

ERCAN ÖZBEK:ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR EKONOMİK ORTAM VE REKABETÇİ FİNANSMAN ŞART
ANSİAD Geçmiş Dönem Başkanı, Ekonomik ve Sektörel Gelişme Çalışma Masası Başkanı ve WBT Tarım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı H. Ergin Civan’ın moderatörlüğünü üstlendiği toplantının konuğu, İktisatçı ve Yazar Prof. Dr. Yalçın Karatepe oldu. Toplantı kapsamında ayrıca derneğe yeni katılan iş insanları için Üye Alım Töreni
düzenlendi.
ANSİAD Ailesi Yeni Üyeleriyle Büyümeye Devam Ediyor
ANSİAD 11. Olağan Toplantısı kapsamında, derneğe yeni katılan iş insanları için Üye Alım Töreni de gerçekleştirildi. Farklı sektörlerden dernek bünyesine katılan; Sibel Gözüyukarı Eyiler (Mayi Tuz), Dr. Ümran Zorlu (Fizitalya Tıp Merkezi), Dr. Ahmet Seçim (Genetika Tohum), Efe Cantürk (Aytaş Yapı), Ayhan Topay (Topaylar Ticaret), üyelik rozet ve belgelerini toplantının konuğu Prof. Dr. Yalçın Karatepe ile ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek’in elinden aldılar. Prof. Dr. Karatepe, derneğin her geçen gün güçlü bir biçimde büyümesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek yeni üyeleri tebrik etti.
Özbek: ;Öngörülebilir Bir Ekonomik Ortam ve Rekabetçi Finansman Şart
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek, küresel ekonomideki jeopolitik gelişmeler, ticaret savaşları, artan korumacılık ve yüksek finansman maliyetlerinin işletmelerin önceliklerini yeniden şekillendirdiğini vurguladı. Türkiye'nin yalnızca niceliksel olarak büyümesinin yeterli olmadığını, daha verimli, rekabetçi ve yüksek katma değer üreten bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Özbek, iş dünyasının sürdürülebilir büyüme için öngörülebilir bir ekonomik ortama, rekabetçi finansman koşullarına, güçlü bir yatırım iklimine ve yapısal reformlara ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.
Özbek: Gümrük Birliği Güncellenmeli, Antalya'da Yazılım ve Dijital Dönüşüm Desteklenmelidir.
Türkiye’nin Avrupa ile güçlü ekonomik entegrasyonuna dikkat çeken ve Gümrük Birliği’nin günün koşullarına uygun şekilde güncellenmesinin önemine değinen Başkan Ercan Özbek, Antalya’nın vizyonel hedeflerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: Antalya açısından baktığımızda; güçlü turizm ekonomimizi korurken, tarım, sanayi, teknoloji, yazılım ve hizmet ihracatı gibi alanlarda daha yüksek katma değer yaratmamız gerektiğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ ve dijital dönüşüm de bu sürecin ayrılmaz bir parçası olacaktır. Bütün bunların merkezinde ise nitelikli insan kaynağı ve girişimci bir iş dünyası yer almaktadır. ANSİAD olarak ülkemizin ve
kentimizin sahip olduğu avantajları kalıcı bir rekabet gücüne dönüştürmesi adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Civan: Geçmiş Krizlerden Farklı, Uzun Soluklu Bir Süreçten Geçiyoruz
Toplantının moderasyonunu üstlenen ANSİAD Geçmiş Dönem Başkanı H. Ergin Civan, 35 yılı aşkın ticaret hayatındaki deneyimlerine atıfta bulunarak Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik konjonktürü değerlendirdi. Mevcut durumun geçmişte yaşanan çalkantılardan ayrıştığına dikkat çeken Civan; 35 yıldır aktif ticaretin içerisindeyim ve pek çok kriz tecrübe ettim. Ancak mevcut süreç, geçmiş krizlerden farklı olarak çok daha uzun soluklu bir yapıya büründü. Bu durum ülkemiz ve üreticilerimiz açısından ciddi zorluklar barındırıyor. Ancak yapısal sorunlarımızı kararlılıkla
çözerek, geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyen güçlü bir ekonomi hedefine ulaşacağımıza inanıyorum şeklinde konuştu.
Karatepe: Enflasyon Yönetiminde Faiz Politikaları ve Arz Dengesi Ön Plana Çıkmalıdır
Toplantı konuğu İktisatçı ve Yazar Prof. Dr. Yalçın Karatepe, küresel ve ulusal ekonomik görünümü veriler, küresel ölçekteki faiz politikaları ve teknolojik dönüşüm ışığında değerlendirdi. Enflasyonla mücadelede geleneksel sıkı para politikalarının tek başına yeterli olmadığını savunan Karatepe, dünyada iktisat literatürünün değiştiğini belirterek şunları kaydetti: Bugün enflasyonun temel kaynağı yalnızca yüksek talep değil; tedarik zincirlerindeki kırılmalar, enerji maliyetleri ve kâr marjlarındaki artışlardır. Sadece faiz artırarak veya talebi baskılayarak arz kaynaklı enflasyonu
tamamen kontrol edemezsiniz. Türkiye’nin enflasyonda belirli bantlara takılıp kalmasının arkasında bu gerçek yatıyor. Artık üretimi, tedariği ve arz kaynaklı enflasyonu merkeze alan yeni bir ekonomi anlayışına kafa yormak zorundayız.

Karatepe: “Çin'in Yükselişi ve Değişen Dünya Ticaretinde Yeni Devletçilik”
Dünya ticaretindeki korumacılık eğilimlerine ve Çin’in küresel üretimdeki baskın rolüne değinen Prof. Dr. Yalçın Karatepe, küresel ölçekte devletin ekonomideki rolünün yeniden tanımlandığını aktardı. Batı dünyasının en ucuz üretimi bulmak yerine güvenli tedarik ilkesine yöneldiğini belirten Karatepe; Çin; nadir toprak elementlerinden pil hücresine, güneş panellerinden elektrikli araçlara kadar stratejik alanlarda üretimin merkezine oturdu. Buna karşılık ABD ve Avrupa, devlet eliyle sanayi politikalarını ve yatırımları devasa teşviklerle destekliyor. Türkiye olarak bizim de montaj platformu veya pazar olmak yerine, küresel değer zincirlerinde karar verici konuma geçecek stratejik sanayi hamlelerini hayata geçirmemiz gerekiyor değerlendirmesinde bulundu.
Karatepe: Küresel Değer Zincirinde Oyun Kurucu Olmak Durumundayız
Türkiye'nin Çin ile olan ticaretindeki devasa açığa ve BYD yatırım sürecinde yaşanan tıkanıklığa değinen Karatepe, uyarısını şu cümlelerle dile getirdi: Çin ile ticaretimize baktığımızda dış ticaret açığımızın yarısı tek başına bu ülkeden kaynaklanıyor. Oraya fazla bir şey satamıyoruz ama sürekli mal almak durumundayız. BYD gibi yatırımlarda görüldüğü üzere Çin girdileriyle üretip Avrupa'ya satma düşüncesi çivi bile çakılmadan sonuçsuz kalabiliyor. Dijital platformlarda da bizi sadece tüketici olarak konumlandırıyorlar. Biz sadece Çin mallarına pazar olan ya da montaj
platformu olarak kalan bir ülke olamayız. Küresel değer zincirine girmek yetmez; koşulları belirleyen ve oyunda karar verici olan bir noktaya ulaşmalıyız.
Karatepe: Bütçe Açığından Korkmamalı, Harcamanın Niteliğini Denetlemeliyiz
Bütçe disiplini anlayışını sorgulayan Prof. Dr. Karatepe, bütçe açığının düşük olmasının tek başına bir övünç kaynağı olamayacağını dile getirdi. Benzer ekonomik seviyedeki ülkelerde bütçe açığı yüksek olmasına rağmen enflasyonun Türkiye'nin çok altında kaldığına işaret eden Karatepe, Mesele para harcamamak değil, o paranın nasıl harcandığını iyi denetlemektir.
2026 bütçesinde faize ayırdığımız pay yüzde 14,5 iken, 18 milyondan fazla çocuğumuzun geleceğini ilgilendiren eğitime ayırdığımız pay yüzde 12'de kalıyor. Devlet tercihlerini faizden yana değil; eğitimden, altyapıdan ve teknolojiden yana kullanmalıdır görüşünü kaydetti.
Karatepe: Düşük Kur ve Yüksek Finansman Maliyeti İhracatçıya Yüktür
Döviz kurunun enflasyon oranının yaklaşık 12 puan gerisinde kalmasının reel sektör ve KOBİ'ler üzerindeki faturasını çıkaran Karatepe; Dolar/TL kurundaki yıllık değişim yüzde 17,8 seviyesindeyken, aynı dönemdeki enflasyon yüzde 29,7. Yani enflasyonun neredeyse 12 puan altında kalan bir kur artışı var. Bu durum, özellikle küçük ihracatçının üzerine örtülü bir vergi koymak anlamına geliyor. Maliyetleriniz çok yüksek olduğu için düşük kur seviyesiyle bunları
karşılama imkânınız kalmıyor. Finansman maliyetlerinin yüksekliği, KOBİ'lerin döviz kredilerine erişememesi, takipteki alacakların artması ve konkordato ilanlarının tırmanması tesadüf değildir. İmalat sanayi PMI verileri 27 aydır 50 kriz eşik değerinin altında seyrediyor. Bu tablo, iş dünyasının geleceğe parlak bakmadığını somut bir şekilde gösteriyor. Dedi.
Karatepe:Tekstilden Vazgeçemeyiz, Geleneksel Sektörleri Teknolojiyle Dönüştürmeliyiz
Prof. Dr. Yalçın Karatepe ekonomi yönetiminin tekstil ve hazır giyim sektörü için kullandığı kontrollü küçülme yaklaşımına ve sanayi stratejisine dair şu perspektifi çizdi:Yaklaşık 900 bin kişinin çalıştığı devasa bir sektörden niye vazgeçelim? Biz tekstil de üretelim, nanoteknoloji de yapalım. Biri diğerinin alternatifi değildir. İleri teknoloji sadece nihai ürün demek değildir; üretim sürecinin kendisidir. İtalya nasıl tekstilde varlığını sürdürüyorsa, biz de yanmayan, kokmayan, güneşte renk değiştiren kumaş üreterek tekstilde var olmaya ve bu sektörü teknolojiyle
dönüştürmeye devam etmeliyiz.
Karatepe: “Ekonomik Güvenin İnşasında Kurumsal Kapasite ve Şeffaflık Büyük Önem
Taşımaktadır”
Konuşmasının son bölümünde ekonomik istikrarın reçetesini paylaşan Prof. Dr. Yalçın Karatepe; Merkez Bankası ve TÜİK gibi kritik kurumların bağımsızlığına, veri şeffaflığına ve hesap verilebilirliğe işaret etti. Kurumsal güven ortamının önemine değinen Karatepe, şu değerlendirmelerde bulundu:
Bir ekonominin temel hedefi, toplumun geneline yayılan sürdürülebilir bir refah ortamı oluşturmaktır. İçinde bulunduğumuz süreçte enflasyonun yarattığı hassasiyetlerin, özellikle alt gelir grubu ve çalışan kesim üzerindeki yükünü azaltacak adımlara ihtiyaç bulunmaktadır. Ekonomide kalıcı istikrar, güçlü bir güven ve öngörülebilirlik zemini üzerinde yükselir. Merkez Bankası ve TÜİK gibi temel kurumlarımızın özerk ve şeffaf yapılarının güçlendirilmesi, denetim süreçlerinin bütüncül bir anlayışla yürütülmesi bu güven ortamına katkı sağlayacaktır.
ANSİAD 11. Olağan Toplantısı, üyelerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından, ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek ve ANSİAD Geçmiş Dönem Başkanı ANSİAD Ekonomik ve Sektörel Gelişme Çalışma Masası Başkanı WBT Tarım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı H. Ergin Civan’ın konuk konuşmacı İktisatçı Yazar Prof. Dr. Yalçın Karatepe’ye günün anısına Antalyalı Seramik Sanatçısı Tufan Dağıstanlı’nın seramik kuşu takdim etmesiyle sona erdi.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





































