- IMKB
% - Altın
6222.13
%0 - Dolar
49.9259
%0 - Euro
55.7152
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 17:48 - OSMANİYE’DE KAMYONET İLE OTOMOBİLİN KARIŞTIĞI ÖLÜMLÜ KAZA KAMERADA
- 17:23 - HAFİF TİCARİ ARAÇ İLE OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 3 YARALI
- 17:23 - OTOMOBİL ŞARAMPOLE YUVARLANDI, 1 KİŞİ AĞIR YARALANDI
- 17:18 - ANTALYA’DA ŞARAMPOLE UÇAN ARAÇTAKİ 4 KİŞİ YARALANDI
- 16:43 - MERSİN’DE TORBACILARA YÖNELİK OPERASYON: 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 15:43 - ANTALYA BELEK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ GASTROANTALYA’DA 6 GÜMÜŞ MADALYA KAZANDI
- 15:28 - TFF 2. LİG: İSTİKLALSPOR: 2 - İNEGÖLSPOR : 1
- 15:03 - ALANYA’DA DENİZE GİREN ÇEK UYRUKLU KADIN BOĞULDU
- 14:38 - KAHRAMANMARAŞ BÜYÜKŞEHİR SET VERMEDEN KAZANDI
- 14:08 - ATO BAŞKANI ŞAHBAZ: "KÜLTÜR VE SANAT TOPLUMSAL BİRLİĞE ÖNEMLİ KATKI SUNUYOR"
- 14:03 - KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİL TAKLA ATTI, SÜRÜCÜ YARALANDI
- 13:43 - MURATPAŞA’DA PLASTİK ATIKLAR MÜZİĞE DÖNÜŞÜYOR
- 13:07 - “DÜŞÜNCE DÜNYAMIZIN SERÜVENİ İSTANBUL’DA KONUŞULACAK”
- 12:18 - ALANYASPOR, GENÇLERBİRLİĞİ MAÇININ HAZIRLIKLARINI TAMAMLADI
- 12:03 - YANAN EVDEN SADECE UYUYAN ÇOCUKLARINI KURTARABİLDİLER
TUGAY TOYDEMİR / KONUK YAZAR


TURİZMİN GELİRİ KASAYA, FATURASI VATANDAŞIN MUTFAĞINA!
Turizmde rekorlarla övünürken, o rekorların bedelini kimin ödediğini hiç düşündük mü?
Türkiye turizmde yeni rekorların peşinde. Milyonlarca turist geliyor, milyarlarca dolar döviz bırakıyor. Bakanlık memnun, otelciler memnun, turizmciler memnun.
Peki ya vatandaş?
O da memnun olacaktı ama Eminönü’nde iki paket karabiber almaya kalkınca bütçesi sarsıldı!
Bir zamanlar İstanbul’un dört bir yanından, hatta Anadolu’nun farklı şehirlerinden insanların alışverişe geldiği Eminönü, giderek kendi insanına yabancılaşan bir ticaret merkezine dönüşüyor.
Eskiden baharatçının müşterisi evine dolmalık biber, tarçın, karabiber, kimyon götüren vatandaşımızdı. Şimdi aynı tezgâhlarda gramajlar küçülüyor, fiyatlar büyüyor. Sanki karabiber Hindistan’dan değil, uzay istasyonundan özel kargoyla geliyor!
Dolma yerli, baharat ithal, fiyatlar turistik!
Elbette her esnafı aynı kefeye koyamayız. Ancak turistik bölgelerde giderek yaygınlaşan fiyatlandırma anlayışı, yerli müşteriyi alışverişten uzaklaştırıyor.
Bir turistten bugün üç kuruş fazla kazanacağım diye kırk yıllık müşterisini kaybeden esnaf, aslında kendi bindiği dalı kesiyor. Çünkü turist gider, şehirde yaşayan insan kalır. Daha doğrusu, kalabilecek ekonomik gücü varsa kalır!
Turizm büyüyor, mahalle küçülüyor
Mesele yalnızca karabiber değil.
Sultanahmet, Sirkeci, Eminönü, Süleymaniye ve tarihî yarımadanın diğer mahalleleri giderek birer açık hava turizm işletmesine dönüşüyor.
Konutlar otel oluyor. Apartmanlar kısa süreli konaklama işletmesine dönüşüyor. Mahalle bakkalının yerini hediyelik eşya dükkânı, komşunun evini turistik konaklama tesisi alıyor.
Kiralara gelince...
Bir evin fiyatını artık orada yaşayacak ailenin ödeme gücü değil, turistten elde edilebilecek potansiyel gelir belirlemeye başlıyor.
Böylece turizm, bölgeye gelir getirirken aynı zamanda o bölgede yaşayan insanın barınma maliyetini artıran unsurlardan biri hâline geliyor.
Üstelik bu yalnızca kirayla sınırlı değil. Lokantadan manava, kafeden otoparka kadar birçok işletme fiyatlarını turistin harcama kapasitesine göre belirlediğinde, yerel halk kendi mahallesinde turist tarifesi ödemeye başlıyor.
Döviz kazanan işletmenin fiyatlandırma anlayışı, Türk lirasıyla maaş alan vatandaşın mutfağına kadar giriyor.
Turizmin ekonomik katkısını konuşurken bu dolaylı maliyeti neden kimse hesaplamıyor?
Gündüz milyonların kullandığı, gece mahalle sakinlerinin yaşadığı şehir
Bir de işin pek konuşulmayan altyapı boyutu var.
Fatih ilçesini düşünelim.
Eminönü, Sirkeci, Sultanahmet, Kapalıçarşı, Süleymaniye ve tarihî hanlar bölgesi her gün turistleri, çalışanları, alışveriş yapanları ve günübirlik ziyaretçileri ağırlıyor.
Ancak bu insanların büyük bölümü geceyi burada geçirmiyor.
Sabah dolan sokaklar akşam boşalıyor. Geride mahalle sakinleri, gece çalışanları, bekçiler ve hâlâ ayakta kalmaya çalışan esnaf kalıyor.
Peki gündüz bu kalabalığın kullandığı yolları, kaldırımları, kanalizasyonu, su şebekesini, toplu taşıma altyapısını ve kamusal alanları kim finanse ediyor?
Bir ilçenin altyapısı gece orada uyuyan nüfusa göre mi, yoksa gündüz o altyapıyı kullanan insan sayısına göre mi planlanmalı?
İşte asıl mesele burada başlıyor.
5779 sayılı Kanun kapsamında belediyelere aktarılan genel bütçe vergi gelirleri paylarında nüfus temel belirleyicilerden biri. Büyükşehir ilçe belediyelerinde yüzölçümü de hesaba katılıyor.
Ancak turistik ilçelerin günlük ziyaretçi yükü, mevcut dağıtım sisteminde bağımsız ve yeterli ağırlığa sahip bir finansman ölçütü değil.
Bu nedenle Fatih gibi ilçelerde yerleşik nüfus ile fiilî hizmet nüfusu arasında ciddi bir dengesizlik oluşabiliyor.
Kaldı ki İstanbul’un tamamına 2026’nın ilk dokuz ayında 14,3 milyondan fazla yabancı ziyaretçi geldi. Buna milyonlarca yerli ziyaretçi, günübirlik gezgin ve çalışanı da eklediğimizde tarihî merkezlerin karşı karşıya olduğu yükün büyüklüğünü tahmin etmek zor değil.
Ama tahminle belediye bütçesi hazırlanmaz!
Nüfusu sayıyoruz, turistleri sayıyoruz, geliri sayıyoruz. Bir tek bu insanların şehre çıkardığı faturayı saymıyoruz.
Turizm gelirleri artarken yaşam kalitesi neden düşsün?
Bir destinasyonun başarısı yalnızca ziyaretçi sayısıyla ölçülemez.
O bölgede yaşayan insanların yaşam kalitesi, barınma olanakları, temel ihtiyaçlara erişimi, ulaşım konforu ve çevresel koşulları da başarının parçasıdır.
Turizm gelirleri artarken mahalle sakinleri evlerini terk etmek zorunda kalıyorsa, esnaf kendi vatandaşına mal satamaz hâle geliyorsa, kaldırımlar yürünemez, yollar geçilemez oluyorsa ortada yalnızca bir büyüme meselesi yoktur.
Ortada bir taşıma kapasitesi ve gelir paylaşımı sorunu vardır.
Üstelik tarihî mahallelerin gerçek kimliğini oluşturan şey yalnızca camileri, kiliseleri, hanları ve çeşmeleri değildir. O sokaklarda yaşayan insanlar, geleneksel esnaf ve gündelik hayat da kültürel mirasın ayrılmaz parçasıdır.
Mahalleliyi çıkarıp yerine yalnızca turist koyduğunuzda, sonunda turistin görmek için geldiği gerçek mahalleyi de ortadan kaldırırsınız.
Sonra da geriye kalan yapay dekoru pazarlamak için milyonlarca dolarlık tanıtım kampanyası düzenlersiniz!
Peki çözüm ne?
Öncelikle turizm yoğunluğu yüksek bölgeler için turizm yükü ve taşıma kapasitesi endeksi oluşturulmalıdır.
Bu endeks yalnızca turist sayısını değil, günlük ziyaretçi yoğunluğunu, konaklama kapasitesini, ulaşım hareketliliğini, atık üretimini, su tüketimini ve altyapı üzerindeki baskıyı ölçmelidir.
İkinci olarak, belediyelere aktarılan kamu kaynaklarının dağıtımında turizm kaynaklı fiilî hizmet yükünü dikkate alan ilave bir finansman mekanizması kurulmalıdır.
Üçüncü olarak, konutların turistik konaklama işletmelerine dönüşmesinin mahalle ölçeğindeki etkileri izlenmeli; yerel halkın barınma hakkını koruyan planlama tedbirleri uygulanmalıdır.
Dördüncü olarak, turistik bölgelerde fiyat ve gramaj şeffaflığı etkin biçimde denetlenmelidir. Turiste yüksek fiyat uygulamak tek başına hukuka aykırı değildir; ancak yanıltıcı fiyatlandırma, eksik gramaj ve tüketiciyi aldatıcı uygulamalar karşısında taviz verilmemelidir.
Son olarak, tarihî çarşılarda geleneksel ticareti ve yerli müşteriyi koruyacak politikalar geliştirilmelidir.
Çünkü Kapalıçarşı’yı Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı’nı Mısır Çarşısı yapan yalnızca yabancı ziyaretçiler değildir. O çarşıları yüzyıllardır yaşatan yerli ticaret kültürüdür.
Turist gelsin, vatandaş gitmesin!
Kimse turizme karşı değil. Aksine, turizmin ülkemizin ekonomik kalkınmasındaki önemini inkâr etmek mümkün değil.
Ancak turizmin başarısı, turistin ne kadar para harcadığı kadar, o paranın yerel toplumun refahına ne ölçüde dönüştüğüyle de değerlendirilmelidir.
Turist gelsin. Döviz bıraksın. Esnaf kazansın. Oteller dolsun.
Ama bütün bunlar olurken vatandaş kendi mahallesinden, kendi çarşısından, kendi şehrinden sürülmesin.
Çünkü bir gün Eminönü’nde iki paket karabiber almak için turist bütçesine ihtiyaç duyuyorsak, turizmin ülkeye ne kadar kazandırdığını değil, vatandaşa neye mal olduğunu da konuşmanın zamanı gelmiştir.
Turizm gelirleri kasaya girerken faturası vatandaşın mutfağına çıkıyorsa, ortada paylaşılması gereken bir başarı değil, çözülmesi gereken bir adaletsizlik vardır.
TURİZMİN GELİRİ KASAYA, FATURASI VATANDAŞIN MUTFAĞINA!TUGAY TOYDEMİR
GRÖNLAND NEDEN BİR ANDA DÜNYANIN GÜNDEMİNE GİRDİ?HÜSEYİN KARABULUT
İNANÇLARINIZ KADERİNİZDİRMELTEM YUVARLAK
KOMET İLE RESİMDEN VAROLUŞA UZANAN YOLAHMET İLBARS
MARKET RAFINDA TARİH OYUNUAV İBRAHİM GÜLLÜ
ANLAM DENİZİNİ SIFIRLAMAKOYA ÖZGÜR
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 3YUNUS YAŞAR
ANTALYA’NIN YILDIZI NASIL PARLAYACAK?IŞIK YARGIN
BENDE HER YER GRİ, SİZ DE NASIL?DERYA DALMAZ
BİZDE İÇTEN PAZARLIK OLMAZ!..VEDAT GÜRHAN
BİR VEKALET ANISIHASAN YAKUP CANGÜVEN
BİR ÇOCUĞUN SESSİZLİĞİPINAR TEYİN
DOĞA AFFETMEZGAZANFER ERYÜKSEL
İKLİM KRİZİNİN GERÇEK BEDELİ: PARAYLA GERİ GETİREMEYECEĞİMİZ BİR DÜNYACEM ARÜV
GELECEĞİ AYDINLATAN VİZYON: MUSTAFA KEMAL ATATÜRKAHMET DİKİCİ
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER: 11NİZAMETTİN ŞEN
FÂRÂBÎ’DE AKIL, DİN VE ERDEMLİ DEVLETİN SINIRLARIMUHARREM YELLİCE
BUGÜN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MECLİSİNDE NELER OLUYOR?BİHTER GÖRDÜ
CUMHURİYETİN ADI VAR, PEKİ YA NİTELİKLERİ?MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
KİMİN ORMANI?HASAN EKİN KURUCUK
SESTEN SESSİZLİĞE, SESSİZLİKTEN SESE SALINAN SARKAÇTABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BAYRAM GELİRKENNURİ SEZEN
ADALET, YAŞAM VE VİCDAN ÇIĞLIĞIGAMZE AFERİN DEMİRBAĞ
ŞÜPHE İNANCIN DÜŞMANI MI?TARIK ÇELENK
KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI
ATSO MECLİS BAŞKANLIĞI'NDA DEVİR TESLİM
ALTIN PORTAKAL'DA DOPDOLU PROGRAM
BÜYÜKŞEHİR'DE CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMASI
ERCAN ÖZBEK: “NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI, SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN TEMELİDİR”
ENERJİ SEKTÖRÜNE YATIRIM ÇAĞRISI: TÜRKİYE KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETMELİ
2026 YILI 4. İl KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
8. CUMHURİYET KUPASI TENİS TURNUVASI TAMAMLANDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





