Bugün 11 Şubat 2026 Çarşamba
  • Antalya11 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    7053.7
    %-0.14
  • Dolar
    43.6168
    %0
  • Euro
    51.9191
    %0.01

ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

ÖZGÜR ÖZEL ve CHP YÖNETİMİ BOCALIYOR

10 Şubat 2026 Salı 23:02

Son günlerde parti taassubu konusunda hiç hoş ve doğru bulmadığım tutumlara şahit oluyoruz.
Şöyle ki, bir partiden seçilip başka bir partinin bayrağını şu veya bu gerekçeyle sallamak elbette seçmen iradesine saygısızlıktır.
Seçilmişler seçildikleri parti ile sorun yaşayabilirler ve hatta yol ayrımı da yaşayabilirler.
Bu anlaşılabilir ve normaldir.
Seçilmişlerin parti değiştirmeleri siyasi tarihimizde ilk değildir ve son olmayacaktır.
Parti değiştirmenin önünde yasal engel yok.
Benim tercihim partisiyle geçinemeyen seçilmişlerin görev sürelerini bağımsız olarak sürdürmesinden yanadır.
Anlaşılıyor ki, Özgür Özel ile paralel düşünmüyoruz!
Zira hakkında partisinden istifa eden bir belediye başkanı kendisine küfür ve hakaret ettiğini söylüyor.
Kabul etmek gerekir ki, küfür ve hakaret yasalar dışında; etik dediğimiz, ilkeli davranmak dediğimiz, erdemli olmak dediğimiz ve esasen bizi sosyal hayatta itibarlı yapan bambaşka değerler, ölçüler ve sosyal kurallara göre muteber bir tutum değildir.
Bahse konu ettiğimiz ölçü, değer ve sosyal kuralların gücü kesinlikle yasalardan daha yüksek ve üstündür.
Çünkü, yasaların değişimi yasama organını tarafından çok kolay bir şekilde değiştirilebilirler iken, toplum tarafından kabul edilmiş değerler, ölçüler ve sosyal kuralları değiştirmek kolay değildir ve bu kuralların değişimi gerekli olsalar bile uzun yıllar içinde olur.
Bu sebeple, sosyal dokuya uymayan davranış, tutum ve söylemler toplum tarafından meşru kabul edilmez.
Kabul edilmeyen davranışlar da rıza üretemediği için meşru değildir.
Haliyle, istifa edenlerin tutumu yasal olsa bile meşru görülmediği, kabul edilmediği için rıza üretmemekte, aksine öfkeye sebep olmaktadır.
Burada bir hususun altını çizmek gerekiyor.
Bu yazıya sebep olan neden, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in suçlanmasına gerekçe oluşturan durum CHP'den Belediye Başkanı seçilen kişinin ileri sürdüğü iddialardır.
Bu iddialara göre, Özgür Özel telefonundan mesaj yoluyla Belediye Başkanına hakaret ve küfür etmiştir.
İddia doğru ise, her ne sebeple olursa olsun bir Genel Başkan partisinden seçilmesi için aday yaptığı ve sonrasında seçmenler tarafından seçilen kişiye küfür ve hakaret etmemelidir.
Bu eylem, acziyet ve zavallılık olarak değerlendirilir.
Burada bir parantez açmak gerekiyor.
Eğer, parti değiştirmek ilkesel olarak kötü ise, ahlaki değilse, seçmen iradesine saygısızlık ise, bu herkes için geçerli olmalıdır.
Seçildikleri partileri bırakıp CHP'ye katılan vekil ve başkanlar için kapıları açık tutan bir parti, kendi partisinden istifa ederek başka partilere geçen seçilmişlere saygı duymuyorsa bile edepli bir şekilde sükût etme erdemini göstermelidir.
Ama Özgür Özel ve CHP'li yöneticiler bu konuda adil ve soğuk kanlı davranamamışlardır.
Aslında CHP sadece bu konuda değil, Altılı Masa bileşenlerine karşı da benzer davranış göstermiş, “Tek Başına” diyerek iktidara karşı elini zayıflatmış, kısa vadeli başarıların şehvetine aldanmıştır.
Bu tutumuyla da işbirliği yapabileceği kesimlerle duygusal kopuş yaşanmasına sebep olmuştur.
Bu saatten sonra toparlaması pek mümkün görünmüyor.
Şimdi parantezi kapatarak yeniden istifa edenlere dönelim.
Evet, istifa edenler açısından durum ilkesel ve ahlaki yönden sorunlu iken, istifa edenleri mesnetsiz suçlamak, özel mesajlarla hakaretler etmek, küfretmek hiç ahlaki ve doğru değildir.
Hele bu hakaretleri Genel Başkan düzeyinde yapmak asla kabul edilemez.
Makuliyet bunu söylerken, bir takım partililerin
yapıldığı iddia edilen hakaretlere, "Oh, iyi olmuş, az bile söylemiş!" diyebilmektedir.
Böylece siyaset topluma kötü örnek olmakta, fanatizm körüklenmektedirler.
Oysa, ortada dolaşan iddiaların yalanlaması, doğru olmadığının açıklanması gerekirdi.
Bu yapılmadığında toplum vicdanı yaşananları bir kenara not eder ve vakti geldiğinde o nota bakarak kararını verir..
Bırakın normal seçmenleri, CHP'ye oy veren seçmenin büyük çoğunluğu bile Genel Başkan düzeyinde ortaya konulan bu üslubu onaylamayacaktır.
Çünkü, bu kötü tutumu onaylamak taassuptur, fanatizmdir, kötülüktür ve bunun toplumun kahir ekseriyet tarafından onaylanması mümkün değildir.
Bize göre, sayın Özgür Özel ve Genel Merkez yönetimi ülkeyi yönetmeye hazır olmadıkları görüntüsü vermektedir.
CHP yönetimi iktidarın elindeki güçle üzerine gelmesine karşı maalesef sakin ve ilkeleri doğru tespit edilmiş politik üslup ve yöntem üretemiyor.
Telaş içinde, günübirlik tutum belirleyerek karşılaştığı sıkıştırma ve sorunlar karşısında bocalamaktadır.
Böyle giderlerse dağılma sürecine girebilirler.
CHP yönetimi derhal toparlanmalı, ülkenin ihtiyac duyduğu güveni verecek yol, yöntem ve üslubu bulmalıdır.
Güçlü muhalefet her zaman ülkenin ihtiyacıdır, CHP yönetimi sorumluluğunun ve yükünün farkına varmalıdır ki, toplumda değişim inancı güçlenebilsin.

Bu yazı toplam 97 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim