- IMKB
% - Altın
6650.03
%2.62 - Dolar
47.6906
%0.11 - Euro
55.1654
%0.21
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:09 - KUYUYA DÜŞEN 6 YAŞINDAKİ ÇOCUK KURTARILDI
- 20:49 - ERGÜN: "KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR SAVAŞACAĞIZ"
- 19:48 - SEYİR HALİNDEYKEN ANİDEN ALEV ALAN OTOMOBİLDEKİ 4 KİŞİ YARALANDI
- 18:33 - BAKAN KURUM’UN KATILIMIYLA HATAY’DA 8 BİN 500 HAK SAHİBİNİN KONUTU BELİRLENDİ
- 17:49 - SERİK'TE KAZA: 8'İ TURİST, 10 KİŞİ YARALANDI
- 17:43 - KUMSALDA YAKILAN ATEŞ DENİZE ULAŞMAYA ÇALIŞAN YAVRU CARETTAYI YAKIP TELEF ETTİ
- 17:33 - MANAVGAT’TA SOKAK HAYVANLARINA 75 DÖNÜMLÜK YAŞAM ALANI
- 17:28 - MERSİN’DE TIRIN ÇARPTIĞI ARAÇ METRELERCE SÜRÜKLENDİ
- 17:28 - TARSUS’TA KIRSAL MAHALLELERİN YOLLARI PARKEYLE YENİLENİYOR
- 17:26 - GECE YARISI DENİZE GİREN 2 GENÇ BOĞULDU
- 17:23 - TARSUS’TA KIRSAL MAHALLELERDE YOL ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
- 17:10 - DENİZ PARAŞÜTÜ SAHİLE DÜŞTÜ
- 16:58 - LAVANTA TARLALARINDA ÇEKİRGE POPÜLASYONU İNCELENDİ
- 16:58 - BAŞSAVCI OZAN KAPICI, ŞEHİT ANNESİNİ EVİNDE ZİYARET ETTİ
- 16:58 - GÖZLER YENİ SEZONA ÇEVRİLDİ
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLU
Ahmet Davutoğlu'nun kurumsal siyasetten çekilme kararı bu kez kamuoyunda alışılmışın dışında bir yankı uyandırdı. Özellikle; Millet olma vasfımızı kaybetmemiz, devlet-yurttaş ilişkisinin anlamsızlaşması ve kalıcı otoriterliğe geçiş başlıkları ilgi çekti. Daha önce hemen onun her açıklaması önyargı ile kişisel değerlendirilirken, bu defa dört sayfalık veda metni ve ardından gelen sessizliği, özellikle muhafazakâr mahallede farklı bir muhasebeye yol açtı. Sanki yıllardır ilk kez Galiba gerçekten ciddi söylüyor; hepimiz nereye gidiyoruz? sorusu fanatikler dışındaki birçok insanın zihninde karşılık buldu. Bu durum, kendisini en sert eleştirenlerin bile içinde belli bir burukluk oluşturdu.
Davutoğlu hakkında yıllardır çok ağır eleştiriler yapıldı. Enver paşanın günahlarına gösterilen anlayış onu iddia edilen günahlarına gösterilmedi. Kimi zaman haklı siyasi eleştiriler dile getirildi, kimi zaman ise mesele komplo teorilerine, ajanlık ithamlarına ve ahlak sınırlarını zorlayan suçlamalara kadar vardı. Buna rağmen bugün farklı çevrelerin üzerinde büyük ölçüde uzlaştığı iki gerçek oluştu.
Birincisi, dört sayfalık metnin hemen her vicdanda karşılık bulmasının arkasında uzun yıllara yayılan ciddi bir deneyim ve entelektüel birikim bulunabilmesi. İkincisi ise Türk siyasetinde giderek daha az rastlanan mütevazı hayatı, ailesi ve sınırlı kişisel imkânları. Buna rağmen bu iki vasfın bile öfkenin ve hakaret dilinin önüne geçememesi, benim yıllardır savunduğum Kimlik Kapanı tezini doğrular nitelikteydi.
Elbette Davutoğlu'na yöneltilen eleştirilerin haklı tarafları da vardır. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Kendisiyle dostluğumuz boyunca gerek özel görüşmelerimizde gerek kamuoyu önünde entelektüel nezaket sınırları içinde çok sert eleştiriler yönelttim. Bazen bu eleştirilerime kızar ama kırılmazdı, telefon açar, uzun uzun tartışırdık; fakat hiçbir zaman dostluğumuz zarar görmedi. Hatta latife olsun diye kendisine, Beni sosyal medyada takipten çıkarmadıysan hâlâ kırılmamışsın demektir derdim.
Acaba Ahmet Hoca, kendisine yıllardır yönelttiğimiz yapısal ve siyasal eleştirilerin tamamını hayata geçirebilseydi gerçekten başarılı olabilir miydi? Bugün yaşadıklarımızdan sonra bu hipotetik soruya eskisi kadar rahat evet “de diyemiyorum.
Bu yazının konusu Gelecek Partisi neden başarılı olamadı veya Davutoğlu hangi siyasi hamleleri yapsaydı bugün farklı bir yerde olurdu tartışması değildir. Bunun zamanı da değildir. Benim zihnimi meşgul eden soru daha farklı.
Bence Ahmet Davutoğlu, 1980'lerden itibaren muhafazakâr mahallenin altın çocuğu olarak yetişti. Daha genç yaşlarda ne yapmak istediğini biliyordu. Babası ve çevresi de bu hedefi destekledi. Bir taraftan Anglo-Sakson akademik disiplininin içinde yetişirken diğer taraftan gelenekle bağını hiç koparmadı. Zihninde İslam dünyasının yaşadığı medeniyet krizine ilişkin bir paradigma inşası fikri oluşmuştu. Bilim ve Sanat Vakfı da bu arayışın kurumsal
zeminiydi. Bana göre doğru şartlar oluşabilseydi, burası İslam dünyasının çağdaş Beytülhikmesi olabilecek nitelikteydi. Bu çalışmalar yalnızca muhafazakâr çevrelerde değil, devletin farklı kurumlarında da dikkatle takip edildi. Dönemin Cumhurbaşkanı da askerî ve sivil bürokrasi de görüşlerine önem veriyordu. AK Parti kurulurken bu güven büyük ölçüde devam etti. Bilim ve Sanat Vakfı'ndan yetişen birçok genç, devlet tecrübeleri olmasa da yeni bürokrasinin entelektüel omurgasını oluşturdu. Bugün devletin kritik noktalarında görev yapan çok sayıda üst düzey bürokrat, doğrudan veya dolaylı olarak Davutoğlu'nun akademik ikliminden geçti.
Üstelik Davutoğlu'nun geliştirdiği dış politika perspektifi, bütün tartışmalara rağmen Türkiye'nin bölgesel krizlerdeki arabuluculuk kapasitesini şekillendiren önemli referanslardan biri olmayı sürdürdü. AK Parti kültürel iktidar üretmekte ve kendi entelektüel kadrolarını yetiştirmekte istenen başarıyı gösteremedi; fakat Davutoğlu, en azından Dışişleri bürokrasisinde bir paradigma ve kadro geleneği oluşturmayı başardı.
Buna rağmen muhafazakâr mahalle, Ahmet Davutoğlu'na hiçbir zaman bir siyasetçi gözüyle bakmadı. Ona hep bizim hoca, âlim, entelektüel, fazıl insan gözüyle baktılar; fakat güçlü yönetebilen bir siyasi lider olarak benimsemediler. Bugün bile muhafazakâr çevrelerde hâkim kanaat, Görevden alınış biçimi doğru değildi, onuru incitildi; keşke sembolik de olsa bir görevle gönlü alınsaydı şeklindedir. Muhtemelen bundan sonra da benzer uzlaştırma arayışları sürecektir. Ahmet bey ise ilkesellik noktasında mahalleyi ikna edemediğine kırgın. Aslında temelde siyasetten kopuş nedeni de bu.
Asıl üzerinde durmamız gereken ise Ahmet Davutoğlu değil, muhafazakâr mahallenin kendisidir.
Eğer bugün kültürel hegemonya tartışmalarında hâlâ Bilim ve Sanat Vakfı geleneğinden yetişmiş bürokratlara, akademisyenlere ve entelektüellere ihtiyaç duyuluyorsa, muhafazakâr mahalle Ahmet Davutoğlu'nu kaybetmenin gerçek maliyetini yeniden düşünmek zorundadır.
Ben bu yazıyı Ahmet Davutoğlu'nun siyasi muhasebesini yapmak için yazmıyorum. Asıl mesele, muhafazakâr mahallenin kendi içinden yetiştirdiği en donanımlı isimlerden biriyle kurduğu ilişkinin niteliğidir. Bir mahalle, kendi yetiştirdiği entelektüel birikimi koruyamıyor, eleştirel sesleri ihanet olarak görüyor ve ancak insanlar her şeyden vazgeçtikten sonra söylediklerini dinlemeye başlıyorsa, orada yalnızca siyasal değil, vicdani ve zihinsel bir kriz vardır.
Artık ortada ne makam hesabı var ne de parti hesabı. Geriye sadece söylenenler kaldı. Mütedeyyin mahalle, bu kez Ahmet Hoca'yı değil, ikazlarını çekinmeden bari içeriden tartışabilse.
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
KAHVERENGİNURİ SEZEN
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
DMD'Lİ KEREM'İN UMUT ÇAĞRISI
KOCAGÖZ: "ORMANLARI KORUMAK, ORTAK SORUMLULUĞUMUZ"
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






