Bugün 28 Mart 2026 Cumartesi
  • Antalya12 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6495.18
    %2.16
  • Dolar
    44.3489
    %0
  • Euro
    51.3612
    %-0.34

NURİ SEZEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
NURİ SEZEN / KONUK YAZAR

KAYBOLAN KÖYLER

28 Mart 2026 Cumartesi 20:20

 

Köyümü köylülüğümü unutmadım ya!  Sılayı rahim dedim bayramı seyranı fırsat bilip bir nefes almaya köyüme gittim. Gittim ama; bir kavuşma sevinci değil, yine kaybolmuşlukların hicranı sardı beni. Canlanan hatıralar, geçip giden onca güzellik üzüntülermi tazeledi. Ömürleri tükenenler perde arkasında. Bu bilinir. Ya ömür sürenler; uzaklarda. Özleyerek yaşayanlar ya da yabancılaşanlar nerelerde? Yoğun duygular, yoğun düşüncelere salıyor insanı.

Yok olan köyler, kentlileşen köylüler. Nüfusumuzun büyük çoğunluğu köylerde yaşarken köylü düşünülür, köy hatırlanırdı hatta köylünün partisi bile vardı. “Kalkınma Köyden başlayacak” denir, Tarım Kentlerinden, Köy Kentlerinden bahsedilirdi. Tarım Kentleri olmadı ama, köylü kentli oldu! Şimdi herkes kentli. Yol yok, elektrik yok, TV yokken köyde yaşanıyordu. Medeni imkanlar köye doğru yol alırken köylü de kente doğru yol aldı. Köy özlemi ile kentte yaşayanların yanı sıra, kent özlemiyle köyde yaşayanlar da var! Psikolojik, ekonomik zaruretlerin bireyselliğini bir kenara bırakıp sosyolojik boyutta konuyu ele alıp olayı görmek lazım.

Köy kültürü geleneklerin yaşadığı, yaratıldığı yerler. Türk Kültürünün kaynakları da sayılabilir. Orada herkes birbirini tanır, çokları akraba, komşu. Birbirinin külüne muhtaç, dayanışma içindeler. Cenazelerinde ağlaşır, düğünlerinde oynaşır insanlar. Ayıbı günahı sevabı belli, yanılmazsın, yanıltamazsın. Türk folklorik kültür değerlerinin zenginliği, geçmişi belli, geleceğe uzanan değerler sistemi orada. Selam vermemek küfür sayılır. Ya kentte? Hayra yorulmaz! Aynı apartmanda oturan insanların çoğu birbirini tanımaz bile. Sokaklar kalaba ama, yabancı. Yalnızlığı iyi tanırsın buralarda. Arayanın soranın yoksa üç gün sonra duyarlar ölünü, kokusundan. Gerçi vardır kentin de güzel yönleri: Her fert manzaranın parçası gibi.

Sosyologlar kenti; insanı araştırmaya soktuğundan, yaratıcılığa zorladığından bahseder. Yaşama düzenini kuramamışsan kentte hayat zordur zor. Acımasız bir toplum düzeni çıkar karşına.

Şehire kent, antik dönemlerde site deniyorsa da, siteler bir devlet. Hititlerde de antik Yunanda da bunu görürüz. Siteler birer devlet. Site devletlerinin diğer site devletleri ile savaştıklarını biliyoruz. Niye anlaşamıyorlar? Bilinmeli. Büyük devletleri milletler yaratırken imparatorlukları ise büyük askerler kurmuş hep. Kentler arası farklılıklar, paylaşımdan uzak benlikler, siyasi istismarlar, gizli emperyal oyunlar köylerin bu kadar boşalmış lığına işaret midir? Bizi site devletçiliğine doğru mu sürüklüyorlar? Kozmopolit, ulusal kültürden uzak, acımasız hayat şartları geleneksel kültürü yok ederken. Kentin kör, sağır, vicdansız reflekslerine mi terk ediliyoruz.

Üretimden düşmüş tüketime alıştırılmış bir toplum sağlıklı bir toplum mudur? Bu yola kendi ayağımızla mı giriyoruz, yoksa bir sürükleyen mi var?

Su yolunda akmıyor.

Bu yazı toplam 192 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim