- IMKB
% - Altın
6477.37
%-0.23 - Dolar
47.586
%0.02 - Euro
54.9357
%-0.15
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:38 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SORUŞTURMASINDA 2 ŞÜPHELİ SERBEST BIRAKILDI
- 18:48 - ALANYA’DA MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİNE KARŞI MÜCADELENİN STARTI VERİLDİ
- 18:38 - MERSİN ERDEMLİ ‘DE 3,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
- 16:58 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN YAYLALARA KÜTÜPHANE DESTEĞİ
- 16:47 - DANIŞTAY'DAN KIRCAMİ KARARI
- 16:38 - MERSİN’DE PATLAYAN DOMATES KONSERVESİ 9 AYLIK BEBEĞİ YAKTI
- 16:38 - TÜRKİYE MUHTARLAR KONFEDERASYONU’NDAN BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN’E ‘YILIN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI’ ÖDÜLÜ
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGIN VE KURTARMA TATBİKATI
- 16:22 - KIYILARDA MİKROPLASTİK ALARMI
- 16:07 - RÜŞVET SORUŞTURMASINDA 2 YENİ GÖZALTI
- 15:48 - BURDUR’DA GÖL VE GÖLETLER YAVRU SAZANLARLA BULUŞTU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


YILDIZLARA BAKARKEN DÜŞENLER: DOKTOR HİKMET KIVILCIMLI
Epey bir zamandır Türkiye Sosyalist Hareketinin bu “organik” mücahidi hakkında bir yazı kaleme almak istiyor ve fakat bir türlü başlayamıyordum. Amma ve lakin, İslami çevrenin ünlü simalarından Mustafa İslamoğlu’nun Dr. Hikmet Kıvılcımlı hakkında kelam ettiği bir video karşıma çıkınca, artık bu yazıyı erteleme hakkım olmadığını fark ettim.
Peki ne diyor M. İslamoğlu o konuşmasında, buradan başlayalım; “Hikmet Kıvılcımlı, ‘doktor’ namıyla ünlü sosyalist bir mümin! Allah, Kitap, Peygamber kitabını bulun ve okuyun! Bir sosyalist Allah derse nasıl der? Ama düşünen, ama tefekkür eden, ama kafayı çalıştıran yiğit bir adam derse? Düşünün, kanser oldu, Avrupa’ya tedavi için gitmek istedi izin vermediler, Balkanların asil bir çocuğuydu Hikmet Kıvılcımlı, O’na selam olsun binlerce!”
Doğrusu bir İslamcı aydından Doktor hakkında bu sözleri duymak beni çok şaşırttı ve samimi olmak gerekirse, çok hoşuma gitti. Çünkü işin esasına bakarsak Hikmet Kıvılcımlı “Ortodoks bir Marksist ve sosyalist” idi. Bunu yazdığı bütün metinlerde çok açık görebiliyoruz. Onu belki de diğer “Ortodoks Marksistlerden” ayıran husus, orijinal fikirler üretebilme, kafasını çalıştırabilme, klasik sol tezlerle yetinmemesi ve daha da önemlisi, yaşadığı ülkenin tarihi gerçekliği ile Marksist-Sosyalist tezleri “irtibatlandırma” arayışı idi.
Mustafa İslamoğlu!nun da belirttiği gibi, hayatının 22 yılını mahpushanelerde geçirmiş bu inatçı ve inançlı adam, ömrünün son yıllarında kanser olduğunu öğrendi, tedavi için yurt dışına çıkmak için çaba harcadı, devletten izin alamadı ve yasa dışı yollardan çıkmak zorunda kaldı. Bu süreçte İstanbul 1. Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından “kaçak” olarak arandığını öğrendi. Mahkemeye yazdığı o meşhur mektubunda, kaçmadığını, tedavi olmak için yurt dışında bulunduğunu ve en kısa sürede geri döneceğini söyledi. Ve gerçekten de dönmek istiyordu, ama ömrü vefa etmedi, bu mektuptan sadece birkaç hafta sonra, 1971’in Ekim ayında, Belgrad’da yaşama gözlerine yumdu.
Bu mektubun son cümlesi efsanedir! Şöyle diyor; “Varna kıyılarında kedi miyavlamalarıyla yurt hasreti gösterilerine kalkışacak anlayışta ve mizaçta değilim. Geliyorum.” Anlaşılacağı gibi, bu cümlede atıf yapılan kişi ünlü şairimiz Nazım Hikmet’tir. Gerçekten de Doktor Hikmet Kıvılcımlı, ömrü boyunca, adaşı Nazım Hikmet’ten hiç hazzetmedi. Onu hep samimiyetsiz ve “şovmen” olarak nitelendirdi. Ama sadece Nazım Hikmet ile değil, dönemin bütün Türkiye Komünist Partisi (TKP) kurmay kadrolarıyla da kavgalıydı. Devletle kavgalıydı, yoldaşlarıyla kavgalı, kafasını çalıştırmayan ezbercilerle kavgalı, kendisini yenilemeyen kafalarla kavgalı, asılında kendisiyle bile kavgalı.
Her şey bir tarafa, bana göre Doktoru eşsiz ve unutulmaz kılan şey, yaşadığı toprağın tarihini, inancını, sosyolojisini, yaşam biçimini, öznelliğini kavramış, merceğini buraya odaklamış bir devrimci olmasıdır. Kendi kuşağındaki pek çok Komünist kadro sadece Moskova’dan gelen “fetvaları” sosyalizm zannedip ezberlemekle yetinirken, O, asla bunlara itibar etmemiş ve Türkiye’nin kendi gerçeği üzerinden bir siyaset dili inşa etmeye çalışmıştır. 1957 seçimlerinde Vatan Partisi genel başkanı olarak propaganda çalışması yapmaktadır. Eyüp Cami’ye gelir ve orada toplanan kalabalığa hitap etmek için yüksek sesle konuşmaya başlar. O konuşurken ezan okunmaya başlanması üzerine kalabalığa şöyle seslenir; “Ezan-ı Muhammedi okunuyor, o bitene kadar konuşmaya ara veriyorum!”. Ezan biter, o konuşmaya devam eder. Sonra ne mi olur? Yılların komünisti Hikmet Kıvılcımlı, dönemin Menderes Hükümeti tarafından, “şeriat propagandası yapmak, dini siyasete alet etmek” suçundan içeri atılır!
Başta da söylediğim gibi, Balkanlarda doğmuş olsa da, tam bir Anadolu devrimcisi idi Hikmet Kıvılcımlı. Mücadelesini verdiği halkın hassas noktalarının farkındaydı ve üslubunu bu realiteye bağlı olarak şekillendiriyordu. Ezberlenmiş kavramlara itibar etmek yerine, Marksist terminolojinin meşhur bir sloganı ile söyleyecek olursak, “somut durumun somut tahlilini yapıyor” ve bu bağlamda tezler üretiyor, bu bağlamda kavramlar icat ediyordu.
Ve ne yazık ki adına 68 Kuşağı dediğimiz ve yere göğe sığdıramadığımız genç nesil devrimciler, bu orjinal ve organik sosyalistlerden nasiplenmek, yararlanmak, onların açtığı yoldan ilerlemek yerine, Latin Amerika’nın, Uzak Asyanın ve Batı Avrupa’nın devrimcilerini kendilerine rol model olarak seçmeyi tercih ettiler. Latin Amerikalı devrimcilerin romantizmine o kadar kendilerini kaptırdılar ki, 1969 yılında sanki Türkiye emperyalist bir güç tarafından fiilen işgal edilmiş gibi, durup dururken ve hiç gerek yokken, silahlı mücadele başlatmak kararı aldılar ve bunu uygulamaya geçtiler.
Her neyse, olan oldu ve tarih böyle yazıldı. Ama bitirirken şu kadarını söylememe izin verin, eğer Türk Solu 1960’larda Latin Amerikalı devrimcileri, Sovyet liderleri veya Avrupalı sosyalistleri örnek almak yerine; Hikmet Kıvılcımlı, M. Ali Aybar, Behice Boran, Sadun Aren, S. Divitçioğlu, Uğur Mumcu gibi sosyalist aydınların fikir ve politikalarını benimsemiş olsalardı, adım gibi eminim ki Türkiye bambaşka bir ülke olacaktı, bundan zerre kadar kuşku duymuyorum. Hepsi bu kadar.
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






