- IMKB
% - Altın
6174.48
%0 - Dolar
47.4686
%0 - Euro
54.7711
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:33 - KAN DONDURAN KAZA: ÇARPTIĞI YARALILARI OTOMOBİLİYLE EZEREK KAÇTI
- 01:23 - DÜĞÜNDE ÇIKAN YANGINA ALDIRIŞ ETMEDEN HALAYA DEVAM ETTİLER
- 23:43 - GAZİPAŞA’DA BİR KİŞİ EVİNİN MERDİVENİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 23:00 - GÖKYÜZÜNDE ŞÖLEN YAŞANACAK
- 22:30 - ANTALYA HAVALİMANI'NDA YENİ DÜZENLEME
- 20:23 - YAYA YOLUNDA TEHLİKELİ SÜRÜŞ YAPAN ADAY SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİ İPTAL EDİLDİ
- 20:12 - ÖZEL: "TESİSLERİN YÜZDE 64'Ü BASİT KONAKLAMA"
- 20:08 - OSMANİYE’DE OTOMOBİL UÇURUMA SAVRULDU: 1 YARALI
- 18:53 - DEVRİLEN TRAKTÖRÜN ALTINDA KALAN MUHTAR AĞIR YARALANDI
- 18:33 - 839 BİN LİRA CEZA YEMESİNE SEBEP OLAN SES SİSTEMİNİ BELEDİYE ÖNÜNDE YAKAN İŞLETME SAHİBİ TUTUKLANDI
- 18:23 - BAKAN KURUM: "HER YETİŞEMEZSİNİZ İDDİASINA, YENİ BİR ANAHTAR TESLİMİYLE CEVAP VERDİK"
- 18:10 - PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
- 17:54 - 5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
- 17:38 - MERSİN’DE TERS ŞERİTTE İLERLEYEN SÜRÜCÜNÜN EHLİYETİNE EL KONULDU
- 17:23 - ALANYASPOR’DA ERZURUM KAMPINDA YOĞUN MESAİ
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


HANGİ TÜR KÖYLÜLÜK?
Yıllardır Kapıdağ-Tatlısu’ya gidip gelirim. Gerçekten Kapıdağ’ın suyu şekerli gibi tatlıdır. Ancak ne yazık ki bu suların aktığı Bandırma körfezini temaşa eden birçok hayrat çeşme adeta enerji içecekleri, bira şişeleri ve benzerlerinin açık çöp alanları gibidir. Perema- Karşıyaka’nın 50 yıl öncesini hatırlarım. Eski Rum taş evleri ve Kilise kalıntıları bağ ve zeytin kokularıyla temiz deniz ile ayrı bir bölgeye eşsiz egzotiklik katıyordu. Şimdi artık Karşıyaka zenginleşti. Milyon dolarlık gırgır motorları sahipleri köylerini niteliksiz apartman kuleleriyle donattılar. Bandırma körfezinde denize girmek cesaret istiyor.
Karşıyaka mübadilleri Kavala’nın Söğütçük köyünden gelmişlerdi. Eşim ile Söğütçük’e-Lumnia gidip geçmişlere bir fatiha okumaya karar vermiştik. Yaşlılardan işitenler o köy dağ köyü sadece hayvan bakarlarmış orada ne yapacaksınız demişlerdi. Lumnia’ya gittiğimizde Rumlar bizi Türkçe karşıladılar ikramlar ettiler. Ancak köy bir İsviçre köyü olmuştu. Çeşmelerinde de enerji veya bira içecek çöpleri yoktu. Taverna dedikleri nitelikli bir restoranda da yemek yiyip Kavala’ya dönmüştük.
Bu örnekleri hep Anadolu’nun önemli bir kısmının göçebe zihniyeti ile de karışmış köylülüğü ile Batı’nın kültürel ve tarımsal kalkınma dinamiği arka planındaki köylülük ile mukayese için yapmaktayım.
Bu köylülük kelimesi kullanımı yanlış anlaşılmaya ve incinmeye de çok yakın bir algıyı da üretmekte. Bu konuda bazı dostlardan ciddi sitemler alırken köylü arkadaşlarımdan da merak ve destek almaktayım. Aslında ben dahil 3-4 kuşak geriye gittiğimizde hepimiz köylüyüz. Köylülüğün ruh asaletine kimsenin itirazı olamaz. Zaten Osmanlı tam bir tarım toplumuydu. Burada tabi ki Yakup Kadri veya Kemal Tahir’in romanlarındaki yorgun ve göçebe karakterli Anadolu köylülüğü ile Alan Mac Farlane’nin bahsettiği İngiliz aristokrasisinin köylülüğünü ayırt etmek gerekiyor. (1) Bu bağlamda İngiltere ve Almanya’da sahil köyleri ve kasabalarını da çok gezme imkanım oldu. 500 yıllık tarihleri, estetikleri kültür ve turizmde iddialarıyla yaşamaktaydılar. Batı köyleri adeta orada Ortaçağ tarihini yaşatırken bizim sonradan zenginleşen köylerimiz ise modern gecekondu hüviyetinde.
Hasan Âli Yücel, İngiltere Mektupları’nda tam da bu farkı anlatır. Ona göre İngiltere’nin sırrı, “hürriyetin nizama dönüşebilmesidir.” Bu nizamı kuran şey ne para ne sanayi ne de yasadır; görgüdür. İngiliz köylüsü toprağını işlerken davranışına ölçü ve estetik katmıştır. Köylü sabrıyla aristokrat vakarını birleştirir. Bu görgü, sınıflar arasında aşağıdan yukarıya doğru işleyen bir merak akışıdır. Köylü aristokratı taklit eder ama ona öfke duymaz; onun ölçüsünü öğrenir, kendi emeğinde uygular. İngiltere’de görgü, sınıfsal farkı törpüleyen ortak bir dil haline gelmiştir. Bizdeyse tam tersi yaşandı. Köylü devleti kutsadı ama ondan öğrenmedi; devlet köylüyü yüceltti ama onu dinlemedi. Bu yüzden modernleşme süreci, toplumun ufkunu genişletmek yerine daralttı. Köylüleşmek, bir yaşam tarzına değil, bir düşünme biçimine dönüştü. Artık köylülük köyde değil, şehirde; mecliste, üniversitede, hatta sosyal medyada
yaşıyor.
Yücel’in İngiltere mektuplarında hayranlıkla anlattığı şey, bir ülkenin merakı kurumadan yaşayabilmesiydi. İngiliz köylüsü, aristokratın bahçesindeki düzenden öğrenir; üniversite hocası köyün istikrarını över. Birbirine bakan ama kıskanmayan bir toplumdur bu. Medeniyet, merakın korkuya dönüşmediği yerde yeşerir. Bu nedenle İngiltere köylüsünü medeniyetin halkası yapmıştır. Bizdeyse merak hep tehlikeli bulunmuştur. Yeni olan bozucu, farklı olan (1) yabancı, sorgulayan hain sayılmıştır. Bu korku, zihniyetin kendi içinde donmasına yol açmıştır. Zihinsel donma, tıpkı bedensel donma gibidir: hareket varmış gibi görünür ama hiçbir yere gidilmez. Bu yüzden Türkiye yüz yıldır hareket ediyor ama ilerleyemiyor.
Yazılarımda sıkça kullandığım “Mahalle” kavramından sonra “Açık ve Gizli Köylülük” kavramı aslında bu “kollektif zihinsel donma-işlevsizlik” halinin sosyolojik normlarda karşılığıdır. Kollektif zihinsel donma hali köylü-kasabalı bakışın dönüşmesindeki en büyük engellerdendir. Bu anlamda Levine’in “donma hâli” bireyin travmaya tepkisiyken, yazılarımda “gizli köylülük” tanımını bu donmanın toplumsal davranış kalıbına dönüşmüş hâli olarak da düşündüm. (2)
Kolektif travma, siyasette kimliklerin kapanına sıkışmak olarak da görülebilir. Köylü zihniyetinin “bize benzeyeni koru, ötekinden sakın” refleksi, aslında travmatik güvenlik ihtiyacının politik biçimidir. Böylece bireysel donukluk, kolektif dogmatizme dönüşür. Bunun bedeli ise duygusal esnekliğin ve ahlaki duyarlığın kaybıdır.
Yıllardır ülkemizdeki siyasal ve kültürel krizleri anlamaya çalışıyorum. Bu arayış beni hep 19. yüzyılın başına, reformların başladığı döneme götürür. Devlet ve toplum reformlarının kalıcı olamaması, bugünkü kutuplaşma ve zihinsel donukluk halinin köklerini oluşturuyor.
Son dönemde üzerinde durduğum en önemli kavram, açık ya da bastırılmış biçimleriyle bir türlü zihinsel, davranışsal ve görgüsel düzeyde dönüştürülemeyen “köylülüğümüz” veya “kasabalılığımız”dır.
Bizim köylülüğümüzün temel sorunu, göçebeliğin karıştığı dar bir ufukta sıkışıp kalmasıdır. Zihniyet dönüşememiş, merak kurumuş, vizyon oluşmamıştır. İnsanı yeni olana yönelten merak duygusu, yerini tanıdık olana sığınma refleksine bırakmıştır. Oysa görgü, merakın terbiyesidir; başkasını, ötekini, yabancıyı anlamaya çalışırken kazanılan inceliktir. Fakat biz merakı korkuyla, görgüyü zayıflıkla karıştırdık. Sonuçta gelişmek yerine içine kapanan, öğrenmek yerine hükmeden, değişmek yerine donan bir zihin ürettik. Bu tıkanmanın ardında beş asrı aşan otoriter, hiyerarşik toplumsal geleneğimizin de büyük payı vardır.
Bugün artık köylülük bir yer değil, bir tavırdır. Mesele köyde yaşamak değil; yeniye, ötekine, farklı olana nasıl baktığımızdır. Bir toplumun zihni meraksızsa, görgüsü şekilcidir; vizyonu yoksa, modernliği taklittir. Yücel’in İngiltere’de gördüğü gibi medeniyet, merakla beslenen görgünün ürünüdür. Bizdeyse görgü donmuştur, çünkü merak tükenmiştir.
Asıl soru şudur: Biz hangi tür köylülüğe sahibiz? Emeğini estetiğe dönüştürebilen, merakıyla ufkunu genişleten köylülük mü? Yoksa korkularını kutsayıp merakını öldüren, zihinsel donmayı yaşam biçimine dönüştüren köylülük mü?
(1) https://www.vbky.com.tr/kitap/ingiliz-bireyselciliginin-kokenleri
(2) https://www.indyturk.com/node/421436/türki̇yeden-sesler/donuk-toplum-ve-yaklaşan-seçimler
Medyascope'tan alıntılanmıştır.
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
RESTORANLARDA YENİ HESAP OYUNU!AV İBRAHİM GÜLLÜ
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
KENDİMLE YÜZLEŞMEKEŞREF URAL
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
GAZALİ, DECARTES VE MALEBRANCHE’TA NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
ANTALYA TEK LİMANLA YETİNEMEZCEM ARÜV
HAYATIMIZI KİM YÖNETİYOR?OYA BOYSAN
DOSTA DÜŞMANA KARŞI ANTALYASPORGÖZDE DOLAYMAN
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU VE ÇORUMAHMET İLBARS
BERLİN'DE ANTALYA ŞOV...TURGAY ALP
ANNELİĞİN DEĞİŞEN YÜZÜ, DEĞİŞMEYEN VİCDANIPINAR TEYİN
BİRBİRİNİN İÇİNDEN GEÇEREK GELEN BİR YAZIGAZANFER ERYÜKSEL
NAZIM HİKMET ŞİİRİNDE UMUTM. ALİ ÖZDOĞAN
ÇİĞLİ TARIM KREDİ MARKET’TE YAŞANAN USULSÜZLÜK ÖNLENEBİLİR MİYDİ?HASAN YAKUP CANGÜVEN
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
OTLUK YANGININDA 100 DÖNÜM ZARAR GÖRDÜ
ALEVLERİN ARASINDA KALAN KEDİ 'LUNA' TEDAVİYE ALINDI
AÜ HASTANESİ'NDE TEDAVİ EDİLDİ
ATB TEMMUZ AYI MECLİSİ TOPLANDI
CLIMAAX-MUHIR PROJESİ'NİN KAPANIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
Erbaş, Hacı Bayram Veli Camii’nde teravih namazı kıldırdı
Otomobilin yan yattığı kaza anı kameraya yansıdı
Samsun'da trafik kazası: 3 yaralı
ABD'de düzenlenen yarışmada dünya 2.'si oldu
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8

- KAN DONDURAN KAZA: ÇARPTIĞI YARALILARI OTOMOBİLİYLE EZEREK KAÇTI
- DÜĞÜNDE ÇIKAN YANGINA ALDIRIŞ ETMEDEN HALAYA DEVAM ETTİLER
- CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A 15 TEMMUZ'DA SUİKAST GİRİŞİMDE BULUNAN FETÖ MENSUBUNUN YAKALANDIĞI EV GÖRÜNTÜLENDİ
- ALANYA'DA ORMAN YANGINI
- ARILARIN SOKTUĞU MOBİLYA USTASI DOĞUM GÜNÜNDE ÖLDÜ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
