Bugün 02 Mayıs 2026 Cumartesi
  • Antalya14 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6702.49
    %0
  • Dolar
    45.164
    %0
  • Euro
    52.9505
    %0

MEHMET ZORLU / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MEHMET ZORLU / KONUK YAZAR

LİYAKAT

02 Mayıs 2026 Cumartesi 03:31

        Sözlük anlamı olarak Liyakat, bir kişinin bir görevi veya işi yerine getirebilmek için gerekli bilgi, beceri, yetenek ve deneyime sahip olması, yani o işe uygun/layık olması demektir.​

Bu söylemi her gün yüzlerce, binlerce kişi kullanır. Ama aynı kişi ve kurumlar kendi işlerini yaparken bu kavrama uygun olarak hareket ederler mi? Yapılacak işleri liyakat sahibi kişilere yaptırırlar mı? En çok eleştirdikleri "yanlış" dedikleri işleri kendileri pekâlâ yaparlar ve bununla da övünürler. Bu çelişki; toplumda düzensizliğe, adaletsizliğe, hukuksuzluğa yol açar. Kısaca herkesin kendi adaletini oluşturmaya çalıştığı huzursuz bir toplum yaratır. Toplum değerleri yok oldukça kişiler arasında kin, nefret gibi olumsuz davranışlar çoğalmakta, toplumda psikolojik rahatsızlıklar artmaktadır.

​            Oysa huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir ortamda yaşamak her bireyin en doğal hakkıdır. Bunu başarmaları da çok zor değildir. Böyle bir toplumu oluşturmak kişilerin kendi elindedir. Her birey yaşantısında, ahlaki değerlere ve liyakate uygun, konuştukları gibi davranışa sahip olursa bunu başarmak çok kolaydır. Bu, bizim toplumumuzda; "İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır." atasözüyle özdeşleştirilmiştir. Yani kendine yapılmasını istemediğin bir hareketi başkasına yapma anlamına da gelmektedir.

​            Toplumda; kişilerin bu kadar kolay mutluluğa ve huzurlu yaşama kavuşmaları, kardeşçe hoşgörü ile yaşayabilmeleri mümkünken; neden her gün şiddet, yağmacılık ve kaosla dolu bir toplum haline geldik?

​            Öncelik tabii ki; eğitimli, hoşgörülü ve ahlaklı bireyler yetiştiren bir toplumda yaşayabilmekten geçiyor. İnsan; hem "Emeğin en yüce değer" olduğunu söyler hem de emeksiz her şeye sahip olmak ister. Hem "Kim olursan ol, yine gel" der ama kendisi gibi düşünmeyeni yok sayma mantığını uygular.

​            Soruyorum! Acaba, Atatürk'ün okullarda okutulmasını tavsiye ettiği "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" kitabını çocuklarımıza okutarak yaşama hazırlasak çözüm daha kolay olmaz mı?

Bu yazı toplam 90 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim