Bugün 06 Haziran 2026 Cumartesi
  • Antalya27 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6408.33
    %0
  • Dolar
    45.9704
    %0
  • Euro
    53.01
    %0

SÜLEYMAN EKİN / KONUK YAZAR/TOKMAK

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SÜLEYMAN EKİN / KONUK YAZAR/TOKMAK

CİWAN VE EYÜP MİRAÇ ANISINA…

06 Haziran 2026 Cumartesi 11:14

 

Aradan bir hafta geçti...
Bu satırları olayın yaşandığı gün de yazabilirdim. Ama bekledim. Acının ilk sıcaklığının geçmesini, yaşananların biraz daha netleşmesini bekledim. Ve geçen günler bana bir kez daha gösterdi ki; sevgi, fedakârlık, anne olmak, baba olmak ve insan kalabilmek, hayatın bize bıraktığı en kıymetli mirastır.
Bayram günleri sevinç günleridir.
Ailelerin bir araya geldiği, çocukların neşeyle koştuğu, sofraların bereketle kurulduğu günler...
Ama bu bayram, bir aile için tarifsiz bir acının başlangıcı oldu.
Bir trafik kazası...
Ardından yükselen alevler...
Ve insanın yüreğini paramparça eden bir yaşam mücadelesi...
Otobüs adeta cehenneme dönmüşken bir anne, kendi canını düşünmedi. Yaralanacağını bile bile camı kırdı. Büyük oğlunu dışarı çıkardı. Sonra dönüp baktığında insanların panikle aynı camdan atladığını, oğlunun ezilme tehlikesi yaşadığını gördü.
Bir annenin yüreği buna nasıl dayanabilirdi?
Kucağındaki henüz dokuz aylık bebeğini eşine teslim etti. Sonra yeniden oğluna ulaşabilmek için mücadele verdi. O an ne korku vardı aklında ne de kendi hayatı...
Çünkü annelik bazen kendini tamamen unutabilmektir.
Ama kader, o annenin yüreğine ömür boyu dinmeyecek bir ateş bıraktı.
Kucağından ayrılan dokuz aylık bebeğini ve hayat arkadaşı olan eşini alevler yuttu.
Bir baba, son anına kadar evladını korumaya çalıştı.
Bir baba, yaklaşan ölümün karşısında bile evladını yalnız bırakmadı.
Bir baba, canını ortaya koyarak oğluna siper oldu.
Ne yazık ki o mücadele ölümün önüne geçemedi.
Baba ve henüz hayatının baharında olan küçücük yavrusu birlikte Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Geride ise yaralı kurtulan bir anne kaldı.
Ama bazı yaralar vardır ki ne zaman iyileşir bilinmez...
Vücuttaki yaralar kapanır.
Yanıklar tedavi edilir.
Fakat bir annenin kalbinde açılan boşluğun tedavisi yoktur.
Bir yanda hayatını paylaştığı eşi...
Diğer yanda dokuz ay boyunca karnında taşıdığı, gözünün nuru bebeği...
Bir anda yok olup gittiler.
İnsan böyle bir acının tarifini hangi kelimeyle yapabilir?
Hangi cümle, bir annenin yaşadığı yıkımı anlatabilir?
Belki de anlatamaz.
Çünkü bazı acılar sadece hissedilir.
Bu olayın ardından binlerce insanın aynı acıda buluştuğunu gördük. Tanımadığı insanlar için gözyaşı dökenleri gördük. Dualar edenleri, cenazede omuz verenleri gördük.
Bir kez daha anladık ki insanı insan yapan şey, başkasının acısını kendi yüreğinde hissedebilmektir.
Bugün herkes o annenin hikâyesini konuşuyor.
Ama aslında konuşulan şey bir annenin ve bir babanın evlat sevgisidir.
Ölümün bile önüne geçemediği o büyük sevgi...
Bir babanın son nefesine kadar evladına siper oluşu...
Bir annenin kendi canını hiçe sayarak çocuklarını kurtarmaya çalışması...
İşte gerçek kahramanlık budur.
Aradan bir hafta geçti.
Ama geride kalan acı ilk günkü gibi taze.
Ve biliyorum ki bu ülke, o annenin yaşadığı acıyı uzun yıllar unutmayacak.
Çünkü bazı hikâyeler haber olmaktan çıkar.
İnsanlığın hafızasına kazınır.
Bu da onlardan biri...
Allah'tan hayatını kaybeden baba ve yavrusuna rahmet, geride kalan anneye ve ailesine sabır diliyorum.
Rabbim hiçbir anneye evladının, hiçbir eşe hayat arkadaşının acısını yaşatmasın.

Bu yazı toplam 163 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim