- IMKB
% - Altın
6175.63
%1.56 - Dolar
47.1929
%0.04 - Euro
53.9442
%-0.04
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 14:03 - TERS YÖNDEN GELEN ALKOLLÜ SÜRÜCÜ SERVİS MİNİBÜSÜNE ÇARPTI
- 13:48 - RUS KADIN 4 AY ÖNCE KAYBOLAN KÖPEĞİNİ 4 İLÇEDE ARIYOR, BİNLERCE AFİŞ BASTIRIP HER YERE ASIYOR
- 13:48 - TURBEYLER GRUBU’NDAN ADANASPOR YÖNETİMİNE TEPKİ
- 13:28 - MURATPAŞA’DAN PATİLİ DOSTLARA SERİN DOKUNUŞ
- 13:08 - YALVAÇ’TA OTOMOBİLLER KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI: 1 YARALI
- 12:38 - BABA-KIZ 12 SAAT ARAYLA HAYATA VEDA ETTİ
- 12:33 - ISPARTA’DA JANDARMADAN KAÇAK KAZI OPERASYONU
- 12:03 - YÜKSEK SESLİ MÜZİK VE ABARTI EGZOZLA ARAÇ KULLANAN SÜRÜCÜLERE 113 BİN 719 TL CEZA
- 11:58 - 7 YIL SONRA KEMİKLERİ BULUNAN KADININ DAVASINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ
- 11:58 - AKDENİZLİ ANNE VE KIZLARI KAPIZLI GENÇLİK KAMPINDA BULUŞTU
- 11:53 - İSO İKİNCİ 500’DE AOSB’DEN 15 FİRMA
- 11:53 - 5 METREDEN ŞARAMPOLE YUVARLANAN OTOMOBİLDEKİ 2 KİŞİ YARALANDI
- 11:43 - PROSTAT KANSERİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN 7 YANLIŞ
- 11:33 - MERSİN’DE İTFAİYE YILIN İLK YARISINDA 8 BİN 37 VAKAYA KOŞTU
- 11:23 - EĞİRDİR’DE KOMŞULARIN GÜRÜLTÜ KAVGASI KANLI BİTTİ: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
HALİL ERDEM / KONUK YAZAR


YERELDEN EVRENSELE YÖRÜK MÜZİĞİ VE ARPANATOLİA -1
GİRİŞ
Coğrafi koşullara bağlı yaşam biçimi ve bu yaşam biçimine bağlı üretim tüketim ilişkilerinden kaynaklı üretilen insani kültürel unsurların varlığına dikkat çekerek; politik kararların bu yapıyı nasıl değiştirdiğini anlatmak elzemdir.
Değişen süreçte yöre sanatçılarının, aydınlarının çabasıyla var olan kültürel unsurları özellikle de müziği ortaya koymak ve geliştirmek bu sürecin en önemli çabasıdır. Bu süreçte kurulan Arpanatolia ile Yörük çalgılarının senfonilere dahil edip hatta soloya çekilen sipsi ve bağlamanın öyküsü bizi heyecanlandıran gelişmelerdir.
Arp ile sipsi opera müziğinde kendini ifade edebilecek noktaya ulaşması en güzel başarılardan biriydi ve bu yazıda kısada olda bu sürecin aşamaları anlatılır.
Bu sürece katkı koyan sanatçılar projeleriyle birlikte bu metinde anlatılmaya çalışılmıştır.
YÖRÜK MÜZİĞİ
Metni okuyan çoğu okur belki de Yörük müziği nedir? Böyle farklı bir tür mü var, diyecek. Elbette farklı bir tür değil. Her şeyden önce uluslar konuşmak, duygu ve düşüncelerini anlatmak için farklı dilleri kullansa da müzikte bu böyle değil; nota sayısı, adı ve ses ağırlığı bellidir ve bunu bütün dünya kullanır. Farklılık toplumların coğrafik özelliğinde, kendi müzik kültüründe, estetik anlayışında ve enstrümanlarındadır; ayrıca dilin anlam ve ses yapısı da müziğin rengine etki eden farklılık unsurlarıdır.
Her ulusun farklı bölgelerinde düzen ve yorumlarda çeşitlilik olabilir. İşte bunun gibi bütün Toroslarda, özellikle göçer Yörük topluluğunda coğrafyanın insanı şekillendirdiği gibi sanatını da şekillendirdiğini görüyoruz. Bunun nedeni yaşayış biçimi, daha doğrusu üretim tüketim biçiminden kaynaklanan etkiler söz konusudur. Bu noktayı daha bir somutlaştırırsak yerleşik toplumların enstrümanı üç ton ağırlığı bulan piyano iken, Yörükler göçerliklerine bağlı olarak sürekli hareket ve taşınma sorunlarından olsa gerek, divan sazını bile ekmek torbasına girebilecek bir şekle getirmişler, adını da Türkçede küçük anlamına gelen “cura” demişlerdir. Ve curada divan sazında bulunmayan
daha tiz bir ses elde edilmiş. Bu haliyle cura göçerlerin ekmek torbasında taşıyabildiği bir yol arkadaşı olmuştur. Peki, bu yol arkadaşı yalnız mı kalsın? Yine çobanın çorabında, kasketinin içinde, kulak arkasında taşıyabildiği kargıdan yapılmış sipsi vardır; işte bu çalgılar bir araya gelince yöreye, yani Yörüklere özgü müzikal bir armonik farklılıklar diyebileceğimiz müzikte farklı disiplinler oluşmuştur.
Sipsi benim için veremden kalkmış gelin sesi, acı çeken çocuk çığlığı, sevgilinin ciğerini delip gelen aşk namesi gibi duygulara karşılık gelen bir sestir. Zira aynı topraklarda iki bin yıldır mitoslarda yaşatılan Tanrı Pan, kovalarken korkudan su kenarlarındaki saza dönüşen peri kızı Syrınks’a derdini anlatmak için o kamışlardan, sazlardan bir düdük yapar ve peri kızına düdükle seslenir. O çaldığı kendi adını taşıyan Panflüt’tür. Tanrı Pan yüzyıllardır peri kızı için kamışla üflüyorsa, içten içe nasıl inin inim inliyorsa, aynı kamışlardan, sazdan yapılmış, aynı topraklarda sipsinin de kendini dillendiren insana dair söyleyeceği dertleri, duyguları vardır elbet; bu haliyle sipsi Teke yöresinde özellikle Dirmil’de yüzyıllardır insanın iç sesi olmuştur. Curanın iki telli ayarında sipsi eşlik eder, fakat üç telli ayarında elle şelpe tekniğiyle çalındığından, sipsi doğaçlama çıkan bütün arıza sesleri bastıracağından, cura bu ayardayken yanında sipsiyi istemez.
Keçinin boynuna takılan her demde çan ve onların armonik bileşeni curanın en otantik seslerinde karşılık bulmuştur. Bu örneklerde olduğu gibi coğrafyanın insanı ve sanatını şekillendirme etkisi açıkça görülür.
Çoban, güttüğü o kadim hayvan keçinin ipe, ağıla gelmeyen, bağımsızlığına düşkün karakterini de alır. Onun devinimleri, tekenin siygin dönemlerdeki kur hareketlerine “zortlama” denir; tekenin bu zortlama biçimini Yörük kendi oyun figürlerinde kullanmıştır. Teke Zortlama Zeybeği işte bu şekilde kendine özgü bir ritim yapısını oluşturmuştur.
Bir oyun havasına giriş genelde bir gurbetle açılır ve ardından hemen 9/8’lik ritmin başlaması yaşamın acı ve sevinç ikilisine karşılık gelmesinden kaynaklanır. İnsan kendi yaşamındaki duygu ve düşüncelerini sadece müzikle değil, müziğine eşlik eden oyunlardaki figürlerle de ifade etti. Bu figürler aynı müzikte olduğu gibi nedenselliklere bağlı
gelişmiştir: Sürünün oğlaklarla emişme buluşmasındaki coşku, tekenin zortlaması, kartalın avını avlaması, sürünün göç etmesiyle oluşan ayrılık, özlem hepsi oyun figürlerinde yer aldığı gibi, dokudukları kilimlerin desenlerine de aynı yaşamsal insanı unsurların yansıdığını görüyoruz.
Yukarda sözünü etmeye çalıştığım üretim ve tüketimden kaynaklı coğrafyaya özgü oluşan zenginliğin kültürel unsurlardan en başta geleni müziktir. “Bu kültürel unsur Karacaoğlan’dan beri mayalanmış kendi dil ve teline bürünmüş toplumsal bir mirasın mayasıdır.”(Başgöz İlhan 1986a-152) Sözünü ettiğim Yörük müziği farkı budur.
Bu müzik Yörük toplumunun kendi inanç sistemi içinde yer alan ritüellerle müzik kendi disiplinini oluşturacak yollar edinmiştir: Düğünlerde nevbet (nöbet) denilen bir disiplin ve inanç sistemlerine bağlı bir ritüelle düğünü güneş doğmadan başlatacak davul zurna icrası, düğüne gelen okucu (davetli) karşılama ritüeli, gelin alma ritüeli gibi bütün bu uygulamalar müziğin kendi olanaklarıyla Yörük müzik kültüründe kendi özgülüğünü yaratmıştır.
Yörük müzik ustaları örgün bir eğitimden değil, çırak usta yöntemiyle kendini yetiştirir. Bu yöntemle Teke yöresinde yetişmiş çok yetkin ustalar Yörük müzik kültürünü hem yeni nesillere taşımış hem de halk edebiyatında âşık tarzı türküler yapmışlardır. Bu isim listesi epey kabarık bu konuda hem benim Karacaoğlan Geleneğinde Dirmil Güzellemeleri hem Yusuf Erkan’ın Cumhuriyet Dönemi Halk Sanatçıları derlemesi hem de Ferhat Erdem’in Dirmil Yörük Müzik Kültürü adlı kitabında yeterli bilgilere ulaşılabilir. Ben burada çok yetkin, iz bırakan tek bir isimden Hüseyin Karakaya’dan (1907- 1973) söz edeceğim. Hüseyin Karakaya üç tellide bir virtüözdür. Yorumdaki özgünlük, armonik yapı ile henüz geçilememiş bir saz ustasıdır. Prof. Dr. Erol Parlak’ın Kültür Bakanlığı Yayınları’ndan çıkan Türkiye’de El ile Bağlama Çalma Geleneği ve Çalış Teknikleri adlı kitabında Hüseyin Karakaya için şunları yazar: "Burdur’a bağlı Dirmil el ile çalma geleneğinin hâlâ sürdürüldüğü ve çok sayıda ustanın yetiştiği bir yöredir. Bunların en önemlisi Dirmil Çörten Köyü’nden Hüseyin Karakaya’dır. Yöre müzik kültürünü çok iyi özümsemiş olan Karakaya, Dirmil Ekolünün en başarılı yorumcusu olup özellikle Boğaz Havalarında Ramazan Güngör dâhil bilinen tüm ustalardan daha yüksek bir icraya sahiptir. Ustası Çörtenli Gök Şakir’dir. Yalın ve özlü ifadelerle çok çeşitli düzenler kurarak çaldığı ezgiler Yörük Türkmen müziğinin eski köklerinden derin izler taşımaktadır. Çok sayıda çırak yetiştirmiş olan Hüseyin Karakaya yakın zamanda vefat etmiştir” der. (DEVAM EDECEK)


DÜŞÜNCE TEMBELİ TOPLUMPROF DR RAMAZAN DEMİR
KALEİÇİ'Nİ TURİSTTEN Mİ KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ?CEM ARÜV
SİYASİ MÜHENDİSLİKLER VE SONUÇLARIEŞREF URAL
TEMİZLİK KİRLETMEMEKTİR!..ERDOĞAN KAHYA
SAİT FAİK'İN 'SON KUŞLAR'I DA GİTMESİNBİHTER GÖRDÜ
HER GECE ÖLÜR, HER SABAH YENİDEN DİRİLİRİZHASAN YAKUP CANGÜVEN
LEJYONER HASTALIĞI VE BİNALARDAKİ GİZLİ RİSKLERAHMET İLBARS
DÜŞLENEBİLİR KENTGAZANFER ERYÜKSEL
ANTALYA MÜZESİGÖZDE SARI
ESNEMEYEN KIRILIRNİZAMETTİN ŞEN
MEŞALE HÂLÂ YANIYORIŞIK YARGIN
"BİLDİĞİM TEK ŞEY, HİÇBİR ŞEY BİLMEDİĞİMDİR" DEN "BEN BİLİRİM"EBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
'BEN TÜM BAŞARILARIMI ATATÜRK'E BORÇLUYUM'SERDAR YILMAZ
ANTALYA’NIN BOŞ VAATLERE KARNI TOK!GÖZDE DOLAYMAN
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?OYA BOYSAN
DESTEĞİN DEVAM ETTİĞİ YERDE ANTALYASPOR KAZANIRKAHRAMAN KÖKTÜRK
“ANI YAZMAK ÖLÜMÜN ELİNDEN BİRŞEYLER KURTARMAKTIR”YUNUS YAŞAR
TARIK ÇELENK'İN 'KİMLİK KAPANINDA ÜLKEM' KİTABI ÜZERİNE / MÜLAKATTARIK ÇELENK
AHBAPAHMET GEDİKAĞAOĞLU
O KOLTUKLAR VAR YA!..VEDAT GÜRHAN
GAZÂLÎ VE İBN RÜŞD’DE NEDENSELLİK SORUNUMUHARREM YELLİCE
KART AİDATI PASTASIAV İBRAHİM GÜLLÜ
VİTRİN ZENGİNLERİ, GÖNÜL FAKİRLERİ: 'MİŞ GİBİ' YAŞAMAKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
AHMET TELLİ'NİN ARDINDANGÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
BURDUR'DA LAVANTA HASADI
BÜYÜKŞEHİR'DEN ÜRETİCİLERE DESTEK
SAHİLDE DRON DESTEKLİ DENETİM
3'ÜNCÜ RAHİM NAKLİ OPERASYONU BAŞLADI
İTFAİYEYE YOL VERMEYEN SÜRÜCÜYE CEZA
İŞİNDE MUTLU OLMAYAN YÖNETİCİ AYNI İŞ YERİNDE KAYNAKÇI OLDU
GENÇ GİRİŞİMCİDEN HAYAT KURTARAN EĞİTİMLER
SASEDER KOORDİNASYON TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





