- IMKB
% - Altın
6174.48
%0 - Dolar
47.4686
%0 - Euro
54.7711
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:33 - KAN DONDURAN KAZA: ÇARPTIĞI YARALILARI OTOMOBİLİYLE EZEREK KAÇTI
- 01:23 - DÜĞÜNDE ÇIKAN YANGINA ALDIRIŞ ETMEDEN HALAYA DEVAM ETTİLER
- 23:43 - GAZİPAŞA’DA BİR KİŞİ EVİNİN MERDİVENİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 23:00 - GÖKYÜZÜNDE ŞÖLEN YAŞANACAK
- 22:30 - ANTALYA HAVALİMANI'NDA YENİ DÜZENLEME
- 20:23 - YAYA YOLUNDA TEHLİKELİ SÜRÜŞ YAPAN ADAY SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİ İPTAL EDİLDİ
- 20:12 - ÖZEL: "TESİSLERİN YÜZDE 64'Ü BASİT KONAKLAMA"
- 20:08 - OSMANİYE’DE OTOMOBİL UÇURUMA SAVRULDU: 1 YARALI
- 18:53 - DEVRİLEN TRAKTÖRÜN ALTINDA KALAN MUHTAR AĞIR YARALANDI
- 18:33 - 839 BİN LİRA CEZA YEMESİNE SEBEP OLAN SES SİSTEMİNİ BELEDİYE ÖNÜNDE YAKAN İŞLETME SAHİBİ TUTUKLANDI
- 18:23 - BAKAN KURUM: "HER YETİŞEMEZSİNİZ İDDİASINA, YENİ BİR ANAHTAR TESLİMİYLE CEVAP VERDİK"
- 18:10 - PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
- 17:54 - 5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
- 17:38 - MERSİN’DE TERS ŞERİTTE İLERLEYEN SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİNE EL KONULDU
- 17:23 - ALANYASPOR’DA ERZURUM KAMPINDA YOĞUN MESAİ
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


68 DEĞİL, YETMİŞSEKİZLİLER
Hepimiz 68 kuşağını biliriz. 68 kuşağı denilince aklıma Deniz Gezmiş, Mahir Çayan; bugünlere ulaşabilen Murat Belge, Cengiz Çandar, Doğu Perinçek, Murat Karayalçın, Hasan Cemal ve hatta Öcalan gibi isimler gelir. Türk Sağından ise 68 kuşağı olarak İlhan Kesici, Cezmi Bayram, Muhsin Yazıcıoğlu, Yavuz Arslan Argun ve Müsavat Dervişoğlu gibi isimleri saymak mümkündür.
Denilebilir ki 68 kuşağı, sol özellikli, otoriteye karşı eleştirel bir duruş ve özgürlük hareketiydi; “Peki sağ cenahtan neden isimler sayıyorsun?” sorusu sorulabilir. Öncelikle, dünyada 60–70’li yıllar arasında sisteme toplu itiraz geliştiren gençleri sadece sağ veya sol diye ayırmak doğru olmayabilir. Soğuk Savaş sonrası hızlı değişimi ve ideolojik kamplaşmayı Türkiye üzerinden okurken, sağ kesimi 68 kuşağının dışında tutmak o yılların eksik anlaşılmasına yol açar.
Batı’da 68 daha çok kültürel bir devrimken, Türkiye’de hızla ideolojik çatışmaya dönüştü. Sağcı gençlik kendisini yalnızca “karşı fikir” olarak değil, çoğu zaman devletin gayri resmî savunma hattı olarak konumlandırdı. Bu durum kuşak içi tartışmayı derinleştirmek yerine keskin bir kutuplaşmaya dönüştürdü. Sonuçta her iki taraf da “hakikat arayışından” çok “varlık mücadelesi” psikolojisine sürüklendi.
İlginç olan şuydu: Her iki taraf da aslında aynı enerjiyi paylaşıyordu—idealizm, fedakârlık, büyük anlatılara inanma ve hayatı siyaset üzerinden anlamlandırma. Ancak bu enerji iki ayrı istikamete aktı. Bu yüzden Türkiye’de 68’i anlamak için yalnızca sol hareketlere bakmak yeterli değildir; sağ gençliği de dâhil etmeden bu tablo kurulamaz.
Biz 2006’da Ekopolitik’i kurarken yukarıda zikrettiğim isimlerden bir kısmını bir araya getirebildik. Hatta zamanında kavgada ayağını sakatlamış iki 68’liyi insani bir yakınlık içinde buluşturma imkânı da doğdu. Merhum Yazıcıoğlu, hapishanede işkence gören devrimci gençlerle dayanışmasını bana gözleri dolarak anlatmıştı. Bizden önce Özal “dört eğilim” diyerek benzer bir sentezi başarmıştı. AK Parti kurulurken de bu iletişimin izlerini görmek mümkündü. 68 solunun arayışları hiç durmadı; büyük bir kısmı liberal bir tavır ve düşünceye yöneldi ve ülkenin fikir hayatına önemli katkılar sundu.
Bu yazının amacı 68 kuşağını anlatmak değil. Bu giriş, kendilerini belki de vezin uysun diye “78’liler” olarak tanımlayan bir kuşağın anlatımına bir girizgâhtır. Bizim yerli ve millî 78’liler grubunun küresel ölçekte doğrudan bir karşılığı yoktur; ülkemiz bu konuda nevi şahsına münhasırdır. 68’liler nasıl 60–70’li yılların gençlik enerjisini taşıyan 1945–55 doğumlularsa, 78’lileri de 1955–65 ve biraz üstü doğumlu, 80–90’lı yılların gençleri olarak tanımlayabiliriz.
Burada, dünya ölçeğindeki toplumsal ve siyasal gelişmelerin etkisiyle Jön Türkler, İttihatçılar, 68’liler ve 78’liler arasında bir “rüzgâr ilişkisi” kurmak mümkündür. 78’liler; İran İslam Devrimi, Sovyetler’in dağılması ve özellikle Bosna Savaşı’nın şok etkisiyle düşünsel ve eylemsel arayışlara yönelen, 68 sağ kuşağının mentorluk ettiği farklı bir jenerasyonu ifade eder.
Bu kuşağın ayırt edici özelliği, grup veya cemaat kimliği ötesinde, ideolojik geleneklerini—metotsuz da olsa—bireysel olarak sorgulayabilmeleriydi. Herhangi bir cemaatin zihinsel bağlayıcılığının ötesine geçerek evrensele açılabiliyorlardı. Ağabeylerine
göre daha iyi okullarda okumuş, bir kısmı yabancı dil öğrenmiş; dış ticaret, iletişim ve entelektüel üretim alanlarında kendilerini geliştirebilmişlerdi.
Bu kuşağı hâlâ hatırlamak mümkündür: Üsküdar ve Fatih’teki kıraathanelerde, sigara dumanları arasında, sabaha kadar süren nitelikli ve bitmeyen polemiklerle kendilerini var ederlerdi.
İslam devleti fikrinin gerçekleşmeyeceğini fark ettiklerinde ise ciddi bir zihinsel sarsıntı yaşadılar; bu durum onları farklı savrulmalara sürükledi. Ağabeyleri gibi “öteki”ne yabancı değillerdi; aksine ötekilerle diyaloğa açık, onları teorik düzlemde ikna etmeye çalışan bir çizgiye yöneldiler. Bir kısmı metafizik karşıtı oldu ve yönünü tayin etmekte zorlandı; bir kısmı Ekberî ve Melâmî meşreplere kaydı. Kapalı zihin yapısını aşmaya çalışsalar da tortular devam ediyordu. Bu nedenle zihinleri zaman zaman karışıktı; “shortcut” denilen düşünce kısayollarına başvurur, derin devlet ve Yahudi etkisi gibi komplocu anlatılara da meyil gösterirlerdi—ve buna inanırlardı.
Ben de asker kökenli olmam dolayısıyla bu çevrelerle ilişkilerimde sıkça “derin devlet” yaftasıyla karşılaştım; ancak bunu hiç önemsemedim. Özgüvenleri yüksekti. Hiç unutmam, 28 Şubat sürecinde bu kuşaktan iki arkadaş, popüler yeni emekli üst düzey bir komutanla organize ettiğim yemekte, “Dindar kızların okuması ve türban takması aslında tam bir seküler dönüşümdür; bunu neden anlayamıyorsunuz?” diye sormuşlardı. Bu çıkış oldukça çarpıcıydı.
Siyasette genellikle mazlumun, kaybedenin—başka bir ifadeyle düşenin—yanında dururlardı. Bu yüzden olsa gerek, yükselişe geçenlerle mesafeli bir ilişki kurarlardı. İdealist yapıları nedeniyle para-siyaset ilişkisinin kurnaz taşralı pragmatizmini beceremez, bu nedenle kolayca sistem dışına itilirlerdi.
Belki de bu yüzden aralarından güçlü siyasetçiler çıkmadı. Turgut Özal, Aydın Menderes ve hatta Numan Kurtulmuş üzerinden “ideal devlet” hayallerini yaşadılar. Erdoğan ile başlangıçta kurdukları ilişki güvene ve yapıcılığa dayanıyordu; ancak siyasi deneyimsizlikleri ve Erdoğan çevresindeki pragmatizm bu ilişkiyi zamanla sona erdirdi.
Buna rağmen bu kuşaktan dürüst, başarılı ve nitelikli beyaz yakalılar, iş insanları, bürokratlar ve analistler çıktığını açıkça görmek mümkündür. Hatta AK Parti içinde doğrudan siyaset yapmasalar da parti tabanını taşıyan bürokrat ve iş insanı çevresinin önemli ölçüde 78 ağırlıklı olduğu söylenebilir.
Çocukluğumdan, 70’li yılların başından bu yana ülke içi ve dışı siyaseti takip ederim. Bu kuşak kendine ancak özel sivil alanlarda yer açabildi. 78’liler, bence birey olmayı başarabilmiş, derdi ve ideali olan; ancak küstürülmüş ve ıskalanmış son kuşaktı. Sermaye ve siyaset tarafından yeterince desteklenebilseydi, bu jenerasyon mahalleyi ve Türk Sağını dönüştürebilecek bir birikim ve derinliğe sahipti.
İronik bir dürtüyle insanın içinden, 78’lilerin kaybı ya da ıskalanması için “milletin ve tarihin başı sağ olsun” diyesi geliyor…
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
RESTORANLARDA YENİ HESAP OYUNU!AV İBRAHİM GÜLLÜ
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
KENDİMLE YÜZLEŞMEKEŞREF URAL
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
GAZALİ, DECARTES VE MALEBRANCHE’TA NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
ANTALYA TEK LİMANLA YETİNEMEZCEM ARÜV
HAYATIMIZI KİM YÖNETİYOR?OYA BOYSAN
DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPORGÖZDE DOLAYMAN
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VE ÇORUMAHMET İLBARS
BERLİN'DE ANTALYA ŞOV...TURGAY ALP
ANNELİĞİN DEĞİŞEN YÜZÜ, DEĞİŞMEYEN VİCDANIPINAR TEYİN
BİRBİRİNİN İÇİNDEN GEÇEREK GELEN BİR YAZIGAZANFER ERYÜKSEL
NAZIM HİKMET ŞİİRİNDE UMUTM. ALİ ÖZDOĞAN
ÇİĞLİ TARIM KREDİ MARKET’TE YAŞANAN USULSÜZLÜK ÖNLENEBİLİR MİYDİ?HASAN YAKUP CANGÜVEN
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
OTLUK YANGININDA 100 DÖNÜM ZARAR GÖRDÜ
ALEVLERİN ARASINDA KALAN KEDİ 'LUNA' TEDAVİYE ALINDI
AÜ HASTANESİ'NDE TEDAVİ EDİLDİ
ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
CLIMAAX-MUHIR PROJESİ'NİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- KAN DONDURAN KAZA: ÇARPTIĞI YARALILARI OTOMOBİLİYLE EZEREK KAÇTI
- DÜĞÜNDE ÇIKAN YANGINA ALDIRIŞ ETMEDEN HALAYA DEVAM ETTİLER
- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A 15 TEMMUZ'DA SUİKAST GİRİŞİMDE BULUNAN FETÖ MENSUBUNUN YAKALANDIĞI EV GÖRÜNTÜLENDİ
- ALANYA'DA ORMAN YANGINI
- ARILARIN SOKTUĞU MOBİLYA USTASI DOĞUM GÜNÜNDE ÖLDÜ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
