- IMKB
% - Altın
6536.23
%-0.09 - Dolar
49.1333
%0.04 - Euro
55.0968
%-0.11
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:18 - KAZADA TAKLA ATAN OTOMOBİL 2 TIR SÜRÜCÜSÜNÜN ÜZERİNE UÇTU: 6 YARALI
- 00:09 - ANTALYA'DA BELGESİZ REHBERLİK DENETİMİ
- 23:58 - CADDEDE ÜST GEÇİT ÇİLESİ
- 23:49 - BİR GECEDE FELÇ KALDI
- 23:43 - YENİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI ÖZYİĞİT TUTUKLANDI
- 23:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA YILDIRIM DÜŞMESİ SONUCU 20 KEÇİ TELEF OLDU
- 23:18 - DEPREM KORKUSUNU ENGELİ NEDENİYLE DAHA AĞIR YAŞIYOR
- 22:38 - MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE YÖNELİK SORUŞTURMADA BAŞKAN SEÇER İLE 25 KİŞİ MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ
- 21:58 - MERSİN’DE BAŞKAN SEÇER DAHİL 3 BELEDİYE BAŞKANI TUTUKLAMA TALEBİYLE MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ
- 20:58 - TARSUS’TA KAÇAK DÖKÜME FOTOKAPANLI TAKİP: 920 BİN LİRA CEZA KESİLDİ
- 20:28 - MERSİN’DE İNŞAAT İSKELESİNDEN DÜŞEN İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
- 20:26 - MİMARLAR ODASI: 'BARINMA BİR İNSAN HAKKIDIR'
- 20:13 - ANTALYA'NIN EYLÜL AYI İHRACATI YÜZDE 37,7 ARTTI
- 18:49 - ERDOĞAN: "AY UZAY ARACININ ÜRETİMİNİ TAMAMLADIK"
- 18:03 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN LYRBE ANTİK KENTİ’NDEKİ KAZI ÇALIŞMALARINA DESTEK
NİZAMETTİN ŞEN / KONUK YAZAR


BANA HEDİYENİ SÖYLE, KİM OLDUĞUNU SÖYLEYEYİM
Hediye vermek, insanlık tarihinin en eski ve en etkili iletişim biçimlerinden biridir. Hediye; ilgi, takdir, sevgi, minnet ve dostluk göstergesidir. İnsanlar arasındaki bağları güçlendirir, kırgınlıkları azaltır, karşılıklı güven duygusunu besler.
Üstelik hediye yalnızca alan kişiyi mutlu etmez. Karşılık beklemeden verilen bir hediye, veren kişide de huzur, tatmin ve manevi zenginlik duygusu yaratır. Çünkü hediye verirken aslında karşımızdaki insana, “Seni düşündüm, seni önemsiyorum” demiş oluruz.
Bu nedenle bir hediyenin gerçek değeri çoğu zaman fiyatıyla değil, taşıdığı anlamla ölçülür.
Psikolojik açıdan bakıldığında seçilen hediye, veren kişinin karakteri ve ilişkiye bakış biçimi hakkında da bazı ipuçları taşır. Karşısındaki kişinin ihtiyacını dikkate alan kişi, onun yaşamını gözlemlemiş ve önemsemiştir. Bir konser, gezi veya ortak deneyim hediye eden kişi, maddi bir nesneden çok birlikte yaşanacak anılara değer veriyordur. El emeği bir ürün ya da özel bir not hazırlayan kişi ise zamanını ve duygusunu hediyeye katmıştır.
Bazen verilen hediye, onu vereni anlatır.
Bu nedenle halk arasında söylenen “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” sözünü diplomasiye uyarlamak mümkündür:
Bana hediyeni söyle, kim olduğunu söyleyeyim.
Çünkü insanlar gibi devletler de hediye verir.
Diplomatik hediyeler görünüşte birer nezaket göstergesidir. Oysa gerçekte bundan çok daha fazlasını ifade eder. Bir ülkenin tarihini, kültürünü, üretim gücünü, değerlerini ve kendisini dünyaya nasıl anlatmak istediğini temsil eder.
Bir ülke kitap hediye ettiğinde düşünce ve bilgi dünyasını, bir sanat eseri verdiğinde estetik anlayışını, geleneksel bir el sanatı sunduğunda kültürel hafızasını paylaşır. Gastronomik bir ürün, o ülkenin yaşam biçimini; el dokuması bir kumaş ise insan emeğini, yerel geleneği ve kuşaklar boyunca aktarılan ustalığı anlatır.
Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi sırasında yaşanan iki ayrı hediye örneği, diplomatik hediyelerin ülke imajı üzerindeki etkisini açık biçimde gösterdi.
Bunlardan ilki, Güney Kore Devlet Başkanı’nın eşi Kim Hea Kyung’un tercihiydi.
Kim Hea Kyung, Türkiye’ye daha önceki gelişinde Emine Erdoğan tarafından kendisine hediye edilen geleneksel sof kumaşından hazırlanan şal ve çantayla Ankara’daki programa katıldı.
Bu küçük görünen ayrıntı, aslında kamu diplomasisi açısından son derece büyük bir anlam taşıyor.
Bir yabancı konuğa verilen yerel kumaş, yıllar sonra yeniden Türkiye’ye dönüyordu. Üstelik bir dolabın içinde saklanmış hatıra olarak değil; kullanılmış, benimsenmiş ve uluslararası bir toplantıda gururla taşınmış bir kültürel değer olarak…
İşte başarılı bir diplomatik hediyenin sonucu budur.
O sof kumaşı artık yalnızca bir kumaş değildir. Anadolu’nun üretim geleneğini, el emeğini ve Türkiye ziyaretinin bıraktığı güzel hatırayı taşımaktadır. Hediye edilen nesne, zaman içinde bir dostluk sembolüne ve gönüllü bir Türkiye tanıtımına dönüşmüştür.
Türkiye bunun için yeni bir reklam kampanyası hazırlamadı. Milyonlarca dolarlık tanıtım bütçesi harcamadı. Hediyeyi alan kişi, kendi isteğiyle o ürünü yeniden kullandı ve Türkiye’nin kültürel hikâyesini yanında taşıdı.
Yumuşak güç tam da böyle çalışır.
Aynı zirvede liderlere verilen bir başka hediye ise özel olarak üretilmiş, isimleri işlenmiş .357 Magnum revolverlerdi. Üstelik silahların yanında gerçek mermilerin de bulunduğu uluslararası basına yansıdı. Bazı liderler ülkelerindeki silah mevzuatı ve güvenlik kuralları nedeniyle bu hediyeleri Türkiye’de bırakmak, büyükelçiliklere teslim etmek, etkisiz hâle getirmek veya müzelere devretmek durumunda kaldı.
Kanada Başbakanı Mark Carney de kendi getirdiği akçaağaç şurubu hediyesinin .357 Magnum karşısında biraz sönük kaldığını esprili biçimde dile getirdi.
Bu hediye muhtemelen Türkiye’nin savunma sanayisindeki üretim kabiliyetini göstermek amacıyla seçilmişti. NATO’nun bir güvenlik ve savunma ittifakı olması nedeniyle böyle bir sembolün tercih edilmesi kendi içinde açıklanabilir.
Ancak iletişimde yalnızca verenin niyeti belirleyici değildir.
Hediyeyi alan kişinin ne hissettiği, kamuoyunun ne gördüğü ve uluslararası basının hangi görüntüyü öne çıkardığı da önemlidir.
Bir ülke bu hediyeyle “Savunma sanayimiz gelişti” demek isteyebilir. Fakat dünya kamuoyunun önemli bir bölümü kutunun içindeki nesneyi önce bir teknoloji ürünü değil, bir silah olarak görür.
Daha da önemlisi, gerçek mermiyle birlikte verilen bir tabanca yalnızca sembolik bir tartışma yaratmamış; bazı liderler açısından hukuki, gümrük ve güvenlik sorunlarına da yol açmıştır. Bu sonucun önceden öngörülememesi, hediyeyi seçen ve protokol sürecini yöneten danışmanların ülke imajı, uluslararası mevzuat ve kültürel algı konusunda yeterince düşünmediğini gösteriyor.
Diplomatik hediyenin görevi konuğu zor durumda bırakmak değil, onda olumlu bir hatıra yaratmaktır.
Sof kumaşından hazırlanan şal ve çanta yıllar sonra yeniden kullanılırken, tabancaların bir bölümünün büyükelçiliklerde bırakılması, etkisiz hâle getirilmesi veya müzelere gönderilmesi iki farklı hediye anlayışı arasındaki farkı ortaya koymaktadır.
Biri kendiliğinden taşınan bir kültür elçisine dönüşüyor.
Diğeri ise nasıl taşınacağı, nerede saklanacağı ve hangi hukuki işlemden geçirileceği tartışılan bir nesne hâline geliyor.
Türkiye, dünyaya anlatabileceği sembol bulmakta zorlanan bir ülke değildir.
Göbeklitepe’den Karahantepe’ye, Hititlerden Selçuklulara, İznik çinisinden Anadolu dokumalarına, ebrudan hat sanatına, Türk kahvesinden zeytinyağı kültürüne kadar elimizde binlerce yıllık büyük bir kültür hazinesi bulunuyor.
Böyle bir ülkenin diplomatik hediyeleri de kültürel zenginliğini, yaratıcılığını, zarafetini ve insanlığa yaptığı katkıyı temsil etmelidir.
Harvardlı siyaset bilimci Joseph Nye’ın geliştirdiği “soft power”, yani yumuşak güç kavramı; bir ülkenin istediği sonuçlara baskı, tehdit veya ödeme yoluyla değil, çekicilik ve ikna yoluyla ulaşabilmesini ifade eder. Bu gücün temel kaynakları arasında kültür, değerler ve ülkenin dünyaya yansıttığı politik tutumlar bulunur.
Turizm de yumuşak gücün en önemli alanlarından biridir.
Bir ülkeye duyulan merak, hayranlık ve yakınlık; insanları o ülkeyi ziyaret etmeye, kültürünü tanımaya ve onunla bağ kurmaya yöneltir. Diplomatik hediyeler de bu çekiciliği artırabilecek küçük fakat çok etkili araçlardır.
Bir Anadolu kumaşını alan kişi onu yıllar sonra yeniden kullanıyorsa, o hediye görevini başarıyla yerine getirmiştir.
Bir hediye sahibinde güzel bir hatıra yaratıyor, başkalarının dikkatini çekiyor ve veren ülkenin kültürüne karşı merak uyandırıyorsa, artık sıradan bir eşya olmaktan çıkmıştır. Ülkenin sessiz elçisi olmuştur.
Devletlerin de insanlar gibi hangi yönleriyle hatırlanmak istediklerine karar vermeleri gerekir.
Gücü silahla göstermek kolaydır.
Asıl başarı, kültürünüzü başkasına sevdirebilmektir.
Çünkü bir ülkenin gerçek gücü, yalnızca ürettiği silahlarla değil; dünyada uyandırdığı hayranlık, güven ve yakınlık duygusuyla da ölçülür.

KANGREN/VEYSEL ÇOLAKNİNA ŞAHİN
İDEOLOJİK EĞİTİMİN KURBANI OLDULAR!GÖZDE DOLAYMAN
CUMHURİYET KALESİNDE SİYASET SINAVIAHMET DİKİCİ
BASİT BELEDİYECİLİK!..VEDAT GÜRHAN
BAŞARIYA KOŞANLAR: BAHAR AKSUNGURALYA ŞAHİN
OKULA DEĞİL, YENİ BİR HAYATA ALIŞMAKPINAR TEYİN
ÇORUM’DA BİR SÜRGÜN VE İHTİYAR GENÇLİKAHMET İLBARS
YERLİ OTA, YABANCI OTA... MARSLILAR İÇİN HANGİ KANUN?TUGAY TOYDEMİR
KADIN OLMAK VE GÖRÜNMEZ BARİKATLARI YIKMAKBAHAR AKSUNGUR
ADALET VAR MI?HASAN YAKUP CANGÜVEN
BENİM OYUM DÖNMELERE OLMAYACAK!TURGAY ALP
DEĞİŞTİRMEK DEĞİŞİM MİDİR?TARIK ÇELENK
EY HAYAT! SEN NELERE KADİRSİN..YUNUS YAŞAR
GELİŞİGÜZEL DEĞİL, İÇGÜDÜSEL BİR YAZI SERÜVENİIŞIK YARGIN
BİR ÜLKENİN SINIRLARI KADAR EKOSİSTEMİ DE KORUNMALIDIRCEM ARÜV
ZİNCİRİN TAMAMINI GÖRMEK!HASAN EKİN KURUCUK
KÜRESEL ELİTLERİN MEMURLARI!..PROF DR RAMAZAN DEMİR
BİR ANNE İÇİN EN GÜZEL DÖNÜM NOKTASIŞAFAK ÇELİK
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-7NİZAMETTİN ŞEN
MÜZİKAL DON KİHOTE VE HAYAL KIRIKLIĞIBİHTER GÖRDÜ
GÜNLERDEN KÜBAMERAL KILINÇ
SANAT KEPEZ'DE, MÜJDE GÖYNÜK İÇİNKAHRAMAN KÖKTÜRK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: YAHYA KEMAL (1884-1958)GAZANFER ERYÜKSEL
ROUSSEAU VE ROMA'NIN ÇÖZÜLÜŞÜ=3MUHARREM YELLİCE
BİR GECEDE FELÇ KALDI
'UZAY VE HAVACILIK BİRİKİMİMİZİ DÜNYAYLA PAYLAŞACAĞIZ'
BERKAY BAHAR: “ŞEHRİN SORUNLARI İŞLETMELERİN MALİYETİDİR“
ÖĞRENCİLERİNE İLHAM VEREN 'RESSAM MÜDÜR'
MAVİ YENGEÇ, LEZZETİYLE SOFRALARIN GÖZDESİ
ASPENDOS'TA PERDE KAPANDI
BERKAY BAHAR: "KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLER İÇİN DAHA GÜÇLÜ BİR ATSO KURACAĞIZ"
ÜRETİCİLERİN SERASI ARTIK TELEFONDA
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





