Bugün 09 Ekim 2026 Cuma
  • Antalya21 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6648.42
    %1.67
  • Dolar
    49.3405
    %0.05
  • Euro
    55.2285
    %-0.5

AHMET DİKİCİ / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AHMET DİKİCİ / KONUK YAZAR

BÜYÜYEN RAKAMLAR, KÜÇÜLEN EKMEKLER

09 Ekim 2026 Cuma 20:40

​Bir ülkenin gerçek aynası, ışıltılı caddelerdeki lüks vitrinler ya da makroekonomik raporlardaki büyüme oranları değildir. O ayna; sabahın erken saatlerinde rızkını aramak için yola düşenlerin adımlarında, semt pazarının akşam saatlerinde tezgâhta kalanları hesaplayan ellerde ve evine eli boş dönmenin yarattığı o sessiz çığlıkta gizlidir.

​Bugün Türkiye’nin bu aynasına baktığımızda, karşımıza keskin çizgilerle bölünmüş iki ayrı dünya çıkıyor.
​Bir tarafta milyonların, fonların ve milyarlık ihalelerin havada uçuştuğu o ihtişamlı masalar var. Oradakiler için para, üzerine düşünülecek bir geçim aracı olmaktan çoktan çıkmış; harcandıkça çoğalan, hesabının tutulmasına bile gerek duyulmayan soyut bir rakamdan ibaret. Hayat onlar için konforun ve lüksün içinde akıp gidiyor.

​Aynı ülkenin sınırları içinde, sadece birkaç sokak ötede ise bambaşka bir gerçeğin, açlık ve yoksulluk sınırlarıyla çizilen bir hayatta kalma mücadelesinin tam ortasındayız. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) verilerine göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken açlık sınırının otuz binli rakamları geride bırakıp kırk bine dayandığı, kiralar, faturalar, ulaşım ve eğitim gibi zorunlu masraflarla birlikte yoksulluk sınırının yüz binli rakamları çoktan aştığı bir ekonomik tablodan bahsediyoruz. Yılın 365 günü asgari ücretle geçinmeye çalışan, ayın sonunu getirebilmek için kırk takla atan milyonlar var. Ömrünü bu ülkeye vermiş, yıllarca çalışıp alın teri dökerek emekli olmuş ama bugün torununa harçlık vermeyi bırakın, köşe başındaki marketten bir kilo meyve alırken bile hesabını yapmak zorunda kalan milyonlarca emekli... Masadakilerin konuşmaya bile tenezzül etmediği kuruşların hesabını yapan, akşam evine döndüğünde cebindeki paranın temel gıda maddelerine yetip yetmeyeceğini kara kara düşünen insanlardan bahsediyoruz.

​Birileri için kâğıt üstündeki rakamlar ve şirket karları büyürken, dar gelirli için ekmek her geçen gün küçülüyor. Çarşıya, pazara çıkanların fileleri boş kalıyor, enflasyon denen o soğuk canavar sadece cepleri değil, evdeki huzuru ve umutları da yiyip bitiriyor.

​İşin en acı ve vicdan yaralayan tarafı şu: Bu ülkenin yükünü asıl sırtlayanlar, üretimin ve emeğin gerçek sahipleri krizin faturasını en ağır ödeyenler oluyor. Fabrikada ter döken işçi, tarlada çabalayan çiftçi, hastanede nöbet tutan sağlık çalışanı, kısıtlı maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan memur ve bir ömür çalıştıktan sonra sefalet maaşına mahkûm edilen emekli... Alın teriyle dürüstçe geçinmenin adeta cezalandırıldığı bir düzenle baş başa kalıyor. Üstelik bu tablonun içinde, geleceğini bu topraklarda kurmak yerine vize kuyruklarında, pasaport hayallerinde arayan gençlerin çaresizliği de her geçen gün büyüyen bu sessiz çığlığa karışıyor.

​Rakamların büyümesi ile açıklama yapanların, o rakamların altında ezilen insanları görmezden gelmesi sadece ekonomik bir krizin değil, çok daha büyük bir vicdan krizinin işaretidir. Çünkü gelir dağılımı adaleti olmadığında kalkınma dediğiniz şey, sadece bir avuç azınlığın refahından başka bir şey değildir.

​Bugün memleketin iki yüzü varsa; biri zenginleşenlerin keyfi, diğeri ise asgari ücretlinin, geçinemeyen emeklinin ve yarınlarından endişe eden gençlerin sessiz ama derin çığlığıdır. O çığlık duyulmadığı, alın teri hak ettiği değeri bulmadığı sürece bu ülkenin yaraları kapanmaz.

​Unutmayalım; bir ülkenin gücü milyarları konuşanların lüksüyle değil, yıllarca çalışmış emeklisinin, çalışanının ve bu ülkenin yarınları olan gençlerin akşam evine huzurla ekmek götürebildiği, başı dik yaşayabildiği bir düzenin varlığıyla ölçülür. Çünkü ekmeği küçültenler değil, onu adil bölüşenler tarihi yazar.

Bu yazı toplam 131 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim