- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


GENÇ KUŞAKLARI ANLAMA REHBERİ
Diz kapağı tam mideme denk gelmişti, nefes alamıyordum. İki büklüm yere yığıldım. Başımda bekledi, yavaş yavaş nefesim düzeliyordu. Yavaşça doğrulmaya çalıştım. Yakamdan tuttu, gözlerini gözlerime dikti, eliyle diğer arkadaşlarımı göstererek; “ulan Burdurlu, bunların hepsi Tuncelili, anarşistte olurlar teröristte, sana ne oluyor!” diye bağırdı. Hiç karşılık vermedim, nihayetinde emniyetteydik, kahramanlık yapmaya gerek yoktu. Ve yaklaşık iki ay sürecek Eskişehir cezaevi sürecimiz böylece başlamış oldu.
“Suçumuz mu?” YÖK’e hayır demek için toplantı yapmak! Hani tam kırk senedir her siyasi partinin kaldırmayı vaat ettiği, ama her nedense hiç kimsenin buna gücünün yetmediği YÖK var ya, işte o! İlk tutuklandığım yıl, 1988. Çok gençtik, ben henüz on sekiz yaşımı bile doldurmamıştım, diğer arkadaşlarım da on dokuz, yirmi yaşlarında. Gençlik nedeniyle kalbimiz aklımızdan daha hızlı çalışıyordu, değil üniversitelerde, değil ülkemizde, dünyanın diğer coğrafyalarında bile yapılan bütün haksızlıklara, adaletsizliklere, katliamlara itiraz ediyor ve bu konularda kitlesel forumlar düzenliyorduk. Çünkü genç olmak böyle bir şeydi, çünkü başka türlüsü hayatın olağan akışına ters düşerdi.
Osmanlı Türkiye’sinde 1880’lerde doğan çocukların neredeyse tamamının dönemin iktidarına muhalif olmaları ne ile açıklanabilir? Yani bu iyi eğitim görmüş, zeki, çalışkan, dünyadaki ve ülkedeki siyasi gelişmeleri, ekonomik gelişmeleri gün be gün takip eden bu kuşağın hepsi birden delirmiş, hepsi birden satılmış, hepsi birden ihanet içine girmiş olabilir mi? Elbette hayır, daha neler! Peki neydi bu çocukları muhalif olmaya zorlayan, isyan etmeye iten süreç? Hemen cevaplayalım; a-) Sultan Abdülhamit iktidarının uzun seneler son derece baskıcı ve totaliter davranışlar sergilemesi, b-) Dünyada ortaya çıkan modern politik kavramlara, örneğin düşünce özgürlüğü, eşit yurttaşlık, parlamenter rejimler, meşrutiyet, cumhuriyet vs… gibi siyasi gelişmelere duyulan sempati, c-) Ülkelerinin emperyalist devletler tarafından parçalanmak istendiğine dair kuvvetli inanç ve bu anlamda duydukları gelecek kaygısı. Ve yukarıda saydığım üç husus, bu ülkede 1880’lerde doğup büyüyen bütün evlatlarımızın kaderini tayin etti. Kader, tarih ve coğrafya; bu ayrılmaz üçlü, ittifak kurdular ve bu gençler büyüdüklerinde acımasızca onlara saldırdılar! Pek çoğu cephelerde yaşamını yitirdi. Ama yine de her şeye rağmen sağ kalanlar bir cumhuriyet kurabildiler.
Şimdilerde bildiğiniz gibi 19 Mart’tan bu yana ülkemizin meydanları, sokakları ve bazı üniversiteleri yine hareketli. Yaşları 18 ilâ 13 arasında değişen gençler gösteriler, mitingler düzenliyorlar veya bu gösterilere iştirak ediyorlar. Kimi toplum kesimleri gençlerin bu davranışlarını “eşkıyalık”, “vandallık”, “zorbalık” olarak nitelendirip kafadan mahkûm ediyorlar. Hatta bazı yorumcular ve sosyal medya kullanıcıları, İmamoğlu meselesine atıfta bulunarak, “hırsızı savunmak için eşkıyalık yapıyorlar” bile diyebildiler. Hiç kuşku yok ki bu tür değerlendirmeler hakikati, yani işin özünü ve esasını yansıtmıyor. Bana göre bu gençlerin ne İmamoğlu umurlarında, ne falanca, ne de filanca. Evet, İmamoğlu’na hukuk eliyle bir haksızlık yapıldığını düşünüyorlar, burası kesin, ama onların asıl motivasyonu bundan çok daha aşkın bir yerde duruyor.
Peki o halde nedir bu genç evlatlarımızı reaksiyon göstermeye iten süreçler? Evvelâ şunu söyleyelim, bu gençler bu ülkede var olduklarını, birey olduklarını duyurmak ve fark ettirmek istiyorlar, bu bir. İkincisi de, 2000’lerde doğan çocuklar, internet sayesinde yaşadıkları şehirde, ülkede ve dünyada neler olup bittiğini anında görüyorlar, duyuyorlar ve okuyorlar. Ve bu nedenle de, Türkiye’de siyasi iktidar eliyle yapılan haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler, mülâkat adı altında yapılan ötekileştirmeler, gelecek kaygısı, yaşanan yoksullaşma vs. belli ki onların vicdanlarında taşınması güç bir yüke dönüşmüş. Gençler aslında hem içlerinde biriken bu “zehri” atmak için sokaklara döküldüler, hem de gerek iktidara ve gerekse de bütün topluma, bu yolla dertlerini anlatmış oldular. Ne bir ideolojinin bayraktarlığını yaptılar, ne bir siyasi hareketin. Ve işin daha da güzel yanı, birbirine zıt siyasi semboller gösterilerde yan yana durabildiler ve herkes kendi taleplerini özgürce dile getirdi.
Her modern toplumda gençler enerjik olur, heyecanlı olur, dünyayı değiştirebileceğine ve bütün haksızlıkların üstesinden gelebileceğine inanır. Ve böyle de olmalıdır. İktidarlara düşen görev, gençliğin bu halet-i ruhiyesini (psikolojisini diyelim) bilmek ve onları anladığını hissettirmektir. Çünkü onlar bu ülkenin çocukları, başka bir yerden, başka bir gezegenden düşmediler buralara. Gençlerin bu hale gelmesinde, bu tepkileri göstermelerinde, başta iktidar olmak üzere, hepimizin, bütün toplum kesimlerinin payı vardır, kimse kendini kandırmasın.
Eminim ki gelecek zamanlarda kurulacak iktidarlar da şimdiki gibi davranırlarsa, o günün gençleri, iktidar hangi ideolojiyi temsil ederse etsin, aynı şekilde isyan edeceklerdir, bundan zerrece kuşku duymuyorum, hepsi bu kadar.
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





