- IMKB
% - Altın
6538.29
%0.71 - Dolar
47.591
%0.02 - Euro
54.9908
%-0.09
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 18:03 - PASAJDA ÖLÜ BULUNAN EYÜP CAN DAVASI SÜRÜYOR
- 17:47 - YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
- 17:21 - EŞYALARI GÖTÜREN EŞE TAZMİNAT CEZASI
- 17:09 - SICAK VE NEM BUNALTTI
- 16:58 - MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN YAYLALARA KÜTÜPHANE DESTEĞİ
- 16:47 - DANIŞTAY'DAN KIRCAMİ KARARI
- 16:38 - MERSİN’DE PATLAYAN DOMATES KONSERVESİ 9 AYLIK BEBEĞİ YAKTI
- 16:38 - TÜRKİYE MUHTARLAR KONFEDERASYONU’NDAN BAŞKAN BAŞDEĞİRMEN’E ‘YILIN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANI’ ÖDÜLÜ
- 16:33 - KAHRAMANMARAŞ’TA YANGIN VE KURTARMA TATBİKATI
- 16:22 - KIYILARDA MİKROPLASTİK ALARMI
- 16:07 - RÜŞVET SORUŞTURMASINDA 2 YENİ GÖZALTI
- 15:48 - BURDUR’DA GÖL VE GÖLETLER YAVRU SAZANLARLA BULUŞTU
- 15:43 - DOKTORDAN SICAK HAVA UYARISI: SIVI KAYBINA DİKKAT
- 15:18 - ORMAN EKİPLERİ, YANAN OTOMOBİLİ GÖRÜP SÖNDÜRDÜ
- 14:38 - ANTALYA’DA OTOMOBİL DEREYE UÇTU: 1 YARALI
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


KURUCU AKIL VE KURUCU İRADE
İnsanların hayatında doğuştan getirdiği kimlikleri olduğu gibi sonradan edindiği kimlikleri de vardır.
Bu konuda Lübnanlı yazar Amin Maalouf'un yazdığı müstakil bir kitap var.
Kitabın hacmi büyük değil, ancak işlediği konu bir hayli önemli ve değerli.
En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum.
Kitabın adı, “Ölümcül Kimlikler”
Yazara göre insan bir takım kimliklerle dünyaya merhaba der.
Mesela kişinin erkek olması, belli bir etnik kimliğe sahip olması gibi.
Siz isterseniz buna doğduğunuz köyü, yaşadığınız ülkeyi ve benzerlerini de ilave edebilirsiniz.
Hayatın içinde istemli, istemsiz sahip olduğumuz ve edindiğimiz kimlikler ise daha farklıdır ve bir hayli çeşitlilik içerir.
İradi olarak edindiğimiz kimlikler değişkenlik taşır.
Bir dine, ideolojiye, mesleğe vb kimlikler üzerinden de tanımlayacağımız olgulara aidiyet hissedebiliriz.
Evli olmak, baba veya anne olmak gibi edindiğimiz sıradan kimliklerimiz vardır..
Kimlikler önemlidir ve bunların içinde en önemli ve değerli olanı ise insan kimliğidir.
İnsan kimliği, bizi diğer kimlikler gibi ayrıştırmaz tam aksine daha kapsayıcı ve kuşatıcıdır.
Akıl dediğimiz nimet, düşünme melekemizin yanısıra vicdan dediğimiz ve bizi adil olmaya, diğer insanlarla hayatımızın birçok safhasında istifade ettiğimiz diğer canlı ve cansız varlıklara;ağaçlara, bitkilere, hayvanlara, suya, toprağa, hasılı içinde yaşadığımız tabiatı zenginleştiren bütün varlıklara karşı ölçülü ve merhametli yaklaşmayı zorunlu kılar.
Bu konuda ortaya koyacağımız bencillik ve nobranlık ise azgınlaşma ve aşırılık riski taşır.
Kimlikler ve davranışlarımızın kimliklerle ilişkisine yaptığım bu girişten sonra geçmişte ve günümüzde sıklıkla kullandığımız, ortaya koyduğumuz, daha doğrusu insanlık ve bizim için birileri tarafından ortaya konan, davranışlarımızın istikametini ve bağlı olduğu değerleri ifade eden ilkeler üzerine inşa edilmiş düşüncelerle irtibatlandırılan “Kurucu akıl” konusuna gelelim.
Zaman zaman duyduğumuz bu kavram aslında neyi ifade ediyor, bizler bu konuda ortak payda da buluşuyor muyuz, yoksa bu gerekçeyle birbirimiz üzerinde tahakküm, egemenlik kurmaya mı hevesleniyor ve bunu işleselleştirecek gerekçeler üreterek hegemonya kuruyoruz.
Bunu sağlamak ve rıza üretmek için, “Kurucu Akıl” yeya “Kurucu İrade” dediğimiz oluyor.
Kafa karışıklığımız, pekala bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor dememiz mümkün.
Karşıtları susturmak için zaman zaman bu iki kavramı bilerek karıştıranlar varlığı
toplumsal mutabakat veya ortak irade oluşturmakta ciddi bir problem oluşturuyor.
Yaşadığımız ihtilafların önemli kısmı burada gizli.
Cumhuriyeti kurma aşamasında bu iki kavramın varlığı ortak irade oluşumu konusunda kafa karışıklığında önemli faktörlerin başında geliyor.
Kafa karışıklığı doğuracak sebeplerin varlığını anlayışla karşılamak ise neredeyse bir zaruret.
Arzu edilen ortak iradenün tam teşekküllünün sağlanmasında kafa karışıklığı belirleyici durumda.
Bunu anlamak için, o süreçte yaşanan fikir ayrılıklarını ve çatışmaları hatırlayalım!
Dönemle ilgili okumalarıma göre, esasında teşekkül etmiş bir “Kurucu Akıldan ziyade Kurucu İrade”den söz etmek mümkün.
Zaten Cumhuriyet tercihimiz bile bizim aklımızın ürünü olmaktan öte, şartların zorunluluğunun ürünüdür.
Öncesinde yaşanan Tanzimat, 1. ve 2. Meşrutiyet adeta Cumhuriyetin önsözü mahiyetindedir.
Cihan Harbi mağlubiyetinden sonra, dört yıl süren işgale karşı direniş sürecinin neticesinde Cumhuriyet doğmuş, “Kurucu İrade” bu şekilde tecelli etmiştir.
Ülkenin yeni duruma göre nereye gideceği ise, bir düşünce sonucunda olmaktan ziyade dünya sistemi açısından ihtiyaç duyulan sisteme entegre olmayı ifade eder.
Bu tercihe “Kurucu Akıl” demek mümkün değildir.
Buna “Kurucu İrade” demek gerekir.
Evet, ülkeyi yönetenlerin eskiyi sürdürmenin hem mümkün hem faydalı olmadığını gördükleri kesin.
Günümüzde zaman zaman Kemalistlerin günümüze uzanan yansımalarının sanki o günlerde hesaplanmış, planlanmış bir temel prensipler manzumesi varmış gibi davranmaları, dünyanın gittiği yerden ziyade; sığ, dar, katı “Kemalizme” dönüş çağrıları yapmalarının verdiği sıkıntılar, toplumu rahatsız edecek, ülkeyi çağdaş değerler;Demokrasi, Hukukun Üstünlüğü ve Hukuka bağlı devlet düzeninden uzaklaştıracak “Otoriter” anlayışın militan söylemine kadar uzanmaktadır.
Bu iddiamın en belirgin şekilde ortaya çıkışı, “Mustafa Kemal'in Askerleriyiz” sloganıdır.
Bu katılık öyle bir hale bürünmüştür ki, M.Kemal'in Muassır medeniyet çağrısının, çağa açık zihni duruma yaptığı çağrıyı örtecek düzeye ulaşmış, sivil Cumhuriyet arzusu, tebalıktan, kulluktan yurttaşlığa geçişi sağlamaya yönelik ideali, militarist bir yaklaşımla sıfırlanmak ile karşı karşıyadır.
Konuyu detaylandırmak mümkün ama, şimdilik bu kadarla yetinmekte fayda var.
Atatürk'ü anlamayı bir dönemle veya onun manevi şahsıyla sınırlandırmak, onu dar alana ve yaşadığı döneme şıkıştırmaktır.
M.Kemal Atatürk sanırım bu anlayışların çok ötesinde, hayatın dinamizmine uygun davranan faydacı tarafıyla tanımlanmalıdır.
Bu da hergün yenilenen hayata yeniden bakmak ve vakti, kadim insani değerlerle kuşanmakla mümkün olabilir.
Kişileri kült haline getirmek hiçbir topluma fayda sağlamaz ve tam aksine cendere içine sokar ki, bu da çok tehlikelidir.
GAZÂLÎ’DEN AYDINLATMAYA: NEDENSELLİKMUHARREM YELLİCE
TARİH BİLGİSİ VE TÜRKİYE SOLUEŞREF URAL
YENİ ARAYIŞLAR ve SORUMLULUKLARALİ İHSAN DİLMEN
YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YENİ YÖNETMELİK ve ESKİ DÜZENLEME İLE KARŞILAV CÜNEYT KARASU
TÜKETİCİNİN PAZARDA ÜRÜNLERİ SEÇME HAKKI VAR MI?AV İBRAHİM GÜLLÜ
CAZİBE YA DA SOSYAL ZARAFETAHMET İLBARS
ANTALYA'NIN İHTİYACI, BİR DENİZCİLİK MASTER PLANIDIRCEM ARÜV
MÜCEVHERİN GÜCÜ VE ÖNEMİSERDAR YILMAZ
TOPLUMSAL DUYARSIZLIĞIN SESSİZ SEMBOLÜ: YERE ATILAN İZMARİTMUSTAFA YALÇIN YALÇINKAYA
NİŞAN SADECE YÜZÜK TAKILAN GÜN DEĞİLDİR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
NEYZEN TEVFİK (1879-1953)GAZANFER ERYÜKSEL
TEVAZU:HARCI TER, GÖZYAŞI, EMEK, BİLGİ, ZAMAN, SABIR, DİRENÇ VE İNANÇTANBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
MÜTEDEYYİN MAHALLE VE DAVUTOĞLUTARIK ÇELENK
“HER DERGİ BİR GÜN BATMAK İÇİN ÇIKAR”YUNUS YAŞAR
ATATÜRK’ÜN İZİNDE OTELLERNİZAMETTİN ŞEN
HAYAT ŞİMDİ BAŞLIYOR: ERTELEME, YAŞA!DİLEK DEMİRKAN
ŞEYTANIN EN ŞIK ELBİSESİ: MAKYAVELİZMNADİRE SÖNMEZ
ORMANLARA DİKKAT!IŞIK YARGIN
DUMAN ÇÖKMEDEN ÖNCEGÖZDE SARI
TEŞEKKÜRLER LENOVO VE KOYUNCU ELEKTRONİKBİHTER GÖRDÜ
BAŞAKŞEHİR'İN AVRUPA KARNESİ: İMKÂN ÇOK, BAŞARI NEDEN YOK?KAHRAMAN KÖKTÜRK
ATSO SANKİ BALLI BÖREK!..VEDAT GÜRHAN
VİRAJDAKİ ÜLKE VE DİREKSİYONDAKİ GENÇLİKMÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
IŞIĞIN RESSAMI: CLAUDE MONET'İ YENİDEN DÜŞÜNMEKPROF DR RAMAZAN DEMİR
YOĞUN BAKIMDAYKEN EŞİ TERK ETTİ
ANTALYA DENİZCİLEŞME PLATFORMU'NDAN DRON SALDIRISINA KINAMA
ÖZDEMİR, GÖKBEL GÜREŞLERİNE KATILDI
YAZIN BÖBREK TAŞINA KARŞI 4 ETKİLİ ÖNLEM!
ATB, TEMMUZ AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
PİNE BEACH BELEK, TURQUALITY DESTEK PROGRAMI KAPSAMINA ALINDI
5 DÖNÜM ORMAN ZARAR GÖRDÜ
ATATÜRK DEVLET HASTANESİ 300 YATAKLI OLACAK
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






