Bugün 08 Kasım 2026 Pazar
  • Antalya11 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6555.4
    %0
  • Dolar
    50.1426
    %0
  • Euro
    55.9077
    %0

GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR

VEYSEL EFENDİ KAHVECİSİ

08 Kasım 2026 Pazar 01:08

Gönül ne kahve ister ne kahvehane, maksat sohbet kahve bahane… Türk kültüründe değişende değişmeyen bir ifadedir bu. 16. yüzyılda kahve ile tanışan Türk toplumunun sosyalleşmesinde en önemli kurumsal yapı, meyhaneden sonra, kahvehanelerdir. O dönemdeki adıyla söylersek eğer, kıraathane… Cebinde bir kahve parası olan herkesin gidebildiği mekânlardır kahvehaneler. Zengin, fakir, orta hâlli fark etmez. Zaman içinde ayrıca ihtisas kahvehaneleri de açılacaktır. Kuşçular kahvesi, Âşıklar kahvesi, İnce saz kahvesi gibi… 

Değişik mekânları seven bir arkadaşın önerisiyle gittik Veysel’in kahvesine… Nam-ı diğer Veysel Efendi Kahvecisi… Bir yer sadece konforu, mutfağıyla değil oradaki insan sıcaklığıyla iz bırakır sizde. Nasıl içinde şiir olmayan sanat eksik ise içinde insan sıcaklığı olmayan her yer eksiktir. 

Her gelene dokunan ise Veysel’in sıcaklığı, güler yüzü, tatlı dilidir. Dükkânın felsefesi ise Hizmet, Kalite, Güleryüz, Paylaşım ve Sanat’tır. 

Veysel’in yolunun Antalya ile kesişmesi…

Yıl 1995… Veysel Çalışır Ankara’dan Antalya Akdeniz Üniversitesi Turizm ve İşletme Fakültesine öğrenci olarak gelir. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü kazansa da tercihini Antalya ve turizmden yana kullanmıştır. Sanata hem sevgisi hem de ilgisi vardır. Karakalem resimler çizmesi onu Hacettepe Üniversitesi’ne yöneltse de o yaşam yolculuğunda tercihini turizmden yana yapmıştır. Hep derim ya, hayat tercihlere gidilen bir yoldur diye.

Fakülteyi bitirdikten sonra bir havayolu şirketinde host, erkek kabin görevlisi olarak çalışır. Güler yüzü, tatlı diliyle başarılı ve sevilen bir çalışandır. Tam on üç (13) yıl… Şirkette tek erkek kabin görevlisi olarak kalınca hangi mantıkla oldu ise görevine son verilir. Hem de tazminatını vermeden. Mahkemeye de gitse sonuç olumsuzdur. Zaman içinde o şirket iflas edecektir. Hani ne derler Allah bilir işini, muhallebi yerken kırar dişini… 

Sekiz ay sürecek bir işsizlik dönemi başlar. Bu arada evli olduğunu da söylemeliyiz. 
Yollar yeniden Antalya’ya çıkar. Bu ikinci kesişmedir. Bir kafe açmak için gelir. Yer arama sürerken on bir yıldır işlettiği dükkânla yolu kesişir. İlk kez bir işletmeyi yönetecektir. Ama cebinde kabin görevlisi olarak çalıştığı 13 yılda biriktirdiği güler yüz ve tatlı dil kesintisiz sermayesidir. Ailesinin yardımları ve satılan bir daire ile Veysel Efendi Kahvecisi açılır. Kasım 2015… 

Ankara’da iken gittiği bir mekân vardır zihninde… Kitaplar da olan, gelenlerin kitap okuyup sohbet ettiği, sanatçıların uğrak yeri bir buluşma noktası. Ben Veysel Efendi Kahvecisi’ne geldiğimde kitap ve dergilerin de olduğunu görmüştüm. Bugün istediği eğer olmadıysa şehrin sosyokültürel yaşamındaki eklektik yapıdır sebebi. 

Bir aile işletmesi…
Günümüzde örneklerini görmekte zorlandığımız bir işletmesidir Veysel Efendi Kahvecisi Önce annesiyle tanıştık. Evde yaptığı böreklerle, yaprak sarmalar ve gözlemelerle damak tadımızı şenlendirdi bizim. Bu mekânın koruyucu meleğiydi o.   

2021 yılında Veysel Efendi Kahvecisi’nin karşısındaki dükkânda bir tabela gördük. Veysel Efendi Ev Yemekleri… 

Bu ek dükkân açıldığında kız kardeşi ve eşi de Ankara’dan Antalya’ya taşınmış aile işletmesi genişlemiştir. Kardeşinin eşi Ümit, Ankara Güven Hastanesi’nde sağlıkçı olarak çalıştığı işini bırakmış Antalya’ya taşınmışlardı. Veysel Efendi Kahvecisi’nin tatlı-tuzlu kurabiyeleri ve keklerini kız kardeşi evde yaparak işletmeye katkıda bulunuyordu. 

Veysel Efendi Ev Yemekleri’nin işletme tarzı da temiz, leziz ve hesaplı bir yer olmasıydı. Kısa zamanda geniş bir müşteri yelpazesi oluştu. Dört yıl başarı ile süren Ev Yemekleri işletmesi, getirdiği aşırı yorgunluk nedeniyle devredilir. 

Aile artık tam kadro Kahveci Veysel’de gelenleri ağırlamakla meşguldür. 

Mekânın ilkelerinden birinin “paylaşım” olduğunu belirtmiştim. Dükkânın asma katındaki kitaplar okuma tutkunlarına çeşitli seçenekler sunuyor. Evde yer kalmadı diyenlerin yaptıkları bağışlarla bu paylaşım kitaplığı her gün biraz daha genişliyor. Kitabı okuyup geri getirmek de mümkün, kitabı sahiplenmek de. 
Veysel’in bir hayali daha var. Çocuk oyuncaklarından bir sepet yapmak; ihtiyacı olanın çocuğuna, torununa alıp götüreceği… “İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar”  der ya Yahya Kemal… Umarım biz de bu yazı ile vesile oluruz bu güzel hayalin gerçekleşmesine. 

Ben fakirin en sık gittiği yerdir dersem, abartı olmaz. Üniversite yaşamım hep kahvehanelerde geçtiği için olsa gerek Kahveci Veysel’de evimdeymişim gibi rahat ediyorum. Bu rahatlığın sebebi orada rahatlıkla okuyup yazı notlarımı alabiliyorum. Dükkânın kendi uğultusu benim konsantremi etkilemiyor. İhtimal üniversite yıllarından kalan bir alışkanlık bu. Bu rahatlıkta Veysel’in güzler yüzü ve tatlı dilinin önem ve değerinin de hakkını vermek gerekir şüphesiz. 

Meraklısı için ek: Kahveci Veysel nerede mi dediniz? Efemdim, Dönerciler Çarşısında Ziraat Bankası’nın karşısında Halkbank vardı, şimdi kapandı; onun yanındaki arada. Araya girince kalabalığından tanırsınız zaten, bir de insan sıcaklığından Kahveci Veysel’i…

whatsapp-image-2026-11-07-at-21-00-34-1.jpeg

Bu yazı toplam 74 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim