- IMKB
% - Altın
6204.71
%0 - Dolar
46.4089
%0 - Euro
53.2515
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 21:08 - EĞİTİM BİR-SEN’DEN "ÖĞRENCİ GELİŞİM RAPORLARI" İÇİN EYLEM KARARI
- 20:52 - 4 KATLI BİNADA YANGIN
- 20:38 - ANTALYA’DA 1 AY ÖNCE TAŞINDIKLARI DAİRE YANGINDA KÜLE DÖNDÜ
- 20:03 - OSMANİYE’DE TANKERİN LASTİKLERİNDEN ÇIKAN YANGIN ZEYTİN BAHÇESİNE SIÇRADI
- 19:33 - BURDUR’DA MİNİBÜS TARLAYA UÇTU: 8 YARALI
- 19:18 - ANTALYA’DA 3 KATLI BİNANIN ZEMİN KATINDA ÇIKAN YANGIN KORKUTTU
- 16:23 - KEPEZ BELEDİYE BAŞKANI MESUT KOCAGÖZ VATANDAŞLARLA BULUŞTU
- 15:36 - ADİLE TEYZE MERKEZ YUVADA YIL SONU COŞKUSU
- 15:25 - EBER GÖLÜ'NDE KAYIK TURU KEYFİ
- 15:23 - ALEVLERE TESLİM OLAN TRAKTÖRDE YAŞANAN PATLAMA KAMERAYA YANSIDI
- 15:15 - LÜKS VİLLALARDA TATİLİN BEDELİ 50 BİN İLA 500 BİN LİRA ARASI
- 14:48 - YKS STRESİNİ KONYAALTI SAHİLİNDE ATTILAR
- 14:48 - 5 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ TUR MİDİBÜSÜ KAZASINDA KİMLİKLER TESPİT EDİLDİ
- 14:38 - CUMARTESİ PAZARINA GEÇİCİ YER
- 14:38 - ALANYA’DA TERMOMETRELER 31 DERECEYİ GÖSTERDİ, SAHİLLER DOLDU
TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


CHP’Yİ İŞLEVSİZLEŞTİRMENİN BEDELİ?
Seçim ihtimalinin ufukta görünmesinden midir bilinmez, son dönemde tartışmalı anketler havada uçuşuyor. Tartışmaların merkezinde de Özgür Özel'in kurması arzulanan yeni bir parti yer alıyor. Varsayımlar, Özgür Bey'inMansur Yavaş'ı da yanına alarak, Ekrem İmamoğlu'nun arka plandaki belirleyiciliğini kullandığı yeni bir partinin siyaseti altüst edeceği yönünde. Tepkisel sol-liberal çevrelerdeki samimiyet krizi ise böyle bir partinin olup olmayacağından çok, olması gerektiği hayali üzerine kurulmuş durumda. Görünen o ki bu çevreler henüz bu rüyadan uyanmayı tercih etmiyor.
Burada, söz konusu üçlü aktörle böyle bir partinin neden gerçekleşmesinin giderek daha zor göründüğünü tartışmayacağım. Sadece varsayımsal olarak böyle bir oluşum ortaya çıksa bile, siyasi gücün buna ne ölçüde izin vereceği sorusu üzerinden bazı çıkarımlarda bulunmak istiyorum.
Geçenlerde, Fatmanur Çelik'i koruyamayan sistem üzerine bir yazı yazmıştım[1]. Mahalleli, apolitik ve ehli tarik bir dostumun bu yazıya verdiği cevap oldukça dikkat çekiciydi:
"Yani sen CHP gelsin istiyorsun."
Kim ne derse desin, AK Parti döneminde ülkede sermaye olmasa da ciddi bir servet transferi ve yeni bir ekonomik-siyasal güçlü sınıf ortaya çıktı. Bunlar, geçmişin ezilenleri, başka bir ifadeyle kendilerine uzun süre değersiz hissettirilmiş insanların oluşturduğu; benim "mahalle" dediğim, yatay değil dikey biçimde şekillenmiş bir grup kimliğiydi.
Yoksulların önemli bir bölümü hâlâ yoksul olabilir; ancak artık hastanelerde sıra beklemeden evde sağlık hizmeti alabildikleri için kendilerini daha değerli hissediyorlar. Gecekonduda yaşayan bir vatandaş bile, ilgili televizyon kanallarından aldığı siyasal ve kültürel formasyonla size savunma sanayii yatırımlarını ve Türkiye'nin bölgesel prestijini uzun uzun anlatabiliyor.
Mahalleli yoksullar kadar esnaflar, yeni zenginler ve benim "Körfezleşenler" dediğim kesimler de yeni birinci sınıf vatandaşlıklarının konforunu yaşıyor. Demokrasi, hukuk endeksleri, evrensel vicdan ya da refah sorunları bir kimlik kapanı içinde [2]onlar için belirleyici bir önem taşımıyor.
Bununla birlikte aynı insanlar, AK Parti'nin artık 2002 performansını sürdüremediğinin, ciddi bir savrulma yaşadığının ve en büyük sorunun parti içindeki denge-denetleme mekanizmalarının işlevsizleşmesi olduğunun da farkındalar. Bu rahatsızlığın ilk güçlü işaretini genel seçimlerde değil, yerel seçimlerde verdiler. Yaklaşık 6 milyon seçmen sandığa gitmeyerek sessiz ama güçlü bir uyarıda bulundu.
Erdoğan ve AK Parti siyaseti uzun süredir tabanına şu mesajı veriyor:
"Biz gidersek bunlar gelir."
Buradaki "bunlar", yalnızca CHP anlamına gelmiyor. Aynı zamanda son yirmi beş yılda elde edildiğine inanılan sosyal statünün, kazanılmış üstünlük hissinin ve yeni kimliğin kaybı anlamına da geliyor. Bu durumun CHP’si kadrolarında dine karşı düşmanca tutumlar taşıyan, savunma sanayii yatırımlarını önemsemeyen, eski Osmanlı coğrafyası ve Müslüman topluluklarla kurulan ilişkileri anlamsız bulan, dahası hizmet üretme kapasitesine sahip olmadığı düşünülen rövanşist bir iktidar ihtimali olarak algılanıyor.
Bu nedenle söz konusu dikotomi, motivasyonunu kaybetmiş ve savrulmakta olan mahalle seçmeni için hâlâ önemli bir toparlayıcı unsur olmayı sürdürüyor.
Bir bakıma mesele dönüp dolaşıp aynı soruya geliyor:
"Yani CHP mi gelsin istiyorsun?"
İktidarın kutuplaştırma siyasetinin işleyebilmesi için güçlü ve ayakta duran bir CHP'ye ihtiyaç duyduğu da burada ortaya çıkıyor.
Bu satırları yazarken merhum Necip Fazıl'ın dizeleri aklıma geldi:
"Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın;
Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!"
Ancak son dönemde CHP'nin başına gelenler, halk arasında kullanılan ifadeyle, adeta "pişmiş tavuğun başına gelmedi" dedirtiyor. Elbette CHP'nin hiç mi hatası yoktu, hiç mi bu pasları vermedi; bu ayrı bir tartışma konusu. Fakat bugün itibarıyla parçalanmış ve kendi iç mücadelelerine gömülmüş bir CHP'nin ne AK Parti'ye, ne kendi seçmenine, ne de Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu demokratik dengeye bir katkı sunduğu söylenebilir.
CHP bugün büyük ölçüde kendi geleneğinin nostaljisine yaslanıyor. Mevcut yapısının, hatta olası ayrılıkların da ötesinde, yeni bir Türkiye tasavvuruna dair güçlü ve heyecan verici bir fikrî çerçeve ortaya koyabildiği söylenemez. Sol adına da yeni bir hikâye üretilebilmiş değil.
Bu nedenle iktidar, görünür ya da görünmez biçimde CHP'yi zayıflatan siyasetlerin sonuçlarını yeniden düşünmek zorundadır. Çünkü bir noktadan sonra "Yoksa CHP mi gelsin istiyorsun?" sorusunun cevabı boşa çıkacaktır. Savunma sanayii yatırımları veya başka başarı diskuru da bu boşluğu doldurmaya yetmeyecektir.
Ve o zaman yerel seçimlerde sandığa gitmeyen 6 milyon seçmene yenileri eklenebilir.
Bir siyasi iktidarın kendi muhalefetini zayıflatması kısa vadede avantaj gibi görünebilir. Ancak uzun vadede bunun görünmez bedeli, toplumun siyasal enerjisinin azalması, demokratik rekabetin zayıflaması ve iktidarın kendisini yenileme kapasitesini kaybetmesidir.
Bu ısrar aynı zamanda mevcut otoriterlikten bir üst seviye rejime geçme ısrarının da kaygılarını topluma taşıttırmaktadır.
CHP’Yİ İŞLEVSİZLEŞTİRMENİN BEDELİ?TARIK ÇELENK
TAHSİN KURTBEYOĞLU-BİR KAYMAKAMIN OBJEKTİFİNDEN ANADOLUHASAN YAKUP CANGÜVEN
YELKOVANIN UCUNDA MI ASILI ZAMANSIZ ZAMANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
DEVRİDAİMGAZANFER ERYÜKSEL
OĞUZ UYKUSUEŞREF URAL
DİJİTAL RAF ETİKET SİSTEMİAV İBRAHİM GÜLLÜ
BİR FABRİKADAN FAZLASISÜLEYMAN EKİN
MEVLİD’E DEĞİL, DEVLETİN MEZHEP TERCİHİNE İTİRAZMUHARREM YELLİCE
DERİNLİKSİZ SANAT ÇAĞINDA KAYDIR BEĞEN VE TÜKETGÖZDE SARI
BABALAR GÜNÜ: SESSİZ KAHRAMANLARIN GÜNÜGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
MEYVEYİ DALINDAN YEMEKŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
GELECEĞİN MİMARLARIIŞIK YARGIN
BABA’m!..VEDAT GÜRHAN
FAKİR BAYKURT 97 YAŞINDA (15 Haziran1929- 11 Ekim 1999)YUNUS YAŞAR
GÖBEKLİTEPE'Yİ 20 YIL ÖNCE BULDUK; DÜNYAYA ANLATABİLDİK Mİ?NİZAMETTİN ŞEN
DELİLER GEMİSİ YENİDEN YOLA ÇIKARKENMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİSİKLETE ÖVGÜAHMET İLBARS
YAŞAR EVCEN İLE ENİNE BOYUNA: YAŞAR EVCEN KÜLTÜR EVİYUSUF YILDIRIM
DİL POLİTİKALARI BAĞLAMINDA MUHAKEMET'ÜL-LUGATEYN VE DİL ŞUURUMUZDOÇ DR BEKİR DİREKCİ
BARIŞIN GÜCÜ VE TURİZMHÜSEYİN BARANER
YARGININ DİLİ NEREYE DAYANMALI?PROF DR RAMAZAN DEMİR
NADİA COMANECİ HEP 10 TAM PUAN ALIYOROYA ÖZGÜR
TÜRK MUHAFAZAKARLIĞI ve NURETTİN TOPÇU ÜZERİNEALİ İHSAN DİLMEN
YA, YAPAY ZEKÂ SİZİ YANILTIRSA…ŞENER METE
ADİLE TEYZE MERKEZ YUVADA YIL SONU COŞKUSU
MUSTAFA ERGÜN, ANTALYASPOR A.Ş. BAŞKANLIĞINA SEÇİLDİ
AKRA CAZ'DA GENÇ PİYANİST SU YAVUZ RÜZGARI ESTİ
ÖZBEK: 'KALICI ÇÖZÜM YAPISAL REFORMLARDA'
DOKTOR HATASINI KANITLAYIP TAZMİNAT DAVASI AÇTI
ATSO'DA HATİCE ÖZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI
16.ŞİİR ve KOMPOZİSYON YARIŞMASININ ÖDÜL TÖRENİ EĞİTİM FAKÜLTESİNDE YAPILDI
EBER GÖLÜ'NÜ KAYIKLA GEZDİLER
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





