- IMKB
% - Altın
5965.266
%0.04 - Dolar
42.9461
%0.09 - Euro
50.5276
%-0.05
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 16:48 - ALANYA’DA GÖREVLİ POLİSLERİN ÜZERİNE MOTOSİKLET SÜRDÜLER, KAYITA ALDIKLARI GÖRÜNTÜLERİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTILAR
- 16:48 - ANAMUR’DA EĞİTİM VE GENÇLİK YATIRIMLARI HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR
- 16:38 - DİYANET’İN ’KİTAP OKU-YORUM’ PROJESİ ANAMUR’DA HAYAT BULDU
- 16:33 - ANAMUR’DA YENİ YILIN İLK SABAHI CAMİLERDE KARŞILANDI
- 16:28 - ŞENER, YENİ YIL GECESİNDE KAMU ÇALIŞANLARIYLA BULUŞTU
- 15:18 - OSMANİYE’DE KAPANAN KÖY YOLLARINI MUHTAR KENDİ İMKANLARIYLA AÇIYOR
- 15:08 - DÜDEN ŞELALESİ 900 BİN ZİYARETÇİ AĞIRLADI
- 14:33 - ANTALYA’DA ŞİDDETLİ RÜZGAR İNŞAAT İSKELESİNİ YERİNDEN SÖKTÜ
- 14:28 - BAKAN ERSOY: "ANTALYA, 2025 YILINDA 17 MİLYON 122 BİN 548 ZİYARETÇİYİ AĞIRLADI"
- 14:03 - MERSİN’DE GELENEK BOZULMADI, YENİ YILIN İLK GÜNÜNDE DENİZE GİRDİLER
- 13:33 - ANTALYA’DA SEYİR HALİNDEKİ OTOMOBİLE SİLAHLI SALDIRI: 1 YARALI
- 13:18 - MERSİN’DE 2026 COŞKUSU SOKAKLARA TAŞTI
- 12:58 - KAHRAMANMARAŞ’TA KAR TATİLİ BİR GÜN DAHA UZATILDI
- 12:58 - İLK KEZ KAR YAĞIŞINI İZLEDİLER
- 12:53 - MERSİN’İN YÜKSEK KESİMLERİNDE KARLA MÜCADELE SÜRÜYOR

TARIK ÇELENK / KONUK YAZAR


CUMHURİYET,102. YIL VE CHP
Bugün, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 102. yıldönümünü, 2025’in ağır politik koşulları altında kutlamaktayız. Bazen Cumhuriyet’i kutlarken, “Demokrasiyi ne zaman kutlayacağız?” diye de düşünmeden edemiyoruz. Zira ne yazık ki bazı kesimlerde “Cumhuriyet bize yeter, demokrasi olmasa da olur” izlenimi hâkim. Cumhuriyet marjinal tartışmalara hapsedilirken, demokrasi çoğu kez bir lüks gibi görülüyor.
Bu ayrışmış durum, aradan geçen 102 yılın kazanımlarının ve özeleştirisinin yapılmasını, geriye dönük bir değerlendirmeyi zorlaştırıyor. “Mahalleli siyaset” Cumhuriyet’i, popülist Osmanlı sembolleri ve güncel siyasetin araçlarıyla ironik-eleştirel biçimde kutlarken; öfkeli seküler kesim ise Cumhuriyet ve Atatürk sembollerini, mahalleli dostlarına ve kamuoyuna uyarı niteliğinde bir mesajla, “yarım kalan işler bir gün tamamlanacak” vurgusuyla sahipleniyor.
Bu tablo, bazen bana Atatürk’ün Cumhuriyet’i ilan ederken yalnızca güvendiği birkaç yakın arkadaşını yanına almasını ve liberal-muhafazakâr eğilimli yol arkadaşlarını o gece dışarıda bırakmasını çağrıştırıyor. Bu olay, bugünün siyaset ve toplum ayrışma iklimine yansıyan derin bir kollektif bilinç yarası gibidir. 28 Ekim gecesi yaşananları merak edenlere, Taha Akyol’un “Neden 29 Ekim” (Doğan Kitabevi) adlı eserini öneririm. Bu tavır, bazı otoritelerce Atatürk’ün güçlü liderlik içgüdüsünün veya o dönem için uzlaşmanın gereksizliğine dair bir refleksin sonucu olarak görülse de “kozmosun matematiği ayrıntıyı ihmal etmiyor”; geçmişin gölgeleri bugüne uzun düşüyor.
Cumhuriyet’i kurduğumuz bu topraklarda, demokrasiye geçerken Cumhuriyetimizi kuran başta Atatürk ve arkadaşları kadar, demokrasiye geçiş sürecinde ve kriz dönemlerinde tarihî dokunuşlar yapan İsmet İnönü’yü de saygı ve rahmetle anmak gerekir.
Sevan Nişanyan sosyal medya hesabından 102. yıl için şu dikkat çekici yorumu paylaşmıştı:
“1923 Cumhuriyeti'nin başarısı, orta ve üst sınıflarını kendi eliyle yok etmiş bir ülkede, yeni bir eğitimli orta sınıf yaratmaktı. Bu sınıf kamu görevlilerinden, öğretmenlerden, serbest meslek erbabından ve aydınlardan oluşmaktaydı. Kültürlü insanlardı. Ancak ülkeyi ekonomik açıdan kalkındıracak zihniyetten, cesaretten ve sermayeden yoksundular. 1923 ile 1946 arasında ulusal gelir yerinde saydı. Ekonominin ve askeriyenin acıklı durumundan dolayı ülke 2. Dünya Savaşı’na girmeye cesaret edemedi. Savaştan sonra topyekûn ABD’ye teslim oldu; teslim olmasa bitmişti. DP ve AP yıllarında Amerikan desteğiyle ülke asıl büyük kalkınma hamlesini yaşadı. Kişi başı gelir yirmi küsur yılda sabit fiyatlarla yüzde 400 oranında arttı. Tarım mekanizasyonu, karayolu yapımı, nakliyat sektörü ve ithal ikame sanayileri sayesinde, Cumhuriyet ideolojisini pek umursamayan, ‘paralı’ bir yeni orta sınıf doğdu. Eski Cumhuriyetçi orta sınıf bu yeni yetme sınıfı asla affetmedi. Önünü kesmek için elinden geleni yaptı. Başaramayınca askerî darbe ile devirdi. Yine başaramayınca ‘devrim’ şapkasını takıp silahlı isyan ideolojilerinden medet umdu. Şimdi hâlâ ne idüğü belirsiz ‘cumhuriyetçilikle’ övünen kesim, 1950’nin rövanşıyla yanıp tutuşan kesimdir.”
Bu yorum, birçok noktada benim tezlerimle örtüşüyor; ufuk açıcı olmakla birlikte içinde bazı abartılar ve haksız genellemeler de yok değil.
Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerinin oluşturduğu nitelikli orta sınıf, bugün geriye dönüp baktığımızda da iftihar vericidir. Benim anne ve babam da bu sınıfa dahildi. Görgülü, kültürlü, dürüst ve aydın insanlardı. Çocukluğumda ailemde subay, doktor veya öğretmen olmak onur sayılırdı; ancak ticaret yapmak biraz avam işi olarak hoş karşılanmazdı. Zaten Cumhuriyet devrimlerinin yarattığı bu orta sınıf, 20. yüzyılın başındaki devlet kapitalizmi modelinin doğal uzantısıydı. Bu nitelikli orta sınıfta iş-hizmet kültürü veya pratik ticari kurnazlık beklenemezdi.
CHP dediğimiz kurucu ideolojinin partisinin tabanını da bu iş kültürü ve becerisi eksik orta sınıf oluşturdu. CHP, sembolleri ve ideolojisiyle, hep bu sınıfın varlığı ve nostaljisiyle ayakta kaldı. Tabanını ise ticaret kültürü bulunmayan “ötekiler” ve küçük bürokratlar teşkil etti. Merkez sağ iktidarların hizmet pratiği, iletişim ve mobilizasyon yeteneği hiçbir zaman kazanılamadı.
Bugün halk kitleleri, CHP’ye din-dindarlık ilişkisinden veya laiklik anlayışından ziyade, hizmet ve ticaret kültürünün eksikliği nedeniyle güven duyamamaktadır. Savunma sanayi ve dış politika alanlarındaki özgüven eksikliği de bunun uzantısıdır.
Sık sık yaptığım bir politik ironi vardır:
“Mahalleli sağ siyaset yolsuzluk denilince altyapı hizmetlerinin artacağını, CHP’de ise yatırım yapılmadan kamu kaynaklarının azalacağını varsayar.”
Bugün CHP’nin veya negatif seküleristlerin tartışmaya dahi açamadığı bir dogma, “kurucu ideolojinin değişmezliği ve eleştirilemezliği”dir. Oysa bu ideoloji, kazanımlarını ve hatalarını toplumun tüm kesimlerinin sıcak karşılayacağı epistemik, tarihsel, toplumsal ve siyasal bir uzlaşma potasında yeniden şekillendirebilirse; CHP ve Kemalist kesim yalnız bugünün değil, yarının da söz sahibi olabilir.
Ülkemiz, geçmişin hınç ve intikam duygularıyla, kutuplaşma dalgası üzerinde sörf yapan bir siyaset anlayışıyla yönetilemez. Cumhuriyetimizin 102 yıllık bu yolculuğu artık yeni bir özeleştiri, yeni bir sentez ve yeni bir dil talep etmektedir.
Medyascope'tan alıntılanmıştır.

ANTALYA: TURİZMİN PARLAYAN YÜZÜ, DOĞANIN SESSİZ ÇIĞLIĞICEM ARÜV
ATSIZMUHARREM YELLİCE
BİR KÜÇÜCÜK ALİCİKTİMALİ YILDIZ
YILBAŞIMI DEDİNİZ?HASAN YAKUP CANGÜVEN
SOSYAL MEDYA KÖLELİĞİAHMET GEDİKAĞAOĞLU
2026 HOŞ GEL NE OLUR...MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
BENDE SAKLI KALMASIN-2OYA BOYSAN
USTA, ÇIRAK, KURGU VE RUHGAZANFER ERYÜKSEL
GÖRSEL ESTETİKNURİ SEZEN
KÜLTÜR SANAT VE YÖNETİMLERHALİL ERDEM
TURİZMDE İNSAN KAYNAKLARI ZİRVESİ VE YANSIMALARAYDIN ÖZDEMİR
ŞEMSİYEMİZ MARKALI MI?RAZİYE GÖK AKTAŞ
DURUM VAHİM AMA…ALİ İHSAN DİLMEN
28 BİN 75 TL: RAKAM BÜYÜK, HAYAT KÜÇÜKSÜLEYMAN EKİN
EĞER BENİ UNUTURSAN...BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
CAMİLİ KABAĞI MI KIYAFET Mİ???KAHRAMAN KÖKTÜRK
DİSİPLİN Mİ ÖZGÜRLÜK MÜ?ŞÜKRAN KAYA
YILIN KELİMESİ/KAVRAMIŞENER METE
ŞEREF KAVRAMI VE İKİ YÜZLÜLÜĞÜN SIRADANLAŞMASIPROF DR SAMİ SELÇUK
İNTERNETTEN EKSİK ÜRÜN GELMESİAV İBRAHİM GÜLLÜ
ANTALYASPOR İÇİN VAKİTTURGAY ALP
CAMİANIN UMUDU TÜKENMİŞVEDAT GÜRHAN
KAPATIN DÜKKANI GİTSİN KARDEŞİM!GÜRSEL KAYA
AKADEMİK BAŞARISIZLIK VE ÖRTME YÖNTEMLERİPROF DR RAMAZAN DEMİR
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim













