- IMKB
% - Altın
6173.01
%1.52 - Dolar
47.193
%0.04 - Euro
53.9584
%-0.04
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:48 - RUS KADIN 4 AY ÖNCE KAYBOLAN KÖPEĞİNİ 4 İLÇEDE ARIYOR, BİNLERCE AFİŞ BASTIRIP HER YERE ASIYOR
- 13:48 - TURBEYLER GRUBU’NDAN ADANASPOR YÖNETİMİNE TEPKİ
- 13:28 - MURATPAŞA’DAN PATİLİ DOSTLARA SERİN DOKUNUŞ
- 13:08 - YALVAÇ’TA OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI: 1 YARALI
- 12:38 - BABA-KIZ 12 SAAT ARAYLA HAYATA VEDA ETTİ
- 12:33 - ISPARTA’DA JANDARMADAN KAÇAK KAZI OPERASYONU
- 12:03 - YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE ABARTI EGZOZLA ARAÇ KULLANAN SÜRÜCÜLERE 113 BİN 719 TL CEZA
- 11:58 - 7 YIL SONRA KEMİKLERİ BULUNAN KADININ DAVASINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ
- 11:58 - AKDENİZLİ ANNE VE KIZLARI KAPIZLI GENÇLİK KAMPINDA BULUŞTU
- 11:53 - İSO İKİNCİ 500’DE AOSB’DEN 15 FİRMA
- 11:53 - 5 METREDEN ŞARAMPOLE YUVARLANAN OTOMOBİLDEKİ 2 KİŞİ YARALANDI
- 11:43 - PROSTAT KANSERİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN 7 YANLIŞ
- 11:33 - MERSİN’DE İTFAİYE YILIN İLK YARISINDA 8 BİN 37 VAKAYA KOŞTU
- 11:23 - EĞİRDİR’DE KOMŞULARIN GÜRÜLTÜ KAVGASI KANLI BİTTİ: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 11:13 - KAYMAKAM TOPSAKALOĞLU, TEKELİ JANDARMA SOSYAL TESİSLERİ İNŞAATINI İNCELEDİ
HALİL ERDEM / KONUK YAZAR


ESKİ KASABA SİNEMALARI
Her insanın dünyasında az çok sinemanın bir yeri vardır, diye düşünüyorum. Sinemaya gidip de o beyazperdenin büyüsüne kapılmayan, döneminin oyuncularına hayran olmayan yoktur; hatta bir gün kendisinin de keşfedilebileceği umudunu içinde gizli gizli taşıyanlarımız az değildir.
Altmışlı yetmişli yılların özellikle tiyatronun, televizyonun, sergi salonlarının olmadığı kasaba ortamında sinema artistik değerleri geliştiren en büyük etken olmuştur. 1970’li yıllarda bütün ilçe ve kasabalarda sinema salonları açılmıştı. İyi kötü salonları, derme çatma yapıları yadırgamadan akşamı beklerdik. Akşamların karanlığında sımsıcak ışıyan sahne bir umut olurdu içimizde.
Sözü edilen kasabalarda yazlık sinema değil, kışlık sürekli açık sinema salonları da vardı. Biz üç km uzaktaki köyden gruplar halinde sinemaya gelirdik. Paramızın olmadığı zamanlarda mevsimine göre ceviz, badem başaklaması yapar bakkala satardık, olmadı geri dönüşümüzde para eden evin eskimiş naylon ayakkabılarını satar bir şekilde sinemaya girerdik. O yaşlarda kendi adıma sinemaya gitmek ve gazoz içmek en büyük keyfimdi. Kasabaya erkenden gelirsek, yeni gelmiş filmin afişini görmek için meydandaki kavağa asılı kartelâya bakardık. Geç kalırsak afişe bile bakmadan direk sinema salonuna koşardık. Paramız eksik ise film biraz oynadıktan sonra sinema sahibinin bizi içeri alacağını bildiğimizden kapıda beklerdik.
Film bitip perde kararınca, bizim de dünyamız bir anlığına karardı. Artık karanlık yollardan, ovadan 3 km, 5 km uzaktaki köylere ulaşmak zordu, grup halindeki yaya geliş iyi olurdu da, dönüşlerde karanlık bastığından korkardık, ama ertesi gün sinemanın cazibesi ağır basar, bu korkudan eser kalmaz daha ikindi olmadan yine kasabanın yolunu tutardık.
Karanlık köylerimizin, kasabalarımızın çamurlu sokaklarında, ışıksız kış günlerinde dış dünyaya saçılan ışıklı, büyüleyici bir pencereydi çocukluğumuzun sinemaları. Artistik değerimizi, hayal dünyamızı besleyen en güçlü dil sinemadaydı. Çocuk yaşlarda hak, hukuk, adalet; doğru, iyi kötü, cesaret, kahramanlık gibi değerleri okuldan önce o büyüleyici sinema sahnelerinde öğrendik.
Gölhisar’da radyo tamircisi ve ilk kendi radyosunu kendi atölyesinde üreten Okatan ailesi ilçeye elektrikler gelmeden jeneratörle sinema oynatmış. Diğer sinemacımız Ömer Ali Birşen’in çevredeki sineması olmayan kasaba ve kalabalık köylere gezici sinema götürdüğünü yıllar sonra kendisinden dinledim. 1966 yılında İzmir’den film şirketiyle anlaşma yapıp Gölhisar, Dirmil, Çavdır, Söğüt, Seki kasabalarında, sinema işletmeciliği yapmış.
Batı Akdeniz, Ege, Marmara ve Trakya bölgelerinde 1960'dan sonraki yıllarda bütün kasaba ve ilçelerde iyi bir sinema dağıtım ağı oluşmuştu. Üç günde bir, haftada bir film değişip oynuyordu. Şehir merkezlerinde ise hem kışlık hem yazlık sinemalar tıklım tıklım dolardı.
Günümüzde ise ev ortamında sinema teknolojileri kurularak, dijital aktarımlarla sinemacılık çağ atlamıştır. Antalya’nın yetiştirdiği sinema sanatçıları Sümer Tilmaç, Mehmet Özgür, Coşkun Göğen, Müfit Kayacan, Burcu Biricik, Ümit Katrancılar, Nuri Dilmek, Mine Karakurt, Gülay Yağmur, Ahmet Öndeş, Seyit Selam Aslan, Ali Altuntaş, Ferit Aktuğ, Kaya Çobanoğlu ve genç kadın yönetmen Sevgi Hirschhauser’ı burada selamlayalım; ölenlere de rahmet dileyelim. Kendi il'im Burdur’da yeni yetişen sinemacılarını pek tanıdığımı söyleyemem ama herkesin tanıdığı üç sinemacıdan biri Osman Sınav’dır.
Osman Sınav, 1956 yılında Burdur’da doğdu. 1975 ve 1979 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde önce resim ve tekstil tasarımı, sonra sinema ve televizyon eğitimi aldı. 500’ü aşkın reklam filminin yapımında görev aldı. Yönetmeni veya yapımcısı olduğu 45’in üzerinde film ve dizi çekti. Altın Portakal ödülü alan yönetmenin çektiği, yapımcılığını üstlendiği film ve dizilerden bazıları şunlardır: Sakarya- Fırat, Acı Hayat, Kurtlar Vadisi, Ekmek Teknesi, Deli Yürek: Bumerang Cehennemi.. Ve O, en verimli zamanında aramızdan ayrıldı.
Diğer bir Burdurlu sinema sanatçısı Feridun Şavlı, 1953 yılında Burdur’da doğdu. Rıfat Ilgaz’ın büyük eseri Hababam Sınıfı serisinde oyunculuk yaptı. Türk sinema sanatçısı Feridun Şavlı, İstanbul Teknik Tekstil Lisesi mezunudur. Hababam Sınıfı'ndaki “Domdom Ali” karakteri ile tanındı ve bu eserin vazgeçilmez oyuncularından biri oldu. Tek tük başka sinema projelerinde yer alsa da 1987 yılından sonra sinemadan uzaklaştı. Ne yazık ki 1995 yılında kalp krizi geçirerek yaşama veda etti.
Gelelim üçüncü sinemacımıza. O'nun sinemacılığı daha eskiye dayanır. Adı Cemil Taylan. Cemil Taylan, 1945 yılında Burdur Yeşilova Örencik Köyü'nde doğmuştur. 1967 yılında bir akrabanın tanıdığı sinemacının ısrarıyla, bir filmde rol alır. Kara yağız bir Anadolu yakışıklısıdır. Sonrasında bir dönem bankada çalışırken, banka müdiresinin kendisi için “Türkiye’nin Tony Curtis’i dediğini, ancak ortama uyum sağlamakta güçlük çektiğini hem de ailevi sebeplerden Burdur’a dönmek zorunda kaldığını, Antalya’daki görüşmemizde kendisi bana anlatmıştır.
Bol sinemalı günler dilerim.
DÜŞÜNCE TEMBELİ TOPLUMPROF DR RAMAZAN DEMİR
KALEİÇİ'Nİ TURİSTTEN Mİ KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ?CEM ARÜV
SİYASİ MÜHENDİSLİKLER VE SONUÇLARIEŞREF URAL
TEMİZLİK KİRLETMEMEKTİR!..ERDOĞAN KAHYA
SAİT FAİK'İN 'SON KUŞLAR'I DA GİTMESİNBİHTER GÖRDÜ
HER GECE ÖLÜR, HER SABAH YENİDEN DİRİLİRİZHASAN YAKUP CANGÜVEN
LEJYONER HASTALIĞI VE BİNALARDAKİ GİZLİ RİSKLERAHMET İLBARS
DÜŞLENEBİLİR KENTGAZANFER ERYÜKSEL
ANTALYA MÜZESİGÖZDE SARI
ESNEMEYEN KIRILIRNİZAMETTİN ŞEN
MEŞALE HÂLÂ YANIYORIŞIK YARGIN
"BİLDİĞİM TEK ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR" DEN "BEN BİLİRİM"EBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
'BEN TÜM BAŞARILARIMI ATATÜRK'E BORÇLUYUM'SERDAR YILMAZ
ANTALYA’NIN BOŞ VAATLERE KARNI TOK!GÖZDE DOLAYMAN
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?OYA BOYSAN
DESTEĞİN DEVAM ETTİĞİ YERDE ANTALYASPOR KAZANIRKAHRAMAN KÖKTÜRK
“ANI YAZMAK ÖLÜMÜN ELİNDEN BİRŞEYLER KURTARMAKTIR”YUNUS YAŞAR
TARIK ÇELENK'İN 'KİMLİK KAPANINDA ÜLKEM' KİTABI ÜZERİNE / MÜLAKATTARIK ÇELENK
AHBAPAHMET GEDİKAĞAOĞLU
O KOLTUKLAR VAR YA!..VEDAT GÜRHAN
GAZÂLÎ VE İBN RÜŞD’DE NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
KART AİDATI PASTASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
BURDUR'DA LAVANTA HASADI
BÜYÜKŞEHİR'DEN ÜRETİCİLERE DESTEK
SAHİLDE DRON DESTEKLİ DENETİM
3'ÜNCÜ RAHİM NAKLİ OPERASYONU BAŞLADI
İTFAİYEYE YOL VERMEYEN SÜRÜCÜYE CEZA
İŞİNDE MUTLU OLMAYAN YÖNETİCİ AYNI İŞ YERİNDE KAYNAKÇI OLDU
GENÇ GİRİŞİMCİDEN HAYAT KURTARAN EĞİTİMLER
SASEDER KOORDİNASYON TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





