- IMKB
% - Altın
6653.6
%0.14 - Dolar
49.3473
%-0.1 - Euro
55.1892
%-0.45
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:08 - VALİ MASATLI, YENİ YENİ HİZMET BİNALARINI İNCELEDİ
- 00:05 - HAFİF TİCARİ ARAÇ UÇURUMA YUVARLANDI; 2 KİŞİ ÖLDÜ,3 KİŞİ YARALANDI
- 23:08 - ANTALYA’DA ARAÇ 50 METRELİK UÇURUMA YUVARLANDI: 2 ÖLÜ, 4 YARALI
- 22:13 - VALİ ÜNLÜER: "VEKİLİMİZİN İLERİ DÜZEYDE BİR TETKİKE İHTİYACI VAR, ANKARA’YA NAKLEDECEĞİZ"
- 21:30 - KIZ KARDEŞİNİ BALKONDAN ATIP TABANCAYLA YAŞAMINA SON VERDİ
- 21:15 - ARIKAN'DAN EKONOMİ, GENÇLİK VE ADALET VURGUSU
- 19:33 - ADANA VALİSİ YAVUZ: "SIFIR ATIK ANLAYIŞIYLA FESTİVALİMİZİ DÜZENLEDİK"
- 19:28 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 7 YARALI
- 17:48 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 16:28 - ALANYA’DA TARTIŞTIĞI KIZ KARDEŞİNİ BALKONDAN ATTI, ARDINDAN İNTİHAR ETTİ
- 16:13 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 16:08 - MERSİN’DE UYUŞTURUCU OPERASYONU: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 15:47 - SİLAHLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ
- 15:33 - ORMAN YANGINIYLA İLGİLİ 6 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
- 15:13 - YORGUNLUK ŞİKÂYETİYLE HASTANEYE GİTTİ, KALBİNİN TERS YÖNLÜ ÇALIŞTIĞI TESPİT EDİLDİ
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


KİŞİSEL GELİŞİM ÜZERİNE BİREYSEL BİR BAKIŞ
Önsöz gibi…
İnsanın gelişimi onun kendini, doğayı anlama ve anlatma yolculuğuyla başlamıştır. Bu yolculukta adı henüz konmasa da şiir, müzik ve dansla başlayan anlama ve anlatma eylemi, yazının henüz olmadığı dönemler dâhil, zaman içinde felsefe ve bilime kök hücre olacaktır.
Olmak ya da olmamak
Egemen yapılar tarih boyunca kendi iktidarlarına hizmet edecek insan yetiştirmişlerdir. Hiçbir iktidar kendini yerinden edecek, tekerine çomak sokacak insan yetiştirmez. Bu ifademizi sinek pislemedik bir yere yazınız lütfen. Tarihi süreçte egemen yapıların eylemlerine ters düşen söylemleri olanlar bunun bedelini ödemek zorunda kalmışlardır. Örneğin Sokrates baldıran zehri içerek ölüme mahkûm edilmiştir. Bir sürü filozof Atina’dan Anadolu’ya sürülmüştür.
Biz dönelim bireye.
İnsanın aklını keşfetmesiyle başlamıştır her şey ve düşünme yetisi… Bu keşif için bireysel gelişimin oluşum noktası, kök hücresi diyebiliriz. Kendini geliştirdikçe bir şeyler yapabilmenin keyfi. Bu gelişim süreci şüphesiz bir zıtların birliği temel yasası olan doğa ve kâinatın yapısallığı içinde bugünlere gelecektir. Onun içgüdüsel dürtüleri, yok etme duygusu ve şiddet, çoğalma güdüsü ve yaşama tutkusu ile aklını kullanırken kendine dışardan bakabilen filozoflarla birey olma ve/veya olamama süreci hızlanmıştır. Bireyin oluşumunda mülkiyet kavramı ne gibi artı-eksiler getirmiştir acaba diye soruyorum. Bu soru ayrı bir makale konusudur.
Birey olmak / olabilmek hem kendi hem de başkası/öteki olabilmektir. “Kendi” olurken doğanın ve elbette kâinatın bir parçası olduğunun ayırdına varacak, “başkası/öteki” olurken de dünyayı paylaştığı varlıkların yaşam hakkını savunacaktır. Yeter mi? Yetmez elbette… Sebep-sonuç ilişkisi bağlamında analitik düşmeyi de donanımına eklemelidir ki bu hayli zamanını alacaktır. Özetle birey olmak zor zanaattır vesselam. Söylemesi ne denli kolaysa yapması o kadar zordur.
Bireyleşme sürecinde durma mesafesini ayarlamak
Hem kendi hem de başkası olabilen bireyin elindeki en önemli araç iletişimdir. İş ve İnsan İlişkisi dersini verdiğim dönemde iletişim kanallarının hep açık kalması gerektiğini vurgulardım. Konuyu çarpıcı bir şekilde anlatmak için de “kuduz köpekle de iletişim içinde olmalıyız” derdim. “Hocam, ya yaklaşırsak?” sorusu geldiğinde ise “durma mesafesini ayarlayamazsanız, kuduz köpek sizi ısırır, sonra da gider aşı olursunuz” diye cevap verirdir.
Durma mesafesinin ayarlanması sadece üç kelimelik bir ifade değildir. Durma mesafesini ayarlamak için karşımızdaki kişiyi analiz yeteneğinin devreye girmesi gerekmektedir. Örnekte köpeğin kuduz olma ihtimali gibi. Ama bu analiz belli bir birikimi içselleştirmekle doğru orantılıdır. Durma mesafesi gündelik hayattaki ilişkilerimizde bize en az zararla iletişim sağlayacaktır.
İnsanın bireysel gelişim sürecini onun toplumsal ilişkilerinden ayrı olarak düşünmek bizi yanılgılara götürecektir. Toplumun ona ezberlettiği davranış biçimleriyle insanın kişisel tutkuları arasında var olan kaçınılmaz çelişmeler bireyleşmenin önündeki engelleri oluşturur. Birey olmak / olabilmek zor zanaattır vesselam.
Böl-parçala-yönet küresel sistemin değişende değişmeyen strateji ve taktiğidir. Sadece toplumsal yapıları kendi içinde hücrelere bölüp, bir hücreyi kanserojen etkilerle büyütmez, aklı da kendi içinde parçalayarak insanları bütünü göremez, düşünemez hâle getirir. Ondan sonrası kolaydır.
Yeni kavramlar yeni sosyoekonomik süreçlerde oluşur…
İnsanlar kavramlarla kendilerini ifade ederler, hayatı anlamaya ve anlatmaya çalışırlar. Toplumsal yaşamdaki değişimler de kaçınılmaz olarak yeni kavramların üretilmesini zorunlu kılar. “Modernite” işte bu kavramlardan biridir. Batı Avrupa’da gelişen ve sömürgecilik ve yeniden kölecilikle sanayileşmeyi finanse eden ülkelerde yaşam biçimi de ister istemez değişmiştir. Değişen yeni yaşama “modern” adı verilmiştir. Bu kavramdan da modernizm türetilmiştir. Modern kavramı ile adı geçen toplumları anlamak ve anlatmak mümkündür. Oluşan yeni yapının insanı modern olabildiğince bireyleşecektir. Ancak… Kökeni sömürge ve yarı sömürge olan toplumları “modern/modernizm” kavramlarıyla anlamaya ve anlatmaya çalışmak kaçınılmaz olarak yanılgı ve yenilgileri de beraberinde getirecektir. Kökeni sömürge ve yarı sömürge olan toplumların geçtikleri süreç kapitalist, sömürgeci ve yeniden köleci toplumlardan uzak ara farklıdır. Ne oluşan burjuvazi vardır ne de sermaye birikimi ve sonuç olarak “işçi sınıfı” denen bir gerçeklik. Bu toplumsal yapıları “modern” üzerinden anlamak tam bir devekuşu hikâyesidir. Ne uçabilir ne de yük taşıyabilirler. Her toplum kendi özgün yapısını analiz ederek her konuda olduğu gibi bireysel gelişmede de özgün sentezini yapmak zorundadır. Orada böyle oldu, bizde de böyle olur gibi önerme ve çıkarımlar hayatın
dinamiğinden uzak teoriler olacaktır ki pratikte sınandığında gerçeklik en kısa zamanda algılanacaktır. Bir Çinli düşünür, “Stratejideki hatadan sonra yapılan taktik hamleler yenilgiden önceki gürültüdür” der.
İnsanlığın zaman yolculuğunda, ki dünyamızın yaşıyla oranlarsak bir avuç su kadardır tarihimiz, alınacak ölçüt sonuçları kopyalamak, öykünmek değil sebep-sonuç ilişkisi bağlamında özgün sentezler yapabilmektir. “Ah monşer Paris” treniyle geldiğimiz trajedi dersoldun bize. Tarih 21. yüzyılın ilk çeyreğinde üçüncü köleci çağı yaşamaya başlamıştır. Birinci köleci çağ antik dönem, ikinci köleci çağ 16. yüzyılda başlayan dönemdir.
T.5,0 denen “süper akıllı toplum”, “akıllı ulus” kavramlarıyla T.4,0 aşamasına gelememiş toplumsal yapılar (kökeni sömürge ve yarı sömürge olanlar) için bir diğer deyişle kapitalistleşme aşamasını kaçırmış ülkelerin kendi sosyoekonomik süreçlerini analiz ederek özgün söylemler oluşturmak ve bu bağlamda insan kaynaklarını yetiştirmeleri işin olmazsa olmazıdır. Yani “Ah monşer Paris treninden” tez zamanda inmek gerekir. Ona da küresel
çetelerin yerli ortakları fırsat verirse diyerek bitirelim yazıyı.
Son söz gibi…
Albert Camus “İnsanın özgürlüğü, yaşamın anlamını kendisinin yaratmasını sağladığını” söyler. Bu ifadedeki “özgürlük” kavramı insanın birey olabilmesiyle doğru orantılıdır.
Kişi, sayısal bir kavramdır. Kaç kişi yemeğe gittiniz? Dört kişi. Bir diğer deyişle dört birey yemeğe gitmeyiz. Birey ise dikey bir kavramdır ve belli bir toplumsal sürecin sonunda oluşmuştur.
İnsanın dünya yolculuğunda kişiden bireye geçmesi ne uzun bir yolculuktur. Köle olmasa da onun bir kralı, şahı, padişahı vardır. Onun kuludur o. Burada tarih boyunca toplumların yönetilmesinde inanç sistemlerinin ne denli etkin olduğunu da hatırlamak zorundayız. Uzun, upuzun bir emekleme sürecinden sonra ayaklarını üzerine kalkması dik durması için ne bedeller ödenmiş ne canlar verilmiştir. Batı Avrupa’da gelişen burjuvazi ve ona bağlı olarak kapitalist sistem sömürgeciliğin sahneye çıkmasıyla geometrik bir diziyle tırmanma şeridine geçer. Sömürgelerde gelen
artı değerler ile sanayi devrimi finanse edilir. İkinci köleci çağ, döner köle sistemi, doğuştan köleler ve oluşan artı değer Avrupa’daki sosyoekonomik yapıyı değiştirirken yeni insan tipi de oluşur. Bu topluma modern toplum, insanına da modern insan adı verilir. İşte o modern insan bireydir. Dikey düşünebilen insan. Bir de parantez açalım. Kökeni sömürge ve yarı sömürge olan toplumlarda burjuvazi oluşmadığı için o ülkeler modernleşme sürecini yaşayamadıklarından oralarda modern insandan, bireyden söz etmek yanılgılara sebep olacaktır. Açıkçası bireysel gelişim eğitim, öğretimle edinilen bir aşama değil, bir toplumsal sürecin sonucudur.
Meraklısı için ek: Antik Zamanlardan Geleceğe Kişisel Gelişim, Feray Atalay, Şey Kitap,
20225.
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
TÜKETİCİYE VALE KISKACIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-5GAZANFER ERYÜKSEL
STREEK VE ENSAR BUĞRA PERFORMANSIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖMÜR DEDİĞİN İPTEKİ CAMBAZBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GAZETECİLER SUSARSA, TOPLUM KARANLIKTA KALIR!..ERDOĞAN KAHYA
KENTLİLİK BİLİNCİ VE ORTAK GELECEĞİMİZIŞIK YARGIN
ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN TEMEL HAKLARIDİLEK DEMİRKAN
YENİ PARTİ GENİŞLEYEBİLECEK Mİ?TARIK ÇELENK
BÜYÜYEN RAKAMLAR, KÜÇÜLEN EKMEKLERAHMET DİKİCİ
YAKILACAK KİTAP VE İSKİLİPAHMET İLBARS
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
BAŞARIYA KOŞANLAR: NURAY YILMAZ KAYANALYA ŞAHİN
BETONDAN MEDENİYET OLMAZ: EKOLOJİK MEDENİYETİ KURMAKCEM ARÜV
ELMALI’DAN TUVA’YA, HARAPPA’DAN İDİL’EMUHARREM YELLİCE
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ARTIK YETERŞAFAK ÇELİK
DEĞER YARGISI VE DEĞER BİLİNCİHASAN EKİN KURUCUK
BETERİN BETERİNE ALIŞMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİZLER KÜÇÜLDÜKÇE, EKRAN BÜYÜYOROYA ÖZGÜR
DİJİTAL PİYASA YASASI MI, DİJİTAL KAPİTÜLASYON MU?TUGAY TOYDEMİR
BİZİM MESLEĞİN ADI NE?VEDAT GÜRHAN
GASTRO AFYON'DA ANADOLU SOFRASITALİP BAYRAM
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
BERKAY BAHAR GAZİPAŞA’DA ESNAF VE ÜYELERLE BULUŞTU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim







