- IMKB
% - Altın
6865.09
%0 - Dolar
48.7547
%0 - Euro
55.9994
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:08 - HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
- 12:18 - BELEDİYENİN FOTO KAPANINA SALDIRI
- 12:13 - 2 BİN YILLIK ATMOSFERDE SANAT VE MANZARA BULUŞTU
- 11:43 - ESKİDEN ÇUL DOKUMA VE KIL ÇADIRDA KULLANILAN KOYUN KILLARI ARTIK ÇÖPE GİDİYOR
- 11:41 - GÖÇ YOLUNDA ÇOK SAYIDA TEHDİT
- 11:23 - MURATPAŞA, ALZAYMIR FARKINDALIĞI İÇİN YAŞLI EVLERİNDE BULUŞTU
- 11:23 - 33. ULUSLARARASI ASPENDOS OPERA VE BALE FESTİVALİ’NDE CARMİNA BURANA SEYİRCİYLE BULUŞTU
- 11:18 - ADANA’DA GENÇ ŞAHIS BOŞ ARAZİDE ÖLÜ BULUNDU
- 11:03 - ANTALYA’DA PANELVAN KONTROLDEN ÇIKTI: 1 YARALI
- 11:03 - YANGINDA KÜLE DÖNEN KARGILAR 3 HAFTADA YENİDEN FİLİZLENDİ
- 10:58 - İHA’YA ’YILIN EN İYİ SPOR HABERİ’ ÖDÜLÜ
- 10:48 - VALİDEN KUM HIRSIZLIĞINA KARŞI BOĞAZ SAHİLİ’NE KAMERALI TAKİP TALİMATI
- 10:38 - AYNI CADDEDE BİRKAÇ DAKİKA İÇİNDE 2 AYRI KAZA
- 10:28 - KAHRAMANMARAŞ’TA KADINLARIN İMECE USULÜ YUFKA EKMEK MESAİSİ
- 10:23 - MERSİNLİ MUHTARLAR SABAH SPORUNDA BULUŞTU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


CHP’Yİ İŞLEVSİZLEŞTİRMENİN BEDELİ?
Seçim ihtimalinin ufukta görünmesinden midir bilinmez, son dönemde tartışmalı anketler havada uçuşuyor. Tartışmaların merkezinde de Özgür Özel'in kurması arzulanan yeni bir parti yer alıyor. Varsayımlar, Özgür Bey'inMansur Yavaş'ı da yanına alarak, Ekrem İmamoğlu'nun arka plandaki belirleyiciliğini kullandığı yeni bir partinin siyaseti altüst edeceği yönünde. Tepkisel sol-liberal çevrelerdeki samimiyet krizi ise böyle bir partinin olup olmayacağından çok, olması gerektiği hayali üzerine kurulmuş durumda. Görünen o ki bu çevreler henüz bu rüyadan uyanmayı tercih etmiyor.
Burada, söz konusu üçlü aktörle böyle bir partinin neden gerçekleşmesinin giderek daha zor göründüğünü tartışmayacağım. Sadece varsayımsal olarak böyle bir oluşum ortaya çıksa bile, siyasi gücün buna ne ölçüde izin vereceği sorusu üzerinden bazı çıkarımlarda bulunmak istiyorum.
Geçenlerde, Fatmanur Çelik'i koruyamayan sistem üzerine bir yazı yazmıştım[1]. Mahalleli, apolitik ve ehli tarik bir dostumun bu yazıya verdiği cevap oldukça dikkat çekiciydi:
"Yani sen CHP gelsin istiyorsun."
Kim ne derse desin, AK Parti döneminde ülkede sermaye olmasa da ciddi bir servet transferi ve yeni bir ekonomik-siyasal güçlü sınıf ortaya çıktı. Bunlar, geçmişin ezilenleri, başka bir ifadeyle kendilerine uzun süre değersiz hissettirilmiş insanların oluşturduğu; benim "mahalle" dediğim, yatay değil dikey biçimde şekillenmiş bir grup kimliğiydi.
Yoksulların önemli bir bölümü hâlâ yoksul olabilir; ancak artık hastanelerde sıra beklemeden evde sağlık hizmeti alabildikleri için kendilerini daha değerli hissediyorlar. Gecekonduda yaşayan bir vatandaş bile, ilgili televizyon kanallarından aldığı siyasal ve kültürel formasyonla size savunma sanayii yatırımlarını ve Türkiye'nin bölgesel prestijini uzun uzun anlatabiliyor.
Mahalleli yoksullar kadar esnaflar, yeni zenginler ve benim "Körfezleşenler" dediğim kesimler de yeni birinci sınıf vatandaşlıklarının konforunu yaşıyor. Demokrasi, hukuk endeksleri, evrensel vicdan ya da refah sorunları bir kimlik kapanı içinde [2]onlar için belirleyici bir önem taşımıyor.
Bununla birlikte aynı insanlar, AK Parti'nin artık 2002 performansını sürdüremediğinin, ciddi bir savrulma yaşadığının ve en büyük sorunun parti içindeki denge-denetleme mekanizmalarının işlevsizleşmesi olduğunun da farkındalar. Bu rahatsızlığın ilk güçlü işaretini genel seçimlerde değil, yerel seçimlerde verdiler. Yaklaşık 6 milyon seçmen sandığa gitmeyerek sessiz ama güçlü bir uyarıda bulundu.
Erdoğan ve AK Parti siyaseti uzun süredir tabanına şu mesajı veriyor:
"Biz gidersek bunlar gelir."
Buradaki "bunlar", yalnızca CHP anlamına gelmiyor. Aynı zamanda son yirmi beş yılda elde edildiğine inanılan sosyal statünün, kazanılmış üstünlük hissinin ve yeni kimliğin kaybı anlamına da geliyor. Bu durumun CHP’si kadrolarında dine karşı düşmanca tutumlar taşıyan, savunma sanayii yatırımlarını önemsemeyen, eski Osmanlı coğrafyası ve Müslüman topluluklarla kurulan ilişkileri anlamsız bulan, dahası hizmet üretme kapasitesine sahip olmadığı düşünülen rövanşist bir iktidar ihtimali olarak algılanıyor.
Bu nedenle söz konusu dikotomi, motivasyonunu kaybetmiş ve savrulmakta olan mahalle seçmeni için hâlâ önemli bir toparlayıcı unsur olmayı sürdürüyor.
Bir bakıma mesele dönüp dolaşıp aynı soruya geliyor:
"Yani CHP mi gelsin istiyorsun?"
İktidarın kutuplaştırma siyasetinin işleyebilmesi için güçlü ve ayakta duran bir CHP'ye ihtiyaç duyduğu da burada ortaya çıkıyor.
Bu satırları yazarken merhum Necip Fazıl'ın dizeleri aklıma geldi:
"Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!"
Ancak son dönemde CHP'nin başına gelenler, halk arasında kullanılan ifadeyle, adeta "pişmiş tavuğun başına gelmedi" dedirtiyor. Elbette CHP'nin hiç mi hatası yoktu, hiç mi bu pasları vermedi; bu ayrı bir tartışma konusu. Fakat bugün itibarıyla parçalanmış ve kendi iç mücadelelerine gömülmüş bir CHP'nin ne AK Parti'ye, ne kendi seçmenine, ne de Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu demokratik dengeye bir katkı sunduğu söylenebilir.
CHP bugün büyük ölçüde kendi geleneğinin nostaljisine yaslanıyor. Mevcut yapısının, hatta olası ayrılıkların da ötesinde, yeni bir Türkiye tasavvuruna dair güçlü ve heyecan verici bir fikrî çerçeve ortaya koyabildiği söylenemez. Sol adına da yeni bir hikâye üretilebilmiş değil.
Bu nedenle iktidar, görünür ya da görünmez biçimde CHP'yi zayıflatan siyasetlerin sonuçlarını yeniden düşünmek zorundadır. Çünkü bir noktadan sonra "Yoksa CHP mi gelsin istiyorsun?" sorusunun cevabı boşa çıkacaktır. Savunma sanayii yatırımları veya başka başarı diskuru da bu boşluğu doldurmaya yetmeyecektir.
Ve o zaman yerel seçimlerde sandığa gitmeyen 6 milyon seçmene yenileri eklenebilir.
Bir siyasi iktidarın kendi muhalefetini zayıflatması kısa vadede avantaj gibi görünebilir. Ancak uzun vadede bunun görünmez bedeli, toplumun siyasal enerjisinin azalması, demokratik rekabetin zayıflaması ve iktidarın kendisini yenileme kapasitesini kaybetmesidir.
Bu ısrar aynı zamanda mevcut otoriterlikten bir üst seviye rejime geçme ısrarının da kaygılarını topluma taşıttırmaktadır.
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
BÜYÜK AMBALAJI ALDIM, DAHA UCUZA GELDİ!” DİYE DÜŞÜNMEYİN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
NİYETİNİZ BATSIN!..VEDAT GÜRHAN
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLER-5NİZAMETTİN ŞEN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
ANADİLİ DIŞINDA ESER VEREN TÜRK YAZARLARGAZANFER ERYÜKSEL
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞUDUR 9 EYLÜLPROF DR RAMAZAN DEMİR
İNTERNET ALIŞVERİŞİNDE KARGO SORUNLARI: SORUMLU KİM?AV CÜNEYT KARASU
ÇİFTÇİYİ KAYBEDERSEK, MUTFAĞIMIZI KAYBEDERİZTALİP BAYRAM
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
İMPARATOR ATTİLA KILICIYLA SAHNEYE ÇIKACAK
ANTALYA HAVALİMANI'NDA AĞUSTOSTA 5,8 MİLYON YOLCU TRAFİĞİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





