Bugün 17 Mart 2026 Salı
- IMKB
% - Altın
7107.07
%-0.02 - Dolar
44.1652
%0.02 - Euro
50.6523
%0.28
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:38 - BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN, ÇOCUKLARLA İFTARDA BULUŞTU
- 00:43 - SİLAHLI KAVGADA EVİNİN ÖNÜNDE DURAN GENÇ KADIN BAŞINDAN VURULARAK HAYATINI KAYBETTİ
- 00:33 - AFŞİN-GÖKSUN KARAYOLUNDA KAZA: 2 YARALI
- 00:18 - ADANA’DA İŞ YERİNDE SİLAHLI KAVGA: 2 YARALI
- 23:33 - OSMANİYE’DE KADİR GECESİ’NDE CAMİLER DOLDU TAŞTI
- 23:33 - DEPREMİN ARDINDAN YENİDEN İNŞA EDİLEN HABİBİ NECCAR CAMİİ, KADİR GECESİ’NDE VATANDAŞLARIN AKININA UĞRADI
- 23:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGINA MÜDAHALE EDEN İTFAİYE ERİ DARBEDİLDİ
- 23:18 - HAFIZLIK EĞİTİMİ ÖĞRENCİLERİNDEN FİLİSTİN’E BAĞIŞ
- 21:58 - ALKÜ AİLESİ GELENEKSEL BAYRAMLAŞMADA BULUŞTU
- 20:36 - TOUR OF ANTALYA ÖDÜL TÖRENİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 20:13 - ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE YÖNELİK DAVANDA TUTUKSUZ SANIKLARIN SAVUNMALARI ALINDI
- 19:27 - RÜŞVET VE YOLSUZLUK DAVASINDA ZUHAL BÖCEK VE İLKER ARSLAN İFADE VERDİ
- 19:13 - ADANA’DA SİVİL TOPLUM VE EĞİTİM CAMİASI İFTARDA BULUŞTU
- 18:53 - BURDUR’DA PİDE SALONUNDA DOĞALGAZ PATLAMASI: 1 YARALI
- 18:38 - CAM PİRAMİT’TE KARADENİZ VE BURDUR RÜZGARI ESTİ

EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


SOLCULUK VE MİLLİYETÇİLİK ÇELİŞİR Mİ?
22 Kasım 2024 Cuma 15:47
Bazı solcu dostlarımın “yazılarında milliyetçi bir ton var, bu senin siyasi anlayışına uygun düşmüyor” diye eleştirel görüş beyan etmeleri üzerine bu hususta bir şeyler yazmak istedim. Yani aslında eleştirinin özü şu; “sen bir solcusun ve milli söylemler bir solcuya uymaz!” Uyar mı, uymaz mı, uyarsa neden, uymazsa neden? Bakalım bakalım.
Şu soruyu formüle ederek başlayalım; Fransız devrimi tam olarak milli bir ihtilal değil midir? İhtilalin mottosu “Fransa”, “Fransa’nın bağımsızlığı” ve “Fransız halkının özgürlüğü” değil midir? Evet, hiç kuşkusuz. Peki Fransız ihtilali başından beri ve hâlâ, geniş anlamda sol düşüncenin benimsediği, önemsediği ve ilkelerine sahip çıkmaya gayret ettiği bir isyan değil midir? Yani eşitlik, kardeşlik, özgürlük, cumhuriyetçilik, laiklik gibi kavramlar bu gün hâlâ sol’un esaslı kavramları değil midir? Ve bu kavramlar Fransız İhtilali ile siyasi arenadaki şanlı yerini almamış mıdır? Cevap: Evet, evet, evet…
Şimdi meseleyi ülkemiz özelinde tartışmaya devam edelim ve Cumhuriyet’le başlayalım. Cumhuriyet’in Altı Ok ilkesi hangi siyasi kavramları sembolize ediyor sayalım; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Laiklik, Devrimcilik, Halkçılık, Devletçilik. Çok açık görülüyor ki ilk üç kavram Fransız İhtilalinden, diğer üç kavram da Sovyet Rusya pratiğinden etkilenmiş ya da alınmış siyasi kavramlardır. Ve siyaseten kendilerini sosyalist, hatta Marksist/Leninist olarak tanımlayan 68 Kuşağı’nın önder kadrolarının, bilhassa Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın, bu kavramlara itiraz etmemelerinin ve hatta belli oranda sahiplenmiş olmalarının sebebi de aslında budur.
Şimdi tarihsel süreci bir kenarda bırakalım ve günümüze yaklaşalım. Esasen bu meseleler ülkemizde 1960’lı yıllarda çok kapsamlı ve detaylı tartışılmıştır. O günün Türkiyesinde aydınlar ve gençlik önderleri genel anlamda sol-sosyalist düşüncenin milliyetçilik ile fazla sorunu olmadığına inanan kadrolardı. O günlerin gazetelerine ve dergilerine bakın, göreceksiniz ki ister TİP, ister Milli Demokratik Devrim ve isterse de öğrenci gençlik hareketleri bu hususta hemfikirdirler; milli bir zemin üzerinde sol pekala anlamlıdır ve bu duruş solun temel felsefesi ile çelişmez!
Peki ne oldu da 1980’lerden ve 90’lardan sonra Türkiye’de genel kabul gören bu anlayış terkedildi ve milliyetçilik sol mahfillerde bir tür “veba” muamelesi görmeye başladı? Bana göre en önemli sebep 1970’lerde başlayıp 1980’lerde hızını arttıran Kürt siyasi hareketi ve esasen Kürt meselesi! Kürt siyasi hareketinin (başta PKK ve diğerleri) “emperyalizm” kavramını somutlaştırırken Batı ve ABD Emperyalizminden ziyade bizzat Türkiye’yi sömürgeci bir devlet ve Türk halkını da “sömürgeci halk” olarak kabul etmesiyle solun geleneksel insicamı bozuldu. Ve bu konuda “liberal-sol” aydınların bu paraleldeki etkili yazıları ve kitapları da süreçte çok belirleyici oldu. Artık bu aydınlar tarafından “millet” ile “ırk” aynı anlamda kullanılıyor ve sunuluyordu. Oysa bu yanlış bir yaklaşımdı, çünkü millet, farklı ırklardan ve sosyo-kültürel yapılardan müteşekkil bir toplumu ifade ediyordu. Ama bizim sola etki eden yazarlar ve aydınlar bu gerçeği biliyor olmalarına rağmen bilmezlikten geliyorlardı.
Uzun lafın kısası, Sol’un milli zeminden tümüyle koparak toplumun tamamına seslenen bir anlayıştan koparak ve ağırlıklı olarak başta Kürt sorunu olmak üzere çevre, kadın sorunları, cinsiyet meseleleri gibi daha spesifik/marjinal alanlara yönelmiş olması, kısa sürede Anadolu şehirleri ve büyük kentlerin varoşları ile ilişkisinin tümüyle kesilmesine sebep oldu. Ve böylece, toplumun tamamı “hedef kitle” olmaktan çıktı ve solun hitabet alanı epeyce daraltılmış oldu. Artık “millet, milliyet, milli, milliyetçilik” gibi çok güçlü ve bu topraklarda hâlâ çok etkili kavramlar milliyetçi-muhafazakar siyasi partilere terkedilmiş oldu. Ve onlar da bu nimetin yanına en az millet kadar kuvvetli olan “din” kavramını ekleyerek, hiç yorulmadan ve fazla zahmet çekmeden, yaklaşık 30 yıl içerisinde devleti ve toplumu kendi istekleri doğrultusunda şekillendirmeyi başardılar.
Oysa milliyetçilik, millilik gibi kavramlar esasen modern kavramlardı, asla ırkçılık gibi akraik kavramlarla bir yakınlığı yoktu ve pekâlâ sol düşünce dünyası içinde anlamlı bir üslup dairesinde yer bulabilirdi; ama bu yapılmadı. Ve gördüğüm kadarıyla bizim sol, bu süreçten pek de rahatsız değil. Yani ortada böyle bir sorun da görmüyor. Peki ortada hiç sorun yoksa sol neden koskoca Anadolu coğrafyasında yok? Neden varoşlarda yok? Neden yoksul semtlerde yok? Neden küçük şehirlerde, kasabalarda yok? Neden sadece gariban Alevi/Kürt/Zaza gençlerin dışında solcu derneklerin ya da partilerin kapısını çalan yok? Sanırım artık bu soruları soran ve kafa yoran da yok. Pek yazık.
Bu yazı toplam 894 defa okunmuştur.
DAVUL BİLE DENGİ DENGİNE!..VEDAT GÜRHAN
'BOMBALARIN KARBONU'CEM ARÜV
TAZİYEMİZ VARPROF DR RAMAZAN DEMİR
YEMEK SİTELERİNE YENİ DÜZENLEMEAV İBRAHİM GÜLLÜ
VATAN MİLLET SEVGİSİNE DAİRALİ İHSAN DİLMEN
AYIPLI HİZMET VE TÜKETİCİNİN HAKLARIAV CÜNEYT KARASU
ULVİYE KÜCCÜK İLE EDEBİYAT VE YAŞAM YOLCULUĞUNU KONUŞTUKGAZANFER ERYÜKSEL
YÜREĞİN HAFIZASIBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
FATMANUR ÇELİKLERE NE ZAMAN DUYARLI OLURUZ?TARIK ÇELENK
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIMIŞIK YARGIN
SON SAHURLARŞENER METE
SANA BİR MEKTUP YAZDIMYUNUS YAŞAR
MEKANIN CENNET OLSUN / İLBER ORTAYLI'NIN ANISINA...MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR TATLI UYKU SONRASI HÜZÜNŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
ÇOCUK EĞİTİMİ Mİ, DİNİ PROPAGANDA MI?MUHARREM YELLİCE
BİR RESSAM POTRESİ: CEMALETTİN TİMURHALİL ERDEM
DOĞRUYU BİLİP YANLIŞI SEÇMEKNİNA ŞAHİN
GÖNÜLLÜ SADELİKAHMET İLBARS
KADIN OLMANIN SESSİZ HİKAYESİGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
ANTALYASPOR YAYIN GELİR PAYI ARTAR MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ÇANAKKALE SAVAŞI'NDA EDEBİYATÇILARHAKAN ERCAN
SAYIN MANSUR YAVAŞ’A AÇIK MEKTUPHASAN YAKUP CANGÜVEN
MOBİLİTE ÇAĞINDA KİTLE TURİZMİNİZAMETTİN ŞEN
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜOYA BOYSAN
SPOR
'AŞK İKSİRİ' YENİDEN SAHNEDE
LÖSEMİLİ ÇOCUKLAR VE AİLELERİ İFTARDA BULUŞTU
KOLON KANSERİNDE YAŞ SINIRI GİDEREK DÜŞÜYOR
KEMER, DÜNYA SUP ŞAMPİYONASI TAKVİMİNE GİRDİ
CAN SUYU PROJESİ İLE 10 TON SU ÜCRETSİZ
KILIÇ: "EMEKLİYE BAYRAMDA EN AZ BİR MAAŞ İKRAMİYE VERİLMELİ"
'GRİ BOŞANMA' YÜZDE 56 ARTTI
ERCAN YAVAŞ: "KADINLAR OLMASAYDI, DÜNYA KARANLIK OLURDU"
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





