- IMKB
% - Altın
6659.71
%0 - Dolar
47.6791
%0 - Euro
55.1258
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:03 - BURNAZ PLAJI’NDA YAZ YOĞUNLUĞU DRONE İLE GÖRÜNTÜLENDİ
- 12:23 - GÖÇÜKTE HAYATINI KAYBEDEN İŞÇİNİN CENAZESİ ADLİ TIPTAN ALINDI
- 11:53 - FEKE’DE CÖMERT ÖZEN SAHADA "HER MAHALLEMİZE AYNI GAYRETLE HİZMET EDECEĞİZ"
- 11:33 - ASAT’TAN AKSU’DA EŞ ZAMANLI ALTYAPI VE ASFALT ÇALIŞMASI
- 11:18 - AK PARTİ ADANA İL BAŞKANI ÖZKAN: ""TÜRKİYE YÜZYILINA GÜÇLÜ TEŞKİLATIMIZLA YÜRÜYORUZ"
- 11:13 - KOZAN’DA YAZ KONSERLERİ HALKI MÜZİKLE BULUŞTURUYOR
- 11:08 - AOSB’DEN İHRACATA STRATEJİK DESTEK
- 10:58 - ’KÖY BİZİM, ŞENLİK BİZİM’ COŞKUSU TARSUS’A TAŞINDI
- 10:48 - CENGİZ AYTMATOV’UN OĞLU ÜNLÜ YAZARIN DAHA ÖNCE YAYIMLANMAMIŞ ÇALIŞMALARINI ANTALYA’DAKİ KÜTÜPHANEYE BAĞIŞLADI
- 10:43 - 40 DERECEYİ AŞAN SICAKLARDA VATANDAŞLAR SERİNLEMEK İÇİN TARİHİ ÇARŞI VE CAMİLERE SIĞINIYOR
- 10:43 - MERSİN’DE MİNİKLER TRAFİK KURALLARINI DİREKSİYON BAŞINDA ÖĞRENDİ
- 10:43 - ADANA’NIN İMAMOĞLU İLÇESİNDE YAŞANAN GÖÇÜKTE AĞIR YARALANAN İŞÇİ DE HAYATINI KAYBETTİ
- 10:23 - KOCAGÖZ, ALTINOVA’NIN TALEPLERİNİ YERİNDE DİNLEDİ
- 10:23 - KAHRAMANMARAŞ’TA AĞUSTOS FUARINDA FUNDA ARAR KONSERİ
- 10:18 - ANTALYA’NIN KORUMA ALTINDAKİ DOĞAL SİT ALANINDA ’OLMAZ BU KADAR ’DEDİRTEN GÖRÜNTÜLER
MUHARREM YELLİCE / KONUK YAZAR


HİNDİSTAN’DA TÜRK RUHU: İSLAM ÖNCESİ KÖKLER
Hindistan, en eski medeniyetlerden en yeni uluslardan biridir. Sömürge döneminden yani 1947 yılından beri 79 yıl oldu. Hindistan maneviyatın ve kutsallığın toprağıdır. Bu topraklarda bütün insanlar ışığa ulaşma mücadelesi içindedir. Hindistan inançların coğrafyasıdır. Burada her şeye tapınılır. Bütün inançlara genelde saygı vardır. Bütün nehir ve dağlar kutsaldır. En kutsal nehir Ganj nehridir. Tanrı Şiva evreni koruyan güçtür. İnanç kendinden daha güçlü büyük bir şeyi kabullenmektir. Doğa faydalanılması gereken kaynak değil, Saygı duyulması gereken bir varlıktır. Çeşitliliklerle dolu bir ülkedir Hindistan. Çeşitli din ve inançlarla manevi ve kolektif bir güçtür Hindistan. Buna kolektif titreşim diyorlar.
Dünyadaki dijital ürünlerin %40’ı bu ülkede üretiliyor. Dünyanın en büyük süt üreticisi dünya sütünün 1/3’ü burada üretiliyor. Kendi uydularını kendileri yapıyor uydu rampaları var. Büyüme hızı %7-8. Petro kimya ve madencilik ve tekstilde ileriler.
Bugün "Hindistan" dediğimiz bu devasa coğrafyanın ruhunu anlamak için resmi tarihin bize dayattığı "Ari İstilası" gibi kalıpları bir kenara bırakmamız gerekiyor. Hindistan tarihi, genellikle dışarıdan gelen akınlarla anlatılır; ancak bu akınların asıl kimliği hep gizlenmiştir. Bugün burada, İndus kıyılarından Ganj ovasına kadar uzanan bu topraklarda, binlerce yıldır yankılanan Türk-Saka ruhunun izini süreceğiz. Kitabım "Hindistan “da da vurguladığım gibi, Türk varlığı bu kıtada 4000 yıllık bir zenginliktir.
İndus Vadisi ve Bozkırın İlk Mührü
MÖ 3000’li yıllarda parlayan İndus Vadisi Uygarlığı, bugün hâlâ çözülememiş mühürlere ve tabletlere ev sahipliği yapmaktadır. Batılıların "bilinmez" dediği bu yazıtlar, aslında Tuva’dan Altaylar’a kadar uzanan Ön-Türk tamgalarının birer yansımasıdır. Kazılarda bulunan güneş kursları, tekerlek sembolleri ve hayvan üslubuyla işlenmiş figürler, bozkırın estetik kodlarını taşır. Meşhur "Pasupati" mühüründeki figür, yerel bir tanrıdan ziyade, doğaya hükmeden ve bağdaş kurarak vecd haline geçen bir bozkır şamanıdır. Atın ve teşkilatçı aklın bu coğrafyaya girişi, bozkır insanının Hindistan’daki ilk büyük imzasıdır. Bazı tarihçiler MÖ.4000 ile 3000 yılları arasında orta Asya dan hareketlen Rıa geni insanlarının Hindistan’ın ilk yerlileri Daravitleri oluşturduklarını iddia ederler. Hindistan’da etkileşim ve kavga erken gelen bozkırlı ile geç gelen bozkırlı arasında yaşanmıştır. Hindu kültürü devasa bir harmanlamadır. Göksel ışık, ateş, su, ağaç, meditasyon tabiat ruhlarına inanç Türk kültür ögeleridir. Bu ögelerin tamamı Hindistan inançlarında vardır. Daha önce gelen yerleşik bozkır aristokrasisi ikinci dalga Nanda Boyu’nu alt sınıftan kabul etti. Nanda Boyu çekti kılıcı bu kast sistemini yerle bir etti.
Nanda İmparatorluğu: MÖ.345-322. Aşağı sınıf sudralardan oluşan ve Hindistan’ın geleneksel kast sistemine meydan okuyan bir imparatorluktur. Antik dünyanın en büyük ordusunu oluşturdular. 200bin piyade 20 bin süvari,2bin savaş arabası ve sayısız filleri olan düzenli bir orduya sahipti. Bu kadar büyük ve disiplinli bir ordunun ancak Türkler tarafından oluşturulabileceği yönünde iddialar vardır. Bu orduyla savaşma cesareti bulamayan İskender Ganj vadisine inmedi. Pencap eyaletinin Hydaspes bölgesinde Raja Porus arsındaki savaşta 200 fiilden İskender’in ordusu perişan olmuştu. Nan İmparatorluğunun eğitimli 6000. Fili vardı. Kral Porus İskender’e karşı inatçı bir savunma yaptı. Bu savunma dirençli bozkır ruhunu yansıtır. Kral Porus’un savaş arabası çoktu. Tarihçiler bunu Avrasya bozkırlarından Hindistan’a taşınan askeri bir teknoloji olduğunu belirtirler.
Maurya İmparatorluğu, MÖ.322-185. Yeni arkeolojik bulgular Mauryalıların Bozkır kültüründen gelen bir aristokrasi olduğu yönündedir. Askeri organizasyon yönetim şemasının Türklere benzediği yönündeki görüşlerini Hintli arkeolog D.B. Spooner bulgulara dayanarak ifade etmiştir. Aşokha sütunlarındaki aslan, boğa,vs. motiflerinin Bozkır kültürünü ifade ettiğini söylemiştir Maurya kelimesi Mayura adlı bir Türk klanının adıdır. Tavus kuşu manasını taşır.
Bozkırın Bilgesi Buda
Tarihin en büyük kırılma noktalarından biri, Budizm’in doğuşudur. Budizm'in kurucusu Siddhartha Gautama, bir "Sakya" prensidir. Adının anlamı "Sakaların Bilgesi"dir Buda’nın ortaya koyduğu öğreti, Hindistan’ın o dönemki katı, hiyerarşik ve insana değer vermeyen kast sistemine karşı bozkırın özgür, eşitlikçi ve töre merkezli ruhunun bir isyanıdır. Budizm, aslında bozkır şamanizminin Hindistan’ın kadim kültürüyle harmanlanarak evrensel bir ahlak felsefesine dönüşmüş halidir. Maurya İmparatorluğu’nun bu öğretiyi benimsemesi, bozkırın "Cihan Hakimiyeti" fikrinin Hindistan’daki ilk büyük siyasi zaferidir.
Saka ve Kuşan İmparatorluğu
Milattan önceki son yüzyıllarda ve milattan sonraki ilk yüzyıllarda, Hindistan kapıları yeniden asıl sahiplerine, Sakalara ve Kuşanlara açılmıştır. Türkistan’dan Hindistan’ın güneyine kadar uzanan bu büyük imparatorluk MS.30-375 yılları arasında hükümran olan bir Türk İmparatorluğudur. Bu dönemde Hindistan, bozkırdan gelen askeri disiplin, pantolon ve bot kullanımı gibi kültürel devrimler ve atlı okçuluk teknolojisiyle tanışmıştır. Kuşan İmparatoru Kanişka döneminde Hindistan, tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşamış; ipek yolu kontrol altına alınmış ve bozkırın teşkilatçı yapısı sayesinde kıtada huzur ve refah egemen olmuştur. Bu, "Ari" denilen kurgunun değil, bizzat Türk-Saka dehasının bir sonucudur.
Ak Hunlar ve Rajputların Sırrı
M.S. 5. yüzyılda Hindistan’a giren Ak Hunlar Hindistan’ın yerli imparatorluklarını sarsarak yeni bir dönemi başlatmışlardır. Toraman ve Mihirakula gibi liderlerin yönetimindeki Hunlar, sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda yeni bir toplumsal yapının da habercisi olmuşlardır. Bugün Hindistan’ın en savaşçı ve asil sınıfı olarak bilinen Rajputlar, aslında bu topraklara yerleşen ve zamanla yerelleşen Türk-Hun boylarının torunlarıdır. Onların cesaretinde, onurunda ve savaşçı karakterinde bozkırın genetiği hâlâ yaşamaktadır.
Kadim Bir Mirasın Devamı
Sonuç olarak, 1000 yılında Gazneli Mahmud’un, ardından Gurluların ve nihayetinde Babür Şah’ın Hindistan’da kurduğu devasa yapılar, birer tesadüf değildir. Bu büyük devletler, binlerce yıl önce Sakaların, Mauryalıların Hunların ve Kuşanların suladığı topraklara, ektikleri tohumları hasat etmeye gelmişlerdir. Hindistan’da Türk ruhu, sadece taşa kazınmış bir mimari değil, bu coğrafyanın DNA’sına işlenmiş bir yönetim, inanç ve yaşam biçimidir. "Hindistan" adlı çalışmamda da ortaya koyduğum gibi; Türkleri anlamadan Hint tarihini yazmak, kökü olmayan bir ağacı anlatmaya benzer.
MEMLEKLETİMDEN İNSAN MANZARALARIIŞIK YARGIN
MUHALEFETSİZ TÜRKİYE Mİ?EŞREF URAL
NAMAZINI DEĞİL, İNSANLIĞINI GÖRÜNMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR NEŞE KAREL GÜZELLEMESİYUNUS YAŞAR
NEYZEN TEVFİK-2GAZANFER ERYÜKSEL
KAHVERENGİNURİ SEZEN
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
SAHİL GÜVENLİK GRUP KOMUTANINA VEDA YEMEĞİ
ANTALYALI SANATÇI ÖZÜM ÖZMEN, FOÇA'YI SALLADI
YANGINDA MAHSUR KALAN AİLE KURTARILDI
DMD'Lİ KEREM'İN UMUT ÇAĞRISI
KOCAGÖZ: "ORMANLARI KORUMAK, ORTAK SORUMLULUĞUMUZ"
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





