- IMKB
% - Altın
6495.18
%2.16 - Dolar
44.3489
%0 - Euro
51.3612
%-0.34
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 15:13 - KAHRAMANMARAŞ’TA 2,1 MİLYONLUK VURGUN YAPAN SAHTE POLİSLER YAKALANDI
- 15:08 - LİBYA KAYNAKLI TOZ TAŞINIMI OSMANİYE’DE ETKİLİ OLDU
- 14:58 - KAHRAMANMARAŞ’TA TOZ TAŞINIMI ETKİLİ OLDU
- 14:43 - ALACABEL’DE NİSAN AYINDA KAR SÜRPRİZİ, SÜRÜCÜLER ZOR ANLAR YAŞADI
- 14:28 - ANTGİAD BAŞKANI ERCAN YAVAŞ: "BARIŞ VARSA TURİZM VARDIR"
- 14:13 - MERSİN’DE ’SANAYİDE DÖNÜŞÜM BULUŞMALARI’ DÜZENLENDİ
- 13:58 - YÜREĞİR BELEDİYE BAŞKANI ALİ DEMİRÇALI’YA 5 YIL HAPİS
- 13:38 - HASSALI YAZARIN SÖYLEŞİSİ HEMŞERİLERİNDEN YOĞUN İLGİ GÖRDÜ
- 13:28 - YAŞLI ADAM YALNIZ YAŞADIĞI EVDE BIÇAKLANARAK ÖLDÜRÜLDÜ
- 12:43 - CAN PAZARININ YAŞANDIĞI SAHİLDE BOĞULAN GENÇ YÜZÜNDEKİ EGZAMA İÇİN DENİZE GİRMİŞ
- 12:38 - ANTALYAKART LONDRA’DAN BİRİNCİLİKLE DÖNDÜ: "MOBİL ENGELLİ BİLDİRİMİ" ÖDÜL KAZANDIRDI
- 12:38 - CİNAYET DAVASINDA OTOPSİ RAPORU DETAYI
- 12:33 - ANTALYA SEMALARI KAHVERENGİYE BÜRÜNDÜ SAHRA ÇÖLÜ ÜZERİNDEN GELEN TOZ TAŞINIMI ÇAMUR OLUP YAĞDI
- 12:33 - KEPEZ’DE AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ MEZUNU GENÇ SANATÇILARIN OBJEKTİFİNDEN HAYAT SERGİSİ
- 12:33 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR ZABITASINDAN DRONLA DENETİM
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


ÖYKÜCÜKLER
I
BİR AKŞAM ÇAYI
Demlenene kadar çay çiçekleri sulayıp, balkonu yıkadı.
Kuş misal şehre süzülen akşama karşı çay keyfi
Gurubun rengiydi bardaktaki çayın demi…
II
Kavun ve rakının böylesi…
Kıyı kasabasında tatildeydi. Sabah uyurken herkes, sahilde yürüyüşe çıktı. Denizi gören evlerden birinin önünde bir adam Kırkağaç kavunu ile meşguldü. Durakladı… Kavunun tepesini kesmiş içindeki çekirdekleri boşaltıyordu adam.
“Günaydın…” dedi, “Akşama daha çok var…”
Adam gülümsedi… “Şimdi sırada kavuna bir 35’lik rakı dökme var. Kavunu buzdolabına koyacağım. Akşamın rakı mezesi bu… Yanına da bir 35’lik açtım mı keyifler ayna...”
Martılar çığlık çığlığa dalıp çıkıyorlardı denize gagalarında istavritlerle…
III
Prova beklemez
Prova arasında kulise çıktığımda tanıştık. Eski aktörlerinden biriymiş tiyatronun… Hiç izlememiştim onu sahnede. Tevellüdüme sığınabilirdim bu durum için, ama adını hiç işitmemiş olmanın ayıbı zıpkın yarası gibi çöktü içime. Bunca şey ince bir sızıyla çökerken kuytulara, “Eskiden”, dedi “Perde açılırken salonun uğultusu kesilir, mis gibi sabun kokusu gelirdi sahneye…
“Ya şimdi?” diye baktım yüzüne…
“Şimdi, salondan kesif bir ter kokusu geliyor sahneye. Eskiden en temiz giysileriyle gelirdi insanlar tiyatroya… Ya şimdi? Gündelik giysiler ve ter kokusu…”
Sınavda sorunun yanıtını bilemeyen çocuk gibi bakıyordum yüzüne…
“Eskiden öyle seyirciler vardı ki piyesi okuyup gelirlerdi tiyatroya. Bize de ‘Şu sözü neden değiştirdiniz? Ya da bu lafı neden demediniz?’ diye sorarlardı.”
Oyunun asistanı seslendi. “Haydi, prova başlıyor…”
Ben izin istemeden “Prova beklemez” dedi, “Haydi, provaya…”
III
HAVA PATLAYACAK
Taş kaydırıyordum denizde, içimdeki çocukla güle oynaya… Ağları onarıyordu iki balıkçı az ötede… Hışırtısından bildik çakılların, birilerinin geldiğini… İki genç… Kayık tutup gezeceklermiş.
Yaşlıca olanı ağ onaran balıkçıların, “Hava patlayacak” dedi, “Pek açılmayın…”
Denize perdah çekiyordu varla yok arası bir esinti. Şeylerin sustuğu andı.
Gençlerin biri, “Hava çok güzel” dedi, “Deniz de çarşaf gibi…”
“Hava patlayacak” dedi balıkçı, “Siz yine de pek açılmayın…” Çöle yağmuru anlatıyordu sanki.
Denizde kürek sesleri kayığın, iki genç uzaklaştılar kıyıdan… Apaçık mavisi göğün griye bulanmaya başlamıştı az sonra, giderek artan bir hızla…
“Haydi, iyi akşamlar”, dedim balıkçılara, “Size kolay gelsin. Yağmura yakalanmadan bulayım evin yolunu…”
Eve girmek üzereydim ki hava patladı. Hora tepiyordu yağmurla rüzgâr… Vay önüne çıkana!
Ertesi gün akşamüstü, sahile indiğimde iki balıkçı ağları kayığa yüklüyorlardı. Seslendim, “Kolay gelsin… Rastgele… Nasıl döndü dün kayık tutan gençler?”
Yaşlıca olanı iki balıkçının, “Zor döndüler” dedi, “Zor… İki saatte anca vardılar kıyıya. Elleri su toplamıştır kesin, küreklere asılmaktan…”
IV
Kral olan garson
Nafiz amca emekli berberdi. Beyoğlu’ndaymış dükkânı. Bizim tüpçü Ziya’nın babası… Uğradıkça laflar, çay içerdik. Bir gün, “O semt, Beyoğlu, bir başka dünya…” dedim, “Sende ne hatıralar vardır, kim bilir?”
“O gazinocuyu bilirsin elbet, şu en büyüklerinden…”
“Kral olan mı?” dedim, “Kim bilmez ki onu…”
“O işte” dedi, “Gençliğinde garsondu. Bir madam vardı gazete bayii… Kaçak döviz işi yaparmış meğer… Atina-İstanbul arasında…”
“Ne ilgisi var garsonla o madamın?” diye sorum merakla.
“Paraların takas edileceği bir gece” dedi, “Öldürmüşler madamı! Ne paralar bulundu, ne de öldüren. İşte o aralar garson karıştı gitti kayıplara… Aylar sonra kayıp garson bir yer açtı. Yürüdü gitti, kral oldu sonunda… Gel zaman, git zaman, unutuldu her şey…”
Nafiz amcada, çok hikâye olmalıydı böyle, yakası açılmadık. “Amca” dedim, “Buluşsak arada seninle, böyle hikâyeleri sen anlatsan, ben de not alsam…”
Derin bir suskunluk oldu cevabı. Ne zaman dükkâna gitsem yüzü bulutlanır, bir bahane uydurup gider olmuştu.
V
Bu rakıdan biz bir şey anlamadık!
Galatasaray’ın seyrine doyum olmadığı günler… Biri Fenerbahçeli, diğeri de Beşiktaşlı iki arkadaş Galatasaray maçlarının müdavimi olmuştu.
Şifreli yayın olan bir meyhanede ikişer kadeh rakı içerken maç keyfiydi yaptıkları. Meyhanenin ortağı Mehmet ise koyu Galatasaraylı…
Yine Galatasaray maçı olan bir akşam iki ahbap çavuş için masaları ayrılmıştı. Mehmet alışılmış güler yüzüyle sordu, “Her zamanki gibi mi?”
Çabucak bir ufak rakı, beyaz peynir ve salata servisini yaptı ve “Sıcakları sonra alırım…” diyerek uzaklaşmadan önce, “Bir şey soracağım ama kusuruma bakmayın. Biriniz Fenerbahçeli, diğeriniz Beşiktaşlı… Ama bizim Cimbom’un maçlarını hiç kaçırmıyorsunuz. Neden?”
İki ahbabın yüzünde bir gülümseme… Biri, “Ben fanatik değilim…” dedi. Diğeri, “Bu bir maç, bir oyun… Temaşa keyfi için geliyoruz. Bizim takımlar da bu ara hiç keyif vermiyor.”
Ve maç başladı. Kadehler tokuşturuldu.
Maç oynandıkça ateşli taraftarların bağırışları yükseldikçe yükseldi. Sanki stadyumda imişler de onların seslerini duyan varmış gibi haykırıyorlardı. Hele biri vardı ki üstüne başını ha yırttı ha yırtacak… Yüzü kıpkırmızı, damarları şişmiş, sanki patlayacak.
Ahbap çavuşların ikisi de muzip tiplerdi. Mehmet’i çağırıp sordular, “Şu coşan arkadaşlara ne verdinse bize de ondan getir. Bu rakıda biz bir şey anlamadık…”
VI
TİRİT
Bayat ekmek torbası vardı babaannemin. Oktay Akbal, “Önce Ekmekler Bozuldu” dememişti daha…
Kemik suyuna tirit yapardı babaannem bayat ekmeklerden. Ama ille de Pazar günleri… Hafta sonu diye geciken kahvaltıdan sonra akşamüstüne doğru başlardı tirit lezzeti. Üstüne sarımsaklı yoğurt, kızdırılmış yağ ve kırmızı pul biber…
Unuttum sanmayın sakın, masaya bir küçük kâseyle getirilen karanfilleri… Örtmek için kokusunu sarımsağın…
VII
Aşkın kanat sesleri
“Bu akşamki senfoni konserinden beni affet…” dedi telefonda…
Şehir dışında olmadığı sürece senfoninin hiçbir konserini kaçırmazdı hâlbuki… Bunca alıştığı, adeta tiryakisi olduğu şeyden onu vazgeçiren bir şey olmalıydı. Fevkalâde önemli ve değerli bir şey… Sesinde kanat çırpan heyecan çok şey anlatıyordu aslında.
“Âşık mısın?” diye sormadım bile…
VAPORETTODAN SIZAN ARKAİK SESLER: BİR BİENAL BOZGUNUGÖZDE SARI
ÇÖL VİZYONU VE AKDENİZ GERÇEĞİCEM ARÜV
KART KULLANIMIAV İBRAHİM GÜLLÜ
YAZACAĞIZ DA NE OLACAK?VEDAT GÜRHAN
5 YILDIZ TURİST DEĞİL, DENEYİM ARİSTOKRATI GELİYOR!NİZAMETTİN ŞEN
SIRADANLIĞIN ERDEMİAHMET İLBARS
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BAYRAMLARŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
CHP DURUM TESPİTİ YAPIYOR MU?TARIK ÇELENK
MİLLİ MAÇI KAZANALIM; VİLLALARI ALTYAPIYA VERELİMKAHRAMAN KÖKTÜRK
YOL KABUL ETMEKTEN GEÇİYORBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
HEPSİ ALTI SANİYEGAZANFER ERYÜKSEL
BİRİNCİ YENİ: KARŞI DEVRİM DEĞİL, ŞİİRİN İNSANA VE HAYATA DÖNÜŞÜDÜRMUHARREM YELLİCE
CHP’NİN ZOR SINAVIALİ İHSAN DİLMEN
ANTALYA'NIN 'ZİRVE' BEREKETİ: COP31 YOLUNDA HUMMALI HAZIRLIKDİLEK DEMİRKAN
HUZUREVİNDE BAYRAM...OYA BOYSAN
KAYBOLAN KÖYLERNURİ SEZEN
SAVAŞ VE GETİRDİĞİ: TRUMP STAGFLASYONUPROF DR MUSTAFA YILDIRAN
VURAL SAVAŞ İLE BİR ÇAY SOHBETİYUNUS YAŞAR
OK GERİLDİ, HEDEF 2031: ANTALYA'NIN DİJİTAL VE YEŞİL ROTASIIŞIK YARGIN
KADIN OLMAK….MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURUAV CÜNEYT KARASU
NEPOTİZM VE ÖRGÜTSEL ETKİLERİPROF DR RAMAZAN DEMİR
DİL POLİTİKALARI (KARAHANLI DÖNEMİ)DOÇ DR BEKİR DİREKCİ
GÖKYÜZÜNDEN DÜŞEN SORU İŞARETLERİSÜLEYMAN EKİN
ATB MART AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
YEŞİLAY'DAN UYARI: "SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIK OLUŞTURUYOR"
KALP AMELİYATI SONRASI: "KOŞSAM KOŞACAĞIM"
SEZEN AKSU ŞARKILARI KONSERİ BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI
KAYALIKTAN DÜŞEN KADINI SIRTLARINDA TAŞIDILAR
KAÇAK BAKILAN 33 'UÇAN SİNCAP' REHABİLİTASYONA ALINDI
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLKOKULUN KAPILARINI BOYADI
PARKTAKİ GÜRÜLTÜYE POLİS DENETİMİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





