verilmiştir. Batı Avrupa’da gelişen burjuvazi ve ona bağlı olarak kapitalist sistem sömürgeciliğin sahneye çıkmasıyla geometrik bir diziyle tırmanma şeridine geçer. Sömürgelerde gelen
artı değerler ile sanayi devrimi finanse edilir. İkinci köleci çağ, döner köle sistemi, doğuştan köleler ve oluşan artı değer Avrupa’daki sosyoekonomik yapıyı değiştirirken yeni insan tipi de oluşur. Bu topluma modern toplum, insanına da modern insan adı verilir. İşte o modern insan bireydir. Dikey düşünebilen insan. Bir de parantez açalım. Kökeni sömürge ve yarı sömürge olan toplumlarda burjuvazi oluşmadığı için o ülkeler modernleşme sürecini yaşayamadıklarından oralarda modern insandan, bireyden söz etmek yanılgılara sebep olacaktır. Açıkçası bireysel gelişim eğitim, öğretimle edinilen bir aşama değil, bir toplumsal sürecin sonucudur.
Meraklısı için ek: Antik Zamanlardan Geleceğe Kişisel Gelişim, Feray Atalay, Şey Kitap,
20225.
TARAFIM ENSAR, KAĞAN, MEVLÜTKAHRAMAN KÖKTÜRK
ATLAS HAN’IN ÇIĞLIĞIAHMET DİKİCİ
YEMEKTEKİ KIL KİME AİT?AV İBRAHİM GÜLLÜ
BAĞLAROYA ÖZGÜR
EDEBİYAT SİNEMASIZ OLUR AMA, SİNEMA EDEBİYATSIZ OLMAZ"YUNUS YAŞAR
KÜRESEL ISINMADAN İKLİM DİRENÇLİ GELECEĞEIŞIK YARGIN
HEGEL’DEN NİETZCHE’YE İNSAN TOPLUM KURTULUŞ SORUNUMUHARREM YELLİCE
VATANSEVERLİK DUYGULARINI SİLMEKNURİ SEZEN
YILDIZLARA BAKARKEN DÜŞENLER 3 : DOĞAN AVCIOĞLUEŞREF URAL
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-2NİZAMETTİN ŞEN
HAMLET'İ OMLET SANAN TURİZMTUGAY TOYDEMİR
YENİ PARTİ VE 677 SAYILI KAPATILMA KANUNUTARIK ÇELENK
TAŞ PLAKTAN ŞARKILARGAZANFER ERYÜKSEL
DAĞBELİ GÜNLÜKLERİBİHTER GÖRDÜ
KADIN GÜÇLENİRSE, TOPLUM NEFES ALIRGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
MANCACILARSERDAR YILMAZ
BEDENSİZ AKILDAN KORKUYORUZ; PEKİ YA AKILSIZ BEDENLERDEN?BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
EMEKLİLİK BİR BİTİŞ DEĞİLMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
METRUK KONAKLAR VE AHŞAP KAPILARIN HİKAYESİAHMET İLBARS
BENZERLİKLER BAZEN İYİDİRALİ İHSAN DİLMEN
AKDENİZ'DE KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYORİZZET ÜNLÜ
CANSEVER’İ UĞURLARKEN…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NİĞDE’NİN GÖRÜNEN VE GÖRÜNMEYEN GÜZELLİKLERİYUSUF YILDIRIM
KİRLİ ELLERİNİZİ ÇOCUKLARDAN ÇEKİN!GÖZDE DOLAYMAN
HEM KALAYCI HEM ŞAİR
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ AFETZEDE ÜRETİCİNİN YANINDA
SICAK ÇARPMASINDA HAYATİ TEHLİKE
AFETLERE KARŞI DİRENÇLİ KENT İŞ BİRLİĞİ
DMD HASTASI TAHA MİRAÇ İÇİN ZAMAN DARALIYOR
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE HİZMET ÖDÜLLERİ AÇIKLANDI
YAZ GRİBİNDE 'ANİ SICAKLIK DEĞİŞİMİ' VE 'KLİMA' UYARISI
ANAHTAR PARTİ KONYAALTI İLÇE BAŞKANI KESEKLER'DEN ÇERÇEVE YASA'YA TEPKİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





