Bugün 19 Temmuz 2026 Pazar
  • Antalya23 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6092.24
    %0
  • Dolar
    47.135
    %0
  • Euro
    53.935
    %0

OYA BOYSAN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
OYA BOYSAN / KONUK YAZAR

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

18 Temmuz 2026 Cumartesi 23:17

Hayatın Hızına Kapılıp Gördüklerimizi Kaybediyoruz
Hayat, çoğumuz için saatte 200 kilometre hızla giden bir tren yolculuğuna dönüştü. Her gün aynı telaş... İşe yetişme telaşı, geçim derdi, aile sorumlulukları, toplantılar, çalan telefonlar, yetiştirilmeye çalışılan işler...
Bu hızın içinde yaşıyoruz ama gerçekten yaşıyor muyuz?

Bir düşünün…200 kilometre hızla ilerleyen bir trenin camından dışarı baktığınızda, ağaçları tek tek seçebilir misiniz? Bir çiçeğin rengini, bir kelebeğin kanat çırpışını, rüzgarın sesini,bir kuşun dala konmasını görebilir misiniz? Elbette hayır. Her şey bulanıklaşır, birbirine karışır,her şey bir anlık görüntüye dönüşür.

Bugün bir çoğumuzun hayatı da tam olarak böyle. O kadar hızlı yaşıyoruz ki çevremizi fark etmeyi unuttuk. Bir ağacın gölgesini, toprağın kokusunu, yağmurdan sonraki temiz havayı, sabah öten kuşları,güneşin doğuşunda ve batışındaki o muhteşem güzelliği göremez olduk. Doğadan uzaklaştıkça aslında kendimizden de uzaklaşıyoruz.

Oysa doğa bize hiçbir zaman acele etmeyi öğretmedi. Ağaçlar mevsimini bekler, çiçekler zamanı gelince açar, kuşlar vakti geldiğinde göç eder. Doğanın kendi ritmi vardır. İnsan ise bu ritmi bozdukça hem çevreyi hem de ruhunu yormaya başladı.

Çevre duyarlılığı yalnızca bir fidan dikmekten ya da çöpleri ayrıştırmaktan ibaret değildir. Önce bakmayı ve doğayı dinlemeyi öğrenmektir. Fark etmektir. Bir ağacın sadece odun olmadığını, bir çiçeğin sadece süs olmadığını, doğanın insanın nefesi olduğunu ve o olmadan yaşamın olmayacağını anlayabilmektir.

Belki de artık biraz yavaşlamanın zamanı geldi. Hayat trenini durduramayabiliriz ama en azından başımızı kaldırıp pencerenin dışına bakabiliriz. Çünkü gelecek nesillere bırakacağımız en büyük miras, sadece daha güçlü bir ekonomi değil; nefes alınabilen bir çevre, yeşil kalabilmiş bir doğa ve farkındalığını kaybetmemiş bir toplum olacaktır.

Hepimiz sıkça zaman ne çabuk geçiyor deriz.Hayat hızla akıp gidiyor. 
Gelin kendimize soralım mı?Bu yolculukta gerçekten etrafımıza bakabiliyor muyuz, yoksa sadece varacağımız istasyonu mu düşünüyoruz?
Hoşça kalın, dostça kalın.

Bu yazı toplam 147 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim