Kulakları çınlasın eski Batman il Emniyet Müdürü can ağabeyim Azmi Derin vardı.
"Gazeteci'nin de Polis'in de kategorisi olmaz. Her yerde Gazetecidir, Polis de polis" demişti.
Benim 2 yaş büyüğüm ağabeyim, Antalya'da çalışırken, "Ruhsatsız bir işletmede neden maç izlemeye gidersiniz" diye soran il Emniyet Müdürüne, " Ben ruhsat şube değil turizm polisiyim" cevabı verince, o dönemlerde haklı olarak görevden alınan kişi oluvermişti.
Ama biz de parçalandık.
Biz derken, Gazeteciler.
Hem de dün falan değil. Çok oldu parçalara bölüneli. Üstelik parçalanmaya karşı olduklarını dillerinden düşürmeyen meslektaşlarımız tarafından parçalandık. Biri bilmem ne Federasyonuna, diğeri de adı başka olana gitti. Marifetmiş gibi gitti işte.
Yaşantısı boyunca sadece ve sadece Gazetecilik yapmış ve gazeteci kalmış birisi olarak tek üyesi olduğum kurumum "Antalya Gazeteciler Cemiyeti."
Ama ne yazık ki benden gayrısının neredeyse hepsi, 2 hatta 3'ncü yan derneklere de üye arkadaş. Hani resmi şirketlerin yanına gayrıresmi gelir elde etmek, çeşitli çıkarlar sağlamak maksadıyla kurulur bunlar da -ki geçmişte bu amaçla kurulan ne dernekler ne federasyonlar ne şirketler gördük- bilerek mi üye olunur vallahi billahi anlayamadım. Aksi olsa gazetecinin bağlı olacağı dernek varken bir başkasını neden kurar, iyi olur delege toplarsın aklım yetmedi vallahi. Ne dersiniz? Bana aklın ermeyen işlere de karışma mı dersiniz? İyi de ben insan değil miyim, ben gazeteci değil miyim, benim bir düşüncem, bir fikrim yok mu? Sizin sen karışma bu işlere sözünüzü emir mi telakki edeyim? Yok ben o emri almayayım, sende kalsın...Benim fikrim de bende kalsın...
Bu yazı toplam 212 defa okunmuştur.