- IMKB
% - Altın
6817.14
%0.07 - Dolar
48.8155
%0.02 - Euro
55.964
%0.02
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:00 - MÜZE İÇİN KARAYOLLARI ARAZİSİNE 'PLAN' TALEBİ
- 22:38 - ANTALYA’DA SAĞANAK TAŞKINLARA NEDEN OLDU
- 22:04 - HALI DOKUMA GELENEĞİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYOR
- 21:43 - 'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
- 21:33 - GÜRCİSTAN UYRUKLU ADAM EVİNDE ÖLÜ BULUNDU
- 21:31 - MARKET ÇALIŞANININ BIÇAKLANMASI OLAYINDA 2 KARDEŞ TUTUKLANDI
- 21:25 - ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
- 21:03 - AYŞEGÜL YAŞAR CİNAYETİ SORUŞTURMASINDA KATİL ZANLISI VE AİLESİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
- 20:00 - ÖZ, TOPTANCI HALİ'NDE PROJELERİNİ ANLATTI
- 19:13 - TIRLA ÇARPIŞAN MOTOSİKLET ARDINDAN KAMYONETE ÇARPTI: 1 ÖLÜ, 1 YARALI
- 19:02 - BARO SEÇİMİNDE İKİNCİ ADAY
- 18:51 - CİNAYET ŞÜPHELİSİ: "YİNE OLSA YİNE YAPARIM"
- 18:44 - KUNDAKLAMA İDDİASIYLA GÖZALTINA ALINAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 18:38 - KAHRAMANMARAŞ’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 10 GÖZALTI
- 18:37 - KIYAFETLERİ, KİMLİĞİ VE KEMİK PARÇALARI BULUNDU
EŞREF URAL / JOURNAL-KONUK YAZAR


1923 DARBESİ (!) VE CUMHURİYETİN İMTİHANI
Eski Ak Parti milletvekillerinden bir şahsın yaptığı sosyal medya paylaşımı, sol çevrelerde büyük tepki ile karşılaştı. Eski milletvekili söz konusu paylaşımında “kanlı 1923 darbesi” ifadesini kullanıyor ve bu “kanlı darbe” ile hesaplaşmaktan söz ediyordu. Ve bekleneceği gibi, bu ifadeler bilhassa “sol” çevrelerden büyük tepki aldı. Belli ki bu eski mebus, Kadir Mısıroğlu ekolünden epey feyz almış ve ortaokul yıllarında öğrendiği bu ezber bilgiyi şimdilerde satmaya karar vermiş, güzel.
Peki ama, “Fesli Kadir” ekolüne tam zıt bir noktada duran ve üstelik isminin başında “prof” ünvanı bulunan Marksist “bilim adamı” Fikret Başkaya niçin “1923 darbesi” diyor? Peki ama, eski bir mebusa gösterilen tepkinin milyonda biri niçin Fikret Başkaya’ya gösterilmedi, gösterilmiyor?
Önce okurlarımıza Fikret Başkaya’yı kısaca tanıtalım: 1990’ların başlarında yayımlanan “Paradigmanın İflası” kitabı, deyim yerindeyse bütün sol mahallede “kasırga” gibi esti. Benim de dahil her solcunun başucu kitabıydı. Ve Fikret Başkaya, özetle, 1923’te kurulan “cumhuriyet-ulus devlet” paradigmasının çöktüğü tezini işliyordu ve daha da önemlisi, bu “çöküşten” ziyadesiyle memnun olduğunu belli etmekten keyif alıyordu. O yıllarda Başkaya’nın bu kitabını okumayana ya da okuyup da bazı fikirlerine iştirak etmeyene asla “solcu” denilmiyordu.
Ve dahası var, Fikret Başkaya halen de Türkiye sosyalist solunun geniş kesimleri tarafından makbul kabul ediliyor ve çok büyük saygı görüyor. O kadar öyle ki, dört yıl önce Artı TV kanalında yazar Erdoğan Aydın ve tarihçi Ayşe Hür ile yaptıkları bir programda, tıpkı eski AK Parti mebusu gibi, o da “1923 darbesi” ifadesini kullanıyor ve gerek program esnasında ve gerekse sonradan altına yazılan yorumlarda en küçük bir eleştiri cümlesi görmüyoruz. (Merak edenler açıp bakabilirler, Tarihin Peşinde Bölüm 2 – İttihat Terakki darbeci geleneğin parçası mı adlı youtuube yayını).
Şimdi tam da bu noktada derin bir nefes alalım ve çok kısa bir yakın tarih gezisine çıkalım. 1960’lı yılların başlarından itibaren, dünyadaki gelişmelere paralel olarak, Türkiye’de de güçlü bir sol rüzgar esmeye başlamıştı. Siyaset sahnesinde cumhuriyeti kurmakla her daim övünen CHP ve halka, esnafa, geniş köylü kesimlerine hitap eden Adalet Partisi baskın görünüyordu. Ama dünyanın ve Türkiye’nin içine girdiği bu yeni siyasi iklimde işçi sınıfından yana tavır koyan sosyalist bir parti olarak TİP sahneye çıktı ve ülke genelinde çok büyük ilgi görmeye başladı. TİP, esas itibariyle cumhuriyeti değerlerini sahiplenmekle birlikte, cumhuriyeti daha ileri, daha paylaşımcı, daha demokratik bir aşamaya taşıma iddiasını güdüyordu.
Amma ve lakin, 1969’den itibaren Türk solu, kendi içinde zamansız ve büyük bir “yol ayrımına” girdi. Bilhassa genç devrimci kadrolar hızla TİP’i eleştirmeye, karalamaya ve bu partiden uzaklaşmaya başladılar. Peki ne olmuştu da bu gençler henüz yolun başında olmasına karşın ciddi bir taban yakalayan TİP’ten kopmaya başlamışlardı? TİP işçi sınıfına mı ihanet etmişti? TİP ilan ettiği siyasi çizgiden mi sapmıştı? Hayır, bunların hiç birisi değildi. Gençler Küba devriminden ve 1968 Avrupa gençlik hareketlerinden çok etkilenmişlerdi ve bunların aynısını Türkiye’de de tatbik etme hevesine kapılmışlardı, hepsi bu kadar.
1970’lerin ikinci yarısına geldiğimizde, artık TİP son derece etkisiz bir parti konumuna düşmüş ve illegal devrimci örgütler sol siyaseti domine etmeye başlamışlardı. Ve işin daha da ilginç yanı, güçlü kadro yapısına sahip bazı sol örgütler, yine bu dönemde, “Kemalist cumhuriyeti” baş düşman olarak tanımlamaya başlamışlardı. Artık “aşılması gereken” değil, “yıkılması gereken” bir rejimdi Cumhuriyet. “insanlık tarihinin ilerlemesine ayak bağı olarak kurulmuştu bu TeCe” ve yıkılmadığı sürece Türk ve Kürt halklarına özgürlük mümkün olmayacaktı!!!!
12 Eylül’ün karanlık gölgesinin kalkmaya başladığı 80’lerin sonunda, bu kez kendisine sosyalist ve/veya sol-liberal diyen gruplar ve okur yazarlar öne çıkmaya başladılar. Televizyonlarda, gazetelerde, geniş okuru olan dergilerde sadece onlar konuşuyorlardı ve ağız birliği etmişçesine, Kemalist cumhuriyetin ne menem bir belâ olduğunu, bu ülkeye ne büyük zararlar verdiğini durmadan, yorulmadan anlatıyorlardı. Kabul etmek gerek ki, bu konuda çok başarılı oldular.
Ve işte yukarıda kısaca değinip geçtiğim Fikret Başkaya’nın “Paradigmanın İflası” eseri, tam da bu siyasi iklime, deyim yerindeyse bomba gibi düştü. O günlerde fakültelerde talebelik yapan on binlerce solcu genç, bu kitap sayesinde “uyandı”, “aydınlandı” ve “1923’te kurulan Cumhuriyetin bu ülke ve bu ülkede yaşayan halklar için ne büyük bir bela, bir felaket olduğunu” anladı, anladık! Çok şükür!
Sonra ne mi oldu, bir taraftan İslamcı yazarlar ve medya grupları, diğer yandan solcu, liberal ve Kürtçü yazarlar ve yayın organları tarafından bilinci ve duyguları iğdiş edilmiş olan Türkiye, bu şekilde 2000’li yılların kapısına getirilip bırakıldı. Ve 2000’li yıllarda neler olduğunu herhalde söylememe bile gerek yok, çünkü ne olduysa oldu, olanlar oldu, çanak çömlek patladı ve herkes muradına erdi, hepsi bu kadar.
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER-6NİZAMETTİN ŞEN
BANA GÖRE DEĞİL, HAYATA GÖREMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI: TEVFİK FİKRETGAZANFER ERYÜKSEL
BİLE BİLE GÖRMEZDEN GELMEKALİ İHSAN DİLMEN
DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR SİPARİŞ ETTİ, KUTUDAN MERMER ÇIKTI!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYA'NIN TELEFERİĞİ NEREDE?VEDAT GÜRHAN
BEN BİR KIZ ÇOCUĞUYUM!MERAL KILINÇ
KURTLAR VADİSİ KOMÜNİTESİTARIK ÇELENK
12 EYLÜL’DEN BİR GÜN ÖNCEMUHARREM YELLİCE
GİRİŞİMCİ RUHLU KADINLARALYA ŞAHİN
ZAMAN VE TOPRAĞIN RİTMİIŞIK YARGIN
RESSAM MUSTAFA AYAZ VE ANSAN ÜZERİNEYUNUS YAŞAR
BEN Mİ HÜLYALI BİR ÇOCUKTUM YOKSA...OYA ÖZGÜR
BAŞARI KAÇ PUAN?PINAR TEYİN
EMEKLİ MAAŞLARINDAKİ ADALETSİZLİKAHMET DİKİCİ
SORUN BELLİ , ÇÖZÜM İÇİN BEKLEMEYELİMMEHMET YENİKAYNAK
ÇULYEDİEŞREF URAL
GÖKKUŞAĞININ SEKİZİNCİ RENGİ EVLATBİHTER GÖRDÜ
YAPAY ZEKÂ UYANIKKEN KANUN KOYUCU UYUYAMAZTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİDE HEDEFLERE ULAŞILABİLİR Mİ?PROF DR MUSTAFA YILDIRAN
ULUS DEVLETNURİ SEZEN
YENİ BİR EĞİTİM ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKENHASAN YAKUP CANGÜVEN
ESENLİĞE GİDEN YOL BAKTIĞIMIZ PENCEREDEBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
OSMAN ÖZKÖYLÜ ANTALYASPOR İÇİN DOĞRU HOCA MI?KAHRAMAN KÖKTÜRK
'TARIM MALİYETİ TEMMUZ'DA REKOR DÜŞÜŞ GÖSTERDİ'
ANTALYA'DA SAĞANAK, TAŞKINA NEDEN OLDU
HIDIRLIK KULESI’NDE GÜN BATIMI KONSERİ
BOZANER YENİDEN ADAY
BERKAY BAHAR, KADIN İŞİ DÜNYASININ BEKLENTİLERİNİ DİNLEDİ
OPERA VE BALE FESTİVALİ VERDİ’NİN GÖRKEMLİ OPERASI “ATTİLA” İLE BAŞLADI
GAZANFER ERYÜKSEL'İN GRAVÜRLER ŞİİR KİTABI ŞEY KİTAP'TA
MÜZİK TELİFİNDE 'TEK ÇATI, TEK FİYAT' TALEBİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





