Bugün 11 Nisan 2026 Cumartesi
  • Antalya13 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6854.07
    %0.39
  • Dolar
    44.3489
    %0
  • Euro
    51.3612
    %-0.34

BİHTER GÖRDÜ / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BİHTER GÖRDÜ / KONUK YAZAR

BİLİNÇ ÇAĞINDA BAHAR

11 Nisan 2026 Cumartesi 08:20

Günümüzün modern insanı duygularını göstermemeyi güç sanıyor. Yaşamın her alanında tıpkı bir kukla gibi yönetiliyor. Aslında ölü gibi yaşıyor. Ama yönettiğini, yaşadığını sanıyor.

Bu da yetmiyor yeni dünyanın “cesur” içi boş insanı uygarlığı teknolojik gelişmeyle tarif ediyor. Geliştirdiği robotlar kadar kendisini de robotlaştırdığının farkında bile değil.

Aklı baş tacı eden insan, yüreğinden, ruhundan uzaklaşıyor. Bu uzaklaşma bizi bizden koparıyor, sağlığımızdan ediyor. Bu bizim diğer insanlarla sıcak ilişki kurabilme kapasitemizi, yakınlaşma yeteneğimizi köreltiyor.

Envaı çeşit teknolojik oyuncaklarla donanmış bizler, aslında evrensel yalnızlık çektiğimizin ne zaman farkına varacağız? Yalnızlığımızın sonucu olarak yaşadığımız endişemizi, kimimiz televizyon izleyerek, kimimiz sosyal medyada kurduğumuz sahte ilişkilerle zaman kaybederek avutmaya çalışıyoruz.

Sizin anlayacağınız modern insan mutsuz, doyumsuz ve korku dolu, kendine yabancılaşmış, yalnız ve endişe içinde sayılı günlerini doldurmaya çalışıyor.

Oysaki bence artık bilgi çağından bilinç çağına geçtik. Bu çağın en önemli özelliği insanın farkındalıkla kendini tanıması. Kendini tanıma süreci ise, hızla “sanal sevgi”den uzaklaşıp, “gerçek sevgi”ye yönelmekle gerçekleşecek.

Nasıl mı yapacağız? 

Endişelerle kuşatılmış bir çağda yaşayan bireyler olarak bana göre tek kazancımız var, o da yaşamın bizi kendimizi daha fazla tanımaya adeta itiyor olması. Değer yargılarımızın altüst olduğu bir dönemden geçerken, şöyle bir durup “kim olduğumuz ve ne olmamız gerektiğimiz” üzerinde kafa yormamız gerekiyor.

Açıkçası yaşadığımız korona salgını sürecinde, ister istemez iç dünyamıza yöneldik ve aslında orada sırtımızı dayayabileceğimiz nefis bir dayanak olduğunu gördük. Hatırlasanıza? Evet zor bir dönemdi belki ama, bazılarımızı kendine getirdi.

İşte o gün bugündür, çağımızın belirsizliğine karşı bizi ayakta tutacak, dirençli kılacak ve dayanak yapabileceğimiz değerler ve hedefler belirlemek gibi çözüm geliştirdik kimimiz.

Bugün size ondan bahsedeceğim sevgili okur. İşte bir öneri… 

Bu sene de kışı atlattık, cemreyi de düşürdük. Şükürler olsun. Öyleyse, keyfimizce güneşin tadını çıkararak insana sağlıkla yaşadığını hissettiren mevsim baharın gelişini kutlamaya hazırız demektir. Peki kaçımız bunun farkındayız merak ediyorum.  

İçinize dönerseniz, doğadaki değişimlere duyarsız kalamayan biz insanoğulları ve kızlarının, yaşamımızı doğal koşullar ve olaylar doğrultusunda şekillendirdiğimizi görürsünüz. Renk renk kır çiçekleriyle süslenmiş, yemyeşil elbisesiyle kış uykusundan uyanan doğa ananın canlılığı, hepimizin yaşama sevincini gıdıklar, coşkumuzu bir kat daha arttırır.

Baharın gelişi ve toprağın uyanışı, insan hayatında da gün ışığının bollaşmasıyla karanlıktan aydınlığa çıktığımız ve tüm kötülüklerden arındığımız yeni bir dönemin başladığını müjdeler. Bu öyle güzel bir dönemdir ki, yaşamımızı güzelleştirir, umutlarımızı güncellemek için yeni olanaklar sunar.

İçimizdeki dostluk, sevgi, barış, birlik ve beraberlik, dayanışma duygularını ve yaşama sevincini ön plana çıkarır bahar.  

İnsanların özellikle de hayatını toparlamak isteyen bireylerin tüm özenli, düzenli planlarını suya düşürme potansiyeline sahip, en işveli, cilveli mevsimdir bahar.

Güzel günlerin habercisi kabul edilen, bir bayram coşkusuyla karşıladığımız baharın, dünyamıza sevginin hakim olduğu, sağlık mutluluk ve huzurun hüküm sürdüğü günler getirmesini diliyorum sevgili okur.  

Söz bahardan açılmışken, baharın ikinci ve yılın dördüncü ayı Nisan gibi harika bir ayın içinde olduğumuzun aramızda kaç kişi farkında acep? Oysaki ağaçların çiçek açmaya başladığı, ruhumuzun yeşerdiği aydır Nisan.

Yılın gönlümüze elini uzatıp da “Haydi dağıt, boş ver okulu, boş ver işi, boş ver boş ver” dediği aydır Nisan. Hal böyleyken Nisan ayı gelince benim ruhumda yer yerinden oynar. Çünkü bence bahar aylarında insanın yeniden doğuşu gerçekleşir. Doğanın uyanışıyla beraber içimizdeki gizli kaynağımız gönlümüzü harekete geçirir bahar ve sevginin ötesinde aşkın berisinde bir tutku sarar dört bir yanımızı. Fark edebilene aşk olsun.

Yani bahar sadece doğayı uyandırmaz, doğanın uyanışına insanın duygusal uyanışı da eşlik eder. Neden çünkü, artan gün ışığı ve değişen hava sıcaklığıyla birlikte içimizdeki dev uyanır.

Yeni başlangıçların mevsimi baharın gelişiyle beraber, ruhumuzda bir kutlama arzusu beliriverir. Neyi mi kutlarız? Tabii ki baharın gelişini kutlarız sevgili okur, baharın gelişini. O halde gelin hep birlikte bugün baharın gelişini kutlayalım.

Nasıl mı yapacağız? Tabii ki şiirle kutlayacağız. Değerli hemşerim Cahit Sıtkı Tarancı’nın en sevdiğim şiiri “Desem ki” ile başlayalım:

“Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,

Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,

Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,

Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,

Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,

Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,

Sen de tattım yemişlerin cümlesini. 

Desem ki sen benim için,

Hava kadar lazım,

Ekmek kadar mübarek,

Su gibi aziz bir şeysin;

Nimettensin, nimettensin!”

Hemşerim Cahit Sıtkı’ya biraz torpil geçmiş olabilirim, ama gelin şimdi de eşsiz Cumhuriyetimizin, eşsiz şairlerinden Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun “Bahar ve Biz” şiirine bakalım ki içimiz açılsın.

“Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden
Rabbim ne güzel çıldırır.
Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak;
Sevincinden titreyerek.
Yılda bir kere kendini verir toprak
Yılda bir kere yarılır bahçeler hazdan
Rabbim ne güzel yarılır.
Biz de bir kere sevinebilseydik.
Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya.
Kim bilir belki bir gün sulh olunca
Biz de deliler gibi seviniriz,
Ağaçları ve baharı taklit ederiz
Renkli bez parçalarıyla donatırız şehri
Renkli ampuller asarız pencerelerden
Kim bilir belki bir gün sulh olunca
Biz de çatır çatır çatlarız bin bir yerimizden
Ağaçlar gibi…

Baharda şiir okuyanlarınız çok olsun sevgili okur. 

Bu yazı toplam 143 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim