Bugün 20 Haziran 2026 Cumartesi
  • Antalya20 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6204.74
    %0
  • Dolar
    46.4086
    %0
  • Euro
    53.2513
    %0

ŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK / KONUK YAZAR

MEYVEYİ DALINDAN YEMEK

20 Haziran 2026 Cumartesi 00:22

Güzel bir haziran sabahında kuşlar öterken, küçük de olsa bahçemde çimenlerin üzerinde yalın ayak gezinmek çok zevkli gelmişti. Haftalar öncesinden dut ağacımın, vişnemin çiçeklerine bakıp dalından yiyeceğim yemişlerin hayalini kurmuştum.

İki yıl öncesine kadar mutfak balkonumun önündeki o çok sevdiğim yeşil erik, ne geçen yıl ne de bu yıl meyve verdi. Oysaki bir sepet dolusu eriği dalından toplamış, komşulara bile vermiştim.

Sizce ne oldu? İklim değişikliğinden dolayı zamansız yağan yağmur ve dolu, çiçek açan ağaçlarımın meyvelerini de döktü. Gülü seven dikenine katlanır misali; ağaçtan dökülen dutlardan karıncalar ve sinekler nasibini alırken bizler de sivrisineklere maruz kalıyoruz. Çünkü bahçe demek, çayır çimen demek. E hâliyle bahçe sulanırken ıslaklık, Rabb'imin yarattığı nokta hâlinde de olsa canlılara; sinek ve sivrisineklere de yarıyor.

Tüm bunlara razı olmuşken bahçemdeki çok sevdiğim beyaz dutlarımı dalından yerken hem çok şaşırdım hem de üzüldüm. Çocukluğumda en çok sevdiğim şeylerden birisi de zamanı gelince dut ağacının altında toplanıp, büyük örtüleri ellerimizle tutup gererek ağaca çıkan yetişkin ve güçlü kuvvetli birisinin dut ağacının dallarını sallamasıyla örtüye dökülen dutları yemekti. Sonrasında taslarla bölünüp konu komşuya gönderilirdi. Çok yoğun vitamin ve mineral deposu olan dut, sağlığımız için aslında olmazsa olmazımızdır. İçerdiği doğal şeker hem enerji veriyor hem de insan sağlığını en çok etkileyen bağırsaklarımızı düzenliyor.

Günümüzde akşam ve gündüz oturmalarında çayın yanında ikram ettiğimiz karbonhidrat deposu olan pasta ve kurabiyeler yerine; doğal atıştırmalıklar olan üzüm, ceviz ve kuru dutun ne kadar sağlıklı olduğu hepimiz tarafından bilinmektedir.

Hâl böyle iken kendi bahçemdeki dutları dalından yemenin ne zevkini ne de tadını alabildim. Dalından kopardığım dutların kimi tatsız, kimi de ekşimişti. Annemin kanaatine göre zamansız yağan yağmurlar, dalındaki meyvelere zarar vermiş.

Şimdi kafamı meşgul eden konulardan birisi de geçen yıl kurutmaya çalıştığım dutların hiçbir şekilde aktardan aldıklarım gibi olmaması. Acaba Antalya’nın havasının nemli olmasından mı kaynaklanıyor, yoksa aktarlardaki dutlar kimyasal koruyucularla mı sofralarımıza geliyor?

Bütün kışı şehrin yoğun iş temposu ve stresiyle apartman ve sitelerde geçiren insanlar, bir avuç toprak da olsa imkânları dâhilinde hobi bahçelerine yöneliyorlar veya yazlık sitelerin küçücük de olsa bahçelerinde diktikleri salkım domatesler, marullar, hıyarlar ve birkaç otla haşır neşir olurken bunun verdiği hazdan keyif alıyorlar. "Organik besleneceğiz!" diye seviniyorlar. Gözünün içine baktığımız sebzeler, birkaç dal maydanoz vb. haricinde diğer sebzeler neden böceklenip hastalanıyor? Hâl böyleyken pazardan aldığımız sebzeler hangi kimyasallarla korunup bizlerin tüketimine sunuluyor?

Dünyada ve ülkemizde uygulanan sürdürülebilir tarım; doğal kaynakları korumayı, ekosistem dengesini gözetmeyi ve kimyasal kullanımını azaltmayı amaçlar. Çevre ve insan dostu bu üretim modelinin ülkemizde de en kısa zamanda yaygınlaşmasını diliyorum. Gelecek nesillerin daha sağlıklı beslendiği, mutlu olduğu ve meyveyi dalından güvenle yiyebildiği günlere…

Bu yazı toplam 113 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim