- IMKB
% - Altın
6555.38
%0 - Dolar
50.1424
%0 - Euro
55.9074
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:03 - THOMAS REİS: "BUGÜN SAVAŞAN BİR TAKIM GÖRDÜM"
- 21:58 - JOAO PEREİRA: "MAĞLUBİYETE RAĞMEN TAKIMIMIN PERFORMANSINDAN MUTLUYUM"
- 21:42 - ALANYASPOR-TRABZONSPOR: 0-2
- 20:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (MAÇ SONUCU)
- 19:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (İLK YARI)
- 19:23 - TFF 2. LİG: ISPARTA 32 SPOR: 0 - ERBAASPOR: 1
- 18:18 - YÜREĞİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI DOĞAN: "ÇİFTÇİ KAYIT DIŞI KAYITLARINA BAKILARAK YERİNDE TESPİTLER YAPILMALI"
- 18:08 - DALGALARIN ARASINDA KALAN KADINI SAHİL GÜVENLİK EKİPLERİ KURTARDI
- 17:33 - BÜYÜKŞEHİR’DEN FİKRİYE NİNENİN İNEKLERİNE TIRNAK BAKIMI
- 17:16 - KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI SÜRÜYOR
- 17:08 - TARSUS’TA ÇATIDAN DÜŞEN 2 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
- 17:08 - NAİME İSMİNİ TAŞIYAN BABAANNE VE TORUNU AYNI GÜN VEFAT ETTİ
- 16:52 - SOLAK KÖYÜ, COP31 YOLUNDA ÖRNEK OLUYOR
- 16:33 - BAKAN KURUM’DAN COP31 ZİYARETÇİLERİNE ÇAĞRI: "SOLAK KÖYÜNÜ GÖRMEDEN GİTMEYİN"
- 16:18 - TARSUS’TA FESTİVAL COŞKUSU SON GÜNDE DE DEVAM ETTİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


GENÇ KUŞAKLARI ANLAMA REHBERİ
Diz kapağı tam mideme denk gelmişti, nefes alamıyordum. İki büklüm yere yığıldım. Başımda bekledi, yavaş yavaş nefesim düzeliyordu. Yavaşça doğrulmaya çalıştım. Yakamdan tuttu, gözlerini gözlerime dikti, eliyle diğer arkadaşlarımı göstererek; “ulan Burdurlu, bunların hepsi Tuncelili, anarşistte olurlar teröristte, sana ne oluyor!” diye bağırdı. Hiç karşılık vermedim, nihayetinde emniyetteydik, kahramanlık yapmaya gerek yoktu. Ve yaklaşık iki ay sürecek Eskişehir cezaevi sürecimiz böylece başlamış oldu.
“Suçumuz mu?” YÖK’e hayır demek için toplantı yapmak! Hani tam kırk senedir her siyasi partinin kaldırmayı vaat ettiği, ama her nedense hiç kimsenin buna gücünün yetmediği YÖK var ya, işte o! İlk tutuklandığım yıl, 1988. Çok gençtik, ben henüz on sekiz yaşımı bile doldurmamıştım, diğer arkadaşlarım da on dokuz, yirmi yaşlarında. Gençlik nedeniyle kalbimiz aklımızdan daha hızlı çalışıyordu, değil üniversitelerde, değil ülkemizde, dünyanın diğer coğrafyalarında bile yapılan bütün haksızlıklara, adaletsizliklere, katliamlara itiraz ediyor ve bu konularda kitlesel forumlar düzenliyorduk. Çünkü genç olmak böyle bir şeydi, çünkü başka türlüsü hayatın olağan akışına ters düşerdi.
Osmanlı Türkiye’sinde 1880’lerde doğan çocukların neredeyse tamamının dönemin iktidarına muhalif olmaları ne ile açıklanabilir? Yani bu iyi eğitim görmüş, zeki, çalışkan, dünyadaki ve ülkedeki siyasi gelişmeleri, ekonomik gelişmeleri gün be gün takip eden bu kuşağın hepsi birden delirmiş, hepsi birden satılmış, hepsi birden ihanet içine girmiş olabilir mi? Elbette hayır, daha neler! Peki neydi bu çocukları muhalif olmaya zorlayan, isyan etmeye iten süreç? Hemen cevaplayalım; a-) Sultan Abdülhamit iktidarının uzun seneler son derece baskıcı ve totaliter davranışlar sergilemesi, b-) Dünyada ortaya çıkan modern politik kavramlara, örneğin düşünce özgürlüğü, eşit yurttaşlık, parlamenter rejimler, meşrutiyet, cumhuriyet vs… gibi siyasi gelişmelere duyulan sempati, c-) Ülkelerinin emperyalist devletler tarafından parçalanmak istendiğine dair kuvvetli inanç ve bu anlamda duydukları gelecek kaygısı. Ve yukarıda saydığım üç husus, bu ülkede 1880’lerde doğup büyüyen bütün evlatlarımızın kaderini tayin etti. Kader, tarih ve coğrafya; bu ayrılmaz üçlü, ittifak kurdular ve bu gençler büyüdüklerinde acımasızca onlara saldırdılar! Pek çoğu cephelerde yaşamını yitirdi. Ama yine de her şeye rağmen sağ kalanlar bir cumhuriyet kurabildiler.
Şimdilerde bildiğiniz gibi 19 Mart’tan bu yana ülkemizin meydanları, sokakları ve bazı üniversiteleri yine hareketli. Yaşları 18 ilâ 13 arasında değişen gençler gösteriler, mitingler düzenliyorlar veya bu gösterilere iştirak ediyorlar. Kimi toplum kesimleri gençlerin bu davranışlarını “eşkıyalık”, “vandallık”, “zorbalık” olarak nitelendirip kafadan mahkûm ediyorlar. Hatta bazı yorumcular ve sosyal medya kullanıcıları, İmamoğlu meselesine atıfta bulunarak, “hırsızı savunmak için eşkıyalık yapıyorlar” bile diyebildiler. Hiç kuşku yok ki bu tür değerlendirmeler hakikati, yani işin özünü ve esasını yansıtmıyor. Bana göre bu gençlerin ne İmamoğlu umurlarında, ne falanca, ne de filanca. Evet, İmamoğlu’na hukuk eliyle bir haksızlık yapıldığını düşünüyorlar, burası kesin, ama onların asıl motivasyonu bundan çok daha aşkın bir yerde duruyor.
Peki o halde nedir bu genç evlatlarımızı reaksiyon göstermeye iten süreçler? Evvelâ şunu söyleyelim, bu gençler bu ülkede var olduklarını, birey olduklarını duyurmak ve fark ettirmek istiyorlar, bu bir. İkincisi de, 2000’lerde doğan çocuklar, internet sayesinde yaşadıkları şehirde, ülkede ve dünyada neler olup bittiğini anında görüyorlar, duyuyorlar ve okuyorlar. Ve bu nedenle de, Türkiye’de siyasi iktidar eliyle yapılan haksızlıklar, hukuksuzluklar, adaletsizlikler, mülâkat adı altında yapılan ötekileştirmeler, gelecek kaygısı, yaşanan yoksullaşma vs. belli ki onların vicdanlarında taşınması güç bir yüke dönüşmüş. Gençler aslında hem içlerinde biriken bu “zehri” atmak için sokaklara döküldüler, hem de gerek iktidara ve gerekse de bütün topluma, bu yolla dertlerini anlatmış oldular. Ne bir ideolojinin bayraktarlığını yaptılar, ne bir siyasi hareketin. Ve işin daha da güzel yanı, birbirine zıt siyasi semboller gösterilerde yan yana durabildiler ve herkes kendi taleplerini özgürce dile getirdi.
Her modern toplumda gençler enerjik olur, heyecanlı olur, dünyayı değiştirebileceğine ve bütün haksızlıkların üstesinden gelebileceğine inanır. Ve böyle de olmalıdır. İktidarlara düşen görev, gençliğin bu halet-i ruhiyesini (psikolojisini diyelim) bilmek ve onları anladığını hissettirmektir. Çünkü onlar bu ülkenin çocukları, başka bir yerden, başka bir gezegenden düşmediler buralara. Gençlerin bu hale gelmesinde, bu tepkileri göstermelerinde, başta iktidar olmak üzere, hepimizin, bütün toplum kesimlerinin payı vardır, kimse kendini kandırmasın.
Eminim ki gelecek zamanlarda kurulacak iktidarlar da şimdiki gibi davranırlarsa, o günün gençleri, iktidar hangi ideolojiyi temsil ederse etsin, aynı şekilde isyan edeceklerdir, bundan zerrece kuşku duymuyorum, hepsi bu kadar.
57 YILLIK BİR ÖMRE SIĞAN BİR CUMHURİYET…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR KADININ HAYATINDA İŞ, AİLE VE KENDİSİSİBEL ARSLAN
CUMHURİYETİ İNGİLİZLER Mİ KURDU?EŞREF URAL
UTANÇOYA ÖZGÜR
YAN YATMIŞ SEKİZİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
COP 31/2 TARIM VE TURİZM: AYNI GELECEĞİN İKİ TEMELİIŞIK YARGIN
BAŞARIYA KOŞANLAR: FEYZA DAĞALYA ŞAHİN
İNUİT MOĞOL TÜRK YURDU GRÖNLAND'DA BİR GÜNHÜSEYİN KARABULUT
SEZON BİTTİ, KİRAYI DA ASKIYA ALABİLİR MİYİZ?TUGAY TOYDEMİR
VEYSEL EFENDİ KAHVECİSİGAZANFER ERYÜKSEL
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 4YUNUS YAŞAR
YENİDEN ÇORUM’A GELDİMMERAL KILINÇ
STOKTA YOKSA SATMA! TÜKETİCİNİN PARASINI KASANDA TUTAMAZSIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
FİBONACCİ’DEN DOĞAL DENGEYEAHMET İLBARS
SUSMAK TARAFSIZLIK MI?DERYA DALMAZ
ANTALYASPOR KAYBETMEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİKKAT ÇAĞINDA DEĞERİNİ KAYBEDEN BİLGİMELTEM YUVARLAK
EKOLOJİK ADALET: ÇEVRE KRİZİNİN BEDELİNİ NEDEN EN AZ KİRLETENLER ÖDÜYORCEM ARÜV
EMLAK VE GAYRİMENKUL OFİSLERİ CAN ÇEKİŞİYORAHMET DİKİCİ
ÖLMEYE YATMAK ROMAN KAHRAMANI AYSEL, USTA ROMANCININ KENDİSİ MİYDİ?YALÇIN DUMAN
AZERBAYCAN-BAŞÖRTÜSÜ-OTORİTERLİK / BİR TUTUM OLARAK ÖZGÜRLÜKÇÜLÜKALİ İHSAN DİLMEN
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-12NİZAMETTİN ŞEN
ÖMÜR HANIM'IN SONBAHAR RİTÜELLERİBİHTER GÖRDÜ
BATI'DA MERAK, BİZDE MASLAHATTARIK ÇELENK
ANTALYA, AVUSTURYALILARIN SONBAHAR TERCİHİNDE İLK SIRADA
COP31'DE SIFIR ATIK SEFERBERLİĞİ
3. ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI FESTİVALİ BAŞLIYOR
SERALARI SEL VURMASINA RAĞMEN SEBZE FİYATLARI DÜŞTÜ
KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ'NDE SANAT DOLU BEŞİNCİ GÜN
ÖZDEMİR, KADIN MUHTARLARA ANITKABİR GEZİSİ SÖZÜNÜ TUTTU
19 İLÇENİN PEYNİRLERİ ENVANTER ALTINA ALINIYOR
KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





