Bugün 03 Haziran 2026 Çarşamba
  • Antalya19 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6629.43
    %0
  • Dolar
    45.9261
    %0.02
  • Euro
    53.4391
    %-0.07

ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

'DOĞRULAMA TEORİSİ'NE TESLİM OLMAMAK

02 Haziran 2026 Salı 23:32

CHP'de yapılan tartışma ve ortaya konan üslup, demokratik siyaset için yapılıyor iddia ve arzusu taşısa bile, esas mesele, toplumsal muhalefetin CHP içinden çıkan "Sultanın" yönettiği bir ülkeye ulaşmak olmasıdır.
Demokrasi burada, varılmak istenen hedefe matuf bir araç ve aparattır.
Bu şartlarda şöyle bir ihtimali göz ardı etmemek lazım.
Göz ardı edilmemesi gereken ihtimal, seçilecek Cumhurbaşkanı yerine, parlamentonun belirleyici olma ihtimalidir. 
Toplumsal muhalefetin başarısı 50+1 ile tecelli ederek Muhalif Cumhurbaşkanı ikinci turda gerçekleşse  bile, parlamentoda istediği güce sahip olmayacaktır.
Yani esas kazanım parlamentonun yeni dönemde etkin olacağıdır.
Benim tespitlerime göre varlığı her gün büyüyerek devam eden “siyasete güvensizlik” duygusu, parçalı ama bağımsızlığını elde eden güçlü parlamento ile neticelenecek.
Yani parçalanmışlık ülkeye faydalı olacaktır.
Siz bunu benim temennim olarak da yorumlayabilirsiniz.
Buna itiraz etmem.
Seçmen her zaman olduğu gibi tıkanan siyasetin kanallarını kendi yöntemiyle açarak sorunların çözümüne demokratik katkıda bulunacaktır.
Yani, milletin sorun çözme yöntemiyle, siyasetin, özellikle toplumsal desteği yüksek partilerinin sorun çözme yönteminde yaşanan sıkıntılar toplumda siyasete güvensizliği artırmakta ve çözüm arayış kanallarını tıkamaktadır.
Bu da normaldir.
Yaşadığımız bunca sorunlar ve karşılaştığımız badirelerden sonra bile siyasetin büyük aktörleri umarsızca davranmayı sürdürmektedir.
Son günlerde ve özellikle Mutlak Butlan kararı sonrası CHP içinden/Özgür Özel tarafında yer alan kesimler ve onları destekleyen ve 14 Mayıs 2023 seçimlerinin ardından suçlu arayışı içinde olanların muhafazakarları suçladıkları, özellikle seküler medya mensuplarının bunu marifet gibi yaptıklarını görüyoruz.
Bu kesimlerin “makul şüphe” ve kişisel hakları çiğneyerek sürdürdükleri “linç girişimi, itibarsızlaştırma” çabaları bütün hızı ile “Mutlak Butlan” gerekçesiyle sürdürülmektedir.
CHP'nin kurumsal yapısı, demokratik tecrübesi yok sayılarak 2023 seçim kaybının bir kişiye fatura edilmesi üzerine oluşturulan yargıyı düşmanlığa dönüştürme evresine geçmiş durumdalar.
Kılıçdaroğlu'nun ve arkadaşlarının bu süreci salimen aşması ve atmosferi dönüştürmesi gerekir.
Kılıçdaroğlu ve yanında yer alan arkadaşlarının ise, bu zorlu dönemi yönetmeleri, oluşturulan yargıyı kırmaları, süreci dikkatli bir şekilde yürütmeleri zor ama başarmaları mümkündür.
Hülasa durum şudur:
Muhalefet artık seçimin nasıl kazanılacağından çok, kimin kazanacağına odaklanmakta, kendisinin dışında hareket eden her muhalif yapıyı, Sarayın emrine girmekle itham etmekte ve hatta Mutlak Butlan sonrası CHP'de görev alanları şeksiz, şüphesiz “Sarayın adamı” olmakla suçlamakta sakınca görmemektedir.
Bize göre ortaya çıkan hırçınlık ve saldırgan tutum, hırs sahiplerinin cürmünden büyüktür ve bu durum toplumsal muhalefetin birlikte hareket etmelerine zarar verecektir.
Toplumsal muhalefet, Yerel Seçimleri kazanan ama sonrasında bunu avantaja dönüştüremeyen CHP yönetimine ve onun politikalarına teslim olunmaya mahkum değildir.
Makul çözüm yolu bulmaları mümkündür.
Diğer muhalif grup ve yapıları yanlarında görmek, her şeyin arzu ettikleri kabullere göre değerlendirilmesini istiyenler ise hayal kırıklığına hazır olsunlar.
Her meseleyi bu açıdan bakmaları, oluşturdukları yargıya göre davranmalarını isteyerek muhalefeti manipüle etmeye çalışmak, başka doğruların olabileceği ihtimalini düşünmek istememeleri makul değildir.
Özgür Özel etrafında şekillenen bir kısım CHP’li ve medya mensuplarının Kılıçdaroğlu'nun “Arınma çağrısı ve talebini” geçersiz bulmanın ötesinde bilgi kirliliği yahut sarayın iftiraları olarak değerlendirilmesini istemeleri de anlaşılır değil.
Onlar tarafından yanlarında duran ve tezlerini doğrulayanlar “makbul” doğrulamayan, acaba diyenler “ya aptal, yahut hain” olarak etiketleniyor.
Zihinleri baştan belirledikleri “kabullere” göre işliyor, olaylar bu kabullere göre değerlendirilsin istiyorlar.
Bütün olaylar Kılıçdaroğlu'nu suçlayacak, Özgür Özel'i haklı kılacak şekilde delile dönüştürülüyor.
Seçmenleri bu yargıyla beslemeye çalışıyorlar.
Bunlara göre, CHP'nin 2023, özellikle 2024 Yerel Seçim başarısından sonra süreci yönetememeleri, ortaya çıkan yolsuzluk ve özel hayatlara dair iddialar ciddiye alınmamalı, görmezden gelinmeli, hatta bütün bunlardan mağduriyet üretilmeli, Özgür Özel yönetimindeki CHP'ye “şeksiz şüphesiz” teslim olunmalıdır.
Bu sebeple, “Doğrulama teorisine” göre hareket edilmesinii bekliyor, her şeyi buna göre yorumluyor ve kurguluyorlar.
Sanki istedikleri olursa seçim kazanmaları kesinmiş gibi düşünüyor ve öyle davranıyor, üçüncü yol aramayı “Saraya” hizmet olarak görüyorlar.
Kılıçdaroğlu ve ekibinin bu kuşatılmışlık ve badireden kurtulması, gösterecekleri politik marifete bağlıdır.
Bunu yapabilirler mi?
İzliyoruz, bekleyip göreceğiz.

Bu yazı toplam 75 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim