- IMKB
% - Altın
6555.38
%0 - Dolar
50.1424
%0 - Euro
55.9074
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 22:03 - THOMAS REİS: "BUGÜN SAVAŞAN BİR TAKIM GÖRDÜM"
- 21:58 - JOAO PEREİRA: "MAĞLUBİYETE RAĞMEN TAKIMIMIN PERFORMANSINDAN MUTLUYUM"
- 21:42 - ALANYASPOR-TRABZONSPOR: 0-2
- 20:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (MAÇ SONUCU)
- 19:38 - TRENDYOL SÜPER LİG: CORENDON ALANYASPOR: 0 - TRABZONSPOR: 2 (İLK YARI)
- 19:23 - TFF 2. LİG: ISPARTA 32 SPOR: 0 - ERBAASPOR: 1
- 18:18 - YÜREĞİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI DOĞAN: "ÇİFTÇİ KAYIT DIŞI KAYITLARINA BAKILARAK YERİNDE TESPİTLER YAPILMALI"
- 18:08 - DALGALARIN ARASINDA KALAN KADINI SAHİL GÜVENLİK EKİPLERİ KURTARDI
- 17:33 - BÜYÜKŞEHİR’DEN FİKRİYE NİNENİN İNEKLERİNE TIRNAK BAKIMI
- 17:16 - KEPEZ'DE OTODRAG ŞAMPİYONASI SÜRÜYOR
- 17:08 - TARSUS’TA ÇATIDAN DÜŞEN 2 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ
- 17:08 - NAİME İSMİNİ TAŞIYAN BABAANNE VE TORUNU AYNI GÜN VEFAT ETTİ
- 16:52 - SOLAK KÖYÜ, COP31 YOLUNDA ÖRNEK OLUYOR
- 16:33 - BAKAN KURUM’DAN COP31 ZİYARETÇİLERİNE ÇAĞRI: "SOLAK KÖYÜNÜ GÖRMEDEN GİTMEYİN"
- 16:18 - TARSUS’TA FESTİVAL COŞKUSU SON GÜNDE DE DEVAM ETTİ
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


1923 DARBESİ (!) VE CUMHURİYETİN İMTİHANI
Eski Ak Parti milletvekillerinden bir şahsın yaptığı sosyal medya paylaşımı, sol çevrelerde büyük tepki ile karşılaştı. Eski milletvekili söz konusu paylaşımında “kanlı 1923 darbesi” ifadesini kullanıyor ve bu “kanlı darbe” ile hesaplaşmaktan söz ediyordu. Ve bekleneceği gibi, bu ifadeler bilhassa “sol” çevrelerden büyük tepki aldı. Belli ki bu eski mebus, Kadir Mısıroğlu ekolünden epey feyz almış ve ortaokul yıllarında öğrendiği bu ezber bilgiyi şimdilerde satmaya karar vermiş, güzel.
Peki ama, “Fesli Kadir” ekolüne tam zıt bir noktada duran ve üstelik isminin başında “prof” ünvanı bulunan Marksist “bilim adamı” Fikret Başkaya niçin “1923 darbesi” diyor? Peki ama, eski bir mebusa gösterilen tepkinin milyonda biri niçin Fikret Başkaya’ya gösterilmedi, gösterilmiyor?
Önce okurlarımıza Fikret Başkaya’yı kısaca tanıtalım: 1990’ların başlarında yayımlanan “Paradigmanın İflası” kitabı, deyim yerindeyse bütün sol mahallede “kasırga” gibi esti. Benim de dahil her solcunun başucu kitabıydı. Ve Fikret Başkaya, özetle, 1923’te kurulan “cumhuriyet-ulus devlet” paradigmasının çöktüğü tezini işliyordu ve daha da önemlisi, bu “çöküşten” ziyadesiyle memnun olduğunu belli etmekten keyif alıyordu. O yıllarda Başkaya’nın bu kitabını okumayana ya da okuyup da bazı fikirlerine iştirak etmeyene asla “solcu” denilmiyordu.
Ve dahası var, Fikret Başkaya halen de Türkiye sosyalist solunun geniş kesimleri tarafından makbul kabul ediliyor ve çok büyük saygı görüyor. O kadar öyle ki, dört yıl önce Artı TV kanalında yazar Erdoğan Aydın ve tarihçi Ayşe Hür ile yaptıkları bir programda, tıpkı eski AK Parti mebusu gibi, o da “1923 darbesi” ifadesini kullanıyor ve gerek program esnasında ve gerekse sonradan altına yazılan yorumlarda en küçük bir eleştiri cümlesi görmüyoruz. (Merak edenler açıp bakabilirler, Tarihin Peşinde Bölüm 2 – İttihat Terakki darbeci geleneğin parçası mı adlı youtuube yayını).
Şimdi tam da bu noktada derin bir nefes alalım ve çok kısa bir yakın tarih gezisine çıkalım. 1960’lı yılların başlarından itibaren, dünyadaki gelişmelere paralel olarak, Türkiye’de de güçlü bir sol rüzgar esmeye başlamıştı. Siyaset sahnesinde cumhuriyeti kurmakla her daim övünen CHP ve halka, esnafa, geniş köylü kesimlerine hitap eden Adalet Partisi baskın görünüyordu. Ama dünyanın ve Türkiye’nin içine girdiği bu yeni siyasi iklimde işçi sınıfından yana tavır koyan sosyalist bir parti olarak TİP sahneye çıktı ve ülke genelinde çok büyük ilgi görmeye başladı. TİP, esas itibariyle cumhuriyeti değerlerini sahiplenmekle birlikte, cumhuriyeti daha ileri, daha paylaşımcı, daha demokratik bir aşamaya taşıma iddiasını güdüyordu.
Amma ve lakin, 1969’den itibaren Türk solu, kendi içinde zamansız ve büyük bir “yol ayrımına” girdi. Bilhassa genç devrimci kadrolar hızla TİP’i eleştirmeye, karalamaya ve bu partiden uzaklaşmaya başladılar. Peki ne olmuştu da bu gençler henüz yolun başında olmasına karşın ciddi bir taban yakalayan TİP’ten kopmaya başlamışlardı? TİP işçi sınıfına mı ihanet etmişti? TİP ilan ettiği siyasi çizgiden mi sapmıştı? Hayır, bunların hiç birisi değildi. Gençler Küba devriminden ve 1968 Avrupa gençlik hareketlerinden çok etkilenmişlerdi ve bunların aynısını Türkiye’de de tatbik etme hevesine kapılmışlardı, hepsi bu kadar.
1970’lerin ikinci yarısına geldiğimizde, artık TİP son derece etkisiz bir parti konumuna düşmüş ve illegal devrimci örgütler sol siyaseti domine etmeye başlamışlardı. Ve işin daha da ilginç yanı, güçlü kadro yapısına sahip bazı sol örgütler, yine bu dönemde, “Kemalist cumhuriyeti” baş düşman olarak tanımlamaya başlamışlardı. Artık “aşılması gereken” değil, “yıkılması gereken” bir rejimdi Cumhuriyet. “insanlık tarihinin ilerlemesine ayak bağı olarak kurulmuştu bu TeCe” ve yıkılmadığı sürece Türk ve Kürt halklarına özgürlük mümkün olmayacaktı!!!!
12 Eylül’ün karanlık gölgesinin kalkmaya başladığı 80’lerin sonunda, bu kez kendisine sosyalist ve/veya sol-liberal diyen gruplar ve okur yazarlar öne çıkmaya başladılar. Televizyonlarda, gazetelerde, geniş okuru olan dergilerde sadece onlar konuşuyorlardı ve ağız birliği etmişçesine, Kemalist cumhuriyetin ne menem bir belâ olduğunu, bu ülkeye ne büyük zararlar verdiğini durmadan, yorulmadan anlatıyorlardı. Kabul etmek gerek ki, bu konuda çok başarılı oldular.
Ve işte yukarıda kısaca değinip geçtiğim Fikret Başkaya’nın “Paradigmanın İflası” eseri, tam da bu siyasi iklime, deyim yerindeyse bomba gibi düştü. O günlerde fakültelerde talebelik yapan on binlerce solcu genç, bu kitap sayesinde “uyandı”, “aydınlandı” ve “1923’te kurulan Cumhuriyetin bu ülke ve bu ülkede yaşayan halklar için ne büyük bir bela, bir felaket olduğunu” anladı, anladık! Çok şükür!
Sonra ne mi oldu, bir taraftan İslamcı yazarlar ve medya grupları, diğer yandan solcu, liberal ve Kürtçü yazarlar ve yayın organları tarafından bilinci ve duyguları iğdiş edilmiş olan Türkiye, bu şekilde 2000’li yılların kapısına getirilip bırakıldı. Ve 2000’li yıllarda neler olduğunu herhalde söylememe bile gerek yok, çünkü ne olduysa oldu, olanlar oldu, çanak çömlek patladı ve herkes muradına erdi, hepsi bu kadar.
57 YILLIK BİR ÖMRE SIĞAN BİR CUMHURİYET…MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BİR KADININ HAYATINDA İŞ, AİLE VE KENDİSİSİBEL ARSLAN
CUMHURİYETİ İNGİLİZLER Mİ KURDU?EŞREF URAL
UTANÇOYA ÖZGÜR
YAN YATMIŞ SEKİZİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
COP 31/2 TARIM VE TURİZM: AYNI GELECEĞİN İKİ TEMELİIŞIK YARGIN
BAŞARIYA KOŞANLAR: FEYZA DAĞALYA ŞAHİN
İNUİT MOĞOL TÜRK YURDU GRÖNLAND'DA BİR GÜNHÜSEYİN KARABULUT
SEZON BİTTİ, KİRAYI DA ASKIYA ALABİLİR MİYİZ?TUGAY TOYDEMİR
VEYSEL EFENDİ KAHVECİSİGAZANFER ERYÜKSEL
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 4YUNUS YAŞAR
YENİDEN ÇORUM’A GELDİMMERAL KILINÇ
STOKTA YOKSA SATMA! TÜKETİCİNİN PARASINI KASANDA TUTAMAZSIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
FİBONACCİ’DEN DOĞAL DENGEYEAHMET İLBARS
SUSMAK TARAFSIZLIK MI?DERYA DALMAZ
ANTALYASPOR KAYBETMEDİKAHRAMAN KÖKTÜRK
DİKKAT ÇAĞINDA DEĞERİNİ KAYBEDEN BİLGİMELTEM YUVARLAK
EKOLOJİK ADALET: ÇEVRE KRİZİNİN BEDELİNİ NEDEN EN AZ KİRLETENLER ÖDÜYORCEM ARÜV
EMLAK VE GAYRİMENKUL OFİSLERİ CAN ÇEKİŞİYORAHMET DİKİCİ
ÖLMEYE YATMAK ROMAN KAHRAMANI AYSEL, USTA ROMANCININ KENDİSİ MİYDİ?YALÇIN DUMAN
AZERBAYCAN-BAŞÖRTÜSÜ-OTORİTERLİK / BİR TUTUM OLARAK ÖZGÜRLÜKÇÜLÜKALİ İHSAN DİLMEN
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-12NİZAMETTİN ŞEN
ÖMÜR HANIM'IN SONBAHAR RİTÜELLERİBİHTER GÖRDÜ
BATI'DA MERAK, BİZDE MASLAHATTARIK ÇELENK
ANTALYA, AVUSTURYALILARIN SONBAHAR TERCİHİNDE İLK SIRADA
COP31'DE SIFIR ATIK SEFERBERLİĞİ
3. ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞI FESTİVALİ BAŞLIYOR
SERALARI SEL VURMASINA RAĞMEN SEBZE FİYATLARI DÜŞTÜ
KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ'NDE SANAT DOLU BEŞİNCİ GÜN
ÖZDEMİR, KADIN MUHTARLARA ANITKABİR GEZİSİ SÖZÜNÜ TUTTU
19 İLÇENİN PEYNİRLERİ ENVANTER ALTINA ALINIYOR
KIRMIZI HALIDA ŞIKLIK YARIŞI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





