- IMKB
% - Altın
6659.71
%0 - Dolar
47.6791
%0 - Euro
55.1258
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 18:33 - ERZİN-ZORKUN YAYLA YOLUNDA FECİ KAZA: 9 YARALI
- 18:11 - YAVRU CARETTALAR DENİZLE BULUŞTURULDU
- 18:08 - AMBULANS İLE OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 3’Ü SAĞLIK ÇALIŞANI 5 YARALI
- 17:36 - ANTALYALI SANATÇI ÖZÜM ÖZMEN, FOÇA'YI SALLADI
- 16:13 - GAZETECİ DUYGU ÖKSÜZ CANOVA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
- 15:28 - KUMLU’DA KAZA YAPAN TIRDAN YOLA RULO SAC DEVRİLDİ
- 15:13 - KAHRAMANMARAŞ’TA KAYIP ÇOCUK SULAMA KANALINDA BULUNDU
- 15:13 - BÜYÜKŞEHİR İŞTİRAKİ EKDAĞ DÜDEN BALIK ÇARŞISI, BALIKSEVERLERİN UĞRAK NOKTASI OLDU
- 13:53 - ADANA’DAKİ GÖÇÜKTE ÇALIŞMA SIRASINDA KAYA PARÇASI DÜŞMÜŞ
- 13:53 - ALEVLERE TESLİM OLAN GECEKONDU KULLANILAMAZ HALE GELDİ
- 13:28 - AŞIRI SICAKTA BAKIMSIZ KLİMA YANGINLARA NEDEN OLABİLİR
- 13:08 - İÇME SUYU PROJESİNDE GÖÇÜK: 1 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ, 1’İ AĞIR YARALI
- 13:03 - HBB’DEN ÇOCUKLARA BİLİM VE EĞLENCE DOLU YAZ ETKİNLİKLERİ
- 13:01 - DEVRİLEN MOTOSİKLET SÜRÜCÜSÜ HAYATINI KAYBETTİ
- 12:53 - EHLİYETSİZ DİREKSİYON BAŞINA GEÇİP KAZA YAPTI, 40 BİN TL CEZA ÖDEDİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


TÜRKİYE; ORTADOĞU’NUN GEÇ KALAN MİSAFİRİ
Osmanlı Devleti’nin ve süreç içerisinde imparatorluğun, kuruluşundan itibaren her şeyiyle bir “Rumeli-Balkan devleti” olduğunu ilk okuduğumda şaşkınlık geçirmiştim ve bu teoriye pek de iştirak etmekten yana değildim. Her ne kadar tezin sahibi Halil İnalcık gibi bir “dev” olsa da, bir türlü onaylamak içimden gelmiyordu. Yani nasıl olabilirdi ki? Şer’i hükümlere göre bir hukuk nizamı olan, padişahları sarıklı, saray erkanı tamamen Müslüman, ordusu Müslüman, idarecisi Müslüman, ama kendisi Balkan! Olacak şey mi Allah aşkına?!
Ama gerçek her zaman “gerçektir”, benim kıt aklımın bunu kabullenmemiş olması gerçeği değiştirmez; evet, Osmanlı kuruluşundan yıkıldığı günlere kadar hep gerçek anlamda bir Balkan devleti olarak ömür sürdü. Devleti yöneten kadrolar çok uzun yüzyıllar Rumeli-Balkan şehirlerinde doğmuş olan çocuklar tarafından oluşturuldu. Osmanlı devlet erkanı, ilmiye ve seyfiye sınıfı Anadolu diye bir coğrafyadan haberdar olduklarında takvim yaprakları 19. yüzyılın son çeyreğini gösteriyordu. Osmanlı aydını Anadolu’yu, Halep’i, Diyarbekir’i bilmezdi. Başkent İstanbul hariç imparatorluğun en güzel binaları, en iyi yolları, en büyük tarım alanları, en yoğun ticari faaliyeti, en kaliteli okulları hep balkan şehirlerinde idi. Özetle; Osmanlı Türkiyesi hiçbir zaman Ortadoğulu bir ülke olmadı.
Amma ve lakin, tarih döndü dolaştı ve bizi 20. yüzyılın başlarında Anadolu denilen uçsuz bucaksız bu coğrafyaya sıkıştırdı. Buralarda kendilerine kim oldukları sorulduğunda “Müslüman” veya “islam” diyen insanlar yaşıyordu. Türk kelimesinden bile habersizdiler. Rumeli şehirlerinde doğmuş, orada iyi eğitim almış, yabancı dil bilen, dünyadaki siyasi gelişmeleri gün be gün takip eden Türk aydınları, Balkan Savaşı’nda Rumeli şehirlerini kaybettikten sonra, mecburen Anadolu şehirleriyle, köyleri ve kasabaları ile tanıştılar. Doğdukları o güzelim Rumeli şehirlerini terk etmek zorunda kaldıkları yetmiyormuş gibi, bir de Anadolu’nun cahilliğiyle, geri kalmışlığıyla yüzleşmek zorunda kaldılar. Ve bu onlar için ikinci bir travma idi.
Gerek 1. Dünya Savaşında ve gerekse milli mücadelede savaşı yöneten, mücadeleyi örgütleyen, önderlik eden kadroların da kahir ekseriyeti Rumeli’de doğan çocuklardı. Başta Enver Paşa, Talat Paşa, Mustafa Kemal Paşa olmak üzere neredeyse tamamı… Sadece askeri kadrolar da değil, milli mücadelenin sivil kanadı da Rumeli’de doğan çocuklardan müteşekkildi. Ve günün sonunda, milli mücadele kazanıldı ve Cumhuriyet’i kurmak da bu çocuklara nasip oldu. Dünya siyasetini, Avrupa siyasetini yakından izleyen bu kadroların, o günün dünyasında laik-demokratik parlamentoya dayalı bir cumhuriyet rejimi dışında başka bir model elbette akıllarına gelemezdi, onlar da yeni cumhuriyeti bu temeller üzerine inşa etme yolunu seçtiler.
Ancak, bu yeni cumhuriyeti bekleyen büyük bir mesele vardı; bizzat Anadolu’da yaşayan Türkler! Kendilerini sadece “islam” olarak bilen, Türk kelimesine çok yabancı, okuma yazma bilmeyen, çağın geldiği aşamalardan habersiz, kendi halinde yaşayan milyonlarca köylü. İslami tarikatların ve din adamlarının çok etkili olduğu bir toplumsal ortamdan söz ediyoruz burada, hakikat bu. Ve bir başka “hakikat” daha var ki, cumhuriyeti kuran bu adamlar halife padişah efendimizi kovmuşlardı! Halife demek din demekti! Bu durumda bu adamların asıl amacı Anadolu’dan İslamın kökünü kazımaktı! Zaten bunlar İngiliz gavurunun adamlarıydı. Hepsi dinsizdi. Mustafa Kemal zaten Selanik’te doğmuş bir Yunan tohumu idi!
Yeni Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden bu yana ve bu günler de dahil, yukarıda kabaca özetlemeye çalıştığım bu anlayışla mücadele etti. Anadolu’da Cumhuriyetle birlikte binlerce okul açıldı, nesiller okullarda okudu, yüksek tahsil gördü, ama muhafazakar Anadolu şehirlerinde doğan çocuklar, sanki genlerine kazınmış gibi, Cumhuriyeti kuran kadro ve fikriyat ile bir türlü barışamadı! Kuşkusuz bu “barışamama” hali tek taraflı değildi, Cumhuriyeti kuran ve uzun süre yöneten kadroların Anadolu köylüsüne karşı takındığı nobran tavırlar, “düşmana karşı biz savaştık, siz cepheden kaçtınız, isyan ettiniz, cumhuriyeti biz size rağmen kurduk” edasıyla gösterilen berbat yaklaşım, Anadolu köylüsünü yabancı görme eğilimi ve başka etkenler... Neticede yüz yıl sonra geldik buralara.
Peki yüz yıl sonra nereye geldik? Ortadoğu’ya. Yüz yıl önce modern dünya değerlerini esas alarak yola çıkmış olan Cumhuriyet, günün sonunda modern dünyadan koptu ve Ortadoğu coğrafyasına, Ortadoğu kültürüne razı oldu. Ya da razı edildi. Ortadoğu bir coğrafyanın adı değil, aynı zamanda bir kültürel tanımlama, bir yaşam biçimidir. Bu kültürde birey yoktur, insan yoktur, insan hakkı yoktur, toplum yoktur. Sadece cemaatler vardır; dini cemaatler, etnik cemaatler. Bu kültürde din siyasetin ve iktidarın emrindedir ve kalabalık kitleler din eliyle ıslah edilirler. Ortadoğu kültüründe devlet kutsaldır, çünkü din onun emrindedir. Dolayısıyla din ve devlet kutsaldır, kutsal bir koalisyon halindedirler. Bu sistemde insanların bir değeri yoktur, düşünen insan şeytanın yoldaşıdır buralarda, yeni fikirler lanetlidir. Kutsal devlete eleştiri yapılamaz, soru sorulamaz, itiraz edilemez. Devlete yapılan itiraz, dine yapılmış sayılır. Eğer isyan edilecek olursa bile, dini motifler ve kavramlar bayraklaştırılarak bu isyan örgütlenebilir, aksi takdirde değil devlet, sizi bizzat kalabalıklar boğar!
Bazı Ortadoğu halklarının ve devletlerinin bu “Ortadoğululuk” kavramını eleştirel bir süzgeçten geçirmeye başladığı, bu cendereden çıkmaya çabaladığı bir dönemde, biz, geç kalmış bir misafir gibi telaş içinde bu ortama giriyoruz. Sanki bir güç bizi buraya itiyor. Belki tanrı, belki kader, belki tarih, belki de coğrafya, bilemiyorum. Bir Ortadoğu ülkesi olarak başımıza neler gelecek, neler yaşayacağız, düşünmek bile istemiyorum.
Bizden sonraki nesiller bu günleri okurken yüzlerinde nasıl bir ifade olacak, bizim için neler söyleyecekler, bunu gerçekten görmek isterdim.
MUHALEFETSİZ TÜRKİYE Mİ?EŞREF URAL
NAMAZINI DEĞİL, İNSANLIĞINI GÖRÜNMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR NEŞE KAREL GÜZELLEMESİYUNUS YAŞAR
NEYZEN TEVFİK-2GAZANFER ERYÜKSEL
KAHVERENGİNURİ SEZEN
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
ANTALYALI SANATÇI ÖZÜM ÖZMEN, FOÇA'YI SALLADI
YANGINDA MAHSUR KALAN AİLE KURTARILDI
DMD'Lİ KEREM'İN UMUT ÇAĞRISI
KOCAGÖZ: "ORMANLARI KORUMAK, ORTAK SORUMLULUĞUMUZ"
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





