- IMKB
% - Altın
6650.67
%0.1 - Dolar
49.2726
%-0.11 - Euro
55.2886
%-0.65
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 00:05 - HAFİF TİCARİ ARAÇ UÇURUMA YUVARLANDI; 2 KİŞİ ÖLDÜ,3 KİŞİ YARALANDI
- 23:08 - ANTALYA’DA ARAÇ 50 METRELİK UÇURUMA YUVARLANDI: 2 ÖLÜ, 4 YARALI
- 22:13 - VALİ ÜNLÜER: "VEKİLİMİZİN İLERİ DÜZEYDE BİR TETKİKE İHTİYACI VAR, ANKARA’YA NAKLEDECEĞİZ"
- 21:30 - KIZ KARDEŞİNİ BALKONDAN ATIP TABANCAYLA YAŞAMINA SON VERDİ
- 21:15 - ARIKAN'DAN EKONOMİ, GENÇLİK VE ADALET VURGUSU
- 19:33 - ADANA VALİSİ YAVUZ: "SIFIR ATIK ANLAYIŞIYLA FESTİVALİMİZİ DÜZENLEDİK"
- 19:28 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 7 YARALI
- 17:48 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 16:28 - ALANYA’DA TARTIŞTIĞI KIZ KARDEŞİNİ BALKONDAN ATTI, ARDINDAN İNTİHAR ETTİ
- 16:13 - MHP’Lİ MİLLETVEKİLİ VE İL BAŞKANININ KONVOYUNDA KAZA: 1 ÖLÜ, 4 YARALI
- 16:08 - MERSİN’DE UYUŞTURUCU OPERASYONU: 6 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 15:47 - SİLAHLI KAVGADA ÖLÜ SAYISI 2'YE YÜKSELDİ
- 15:33 - ORMAN YANGINIYLA İLGİLİ 6 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA
- 15:13 - YORGUNLUK ŞİKÂYETİYLE HASTANEYE GİTTİ, KALBİNİN TERS YÖNLÜ ÇALIŞTIĞI TESPİT EDİLDİ
- 15:13 - ADANA TİCARET ODASI’NDA MEHMET ŞAHBAZ DÖNEMİ
GAZANFER ERYÜKSEL / KONUK YAZAR


DÜŞLENEBİLİR KENT
Her metin, mekân-insan sarmalında bir anlatıdır. Bir mekânı yazarken ona dışardan bakan gözle, ona içerden bakan, o mekânda yaşamış kişinin hem içerden hem de dışardan bakabilmesi metni katmerlendirir.
Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı döneminin artısı eksisiyle kalan miras üzerine inşa edilir. Bir depren coğrafyasındaki Osmanlı şehirleri için ahşap mimari, deprem yıkımlarına bir önlem olsa da yangınlar o şehirlerin kâbusu olmuştur. Özellikle İstanbul…
Cumhuriyet döneminde ise kâgir-betonarme yapılaşma tercih edilir. Ancak özellikle 1945’den sonra makineli tarıma geçilmesiyle şehirler kırsaldan kontrolsüz göç dalgalarıyla karşılaşır. Kentlerin nüfusu hızla artmaktadır.
1946 seçimleri öncesi trenle İstanbul’a gelen dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü onu karşılayan İstanbul valisi Lütfü Kırdar’a “Ne olacak bu şehre göçler?” diye sorar. Konu İnönü için o denli önemlidir ki Valilikteki görüşmeyi bekleyemez. Aldığı cevap ise ibretliktir. “Gelsinler Paşam ucuz amele olurlar!”
Kontrolsüz, plansız göç dalgalarının kentlerdeki ilk belirtisi kent dışındaki hazine arazilerindeki kaçak yapılaşmadır. Bu durum halk tarafından “gecekondu” sözcüğüyle ifade edilir.
Artan nüfusun bir başka yansıması eski mahallelerde bir iki ailenin barındığı ahşap evlerin yıkılarak çok katlı apartmanlar yapılmasıdır. Özellikle 1960’lı yıllarda başlayan bir süreçtir bu.
Kentler de semtler de canlı yapılar olup bir hafızaları vardır onların. Bu ani değişim kentlerin toplumsal belleğini silerken, kollektif bilincini de öğütmektedir. Dayanışmacı mahalle kültürünün ötelenmesi… Anne-baba ve çocuklardan oluşan çekirdek aile modeline de geçiştir bu.
1970’li yıllarda sol gruplarda “Kentleri kırlardan mı kuşatmalı, yoksa kırları kentlerden mi kuşatmalı?” tartışmaları yapılırken kentler kırlardan kuşatılmış durumdadır. Kentin belli semtlerinde oturanlar evlerini satarak farklı semtlere taşınmaktadırlar. Gözde semt Kadıköy ve devamı Erenköy, Göztepe veya Avrupa yakasında Levent, Etiler gibi yeni oluşan semtlerdir. Bir başka örnek Merter denilen semttir. Bu semtin adı niye “Merter” diye babama sorduğunda aldığım cevap, “Ha orası mı, orada Ahmet Merter’in inekleri otlardı olmuştu. Merter, yeni apartmanlarıyla dev bir mahalle semttir artık. Eski İstanbul, Sur içi bölgesi, demografik değişime uğramaktadır.
Zaman içinde gecekondu olarak ifade edilen bölgeler de yapılan imar düzenlemeleriyle kente katılmış, altyapı çalışmaları kaçınılmaz olmuş ve toplu taşıma ağına alınmışlardır. Özellikle 1980’den sonra ise yeni imar düzenlemeleri yapılacak o semtlerde gecekondusu olanlar daire, dükkân sahibi olacaklardır. İstanbul’a toprak rantını kırsaldan gelen göçler öğretecektir.
Sohbetlerde söylediğim ve yazdığım bir ifade var. Bir kentte ikamet etmekle kentli olmak çok açık ara kavramlardır.
Burada kırsalın düşünce sistematiği ile kentli insanın düşünce sistematiğini karşılaştırmamız gerekmektedir. Kırsalın insanı yatay düşünürken kentli insan dikey düşünmek zorundadır. Kırsalda kuru tarımla uğraşan bir yapı yüz yıllardır egemendir. Sera üretimi ülkemiz için çok yenidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün her şehrin nüfusunu orada tutarak kentlileştirme projesi olan sosyal fabrikalar onun erken ölümü ile sonlanmıştır.
Kırsaldaki insan, özellikle kara iklimini olduğu bölgelerde sonbaharda tohumunu atarak yağmuru bekler. Yağmura rahmet, bereket diyen başka bir ülke ve kültür var mıdır acaba? Kar ise ekinin yorganıdır. Bahar yağmurlarıyla karlar ağır ağır eriyecek, ekinler büyümeye başlayacaktır. Yatay düşünce ile kastımız budur. Bir diğer deyişle tevekkel bir düşünce yapısıdır bu. Doğanın döngüsüyle yaşanır her şey.
Şehirli insan ise her gün sabah işe gitmek için otobüs, dolmuş, tren, vapur saatlerine göre kendini programlamak zorundadır. Akşam eve dönüş ise bir başka sorundur. Evlerin yeme içme dahil ihtiyaçları alınacak… Dikey düşünce ile de kastımız budur.
Bu düşünce kurgusu yapılmadan kentlerde yaşayan insanların siyasi tercihlerinin neden, nasıl olduğunu anlamak yanılgılara yol açacaktır. Kentlerimiz kırsaldan gelen kuşatma sonucu bugünlere gelinmiştir. Sosyoekonomik ve sosyokültürel tercihler de bu değişimin sonucudur. Kentlerin sosyal yaşamı da lokantaların mutfağı da değişime uğrayacaktır. Örneğin İstanbul kebap ile tanışacaktır. 1960’lı 1970’li yıllarda Türkiye’nin kısa tanıtımı için “Raki, şiş kebap” ifadesi bilerek veya bilmeyerek bu durumun sonucudur. İstanbul mutfağı da yitip gitmiştir. İstanbul’da kaç İstanbullu vardır acaba?
Günümüzde İstanbul artık görüntüsüyle, mimarisiyle, dükkân tabelalarıyla bir sömürge şehrini andırmaktadır. Hele son yıllarda kontrolsüz olarak şehri hatta ülkeyi adeta istila eden Suriyeli, Iraklı, Afgan, Afrikalı nüfus ile sokakta bir Türkçe duymak çölde su bulmaya benzemiştir. Bu gerçeklik diğer kentlerimizde de kendi büyüklükleri ölçeğinde yaşanmaktadır.
Napolyon şöyle demiştir, “Dünya bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.”
İstanbul Latin istilasını ve tahribatını, yağma ve talanını da görmüş bir coğrafyadır. Zaman içinde yeni bir kültür sentezini yapmıştır. Kentlerin kollektif hafızası derken bu gerçekliğin altını çizmeliyiz şüphesiz.
Bir kenti zamanlar üstü/ötesi kılan boyut o mekânın düşlenebilir olmasıdır. Bu boyutun nereye giderseniz gidin sizinle beraber gitmesi ve hatta bir başka kent gittiğinizde sizden önce gelip sizi karşılamasıdır. Her gördüğünüzü o kentle mukayese edersiniz ister istemez. Örneğin Antalya Kaleiçi’ne indiğimde kendimi İstanbul’da imişim gibi hissederim.
Düşlenebilir olmanın gerçeği ise sanattır. Yazılan şiirler, öyküler, romanlar, anılar, yapılan filmler, resimler ve yontulardır. Seferi olduğumuz şu dünyada giderken kalmanın yordamıdır sanat.
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-9NİZAMETTİN ŞEN
TÜKETİCİYE VALE KISKACIAV İBRAHİM GÜLLÜ
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-5GAZANFER ERYÜKSEL
STREEK VE ENSAR BUĞRA PERFORMANSIKAHRAMAN KÖKTÜRK
ÖMÜR DEDİĞİN İPTEKİ CAMBAZBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
GAZETECİLER SUSARSA, TOPLUM KARANLIKTA KALIR!..ERDOĞAN KAHYA
KENTLİLİK BİLİNCİ VE ORTAK GELECEĞİMİZIŞIK YARGIN
ANTALYA’DA KİTAP FUARLARI YAZAR VE YAYINCILAR ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN TEMEL HAKLARIDİLEK DEMİRKAN
YENİ PARTİ GENİŞLEYEBİLECEK Mİ?TARIK ÇELENK
BÜYÜYEN RAKAMLAR, KÜÇÜLEN EKMEKLERAHMET DİKİCİ
YAKILACAK KİTAP VE İSKİLİPAHMET İLBARS
SEVGİ YAŞAM DEMEKTİRMELTEM YUVARLAK
BAŞARIYA KOŞANLAR: NURAY YILMAZ KAYANALYA ŞAHİN
BETONDAN MEDENİYET OLMAZ: EKOLOJİK MEDENİYETİ KURMAKCEM ARÜV
ELMALI’DAN TUVA’YA, HARAPPA’DAN İDİL’EMUHARREM YELLİCE
ERKEN UYANDIMMERAL KILINÇ
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN ARTIK YETERŞAFAK ÇELİK
DEĞER YARGISI VE DEĞER BİLİNCİHASAN EKİN KURUCUK
BETERİN BETERİNE ALIŞMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİZLER KÜÇÜLDÜKÇE, EKRAN BÜYÜYOROYA ÖZGÜR
DİJİTAL PİYASA YASASI MI, DİJİTAL KAPİTÜLASYON MU?TUGAY TOYDEMİR
BİZİM MESLEĞİN ADI NE?VEDAT GÜRHAN
GASTRO AFYON'DA ANADOLU SOFRASITALİP BAYRAM
NEVADA COFFEE ANTALYA’DAKİ İLK MAĞAZASINI AÇTI
ÇIRALI'DA KUM ZAMBAĞI SAYISI ARTTI
HATİCE ÖZ: "10 GÜN SONRA HEP BİRLİKTE TARİH YAZACAĞIZ"
HATİCE ÖZ: "BİZ GELECEĞİ VAAT EDİYORUZ"
BERKAY BAHAR'DAN ATSO İÇİN '365 GÜN' MESAJI
ÇOCUKLARDAN ASTRONOTLARA SORU YAĞMURU
REKTÖR ÖZKAN KADIN LİDERLER FORUMU'NA KATILDI
BERKAY BAHAR GAZİPAŞA’DA ESNAF VE ÜYELERLE BULUŞTU
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim







