- IMKB
% - Altın
6814.25
%0 - Dolar
44.982
%0 - Euro
52.7587
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:40 - EDEBİYAT DOSTLARI TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİ TARTIŞTI
- 19:32 - HÜLYA AVŞAR CUP, 25'İNCİ KEZ DÜZENLENDİ
- 18:08 - YÖRÜKLER 27'NCİ KEZ GELENEKLERİNİ CANLANDIRDI
- 18:00 - EĞİRDİR ULTRA TRAİL HEYECANI DOĞAYLA BULUŞTU
- 17:53 - DENİZDEN 5 TON ATIK ÇIKARILDI
- 17:45 - SICAK HAVAYI FIRSAT BİLENLER SAHİLE AKIN ETTİ
- 17:36 - SINIRLI MİKTARDA ÜRETİLEN BEYAZ ÇAYIN KİLOSU 40 BİN LİRA
- 17:26 - HAYALET AĞLARLA 1,5 MİLYON DENİZ CANLISI KURTARILDI
- 17:08 - ANTALYA’DA MOTOSİKLETLER ÇARPIŞTI: 3 YARALI
- 17:08 - DEVRİM KILIÇ: "KONTROLSÜZ DEPOLAR, YANGIN RİSKİ SAÇIYOR"
- 16:58 - YÜZÜNCÜ YIL BULVARI’NDA ASFALTLAMA ÇALIŞMASI TAMAMLANDI
- 15:53 - BELEDİYE ÇALIŞANININ BAYRAK HASSASİYETİ
- 15:28 - OSMANİYE’DE KÖPEĞE ÇARPAN MOTOSİKLETLİ AĞIR YARALANDI
- 15:13 - GAZİPAŞA’DA TRAFİK KAZASI: 3 YARALI
- 14:53 - KAZA YAPAN MOTOSİKLETLİ KARŞI YÖNDEN GELEN MİNİBÜSÜN ALTINDA KALDI

GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


DENİZ TUTAR DA KARA TUTMAZ MI?
I
Anlam, tek başına sözcükler midir, yoksa onlar arasındaki ilişkilerde mi saklıdır? Bu sorudaki anlam tümcede ve/veya dizede saklıdır, diye yanıt verebiliriz. Çünkü anlamı oluşturan, tümcedeki akli/hissi devinimdir. Bir diğer deyişle tümcede/dizedeki ruhtur o metni yaşama bağlayan. Bu boyut o metnin zamanı aşabilmesinin de yordamıdır. Metne o ruhu üfleyen ise yazar/şairdeki bilinçtir. Hegel, “Yalnızca hakiki olan bütündür” der. Hegel’e göre yaşam bir oluşum aracıdır.
Algı, şeyleri kendi devinimi içinde biriktirdikleriyle kavrar. Tohum, nasıl ağacı, çiçeği, meyveyi içinde saklarsa meyve de tohumu ve çiçekle geleceği içinde saklar. Kendi içindeki varlıktan, kendi ve gelecek için varlığa dönüşüm. Beni biz kılan dönüşüm…
II
Şeyleri karşıtlarıyla birlikte okumak.
III
İnsanlık tarihinde dil ve yazı uluslaşma sürecinin belirleyicisi olduğu denli düşünceyi yaratan başat güçtür. Dil-tarih, dil-düşünme, dil-kültür ilişkisi…
Dilini oluşturan ve yazıyla buluşturan bir toplum kendi edebiyatını ve düşünce iklimini de yapılandıracaktır.
Aydınlanma geleneğinin izini süren, ‘insan onuru’ ve ‘Cumhuriyet’ sevdalısı, felsefeci Bedia Akarsu (1921-2016) “Dil bir ulusun duygu ve düşünce tarzı, tarihi ve toplum hayatını ile birlikte yürüdüğünden ulus varlığının bir damgası ve o ulusun ayrılmaz bir parçasıdır. Aynı zamanda o ulusun sosyal yapısının ve ruhunun bir aynasıdır” der.
Bu bağlamda insanı, hiçbir zaman bir parçası olduğu toplumdan soyutlayarak değil onu kendi kültürel yapısı ve çağı içinde irdelemek gerekir. Çünkü insan fizik-kimya laboratuvarında deney yapılan bir element değildir.
Kanla, irfanla ve devrimle kurulan Cumhuriyet, aydınlanma projeleriyle kendi köklerinden kopartılmış olan toplumu yeniden kendi diliyle, tarihiyle buluşturma hamlesidir.
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Çorum Şubesi’nin yöneticiliğini yaparken senede en az iki kez fidan dikerdik. İşte bu konuda bilgi eksiğimizi AGM Başmühendisi Necati Özdemir ağabeyim giderirdi. Bülbülyuvası kavramını da ondan öğrenmiştim.
Necati abi, tüplü fidanları dikerken komando bıçağı gibi bir bıçakla 2-3 santim kesmeniz lazım. Tüplü fidanlarda bülbül yuvası olur, dikilen fidan iki yıl içinde kurur demişti. Ben de o ne der gibi yüzüne bakınca anlatmıştı. Naylon torbaya/tüpe konan fidan kök salmaya devam eder. Tüpteki toprak bitince de torbadaki naylona dokunan kök onu yabancılar ve gerisin geri tüpteki toprağına döner. İşte bu tersine büyüyen köklere biz “bülbülyuvası” deriz, demişti. Eğer tersine dönen kökler kesilmezse sonuç malum, fidan kuruyor.
Altını kırmızı kalemle çizerek söylemek isterim ki kanla, irfanla, devrimle kurulan Türkiye Cumhuriyeti toplumun yüzyıllardır tersine büyüyen köklerini keserek, ondaki bülbülyuvasını kesip atmıştır. Yeniden toprağıyla buluşan Türkiye kısa zamanda gelişip gövermiştir. Bu hamlenin kurumsal karşılıkları Türk Tarih ve Türk Dil Kurumları olacaktır. Edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda yaşanan sıçramalı gelişme işte bu devrimci hamlelerin sonucudur.
Gerek Bedia Akarsu gerekse Macit Gökberk yaptıkları çalışmalarla Türkçenin yeniden kendi kökleriyle buluşarak felsefe yapılacağını gösterdiler herkese.
“Âlem-i mahlukat, ananeviye, esbab-ı adiye mezhebi, fıkdan-ı marifet-i hissiye, ilm-i hilaf-ı cedel, ilminan-ı nefs, kesret-i ilah, kevniyat, kübra, külli kaziye, lâicabiye, zaruret” vb. kavramlarla Türkçe düşünce üretmenin ve oluşan metinlerin halkın düşünce ikliminde karşılık görmesi olası değildi çünkü. Bedia Akarsu Türkçe sözcüklerle Felsefe Terimleri Sözlüğü hazırlayıp bıraktı bize.
Şunları söylüyordu Bedia Akarsu, “Günümüzde felsefe sorunları Türk dili içinde rahatlıkla ele alınıp geliştirilebiliyor. Birtakım sorunların Türkçe dile getirilemeyeceğini öne sürenler bunu kendi dil yetilerinin yetersizliğinde ya da düşünme tembelliklerinde arasınlar.”
IV
“Deneme yazmak” der Montaigne, “sizin hem durumunuzu hem de hayata karşı duruşunuzu anlatır.”
V
Yaşamak hem bir uğraş hem de sanattır. “Ben kitabımı biçimlendirdiğim kadar, kitabım da beni biçimlendirir” demesi Montaigne’in ol sebeptendir.
“Deniz tuttu” deriz. Uzak deniz seferlerini yaşam biçimine dönüştürenler için de “kara tutması” diye bir kavram olduğunu denizci bir arkadaşımla sohbet ederken öğrendim. Yaklaşım altı aylık deniz seferinden dönen arkadaş evde bir gece yatabildim, dedi, ertesi akşam gidip limandaki gemide yattım.
Bu yazdıklarımdaki “kara tutması” ifadesi o gece zihnimde oluşmamıştı. Yukarıdaki denemeyi yazarken çıkıp geldi o gecenin konuşmaları ve “kara tutması” ifadesi.

DENİZ TUTAR DA KARA TUTMAZ MI?GAZANFER ERYÜKSEL
ANNEM LEYLA… BUGÜN GÜNLERDEN ÖLÜMHASAN YAKUP CANGÜVEN
GÖRÜNMEZ PRANGALAR: MİRAS ALDIĞIMIZ KORKULARMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
TOPLUMCU GERÇEKÇİ EDEBİYAT DÜNYADA NİÇİN TIKANDI?MUHARREM YELLİCE
BAYATBADEMLER'E KIYMAYIN!..VEDAT GÜRHAN
BİR KUKLADAN ÇOCUĞA, BİR ÇOCUKTAN İNSANABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
HIZ VE VİCDANAHMET İLBARS
2026’NIN HIZLI DÜNYASININ TEMEL TAŞI: ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİIŞIK YARGIN
BAZI VEDALAR ZORDURSÜLEYMAN EKİN
EVİMİZİN OĞLU RIZA KAYAALPKAHRAMAN KÖKTÜRK
KİMİN ÇOCUKLUĞU?GÖZDE SARI
BUGÜN 23 NİSAN, NEŞE DOLUYOR İNSANBİHTER GÖRDÜ
23 NİSAN: BİR BAYRAMDAN FAZLASI, BİR SORUMLULUKŞAFAK ÇELİK
23 NİSANŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
BİR ÇOCUĞUN GÜLÜŞÜYLE BAŞLAR HER ŞEYDERYA DEMİR
OTOPARK ALANLARININ KULLANIMIAV İBRAHİM GÜLLÜ
OKULLAR NİÇİN ŞİDDET YUVASI?ALİ İHSAN DİLMEN
BİYOYAKIT: KAÇIRDIĞIMIZ FIRSATIN 90 YILLIK HİKAYESİALİ ALAKOÇ
GELECEKTEN TASARRUF EDİLMEZNİNA ŞAHİN
YÜZBAŞI SELAHATTİNNURİ SEZEN
KADININ SİYASETTEKİ YERİ: TEMSİL Mİ, DÖNÜŞÜM MÜ?GÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARININ İCRASIAV CÜNEYT KARASU
NİÇİN KÖYLÜLÜK?TARIK ÇELENK
BENİ LEYLEKLER GETİRMİŞ OLAMAZ ANNE!GÜRSEL KAYA
EDEBİYAT DOSTLARI TOPLUMCU GERÇEKÇİLİĞİ TARTIŞTI
SICAK HAVAYI FIRSAT BİLENLER SAHİLE AKIN ETTİ
CUMHURİYET SAVCISI TAŞ İÇİN CENAZE TÖRENİ
ALMAN TURİSTLER KRUVAZİYERLE GELDİ
10 ÜLKEDEN ÇOCUKLAR SEVGİ KORTEJİ'NDE BULUŞTU
ÇANDIR'DAN BELEDİYE BAŞKANLARINA YÖREX DAVETİ
MELİKE ÇAKIR, TÜRKİYE KUPASI ETABINDA BİRİNCİ
BAİB'DE YENİ YÖNETİM GÖREVE BAŞLADI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






