Bugün 10 Ağustos 2026 Pazartesi
  • Antalya30 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6729.68
    %1.05
  • Dolar
    47.7082
    %-0.05
  • Euro
    55.1119
    %-0.23

GÖZDE DOLAYMAN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
GÖZDE DOLAYMAN / KONUK YAZAR

KİRLİ ELLERİNİZİ ÇOCUKLARDAN ÇEKİN!

10 Ağustos 2026 Pazartesi 21:24

 

Antalya günlerdir çok ağır iddialarla çalkalanıyor.

 Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Gençlik Merkezi'ne ilişkin soruşturma kapsamında bir görevlinin 'fuhuşa aracılık' suçlamasıyla tutuklanmasının ardından soruşturmanın farklı boyutlara ulaştığı kamuoyuna yansıdı. Ardından ANET Sarısu Kadınlar Plajı sorumlusunun da aralarında bulunduğu kişilerin fuhşa aracılık ettikleri iddiasıyla tutuklandığı haberleri gündeme geldi.

Bunlar artık görmezden gelinecek iddialar değil. Hele konu çocuklarsa hiç değil!

Basına yansıyan soruşturma iddiaları arasında belediyenin gençlik faaliyetlerine ve kamplarına katılan bazı 18 yaş altındaki çocukların uyuşturucuya yönlendirildiği ve sonrasında fuhuşa sürüklendiği yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamına alındığı belirtiliyor. Bu iddiaların doğruluğunu ortaya çıkaracak olan elbette yargı.

Fakat iddialar çok ağır, Antalya'yı ayağa kaldıracak kadar ağır.

Bir gazeteci olmanın yanı sıra bir kız çocuğu annesi olarak da soruyorum: Çocuklarımızı kimlere emanet ediyoruz?

Gençlik merkezlerine, kamplara, sosyal faaliyetlere gönderdiğimiz çocuklarımızın güvenliğinden kimler sorumlu?

Güvenerek emanet ettiğimiz kurumlarda herhangi bir çocuğun uyuşturucuyla tanıştırılması, istismara açık hale getirilmesi ya da fuhuş ağına sürüklenmesi ihtimali varsa bunun hesabını kim verecek?

Bu soruların cevabı siyaset üstü...

Burada mesele bir belediye, bir siyasi parti ya da bir makam meselesi değil.

Asıl mesele çocuklarımız...

Hangi siyasi görüşten olursa olsun hiçbir kurumun içerisinde çocukların uyuşturucuya, istismara veya fuhşa sürüklenmesi katiyen kabul edilemez.

'Kadın dernekleri nerede, neden tepki göstermiyorlar?' diye soruluyor.

 Aynı zamanda Lider İş Kadınları Derneği (İŞKADER) Alanya Temsilcisi olarak bu satırları kaleme alıyorum. Kadın örgütlerine, kadın derneklerine, kadın hakları savunucularına ve çocuk hakları alanında çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarına çok açık bir çağrıda bulunuyorum:

Çocukların söz konusu olduğu bir tabloda çok daha güçlü bir şekilde sesimizi yükseltmeliyiz.

Çocukların bedenine, geleceğine ve hayatına yönelik her türlü tehdide karşı çıkmak da pek tabii görevimiz.

Bir çocuğun uyuşturucuyla tanıştırılması ihtimali bile başlı başına bir kriz.

Bir çocuğun fuhuşa sürüklenmesi iddiası ise toplumun tamamını ilgilendiren bir insanlık meselesi.

Bu nedenle kadın derneklerinin bu konuda da ortak bir ses vermesini bekliyorum.

Çocuklarımız söz konusu olduğunda tarafımız çocuklardan yana olmalı.

Yerel yönetimler yalnızca yol, park veya sosyal tesis yapmakla sorumlu değil.

Gençlere yönelik hizmet veren her kurumda güvenli bir ortam oluşturmak da kamusal sorumluluk.

Bir belediyenin gençlik merkezine ailesinin güveniyle giren bir çocuğun oradan güvenli şekilde çıkması gerekir.

Anne-baba çocuğunu bir gençlik kampına gönderdiğinde aklında 'Çocuğumun başına bir şey gelir mi?' sorusu olmamalı.

Eğer bugün Antalya'da ailelerin kafasında böyle bir soru oluşuyorsa, bunun cevabı açık ve şeffaf biçimde verilmeli.

Kurumlar susarak güven tesis edemez.

Kamuoyunun cevabını bilmek istediği sorular var:

Çocuklara ilişkin iddialar gerçekten araştırılıyor mu?

Gençlik merkezlerinde denetim mekanizması nasıl çalışıyor?

Kamera kayıtları, dijital materyaller ve kurum içi denetimler inceleniyor mu?

Ailelerden gelen herhangi bir şikayet olmuş mu?

Olduysa bu şikayetler nasıl değerlendirilmiş?

Ve en önemlisi... Çocukların güvenliği için bundan sonra hangi önlemler alınacak?

Bundan böyle her önüne gelen çıkar ilişkisi güttüğü kişiyi önemli kurumların başına getirebilecek mi?

Bu soruların cevapları verilmeli.

'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' diyemeyiz!

Bugün mesele Antalya Büyükşehir Belediyesi olabilir.

Yarın başka bir kurum olabilir.

Bir başka siyasi parti olabilir.

Bir başka gençlik merkezi olabilir.

Hiçbir çıkar ilişkisi çocuklarımızın hayatından mühim değil.

Bu nedenle kimden gelirse gelsin, hangi kurumda ortaya çıkarsa çıksın, hangi siyasi görüşün gölgesinde kalırsa kalsın çocuklara yönelik uyuşturucu, istismar ve fuhuş iddialarının sonuna kadar araştırılmasını istiyorum.

Üzeri örtülmesin!

Kurumlar birbirini korumasın.

Siyasi hesaplarla çocukların güvenliği pazarlık konusu yapılmasın.

Varsa suç işleyenler kim olursa olsun hukuk önünde hesap versin.

Yoksa da masumiyet karinesine zarar vermeden gerçek bütün yönleriyle ortaya çıkarılsın.

Masumun hakkı savunulsun, adalet yerini bulsun!

Çocuğumu herhangi bir kuruma teslim ederken onun güvenliğinden emin olmak isterim.

Benim gibi binlerce anne-baba da aynı şeyi istiyor.

Çocuklarımızın siyasi tartışmaların malzemesi olmasını istemiyoruz.

Çocuklarımızın fuhuş gibi karanlık ilişkilerin içine çekilmesini istemiyoruz.

Uyuşturucunun normalleştirilmesini istemiyoruz.

Ve çocukların korunması gereken kurumlarda dahi böyle iddiaların ortaya çıkmasını asla tasvip etmiyoruz.

Bu nedenle tüm sivil toplum kuruluşlarını, siyasi partileri, belediyeleri ve kamu kurumlarını göreve çağırıyorum.

İŞKADER olarak çocuklarımızın yanındayız.

Gerçeğin ortaya çıkması için,

Soruşturmanın şeffaf yürütülmesini için,

Sesimizi daha da yükselteceğiz! Bu yaşananlara sessiz kalmayacağız.

'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' derseniz o yılan döner dolaşır bir gün sizin canınızı yakar.

Bir gazeteci olarak da bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğim.

Çünkü çocuklar mevzubahis ise susan DİLSİZ ŞEYTAN'dır!

Esen kalın..

Bu yazı toplam 195 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim