- IMKB
% - Altın
6593.04
%0 - Dolar
49.6092
%0 - Euro
55.5788
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 11:18 - BAŞKAN ŞAHBAZ: "ORTAK AKILLA HAREKET EDEREK KENTİMİZ VE ÜYELERİMİZ İÇİN ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ"
- 11:08 - UZMANDAN MEME KANSERİNDE ERKEN TEŞHİS VE DÜZENLİ TARAMA ÇAĞRISI
- 10:48 - ANTALYA’DA KADINLARIN KIŞ MESAİSİ: 120 YUMURTAYLA 30 KİLO ERİŞTE HAZIRLIYORLAR
- 10:33 - ADANA’DA "EVLİLİK VE AİLE HAYATI" EĞİTİMİ DÜZENLENDİ
- 10:33 - BURDUR’DA 1’İ AĞIR 3 KİŞİNİN YARALANDIĞI KAVGADA ESKİ MUHTAR TUTUKLANDI
- 10:28 - MERSİN’DE MERCEK KURSLARIYLA TURİZM SEKTÖRÜNE NİTELİKLİ PERSONEL YETİŞTİRİLİYOR
- 10:18 - ADANA’DA BİN 104 OKULDA GÜVENLİK DENETİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
- 10:18 - KAHRAMANMARAŞ’TA İNŞAAT ÖNÜNDE ERKEK CESEDİ BULUNDU
- 10:13 - AKSU’DA CUMHURİYET BAYRAMI COŞKUSU KONSERLERLE TAÇLANACAK
- 10:08 - ADANA’DA 2 GENCİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN SÜRÜCÜNÜN TAHLİYESİ PROTESTO EDİLDİ
- 09:58 - SEYİR HALİNDEKİ OTOMOBİL, PARK HALİNDEKİ ARACA OK GİBİ SAPLANDI
- 09:48 - OSMANİYE’DE ÜNİVERSİTE MEZUNU GENÇ KIZ TORNACI BABASINA ÇIRAKLIK YAPIYOR
- 09:43 - KONTROLDEN ÇIKAN ARAÇ TAKLA ATTI, SÜRÜCÜ YARALANDI
- 09:33 - İŞÇİLERİN KALDIĞI KONTEYNER YATAKHANE ALEVLERE TESLİM OLDU
- 09:28 - MERSİN’DE KAZANLAR KURULDU, YÖRÜKLERİN NAR EKŞİSİ MESAİSİ BAŞLADI
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


KURUCU AKIL VE KURUCU İRADE
İnsanların hayatında doğuştan getirdiği kimlikleri olduğu gibi sonradan edindiği kimlikleri de vardır.
Bu konuda Lübnanlı yazar Amin Maalouf'un yazdığı müstakil bir kitap var.
Kitabın hacmi büyük değil, ancak işlediği konu bir hayli önemli ve değerli.
En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum.
Kitabın adı, “Ölümcül Kimlikler”
Yazara göre insan bir takım kimliklerle dünyaya merhaba der.
Mesela kişinin erkek olması, belli bir etnik kimliğe sahip olması gibi.
Siz isterseniz buna doğduğunuz köyü, yaşadığınız ülkeyi ve benzerlerini de ilave edebilirsiniz.
Hayatın içinde istemli, istemsiz sahip olduğumuz ve edindiğimiz kimlikler ise daha farklıdır ve bir hayli çeşitlilik içerir.
İradi olarak edindiğimiz kimlikler değişkenlik taşır.
Bir dine, ideolojiye, mesleğe vb kimlikler üzerinden de tanımlayacağımız olgulara aidiyet hissedebiliriz.
Evli olmak, baba veya anne olmak gibi edindiğimiz sıradan kimliklerimiz vardır..
Kimlikler önemlidir ve bunların içinde en önemli ve değerli olanı ise insan kimliğidir.
İnsan kimliği, bizi diğer kimlikler gibi ayrıştırmaz tam aksine daha kapsayıcı ve kuşatıcıdır.
Akıl dediğimiz nimet, düşünme melekemizin yanısıra vicdan dediğimiz ve bizi adil olmaya, diğer insanlarla hayatımızın birçok safhasında istifade ettiğimiz diğer canlı ve cansız varlıklara;ağaçlara, bitkilere, hayvanlara, suya, toprağa, hasılı içinde yaşadığımız tabiatı zenginleştiren bütün varlıklara karşı ölçülü ve merhametli yaklaşmayı zorunlu kılar.
Bu konuda ortaya koyacağımız bencillik ve nobranlık ise azgınlaşma ve aşırılık riski taşır.
Kimlikler ve davranışlarımızın kimliklerle ilişkisine yaptığım bu girişten sonra geçmişte ve günümüzde sıklıkla kullandığımız, ortaya koyduğumuz, daha doğrusu insanlık ve bizim için birileri tarafından ortaya konan, davranışlarımızın istikametini ve bağlı olduğu değerleri ifade eden ilkeler üzerine inşa edilmiş düşüncelerle irtibatlandırılan “Kurucu akıl” konusuna gelelim.
Zaman zaman duyduğumuz bu kavram aslında neyi ifade ediyor, bizler bu konuda ortak payda da buluşuyor muyuz, yoksa bu gerekçeyle birbirimiz üzerinde tahakküm, egemenlik kurmaya mı hevesleniyor ve bunu işleselleştirecek gerekçeler üreterek hegemonya kuruyoruz.
Bunu sağlamak ve rıza üretmek için, “Kurucu Akıl” yeya “Kurucu İrade” dediğimiz oluyor.
Kafa karışıklığımız, pekala bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor dememiz mümkün.
Karşıtları susturmak için zaman zaman bu iki kavramı bilerek karıştıranlar varlığı
toplumsal mutabakat veya ortak irade oluşturmakta ciddi bir problem oluşturuyor.
Yaşadığımız ihtilafların önemli kısmı burada gizli.
Cumhuriyeti kurma aşamasında bu iki kavramın varlığı ortak irade oluşumu konusunda kafa karışıklığında önemli faktörlerin başında geliyor.
Kafa karışıklığı doğuracak sebeplerin varlığını anlayışla karşılamak ise neredeyse bir zaruret.
Arzu edilen ortak iradenün tam teşekküllünün sağlanmasında kafa karışıklığı belirleyici durumda.
Bunu anlamak için, o süreçte yaşanan fikir ayrılıklarını ve çatışmaları hatırlayalım!
Dönemle ilgili okumalarıma göre, esasında teşekkül etmiş bir “Kurucu Akıldan ziyade Kurucu İrade”den söz etmek mümkün.
Zaten Cumhuriyet tercihimiz bile bizim aklımızın ürünü olmaktan öte, şartların zorunluluğunun ürünüdür.
Öncesinde yaşanan Tanzimat, 1. ve 2. Meşrutiyet adeta Cumhuriyetin önsözü mahiyetindedir.
Cihan Harbi mağlubiyetinden sonra, dört yıl süren işgale karşı direniş sürecinin neticesinde Cumhuriyet doğmuş, “Kurucu İrade” bu şekilde tecelli etmiştir.
Ülkenin yeni duruma göre nereye gideceği ise, bir düşünce sonucunda olmaktan ziyade dünya sistemi açısından ihtiyaç duyulan sisteme entegre olmayı ifade eder.
Bu tercihe “Kurucu Akıl” demek mümkün değildir.
Buna “Kurucu İrade” demek gerekir.
Evet, ülkeyi yönetenlerin eskiyi sürdürmenin hem mümkün hem faydalı olmadığını gördükleri kesin.
Günümüzde zaman zaman Kemalistlerin günümüze uzanan yansımalarının sanki o günlerde hesaplanmış, planlanmış bir temel prensipler manzumesi varmış gibi davranmaları, dünyanın gittiği yerden ziyade; sığ, dar, katı “Kemalizme” dönüş çağrıları yapmalarının verdiği sıkıntılar, toplumu rahatsız edecek, ülkeyi çağdaş değerler;Demokrasi, Hukukun Üstünlüğü ve Hukuka bağlı devlet düzeninden uzaklaştıracak “Otoriter” anlayışın militan söylemine kadar uzanmaktadır.
Bu iddiamın en belirgin şekilde ortaya çıkışı, “Mustafa Kemal'in Askerleriyiz” sloganıdır.
Bu katılık öyle bir hale bürünmüştür ki, M.Kemal'in Muassır medeniyet çağrısının, çağa açık zihni duruma yaptığı çağrıyı örtecek düzeye ulaşmış, sivil Cumhuriyet arzusu, tebalıktan, kulluktan yurttaşlığa geçişi sağlamaya yönelik ideali, militarist bir yaklaşımla sıfırlanmak ile karşı karşıyadır.
Konuyu detaylandırmak mümkün ama, şimdilik bu kadarla yetinmekte fayda var.
Atatürk'ü anlamayı bir dönemle veya onun manevi şahsıyla sınırlandırmak, onu dar alana ve yaşadığı döneme şıkıştırmaktır.
M.Kemal Atatürk sanırım bu anlayışların çok ötesinde, hayatın dinamizmine uygun davranan faydacı tarafıyla tanımlanmalıdır.
Bu da hergün yenilenen hayata yeniden bakmak ve vakti, kadim insani değerlerle kuşanmakla mümkün olabilir.
Kişileri kült haline getirmek hiçbir topluma fayda sağlamaz ve tam aksine cendere içine sokar ki, bu da çok tehlikelidir.
KÖY BOŞALDI, ŞEHİR SIKIŞTIAHMET DİKİCİ
MEVLÜT BEY BÖYLE İSTEDİ!..VEDAT GÜRHAN
SESTEN SESSİZLİĞE, SESSİZLİKTEN SESE SALINAN SARKAÇTABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BAYRAM GELİRKENNURİ SEZEN
ADALET, YAŞAM VE VİCDAN ÇIĞLIĞIGAMZE AFERİN DEMİRBAĞ
KANADA BAŞBAKANI HAZIR GELMİŞKEN…HÜSEYİN KARABULUT
ŞÜPHE İNANCIN DÜŞMANI MI?TARIK ÇELENK
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 2YUNUS YAŞAR
HERKES, DEĞER VERDİĞİNE MÜSAİTTİRMELTEM YUVARLAK
BULUTLARA DOKUNAN KADINIŞIK YARGIN
DOĞAL SERMAYE BÜTÇESİCEM ARÜV
SOKAKLAR KONUŞUYORGÖZDE SARI
MAVİ SESRAZİYE GÖK AKTAŞ
BAŞARIYA KOŞANLARALYA ŞAHİN
23 EKİM… VAN’IN YARASI, HEPİMİZİN YÜREĞİNDE!OYA BOYSAN
ANTALYA'NIN GURURU, TÜRKİYE'NİN SANAYİ GÜCÜ: YÖRÜKOĞLUSÜLEYMAN EKİN
İSTANBUL’DA BALIK KÜLTÜRÜTALİP BAYRAM
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-7GAZANFER ERYÜKSEL
LAİK EĞİTİM, ÇOCUĞUN ÖZERKLİĞİ VE DİNÎ SİMGELERMUHARREM YELLİCE
AKDENİZ’DE JEOPOLİTİK ŞOK: MAVİ VATAN’DA TARİHİ TESCİL!İZZET ÜNLÜ
DOĞANIN DİLİNİ NEDEN ANLAMAK İSTEMİYORUZ?AHMET İLBARS
KALEMŞÖRLERİN MANİPÜLASYONUNA DİKKAT!!!ALİ İHSAN DİLMEN
TAZİYE OYUNLARI İSLAM TOPLUMLARINDA ESKİ BİR GELENEKBİHTER GÖRDÜ
İNDİRİM ALGISINA DEĞİL, GERÇEK FİYATA BAKIN!AV İBRAHİM GÜLLÜ
ALTIN PORTAKAL’DA ULUSAL JÜRİDE GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ
ALTIN PORTAKAL KORTEJİNDE YILDIZLAR GEÇİDİ YAŞANACAK
ALTIN PORTAKAL'IN UNUTULMAZLARI
'1915' DAMGALI ASKERİ SEDYEYİ TARİHE EMANET ETTİ
DÖŞEMEALTI HALILARININ HİKAYESİ CUMHURİYET MEYDANI'NDA
ÖZDEMİR'DEN ALTINTAŞ AÇIKLAMASI
XIX. VERONA AVRASYA EKONOMİK FORUMU İSTANBUL’DA DÜZENLENİYOR
SELİN YARATTIĞI OLUMSUZLUKLAR GİDERİLMEYE ÇALIŞILIYOR
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





