- IMKB
% - Altın
6811.86
%0 - Dolar
44.5989
%0 - Euro
52.3513
%0
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 12:08 - BABA MERSİNLİ, 1996 YILINDA ULUSLARARASI DOLANDIRICILIK DAVASINDA YARGILANMIŞ
- 11:53 - MERSİN’DE 2 HÜKÜMLÜ YAKALANIP CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
- 11:53 - PARK HALİNDEKİ KAMYONA ÇARPAN 80 YAŞINDAKİ MOTOSİKLETLİ HAYATINI KAYBETTİ
- 11:43 - AKDENİZ BELEDİYESİ ÜRETİYOR, ONARIYOR, TASARRUF SAĞLIYOR
- 11:43 - UYUŞTURUCU TACİRİ YAKALANIP TUTUKLANDI
- 11:33 - ADANA VALİSİ YAVUZ: "YANGIN 5 İŞ YERİNE SİRAYET ETTİ ANCAK ÇEVRELENDİ"
- 11:28 - KUMLUCA’DA SAHİL VE KAMU ALANLARINDA KARAVAN KONAKLAMASI YASAKLANDI, KARAVANCILAR BÖLGEDEN ÇIKARILDI
- 11:28 - AYLA ÖĞRETMEN 6 KURŞUNLA HAYATINI KAYBETMİŞ, DOKTORLAR 1 SAAT KALP MASAJI YAPMIŞ
- 11:13 - DSİ KANAL YOLU, 20 NİSAN GECESİ TRAFİĞE KAPATILACAK
- 11:03 - KAHRAMANMARAŞ’TA SALDIRIDA YARALANAN 8 ÖĞRENCİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR
- 11:03 - SALDIRIDA AĞIR YARALANAN ALMİNA’NIN BABASI: "TÜM TÜRKİYE’DEN DUA BEKLİYORUZ"
- 11:03 - ISPARTA’DA FİRARİ HÜKÜMLÜ ÜZERİNDEKİ UYUŞTURUCUYLA YAKALANDI
- 10:53 - MTSO BAŞKANI ÇAKIR’DAN KOBİ’LER İÇİN ’TEKNOLOJİ YATIRIM BANKASI’ ÇAĞRISI
- 10:48 - EĞİRDİR’DE OKULLAR İÇİN TEDBİRLER ALINACAK
- 10:48 - CW ENERJİ SOLAREX İSTANBUL’DA ‘CW ENERJİ PLUS BAYİ KONSEPTİ’Nİ TANITTI
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


KURUCU AKIL VE KURUCU İRADE
İnsanların hayatında doğuştan getirdiği kimlikleri olduğu gibi sonradan edindiği kimlikleri de vardır.
Bu konuda Lübnanlı yazar Amin Maalouf'un yazdığı müstakil bir kitap var.
Kitabın hacmi büyük değil, ancak işlediği konu bir hayli önemli ve değerli.
En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum.
Kitabın adı, “Ölümcül Kimlikler”
Yazara göre insan bir takım kimliklerle dünyaya merhaba der.
Mesela kişinin erkek olması, belli bir etnik kimliğe sahip olması gibi.
Siz isterseniz buna doğduğunuz köyü, yaşadığınız ülkeyi ve benzerlerini de ilave edebilirsiniz.
Hayatın içinde istemli, istemsiz sahip olduğumuz ve edindiğimiz kimlikler ise daha farklıdır ve bir hayli çeşitlilik içerir.
İradi olarak edindiğimiz kimlikler değişkenlik taşır.
Bir dine, ideolojiye, mesleğe vb kimlikler üzerinden de tanımlayacağımız olgulara aidiyet hissedebiliriz.
Evli olmak, baba veya anne olmak gibi edindiğimiz sıradan kimliklerimiz vardır..
Kimlikler önemlidir ve bunların içinde en önemli ve değerli olanı ise insan kimliğidir.
İnsan kimliği, bizi diğer kimlikler gibi ayrıştırmaz tam aksine daha kapsayıcı ve kuşatıcıdır.
Akıl dediğimiz nimet, düşünme melekemizin yanısıra vicdan dediğimiz ve bizi adil olmaya, diğer insanlarla hayatımızın birçok safhasında istifade ettiğimiz diğer canlı ve cansız varlıklara;ağaçlara, bitkilere, hayvanlara, suya, toprağa, hasılı içinde yaşadığımız tabiatı zenginleştiren bütün varlıklara karşı ölçülü ve merhametli yaklaşmayı zorunlu kılar.
Bu konuda ortaya koyacağımız bencillik ve nobranlık ise azgınlaşma ve aşırılık riski taşır.
Kimlikler ve davranışlarımızın kimliklerle ilişkisine yaptığım bu girişten sonra geçmişte ve günümüzde sıklıkla kullandığımız, ortaya koyduğumuz, daha doğrusu insanlık ve bizim için birileri tarafından ortaya konan, davranışlarımızın istikametini ve bağlı olduğu değerleri ifade eden ilkeler üzerine inşa edilmiş düşüncelerle irtibatlandırılan “Kurucu akıl” konusuna gelelim.
Zaman zaman duyduğumuz bu kavram aslında neyi ifade ediyor, bizler bu konuda ortak payda da buluşuyor muyuz, yoksa bu gerekçeyle birbirimiz üzerinde tahakküm, egemenlik kurmaya mı hevesleniyor ve bunu işleselleştirecek gerekçeler üreterek hegemonya kuruyoruz.
Bunu sağlamak ve rıza üretmek için, “Kurucu Akıl” yeya “Kurucu İrade” dediğimiz oluyor.
Kafa karışıklığımız, pekala bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor dememiz mümkün.
Karşıtları susturmak için zaman zaman bu iki kavramı bilerek karıştıranlar varlığı
toplumsal mutabakat veya ortak irade oluşturmakta ciddi bir problem oluşturuyor.
Yaşadığımız ihtilafların önemli kısmı burada gizli.
Cumhuriyeti kurma aşamasında bu iki kavramın varlığı ortak irade oluşumu konusunda kafa karışıklığında önemli faktörlerin başında geliyor.
Kafa karışıklığı doğuracak sebeplerin varlığını anlayışla karşılamak ise neredeyse bir zaruret.
Arzu edilen ortak iradenün tam teşekküllünün sağlanmasında kafa karışıklığı belirleyici durumda.
Bunu anlamak için, o süreçte yaşanan fikir ayrılıklarını ve çatışmaları hatırlayalım!
Dönemle ilgili okumalarıma göre, esasında teşekkül etmiş bir “Kurucu Akıldan ziyade Kurucu İrade”den söz etmek mümkün.
Zaten Cumhuriyet tercihimiz bile bizim aklımızın ürünü olmaktan öte, şartların zorunluluğunun ürünüdür.
Öncesinde yaşanan Tanzimat, 1. ve 2. Meşrutiyet adeta Cumhuriyetin önsözü mahiyetindedir.
Cihan Harbi mağlubiyetinden sonra, dört yıl süren işgale karşı direniş sürecinin neticesinde Cumhuriyet doğmuş, “Kurucu İrade” bu şekilde tecelli etmiştir.
Ülkenin yeni duruma göre nereye gideceği ise, bir düşünce sonucunda olmaktan ziyade dünya sistemi açısından ihtiyaç duyulan sisteme entegre olmayı ifade eder.
Bu tercihe “Kurucu Akıl” demek mümkün değildir.
Buna “Kurucu İrade” demek gerekir.
Evet, ülkeyi yönetenlerin eskiyi sürdürmenin hem mümkün hem faydalı olmadığını gördükleri kesin.
Günümüzde zaman zaman Kemalistlerin günümüze uzanan yansımalarının sanki o günlerde hesaplanmış, planlanmış bir temel prensipler manzumesi varmış gibi davranmaları, dünyanın gittiği yerden ziyade; sığ, dar, katı “Kemalizme” dönüş çağrıları yapmalarının verdiği sıkıntılar, toplumu rahatsız edecek, ülkeyi çağdaş değerler;Demokrasi, Hukukun Üstünlüğü ve Hukuka bağlı devlet düzeninden uzaklaştıracak “Otoriter” anlayışın militan söylemine kadar uzanmaktadır.
Bu iddiamın en belirgin şekilde ortaya çıkışı, “Mustafa Kemal'in Askerleriyiz” sloganıdır.
Bu katılık öyle bir hale bürünmüştür ki, M.Kemal'in Muassır medeniyet çağrısının, çağa açık zihni duruma yaptığı çağrıyı örtecek düzeye ulaşmış, sivil Cumhuriyet arzusu, tebalıktan, kulluktan yurttaşlığa geçişi sağlamaya yönelik ideali, militarist bir yaklaşımla sıfırlanmak ile karşı karşıyadır.
Konuyu detaylandırmak mümkün ama, şimdilik bu kadarla yetinmekte fayda var.
Atatürk'ü anlamayı bir dönemle veya onun manevi şahsıyla sınırlandırmak, onu dar alana ve yaşadığı döneme şıkıştırmaktır.
M.Kemal Atatürk sanırım bu anlayışların çok ötesinde, hayatın dinamizmine uygun davranan faydacı tarafıyla tanımlanmalıdır.
Bu da hergün yenilenen hayata yeniden bakmak ve vakti, kadim insani değerlerle kuşanmakla mümkün olabilir.
Kişileri kült haline getirmek hiçbir topluma fayda sağlamaz ve tam aksine cendere içine sokar ki, bu da çok tehlikelidir.
TAZE VE BAYAT MESELESİ!..VEDAT GÜRHAN
KADININ SİYASETTEKİ YERİ: TEMSİL Mİ, DÖNÜŞÜM MÜ?GÜLŞEN ARAS GÜLMEZ
KUSURDAKİ GÜZELLİK: KİNTSUGİGAZANFER ERYÜKSEL
KUTSAL KALENİN ÇÖKÜŞÜ: AİLE, OKUL VE SİLAHGÖZDE SARI
BİR ÇINARIN GÖLGESİŞAFAK ÇELİK
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARININ İCRASIAV CÜNEYT KARASU
TÜRK AİLE MAFYA YAPISINA HOŞ GELDİNİZBİHTER GÖRDÜ
NİÇİN KÖYLÜLÜK?TARIK ÇELENK
GELECEĞİN PUSULASIAHMET İLBARS
TAKSİ SORUNUNUN TÜKETİCİYE ETKİSİ VE BEKLENTİLERAV İBRAHİM GÜLLÜ
SEÇİLEN Mİ, SEÇEN Mİ?SÜLEYMAN EKİN
YÖRÜK- TÜRKMEN ADLARI ÜZERİNDEN YENİ KİMLİK KURGULARIMUHARREM YELLİCE
BENİ LEYLEKLER GETİRMİŞ OLAMAZ ANNE!GÜRSEL KAYA
VİCDAN: RUHUN YORULMAYAN BEKÇİSİMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
MUSLUKTAN AKAN SU NE KADAR GÜVENLİ?CEM ARÜV
SAMUEL BALLET HEMEN SATILMALIDIRKAHRAMAN KÖKTÜRK
YENİDEN YENİDEN DOĞMAK VE MOLA HAKKINI GERİ ALMAKBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
İDİL VE URALLARDA TÜRK RUHUNURİ SEZEN
ZAMANIN ÇARKINDA YENİ BİR DÜNYA VE TÜRKİYEIŞIK YARGIN
MUHAFAZAKARLIK; ‘YERLİ ve MİLLİLİK’ ÜZERİNDEN BATI KARŞITLIĞIALİ İHSAN DİLMEN
GÖNÜLLÜ UYUMARAZİYE GÖK AKTAŞ
110 MİLYAR DOLAR BİR HEDEF DEĞİL, BİR ZİHİN DEVRİMİDİRHÜSEYİN BARANER
KAZANANI OLMAYAN, KAYBEDENİ ÇOK OLAN SAVAŞNİZAMETTİN ŞEN
ANKARAŞENER METE
ÇANDIR'DAN BELEDİYE BAŞKANLARINA YÖREX DAVETİ
MELİKE ÇAKIR, TÜRKİYE KUPASI ETABINDA BİRİNCİ
BAİB'DE YENİ YÖNETİM GÖREVE BAŞLADI
AKRA GRAN FONDO ANTALYA START ALDI
İSMAİL BAHA SÜRELSAN ANISINA ÖDÜL TÖRENİ
NAFAKA NEDENİYLE ENGELLİ MAAŞI BAĞLANMADI
HEM TEDAVİ GÖRÜYORLAR, HEM PARA KAZANIYORLAR
TÜRK TARIMI İÇİN STRATEJİK KAZANIM FIRSATLARI
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





