- IMKB
% - Altın
6865.09
%0 - Dolar
48.7547
%0 - Euro
55.9994
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
- 12:18 - BELEDİYENİN FOTO KAPANINA SALDIRI
- 12:13 - 2 BİN YILLIK ATMOSFERDE SANAT VE MANZARA BULUŞTU
- 11:43 - ESKİDEN ÇUL DOKUMA VE KIL ÇADIRDA KULLANILAN KOYUN KILLARI ARTIK ÇÖPE GİDİYOR
- 11:41 - GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT
- 11:23 - MURATPAŞA, ALZAYMIR FARKINDALIĞI İÇİN YAŞLI EVLERİNDE BULUŞTU
- 11:23 - 33. ULUSLARARASI ASPENDOS OPERA VE BALE FESTİVALİ’NDE CARMİNA BURANA SEYİRCİYLE BULUŞTU
- 11:18 - ADANA’DA GENÇ ŞAHIS BOŞ ARAZİDE ÖLÜ BULUNDU
- 11:03 - ANTALYA’DA PANELVAN KONTROLDEN ÇIKTI: 1 YARALI
- 11:03 - YANGINDA KÜLE DÖNEN KARGILAR 3 HAFTADA YENİDEN FİLİZLENDİ
- 10:58 - İHA’YA ’YILIN EN İYİ SPOR HABERİ’ ÖDÜLÜ
- 10:48 - VALİDEN KUM HIRSIZLIĞINA KARŞI BOĞAZ SAHİLİ’NE KAMERALI TAKİP TALİMATI
- 10:38 - AYNI CADDEDE BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE 2 AYRI KAZA
- 10:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA KADINLARIN İMECE USULÜ YUFKA EKMEK MESAİSİ
- 10:23 - MERSİNLİ MUHTARLAR SABAH SPORUNDA BULUŞTU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


NEDEN BİZDE KOMEDİ’DE PORNOGRAFİ, İNGİLTERE’DE HİCİV?
Küçükken, ergenlik çağlarım da dahil olmak üzere, annem ve babam düzenli şekilde beni Kadıköy’deki Orhan Günşiray Tiyatrosu’na ve Taksim’deki Devekuşu Kabare’ye; arada bir de Devlet Tiyatrosu’na götürürlerdi. O dönemlerde yazlık açık hava sinemalarında merhum İsmail Dümbüllü’yü bile seyretme şansını bulabilmiştim. Bazen biletleri okul aile birliği organize ederdi, bazen de babamın hâkim-savcı arkadaşları vesile olurdu. 80’li ve 90’lı yıllarda Devlet Tiyatroları dışında özel tiyatrolara gitme alışkanlığım artık pek kalmamıştı. 90’lar ve 2000’lerde ise televizyonlarda yayımlanan stand-up ve komedi gösterileri, sahnenin odağını iyice kaydırdı. Bugün hâlâ sahne komedisi ve hiciv bağlamında yükü başta Cem Yılmaz olmak üzere gençlerden Kaan Sekban, Hasan Can Kaya gibi isimler taşıyor. Bu arada son iki yılda yurtdışında Richmond Tiyatrosu’nda bu yazıyı yazmama vesile olan birkaç
oyunda izlediğimi de ifade edeyim. Günşiray ve Alasya’dan başlayıp Cem Yılmaz’a kadar uzanan tüm hiciv–komedi tarzı gösterilerde en çok dikkatimi çeken şey, 1960’lardan 2025’lere kadar değişmeyen bir gerçeğin varlığıdır: Seyircinin en çok ilgisini çeken, hatta kahkahalarla hoşlandığı unsur “küfür, argo ve pornografik espriler”dir. Örneğin, Cem Yılmaz’ın toplumsal çelişkileri çok iyi yakalayıp bunları nitelikli bir hiciv diline dönüştürmesi izleyiciyi bir miktar güldürür; ancak Yılmaz’ın küfür etmesi ya da tasvirini pornografik bir betimlemeyle güçlendirmesi izleyiciyi tam anlamıyla kahkaha krizine sokar. Yılmaz dışındaki tüm benzer gösterilerde de bu örnek geçerlidir.
İşin ilginç yanı, tüm bu örneklerde seyirci profilinin sınıfsal, ideolojik, seküler-dindar, aile ya da birey temelli hiçbir farklılık göstermemesidir. Tam tersine, bu gösterilere gelenlerin çoğunun elit, gelir düzeyi yüksek, “körfezleşmiş” İslamcı veya seküler aydın sınıftan oluştuğunu hatırlamak gerekir.
Bu durum, Türkiye’de bel altı mizahın geniş kitlelerde neden bu kadar etkili olduğunu açıklayan derin bir kültürel katmana işaret eder. Kentli görünse bile kültürel rafineliği tam olarak kurumsallaşmamış, modernleşmeyi estetik ve zihinsel dönüşümden ziyade maddi sıçramalar üzerinden yaşamış toplumsal kesimlerde bedenin “alt katına” yönelik şakalar hem hızlı hem de güçlü bir duygusal reaksiyon yaratır. Bu, köylüleşme veya lümpenleşme olarak tarif edilen kültürel tortuların şehir hayatı içinde hâlâ canlı olduğunun göstergesidir. Yasak, bastırma, utanç ve denetim altında biriken enerjiler mizahın bel altına sığınarak boşalır. Türkiye’de komedinin pornografik dile yaslanması bir tercihten çok bir kaçış yolu gibidir; zihnin rafine edilmediği toplumlarda kahkahanın en hızlı yolu bedenin alt bölgesinden geçer. Bu yüzden sosyolojik tespitler salonu gülümsetir fakat argo ve pornografi salonu yıkar.
İngiltere’de ise tablo bambaşkadır. Yüzyıllar boyunca aristokrasi, kurum geleneği ve kamusal görgü kültürü içinde şekillenmiş İngiliz mizahı, pornografik dil yerine ince ironi, sınıf taşlaması, zekâ oyunu ve politik eleştiri üzerine kuruludur. İngiliz tiyatrosunda bel altı dil neredeyse her zaman tali, kaba ve “kolaycı” kabul edilir; izleyici üzerindeki etkisi de sınırlıdır. Bunun en önemli nedenleri arasında mizahın tarih boyunca üst sınıf nezaketi, kamusal disiplin ve entelektüel gelenek tarafından rafine edilmesi; toplumun bastırılmışlık seviyesinin Türkiye’deki kadar yoğun olmaması; dilin Türkçe kadar çift anlamlı bir erotik potansiyel taşımaması ve gülmenin bedenî değil zihinsel bir etkinlik olarak kodlanması gösterilebilir.
Sonuç olarak Türkiye’de komedi ve hiciv, toplumsal gerilimin, bastırılmışlığın ve kültürel lümpenliğin patlama anı olarak bel altına yaslanırken; İngiltere’de mizah, rafineleşmiş kültürel yapının himayesinde düşünsel bir alana taşınmıştır. Birinde pornografik dil kahkahanın merkezine oturur, diğerinde aynı dil etkisizleşir ve kaba bulunur. İki ülke arasındaki fark, sadece mizahın niteliğinde değil; toplumsal görgü birikimi, tarihsel süreklilik, yüzleşme, sınıf kültürü ve gerçek muhafazakarlık düzeyinde saklıdır. Türkiye’de bel altı mizah toplumun aynasıdır; İngiltere’de ise mizah toplumun zekâsının laboratuvarı olarak işler.
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
BÜYÜK AMBALAJI ALDIM, DAHA UCUZA GELDİ!” DİYE DÜŞÜNMEYİN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
NİYETİNİZ BATSIN!..VEDAT GÜRHAN
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLER-5NİZAMETTİN ŞEN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ANADİLİ DIŞINDA ESER VEREN TÜRK YAZARLARGAZANFER ERYÜKSEL
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞUDUR 9 EYLÜLPROF DR RAMAZAN DEMİR
İNTERNET ALIŞVERİŞİNDE KARGO SORUNLARI: SORUMLU KİM?AV CÜNEYT KARASU
ÇİFTÇİYİ KAYBEDERSEK, MUTFAĞIMIZI KAYBEDERİZTALİP BAYRAM
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
İMPARATOR ATTİLA KILICIYLA SAHNEYE ÇIKACAK
ANTALYA HAVALİMANI'NDA AĞUSTOSTA 5,8 MİLYON YOLCU TRAFİĞİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





