- IMKB
% - Altın
6320.96
%-0.28 - Dolar
49.9958
%0.04 - Euro
55.9873
%0.03
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 19:38 - MERSİN’DEKİ LABORATUVARDA ZEHİRLENME ŞÜPHESİ: 3 PERSONEL HASTANEYE KALDIRILDI
- 19:23 - ANTALYA'NIN 10 AYLIK İHRACATI 1,9 MİLYAR DOLARI AŞTI
- 19:13 - MERSİN’DEKİ 19 YILLIK ’MUMYA CESET’ CİNAYETİNE 3 TUTUKLAMA
- 19:08 - OSMANİYE’DE KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİL TARLAYA UÇTU: 4 YARALI
- 18:38 - KEPEZ MECLİSİ’NDE 24 GÜNDEM MADDESİ GÖRÜŞÜLDÜ
- 18:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA TRAFİK KAZASI: 3 YARALI
- 18:08 - MERSİN’DE LABORATUVARDA SİYANÜR ŞÜPHESİ: 8 KİŞİ ETKİLENDİ
- 17:23 - BURDUR HAYVAN BARINAĞINDA ’KÖTÜ MUAMELE İDDİASI’ GERGİNLİĞİ
- 17:18 - GÜRHAN, KUMLUCALI BAŞARILI SPORCULARI KABUL ETTİ
- 17:13 - TÜRKİYE İKİ DEV ORGANİZASYONA İMZA ATTI
- 17:08 - KAHRAMANMARAŞ’IN KADIN GOALBALL TAKIMI İLK DEVREYİ NAMAĞLUP TAMAMLADI
- 17:08 - MOTOSİKLETLE GELİP OTELE KURŞUN YAĞDIRDI
- 17:03 - ADANA MERKEZLİ 3 İLDE İKİ SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON: ÇOK SAYIDA GÖZALTI
- 16:53 - MERSİNLİ MİLLİ BASKETBOLCU AVRUPA ŞAMPİYONLUĞUNA UZANDI
- 16:53 - ALANYA’DA UYUŞTURUCU TİCARETİNDEN ARANAN HÜKÜMLÜ YAKALANDI
PINAR TEYİN / KONUK YAZAR


ÇOCUKLARIMIZ EKRANA HAPSOLURKEN BİZ NEREDEYİZ?
Çocuklarda ekran bağımlılığı, nedenleri ve çözümünde aile-okul iş birliği nasıl olmalı diye sorarken buldum kendimi….
Bir düşünün… Çocuğunuzla konuşmak istiyorsunuz ama gözleri sürekli telefonunda. Ona bir şey anlatıyorsunuz, sizi dinliyor gibi görünüyor ama aklı başka bir yerde. Birlikte yemek yiyorsunuz, herkesin elinde bir telefon. Aynı evin içinde yaşıyor, aynı sofraya oturuyor ama birbirinizden giderek uzaklaşıyorsunuz.
Ne zaman bu kadar alıştık birbirimizin yüzüne bakmadan yaşamaya?
Bugün çocuklarımızın elinde telefon, odasında tablet, hayatının bir köşesinde mutlaka bir ekran var. Teknoloji artık hayatımızın doğal bir parçası. Buna karşı çıkmak ya da çocuklarımızı dijital dünyadan tamamen uzak tutmak mümkün değil. Ancak asıl mesele şu: Teknolojiyi çocuklarımız mı yönetiyor, yoksa teknoloji mi çocuklarımızı yönetmeye başladı?
Ekran bağımlılığı nedir diye sorsam kaç kişi farkında olanların.
Ekran bağımlılığı, çocuğun telefon, tablet, bilgisayar veya televizyon kullanımını kontrol etmekte zorlanması ve ekranın hayatındaki diğer alanların önüne geçmesidir.
Çocuk ekranı bırakmakta güçlük çekiyor, ekran süresi sınırlandığında aşırı tepki gösteriyor, derslerini, uykusunu ve sosyal ilişkilerini ihmal ediyorsa burada üzerinde durmamız gereken bir durum vardır.
Benim için en önemli ölçüt şu: Çocuk ekranın karşısında ne kadar zaman geçiriyor sorusundan önce, ekran yüzünden hayatında neleri yapamaz hâle geliyor?
Çünkü mesele yalnızca kaybolan saatler değil; kaybolan iletişim, ertelenen sorumluluklar ve yaşanamayan çocukluktur.
Peki, çocuklarımız neden ekranlara sığınıyor?
Bu sorunun cevabını yalnızca telefonlarda ararsak eksik düşünmüş oluruz.
Ekran, çocuklara çok hızlı bir mutluluk ve başarı hissi sunuyor. Bir oyunda kazanmak, bir paylaşımın beğenilmesi, yeni bir video izlemek… Hepsi anında karşılık buluyor. Oysa gerçek hayatta başarılı olmak için çalışmak, beklemek, sabretmek ve bazen başarısızlığı kabul etmek gerekiyor.
Bir de çocuklarımızın duygusal dünyası var. Canı sıkılan, yalnız hisseden, arkadaşlarıyla sorun yaşayan, kendisini ifade etmekte zorlanan bir çocuk için ekran kolay bir kaçış alanına dönüşebiliyor.
Bazen çocuklarımızın eline telefonu biz veriyoruz. Yemek yesin diye, ağlamasın diye, misafirlikte sessiz dursun diye… Bir süre sonra ekran, çocuğu sakinleştirmenin en kolay yolu hâline geliyor.
Şimdi kendimize dürüstçe soralım: Çocuğumuzun eline telefonu verdiğimiz her an, aslında onunla ilgilenmemiz gereken bir zamanı da ekrana bırakıyor olabilir miyiz?
Ekran çocuklarımızdan neleri götürüyor?
Beni en çok düşündüren konu, çocuklarımızın gerçek yaşam deneyimlerinden uzaklaşması.
Çocuk oyun oynarken paylaşmayı, arkadaşlarıyla tartışırken kendini ifade etmeyi, bir sorun yaşadığında çözüm üretmeyi öğrenir. Düşerken yeniden kalkmayı, kaybettiğinde kabullenmeyi, beklediğinde sabretmeyi gerçek hayatın içinde deneyimler.
Oysa bütün zamanını ekran karşısında geçiren bir çocuk, bu deneyimlerin önemli bir bölümünü kaçırabilir.
Dikkatini toplamakta zorlanabilir, kitap okumaktan sıkılabilir, ders çalışmayı erteleyebilir. Uyku düzeni bozulabilir, fiziksel hareketi azalabilir. En önemlisi, yüz yüze iletişim kurma ve sosyal ilişkileri sürdürme becerileri olumsuz etkilenebilir.
Bir başka tehlike de çocuğun can sıkıntısına tahammül edememesidir. Oysa can sıkıntısı bazen hayal kurmanın, düşünmenin ve yeni bir şey üretmenin başlangıcıdır. Her boşluğunu ekranla doldurduğumuz çocuk, kendi kendine zaman geçirmeyi nasıl öğrenecek?
Peki, çözüm nerede? Aile, okul ve öğretmenler ne yapmalı?
Ben ekran bağımlılığıyla mücadeleyi yalnızca çocuğun telefonunu elinden almak olarak görmüyorum. Bu mesele bir eğitim, iletişim ve sorumluluk meselesidir. Dolayısıyla çözüm de ailede, okulda ve öğretmenin yaklaşımında birlikte aranmalıdır.
Önce aileler kendilerine bakmalı.
Çocuğuna telefonu bırakmasını söyleyen ama akşam boyunca kendi telefonundan başını kaldırmayan bir ebeveynin mesajı ne kadar etkili olabilir? Çocuklar söylediklerimizden çok yaptıklarımızı örnek alır. Bu nedenle evde ekransız zamanlar oluşturmalı, sofrada birbirimizin yüzüne bakmalı, birlikte sohbet etmeli ve ortak etkinliklere zaman ayırmalıyız.
Çocuğumuzun elinden telefonu alırken yerine koyabileceğimiz bir hayat da sunmalıyız. Birlikte yürümek, oyun oynamak, kitap okumak, spor yapmak bazen en etkili çözümdür. Çocuğun bizi dinlemesini istiyorsak önce biz onu dinlemeliyiz.
Okullar dijital farkındalığı eğitimin bir parçası hâline getirmeli.
Çocuklara yalnızca internetin zararlarını anlatmak yeterli değil. Onlara dijital dünyada karşılaştıkları içerikleri sorgulamayı, doğru bilgiye ulaşmayı, kişisel sınırlarını korumayı ve zamanlarını yönetmeyi öğretmeliyiz.
Okul, çocuğun yalnızca akademik bilgi edindiği bir yer olmamalı. Sporun, sanatın, arkadaşlığın, üretmenin ve birlikte başarmanın da merkezi olmalı. Çocuk okulda kendisini ne kadar çok alanda keşfederse dijital dünyanın dışındaki yaşamla da o kadar güçlü bağ kurar.
Öğretmenler ise değişimi ilk fark eden kişilerden olmalı.
Derse odaklanmakta zorlanan, sürekli oyunlardan ve sosyal medyadan söz eden, arkadaş ilişkilerinden uzaklaşan veya sorumluluklarını aksatan öğrencilerdeki değişimleri dikkatle gözlemlemeliyiz.
Öğrenciyi etiketlemek ya da yargılamak yerine onunla iletişim kurmalıyız. Ekran kullanımının arkasında bir yalnızlık, başarısızlık duygusu veya başka bir sorun olup olmadığını anlamaya çalışmalıyız. Gerektiğinde aileyle ve okul rehberlik servisiyle iş birliği yapmalıyız.
Ayrıca teknolojiyi tamamen dışlamak yerine derslerde bilinçli ve amaçlı kullanarak çocuklara doğru teknoloji kullanımının örneğini göstermeliyiz.
Burada en önemli nokta, aile ile okulun aynı dili konuşmasıdır. Evde başka, okulda başka kuralların uygulandığı bir ortamda çocuğun sağlıklı alışkanlık kazanması zorlaşır. Amacımız yasaklarla büyüyen değil, kendi sınırlarını tanıyan ve sorumluluk alabilen çocuklar yetiştirmek olmalı.
Eğer ekran kullanımı çocuğun günlük yaşamını, okul başarısını, uykusunu ve ilişkilerini ciddi biçimde etkiliyorsa profesyonel destek almaktan da çekinmemeliyiz.
Son söz: Çocuklarımızın çocukluğunu ekranlara teslim etmeyelim!
Sevgili anne babalar ve kıymetli eğitimciler,
Bence artık kendimize bazı soruları sormanın zamanı geldi.
Çocuğumuzun hangi oyunu oynadığını biliyoruz. Peki, bugün ne hissettiğini biliyor muyuz?
Hangi videoyu izlediğini takip ediyoruz. Peki, en son ne zaman hayallerini dinledik?
Telefonunu kaç saat kullandığını hesaplıyoruz. Peki, onunla kaç dakika gerçekten göz göze geldik?
Çocuklarımızın ekran süresini azaltmak istiyorsak önce gerçek dünyayı onlar için daha anlamlı hâle getirmeliyiz. Onlara yalnızca telefonlarını bırakmalarını söylemeyelim; arkadaşlık kurabilecekleri, üretebilecekleri, hareket edebilecekleri ve kendilerini değerli hissedebilecekleri bir yaşam sunalım.
Çünkü çocuklarımızın ihtiyacı daha hızlı internet, daha yeni bir telefon ya da daha fazla dijital içerik değil. Onların ihtiyacı anlaşılmak, dinlenmek, sevilmek ve hayatın içinde kendilerine yer bulmak.
Bir çocuğun elinden telefonu almak birkaç saniye sürer. Ama ona gerçek hayatı sevdirmek zaman, emek ve ilgi ister.
Benim bütün anne babalara ve eğitimcilere çağrım şu:
Bu akşam telefonlarımızı bir kenara bırakalım. Çocuklarımızla konuşalım, onları dinleyelim, birlikte bir şeyler yapalım.
Çünkü çocuklarımızın çocukluğu beklemiyor.
Ekranı kapatıp hayatı açalım. Çocuklarımızı dijital dünyanın izleyicisi değil, gerçek hayatın içinde yaşayan, üreten ve mutlu bireyler olarak yetiştirelim.
HARF İNKILABI ÜZERİNE (1 KASIM 1928)DOÇ DR BEKİR DİREKCİ
ÇOCUKLARIMIZ EKRANA HAPSOLURKEN BİZ NEREDEYİZ?PINAR TEYİN
KUTAY TOK İLE ANTALYASPOR ÜZERİNEKAHRAMAN KÖKTÜRK
ANTALYA'NIN GELECEĞİNİ ATLAS OKYANUSU MU BELİRLEYECEK?CEM ARÜV
TÜRK SANATÇI SÜLEYMAN SARI'YA YARATICI METAMORFOZ ÖDÜLÜGÖZDE SARI
TOPLUMUN DEĞİŞİMİNDE KADIN DAYANIŞMASININ GÜCÜALYA ŞAHİN
SİYASİ PARTİLERE VE PARTİLİLERENURİ SEZEN
HATIRALARIN SESSİZLİĞİOYA BOYSAN
BAĞCI DÖVMEYELİM, ÜZÜM YİYELİM!..VEDAT GÜRHAN
ANTALYA SADECE TURİZM ŞEHRİ DEĞİL, GELECEĞİN ŞEHRİ OLMAK ZORUNDA!MEHMET YENİKAYNAK
YENİ SERVET SAHİPLERİ NİÇİN AFRİKADAN FUTBOLCU GETİRMEZ?TARIK ÇELENK
AYNADAKİ YABANCIAHMET DİKİCİ
TURİZMİN GELİRİ KASAYA, FATURASI VATANDAŞIN MUTFAĞINA!TUGAY TOYDEMİR
GRÖNLAND NEDEN BİR ANDA DÜNYANIN GÜNDEMİNE GİRDİ?HÜSEYİN KARABULUT
İNANÇLARINIZ KADERİNİZDİRMELTEM YUVARLAK
KOMET İLE RESİMDEN VAROLUŞA UZANAN YOLAHMET İLBARS
MARKET RAFINDA TARİH OYUNUAV İBRAHİM GÜLLÜ
ANLAM DENİZİNİ SIFIRLAMAKOYA ÖZGÜR
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 3YUNUS YAŞAR
ANTALYA’NIN YILDIZI NASIL PARLAYACAK?IŞIK YARGIN
BENDE HER YER GRİ, SİZ DE NASIL?DERYA DALMAZ
BİR VEKALET ANISIHASAN YAKUP CANGÜVEN
DOĞA AFFETMEZGAZANFER ERYÜKSEL
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER: 11NİZAMETTİN ŞEN
19 İLÇENİN PEYNİRLERİ ENVANTER ALTINA ALINIYOR
KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI
ATSO MECLİS BAŞKANLIĞI'NDA DEVİR TESLİM
ALTIN PORTAKAL'DA DOPDOLU PROGRAM
BÜYÜKŞEHİR'DE CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMASI
ERCAN ÖZBEK: “NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI, SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN TEMELİDİR”
ENERJİ SEKTÖRÜNE YATIRIM ÇAĞRISI: TÜRKİYE KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETMELİ
2026 YILI 4. İl KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





