Bugün 17 Ekim 2026 Cumartesi
  • Antalya15 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6632.42
    %0
  • Dolar
    49.4845
    %0
  • Euro
    55.6438
    %0

OYA ÖZGÜR / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
OYA ÖZGÜR / KONUK YAZAR

VİTRİNE ÇIKMAK

17 Ekim 2026 Cumartesi 09:20

Durup durup insanın neden böyle olduğunu anlamaya uğraşıyorum. Rekabet, hatta ölesiye yarış, nitelikten çok niceliksel arayışla hayat bulan başarı algısı ve bu  kalıplara sıkışmışlık…

Aklımızı başımıza devşirdiğimizde çoğumuz sistemi eleştirsek de eylemeye geldiğinde iş başka yöne evriliyor. Belki sonuna dek savaşamadığımızdan belki de pratikte bu mümkün olamadığından, bir ucundan işleyişe dahil olup uygun deyişle ellerinde can çekişiyor, ne şöyle kahramanca can verebiliyor ne de şöyle derin bir nefes alabiliyoruz. Zihnimizi kemirip duran, ağaç olduğumuz zamanlardan kalan düşünceler, içimizde derin oluklar açan tahta kurtlarına benziyor. Birlikte yaşayıp ölüyoruz…

Okullarda nasıl yetiştirildiğimi anımsıyorum. Matematiği iyi olmayanın neredeyse salak diye nitelenip arka sıralara itildiği sınıflarımızı…Müzik derslerini matematiği pekiştirmeye kullanan öğretmenlerimi, resim ve beden eğitiminin de keza aynı yola kurban edilişini… İlkokul ile başlayan esaretimde sınavdan sınava koşulan bi çare çocukluğumu. Hatta ne ilkokulu, anaokula sabahın köründe organize eğlenceyle tanışmaya taşınan, yaratıcılığı hadım edilecek diğerlerini…Felsefe derslerinin gereksiz bulunduğu, din dersinin yanında parlayan “Ahlâk” sözcüğünün kim vurduya gittiği yerde en mühim olan hep hesap-kitaptı… Çalışan kazanır elması kızarır; çünkü elma ancak böyle satılır…

Niye şaşırıyorum ki? Güzel bir hayat yaşamanın ya da daha doğru bir tanımlama ile yaşamını anlamlandırmanın tek koşulu gibi sunulan meta ile sislenen gözler sonraki hayatlarına da matematikle bakmasın da ne yapsın? Yarışmalara doyulmuyor, ellerde kronometre itiş kakış koşuyor, çıkınlarda ne kadar çok elma varsa o kadar güvende hissediliyor...

Çoktandır sahip olmanın sonu gelmeyecek sorgulanmayan evreninde, sahiplendiğine değer katan bireyler yerine sahiplendikleri ile değerlenenler vitrinleri süslüyor. Vitrine çıkamayanlar da vitrine çıkma hayali dışında başka bir hayat başarısı hayali geliştiremiyor. 

Anlayacağınız matematik pekiyi… 

Şu arka sıralarda hülyalara dalan güzel çocuklarsa itilip kakıldı, sınıfta kaldı. Artık hiç kimse onların yerinde olmak istemiyor…

Bu yazı toplam 168 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim