- IMKB
% - Altın
6702.49
%0 - Dolar
45.164
%0 - Euro
52.9505
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:03 - TRENDYOL SÜPER LİG: ANTALYASPOR: 0 - CORENDON ALANYASPOR: 0 (MAÇ SONUCU)
- 21:26 - TURKISH AIRLINES OPEN'DA ŞAMPİYON İSVEÇLİ LİNDBERG
- 20:54 - ANTALYA'DA MAYIS AYINDA KAR SÜRPRİZİ
- 20:53 - TRENDYOL SÜPER LİG: ANTALYASPOR: 0 - CORENDON ALANYASPOR: 0 (İLK YARI)
- 19:43 - OSMANİYE’DE TIR YAĞMURDA SAVRULDU
- 19:43 - KİLOMETRELERCE TERS YÖNDE İLERLEDİ, KAZA KIL PAYI ATLATILDI
- 19:41 - FALEZLERDEKİ İŞGALLERDEN 16'SINA YIKIM KARARI
- 19:19 - ÇAY BARAJI'NDA DOLULUK ORANI YÜZDE 100'E ULAŞTI
- 19:10 - ORMAN MÜHENDİSİ ADAYLARINA UYGULAMALI EĞİTİM
- 18:38 - BURDUR’UN YÜKSEK KESİMLERİNE KAR YAĞDI
- 18:25 - BARİYERE ÇARPAN OTOMOBİL ALEV ALDI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 17:43 - MAYIS AYINDA ANTALYA’NIN YÜKSEK KESİMLERİNDE KAR VE DOLU SÜRPRİZİ
- 17:18 - BURDUR’DA OTOMOBİL YOLDAN ÇIKTI: 2 YARALI
- 17:13 - CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN SİLİFKE’YE ÖDÜL
- 17:03 - KAHRAMANMARAŞ’TA GÖK GÜRÜLTÜ SAĞANAK YAGIŞ ETKİLİ OLDU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


68 DEĞİL, YETMİŞSEKİZLİLER
Hepimiz 68 kuşağını biliriz. 68 kuşağı denilince aklıma Deniz Gezmiş, Mahir Çayan; bugünlere ulaşabilen Murat Belge, Cengiz Çandar, Doğu Perinçek, Murat Karayalçın, Hasan Cemal ve hatta Öcalan gibi isimler gelir. Türk Sağından ise 68 kuşağı olarak İlhan Kesici, Cezmi Bayram, Muhsin Yazıcıoğlu, Yavuz Arslan Argun ve Müsavat Dervişoğlu gibi isimleri saymak mümkündür.
Denilebilir ki 68 kuşağı, sol özellikli, otoriteye karşı eleştirel bir duruş ve özgürlük hareketiydi; “Peki sağ cenahtan neden isimler sayıyorsun?” sorusu sorulabilir. Öncelikle, dünyada 60–70’li yıllar arasında sisteme toplu itiraz geliştiren gençleri sadece sağ veya sol diye ayırmak doğru olmayabilir. Soğuk Savaş sonrası hızlı değişimi ve ideolojik kamplaşmayı Türkiye üzerinden okurken, sağ kesimi 68 kuşağının dışında tutmak o yılların eksik anlaşılmasına yol açar.
Batı’da 68 daha çok kültürel bir devrimken, Türkiye’de hızla ideolojik çatışmaya dönüştü. Sağcı gençlik kendisini yalnızca “karşı fikir” olarak değil, çoğu zaman devletin gayri resmî savunma hattı olarak konumlandırdı. Bu durum kuşak içi tartışmayı derinleştirmek yerine keskin bir kutuplaşmaya dönüştürdü. Sonuçta her iki taraf da “hakikat arayışından” çok “varlık mücadelesi” psikolojisine sürüklendi.
İlginç olan şuydu: Her iki taraf da aslında aynı enerjiyi paylaşıyordu—idealizm, fedakârlık, büyük anlatılara inanma ve hayatı siyaset üzerinden anlamlandırma. Ancak bu enerji iki ayrı istikamete aktı. Bu yüzden Türkiye’de 68’i anlamak için yalnızca sol hareketlere bakmak yeterli değildir; sağ gençliği de dâhil etmeden bu tablo kurulamaz.
Biz 2006’da Ekopolitik’i kurarken yukarıda zikrettiğim isimlerden bir kısmını bir araya getirebildik. Hatta zamanında kavgada ayağını sakatlamış iki 68’liyi insani bir yakınlık içinde buluşturma imkânı da doğdu. Merhum Yazıcıoğlu, hapishanede işkence gören devrimci gençlerle dayanışmasını bana gözleri dolarak anlatmıştı. Bizden önce Özal “dört eğilim” diyerek benzer bir sentezi başarmıştı. AK Parti kurulurken de bu iletişimin izlerini görmek mümkündü. 68 solunun arayışları hiç durmadı; büyük bir kısmı liberal bir tavır ve düşünceye yöneldi ve ülkenin fikir hayatına önemli katkılar sundu.
Bu yazının amacı 68 kuşağını anlatmak değil. Bu giriş, kendilerini belki de vezin uysun diye “78’liler” olarak tanımlayan bir kuşağın anlatımına bir girizgâhtır. Bizim yerli ve millî 78’liler grubunun küresel ölçekte doğrudan bir karşılığı yoktur; ülkemiz bu konuda nevi şahsına münhasırdır. 68’liler nasıl 60–70’li yılların gençlik enerjisini taşıyan 1945–55 doğumlularsa, 78’lileri de 1955–65 ve biraz üstü doğumlu, 80–90’lı yılların gençleri olarak tanımlayabiliriz.
Burada, dünya ölçeğindeki toplumsal ve siyasal gelişmelerin etkisiyle Jön Türkler, İttihatçılar, 68’liler ve 78’liler arasında bir “rüzgâr ilişkisi” kurmak mümkündür. 78’liler; İran İslam Devrimi, Sovyetler’in dağılması ve özellikle Bosna Savaşı’nın şok etkisiyle düşünsel ve eylemsel arayışlara yönelen, 68 sağ kuşağının mentorluk ettiği farklı bir jenerasyonu ifade eder.
Bu kuşağın ayırt edici özelliği, grup veya cemaat kimliği ötesinde, ideolojik geleneklerini—metotsuz da olsa—bireysel olarak sorgulayabilmeleriydi. Herhangi bir cemaatin zihinsel bağlayıcılığının ötesine geçerek evrensele açılabiliyorlardı. Ağabeylerine
göre daha iyi okullarda okumuş, bir kısmı yabancı dil öğrenmiş; dış ticaret, iletişim ve entelektüel üretim alanlarında kendilerini geliştirebilmişlerdi.
Bu kuşağı hâlâ hatırlamak mümkündür: Üsküdar ve Fatih’teki kıraathanelerde, sigara dumanları arasında, sabaha kadar süren nitelikli ve bitmeyen polemiklerle kendilerini var ederlerdi.
İslam devleti fikrinin gerçekleşmeyeceğini fark ettiklerinde ise ciddi bir zihinsel sarsıntı yaşadılar; bu durum onları farklı savrulmalara sürükledi. Ağabeyleri gibi “öteki”ne yabancı değillerdi; aksine ötekilerle diyaloğa açık, onları teorik düzlemde ikna etmeye çalışan bir çizgiye yöneldiler. Bir kısmı metafizik karşıtı oldu ve yönünü tayin etmekte zorlandı; bir kısmı Ekberî ve Melâmî meşreplere kaydı. Kapalı zihin yapısını aşmaya çalışsalar da tortular devam ediyordu. Bu nedenle zihinleri zaman zaman karışıktı; “shortcut” denilen düşünce kısayollarına başvurur, derin devlet ve Yahudi etkisi gibi komplocu anlatılara da meyil gösterirlerdi—ve buna inanırlardı.
Ben de asker kökenli olmam dolayısıyla bu çevrelerle ilişkilerimde sıkça “derin devlet” yaftasıyla karşılaştım; ancak bunu hiç önemsemedim. Özgüvenleri yüksekti. Hiç unutmam, 28 Şubat sürecinde bu kuşaktan iki arkadaş, popüler yeni emekli üst düzey bir komutanla organize ettiğim yemekte, “Dindar kızların okuması ve türban takması aslında tam bir seküler dönüşümdür; bunu neden anlayamıyorsunuz?” diye sormuşlardı. Bu çıkış oldukça çarpıcıydı.
Siyasette genellikle mazlumun, kaybedenin—başka bir ifadeyle düşenin—yanında dururlardı. Bu yüzden olsa gerek, yükselişe geçenlerle mesafeli bir ilişki kurarlardı. İdealist yapıları nedeniyle para-siyaset ilişkisinin kurnaz taşralı pragmatizmini beceremez, bu nedenle kolayca sistem dışına itilirlerdi.
Belki de bu yüzden aralarından güçlü siyasetçiler çıkmadı. Turgut Özal, Aydın Menderes ve hatta Numan Kurtulmuş üzerinden “ideal devlet” hayallerini yaşadılar. Erdoğan ile başlangıçta kurdukları ilişki güvene ve yapıcılığa dayanıyordu; ancak siyasi deneyimsizlikleri ve Erdoğan çevresindeki pragmatizm bu ilişkiyi zamanla sona erdirdi.
Buna rağmen bu kuşaktan dürüst, başarılı ve nitelikli beyaz yakalılar, iş insanları, bürokratlar ve analistler çıktığını açıkça görmek mümkündür. Hatta AK Parti içinde doğrudan siyaset yapmasalar da parti tabanını taşıyan bürokrat ve iş insanı çevresinin önemli ölçüde 78 ağırlıklı olduğu söylenebilir.
Çocukluğumdan, 70’li yılların başından bu yana ülke içi ve dışı siyaseti takip ederim. Bu kuşak kendine ancak özel sivil alanlarda yer açabildi. 78’liler, bence birey olmayı başarabilmiş, derdi ve ideali olan; ancak küstürülmüş ve ıskalanmış son kuşaktı. Sermaye ve siyaset tarafından yeterince desteklenebilseydi, bu jenerasyon mahalleyi ve Türk Sağını dönüştürebilecek bir birikim ve derinliğe sahipti.
İronik bir dürtüyle insanın içinden, 78’lilerin kaybı ya da ıskalanması için “milletin ve tarihin başı sağ olsun” diyesi geliyor…
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
GERÇEK ALİM İLE SAHTE AYDIN ARASINDAKİ UÇURUMMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
68 DEĞİL, YETMİŞSEKİZLİLERTARIK ÇELENK
GÜLTEKİN ÇEKİ'Yİ ANARKENYAVUZ ALİ SAKARYA
TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ BİR MARKET KURULUŞU MUDUR?HASAN YAKUP CANGÜVEN
3 MAYIS 1944'TEN BUGÜNE TÜRKÇÜLÜKMUHARREM YELLİCE
MASLOW PİRAMİDİ'NİN BASAMAKLARINDABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
CUMHURİYET VE DEVRİMCİLİKNURİ SEZEN
DUAYEN GAZETECİ MUSTAFA UYSAL'I KAYBETTİKYUNUS YAŞAR
AESOB'U BİZ TANIMAK ZORUNDA MIYIZ?VEDAT GÜRHAN
ANTALYASPOR ALTYAPI BAŞARILIKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİJİTAL GÜÇ: KADINLARIN SOSYAL MEDYADA YÜKSELEN SESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
LİYAKATMEHMET ZORLU
RUZ-I HIZIR GÜNÜ: KUANTUMDAN GÜL DALINA DİLEK YOLCULUĞUIŞIK YARGIN
ANTALYA NEDEN 'BURASI RADYO ŞARAMPOL’ Ü ISKALIYOR?NİZAMETTİN ŞEN
SABAHIN SAHİBİ KİM?GÖZDE SARI
1 MAYIS; İŞÇİNİN, EMEKÇİNİN BAYRAMI KUTLU OLSUN...OYA BOYSAN
KEMALİST DÜŞÜNCE VE İDEOLOJİK SAPMA ÜZERİNE-1PROF DR RAMAZAN DEMİR
1 MAYISŞAFAK ÇELİK
DİL POLİTİKALARI BAĞLAMINDA KUTADGU BİLİGDOÇ DR BEKİR DİREKCİ
OPTİMUM DENGE MODELİAHMET İLBARS
ANTALYA'YA GELİYORLAR... PEKİ BİZ HAZIR MIYIZ?CEM ARÜV
KENTSEL DÖNÜŞÜMAHMET GEDİKAĞAOĞLU
DENİZ TUTAR DA KARA TUTMAZ MI?GAZANFER ERYÜKSEL
BAZI VEDALAR ZORDURSÜLEYMAN EKİN
‘ANNA KARENİNA’ DÜNYA PRÖMİYERİ İLE SAHNEDE!
ANTALYA, TİYATRO FESTİVALİNE HAZIR
ÖZBEK: "AVRUPA İLE ENTEGRASYON, GELECEĞİN STRATEJİK KALDIRACI"
YÖRÜK TÜRKMEN TOYU, 8-10 MAYIS'TA
EDEBİYAT DOSTLARI TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİ TARTIŞTI
SICAK HAVAYI FIRSAT BİLENLER SAHİLE AKIN ETTİ
CUMHURİYET SAVCISI TAŞ İÇİN CENAZE TÖRENİ
ALMAN TURİSTLER KRUVAZİYERLE GELDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





