- IMKB
% - Altın
6173.01
%1.52 - Dolar
47.193
%0.04 - Euro
53.9584
%-0.04
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 13:48 - RUS KADIN 4 AY ÖNCE KAYBOLAN KÖPEĞİNİ 4 İLÇEDE ARIYOR, BİNLERCE AFİŞ BASTIRIP HER YERE ASIYOR
- 13:48 - TURBEYLER GRUBU’NDAN ADANASPOR YÖNETİMİNE TEPKİ
- 13:28 - MURATPAŞA’DAN PATİLİ DOSTLARA SERİN DOKUNUŞ
- 13:08 - YALVAÇ’TA OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI: 1 YARALI
- 12:38 - BABA-KIZ 12 SAAT ARAYLA HAYATA VEDA ETTİ
- 12:33 - ISPARTA’DA JANDARMADAN KAÇAK KAZI OPERASYONU
- 12:03 - YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE ABARTI EGZOZLA ARAÇ KULLANAN SÜRÜCÜLERE 113 BİN 719 TL CEZA
- 11:58 - 7 YIL SONRA KEMİKLERİ BULUNAN KADININ DAVASINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ
- 11:58 - AKDENİZLİ ANNE VE KIZLARI KAPIZLI GENÇLİK KAMPINDA BULUŞTU
- 11:53 - İSO İKİNCİ 500’DE AOSB’DEN 15 FİRMA
- 11:53 - 5 METREDEN ŞARAMPOLE YUVARLANAN OTOMOBİLDEKİ 2 KİŞİ YARALANDI
- 11:43 - PROSTAT KANSERİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN 7 YANLIŞ
- 11:33 - MERSİN’DE İTFAİYE YILIN İLK YARISINDA 8 BİN 37 VAKAYA KOŞTU
- 11:23 - EĞİRDİR’DE KOMŞULARIN GÜRÜLTÜ KAVGASI KANLI BİTTİ: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 11:13 - KAYMAKAM TOPSAKALOĞLU, TEKELİ JANDARMA SOSYAL TESİSLERİ İNŞAATINI İNCELEDİ
HALİL ERDEM / KONUK YAZAR


SON DESTANCI
Yaklaşık 40-50 yıl öncesinde sokaklarda, pazarlarda destan satıcıları olurdu. Genellikle de doğu illerimizden Batı illerinin köy ve kasabalarına destancılar gelir, köy odalarında konuk olur, destanlarından Tahir ile Zühre, Kerem ile Aslı gibi bilinen hikâyelerden anlatırlar, şiirler okurlardı. Doğuda “Dengbej” Teke yöresinde ise “Ömürcü” denilen yaşlılar hem yöre insanının yaşanmışlıklarını belleklerinde tutar ve anlatır hem de halk hikâyeleri, masallar, destanlar anlatırlardı. Bu nedenle yöreden beslenen romanımın birinin adını anlatım yöntemi açısından benzerlik taşıdığı için “Dirmil Ömürcüsü” koydum.
Yöremizde ise Dirmil Çörten köyünden Muharrem Turgut, Gölhisar’dan Âşık Revani Asmalı Kız destanıyla ünlüdür. Yine Gölhisarlı Âşık Mehmet Başaran zamanında destan satıcısı olarak bilinen isimlerdendir. Ve destanlarından Fakirin Destanı, Köy Destanı, Yörük Destanı, Zaman Destanı gibi destanlarını sıralayabiliriz. Şair Osman Akkoç’un da yörede bilinen en önemli destanı Yörük Kızı Destanıdır.
Ben sizlere henüz ilkokul sıralarında tanık olduğum, gözlemlediğim bir destan satıcısını ve sattığı destanlardan birinin hikâyesini anlatacağım.
1930-1983 Yıllarında yaşayan Dirmil-Çörten köyünde yaşayıp ölmüş olan Muharrem Turgut, doğuştan gözleri görmeyen, el ve ayaklarındaki tutukluk nedeniyle hiçbir işini kendi göremeyen, bedensel yeterliliği olmayan biriydi. Köylüler ona Kör Maram (Muharrem) derdi.
Kendisine altı aylıktan sonra teyzesi Eşe bakmış. Ogün bugün Eşe teyzesi Muharrem’e gücü yettiği kadar eli ayağı, gözü olmaya çalışmıştır. Kör Maram ezbere Kuran okurdu. Masallar, hikâyeler anlatırdı. 1967 TRT masal derleme raporlarında adı var, ama ses kayıtlarına rastlayamadık.
Muharrem Turgut, Dirmil yöresinde tek destan yazıp satan bir kişi olması bakımından kültürümüzde kayda değer bir isimdir. Destanı genellikle yakın yörede yaşanan önemli olayları şiirsel bir dille birine söyler, daktilo ettirir ve teksirle çoğaltırdı.
Boynunda siyah bezden asılı bir kese hep asılı dururdu. Bu kesenin içinde bozuk paraları, çakmağı, sigarası vardı. Destanlarını da bu kesesinde taşır, beş on kuruşa satardı. Duyurabilmek için destandan bölümleri ezbere ağıt gibi okurdu. Muharrem Turgut ellerini kullanamadığından destan almak isteyenler, bozukluğu kesesine bırakıp bir yaprak destanı keseden kendileri alırdı.
En son satılan destan konularından biri Burdur Depremi ve Asmalı Kız Destanıdır. Ben size kısaca Asmalı Kız Destanının öyküsü anlatayım, öyküsü şöyle:
Gölhisar- Asmalı’dan Sultan Gökalp ile Halil Avcı’dan olma Meryem serpilip gelişir. İstemeye gelenlerin birine Meryem’e danışılmadan söz kesilir, ama sözlüsü olacak oğlan Meryem’den yüz bulamaz. Bunun üzerine kız kardeşini gönderir. “Meryem’in derdi nedir? Git öğren gel? ” der. Meryem hiç lafı dolandırmaz: “Benim sevdiğim başkadır,” der. Sonrasında kendisine evlenme sözüyle sahip olan oğlana gider ve “Bu işi temizle,” der. Oğlan: “Hazırlan gel, seni kaçırayım,” deyip ormanda Soğucak Deresi mevkiinde buluşma sözü verir. Meryem bohçasını hazırlayıp gelin olacakmış gibi süslenir, sürüp sürüştürür Soğucak Deresine varır. Gittiği dünya evi değil, ölüm evi olduğunu çok
geçmeden anlar, ama artık çok geçtir. İlkokul öğrencileri 1967’nin bahar ayında sümbül toplamaya çıktıklarında Meryem’in kesik başını başka bir yerde, gövdesini ise başka bir yerde bulurlar. Baba çaresizdir. Anne acılar içinde ağıt yakar.
Gölhisarlı Aşık Revani’nin yazdığı Asmalı Kız Destanı:
ASMALI KIZ (ACI FERYAT) 1
Köyümün adı yeşil Asmalı
Ben de bir kız idim allı basmalı
A dostlar bu kadere küsmeli
Kestin zalim kestin benim başımı
Yüzümden akıttın kanlı yaşımı
Gönülsüz beni dağa kaçırdılar
Ecel şerbetinden şerbet içirdiler
Zevk sefa için canım uçurdular
Kestin zalim kestin benim başımı
Gözümden akıttın kanlı yaşımı
Bıçak ile doğradın zalim beni
Kıydın zalim kıydın bu nazik teni
Mahşerde bulur ben sorarım seni
Kıydın zalim kıydın benim canımı
Katil olup girdin benim kanıma
Asmalı dağında meşe çam olur
Beni böyle eden dile şan olur
Dilerim Allahtan perişan olur
Kıydın zalim kıydın benim canıma
Katil olup girdin benim kanıma
Sigara içilir dumansız olmaz
Mümin ölür gider imansız olmaz
Öcün zamanı var zamansız olmaz
Kıydın zalim kıydın benim canımı
Katil olup girdin benim kanıma
İnek gütmek idi benim işim
On yedi on sekiz arası yaşım
Kesilmek nasip oldu benim başım
Kıydın zalim kıydın benim canıma
Katil olup girdin benim kanıma
Meryem Avcı idi benim adım
Kimseler duymadı benim feryadım
Bu dünyadan gitmek imiş muradım
Kıydın zalim kıydın benim canıma
Katil olup girdin benim kanıma
Karanlık oldu benim gündüzüm
Bir gün olsun gülmedi yüzüm
Yalvarıp yakardım geçmedi sözüm
Kıydın zalim kıydın benim canıma
Katil olup girdin benim kanıma
Asmalı dağında bülbüller öter
Virane bahçede çimen mi biter
Benim bu feryadım zalime yeter
Kıydın zalim kıydın benim canıma
Katil olup girdin benim kanıma
Cevrü cefa der uyuyan uyanır
Kesilen vücudum kana boyanır
Anam babam ağlar can mı dayanır
Kıydın zalim kıydın benim canıma
Katil olup girdin benim kanıma.
1. Kibirya Gölhisar Sf 400 Yusuf ERKAN
DÜŞÜNCE TEMBELİ TOPLUMPROF DR RAMAZAN DEMİR
KALEİÇİ'Nİ TURİSTTEN Mİ KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ?CEM ARÜV
SİYASİ MÜHENDİSLİKLER VE SONUÇLARIEŞREF URAL
TEMİZLİK KİRLETMEMEKTİR!..ERDOĞAN KAHYA
SAİT FAİK'İN 'SON KUŞLAR'I DA GİTMESİNBİHTER GÖRDÜ
HER GECE ÖLÜR, HER SABAH YENİDEN DİRİLİRİZHASAN YAKUP CANGÜVEN
LEJYONER HASTALIĞI VE BİNALARDAKİ GİZLİ RİSKLERAHMET İLBARS
DÜŞLENEBİLİR KENTGAZANFER ERYÜKSEL
ANTALYA MÜZESİGÖZDE SARI
ESNEMEYEN KIRILIRNİZAMETTİN ŞEN
MEŞALE HÂLÂ YANIYORIŞIK YARGIN
"BİLDİĞİM TEK ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR" DEN "BEN BİLİRİM"EBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
'BEN TÜM BAŞARILARIMI ATATÜRK'E BORÇLUYUM'SERDAR YILMAZ
ANTALYA’NIN BOŞ VAATLERE KARNI TOK!GÖZDE DOLAYMAN
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?OYA BOYSAN
DESTEĞİN DEVAM ETTİĞİ YERDE ANTALYASPOR KAZANIRKAHRAMAN KÖKTÜRK
“ANI YAZMAK ÖLÜMÜN ELİNDEN BİRŞEYLER KURTARMAKTIR”YUNUS YAŞAR
TARIK ÇELENK'İN 'KİMLİK KAPANINDA ÜLKEM' KİTABI ÜZERİNE / MÜLAKATTARIK ÇELENK
AHBAPAHMET GEDİKAĞAOĞLU
O KOLTUKLAR VAR YA!..VEDAT GÜRHAN
GAZÂLÎ VE İBN RÜŞD’DE NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
KART AİDATI PASTASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
BURDUR'DA LAVANTA HASADI
BÜYÜKŞEHİR'DEN ÜRETİCİLERE DESTEK
SAHİLDE DRON DESTEKLİ DENETİM
3'ÜNCÜ RAHİM NAKLİ OPERASYONU BAŞLADI
İTFAİYEYE YOL VERMEYEN SÜRÜCÜYE CEZA
İŞİNDE MUTLU OLMAYAN YÖNETİCİ AYNI İŞ YERİNDE KAYNAKÇI OLDU
GENÇ GİRİŞİMCİDEN HAYAT KURTARAN EĞİTİMLER
SASEDER KOORDİNASYON TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





