- IMKB
% - Altın
6494.12
%-0.06 - Dolar
49.8359
%0.01 - Euro
55.4478
%-0.19
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 12:48 - KAHRAMANMARAŞ’IN UNESCO EDEBİYAT KİMLİĞİ ÇİN’DE TANITILDI
- 12:43 - GENETİK MİRAS "LİPOPROTEİN (A)" DAMAR SERTLİĞİ VE İNMEYE NEDEN OLUYOR
- 12:43 - ŞENAY GÜRLER’DEN ALTIN PORTAKAL YORUMU: "YER BULMAKTA ZORLANIYORUZ"
- 12:28 - AKDENİZLİ KADINLARA MEME KANSERİ KONUSUNDA BİLGİLENDİRME SEMİNERİ DÜZENLENDİ
- 12:23 - AOSB’DE KADIN LİDERLİĞİ VE KİŞİSEL MARKA YÖNETİMİ KONUŞULDU
- 12:18 - BOZYAZI’DA MİNİKLERDEN CUMHURİYET COŞKUSUNA ANLAMLI YÜRÜYÜŞ
- 12:13 - AGC MEDYA BAŞARI ÖDÜLLERİ AÇIKLANDI: İHA’YA JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ
- 12:08 - OSMANİYE BELEDİYESİ’NDEN YANGINDA HASAR GÖREN EVE TADİLAT DESTEĞİ
- 12:08 - MERSİN DENİZCİLİK SEKTÖRÜNDE YENİ DÖNEM HEDEFLERİ BELİRLENDİ
- 11:58 - AKDENİZ ÜNİVERSİTESİNDE CUMHURİYET COŞKUSU
- 11:50 - KEMER'DE DANS VE MÜZİK FESTİVALİ SONA ERDİ
- 11:48 - ANTALYA’DA FENER ALAYI VE SEMİCENK KONSERİ 30 EKİM’E ERTELENDİ
- 11:48 - SİLAHLI SALDIRI FAİLLERİ 120 SAATLİK KAMERA KAYDI İZLENEREK YAKALANDI
- 11:43 - ANTALYA’DA SULAMA KANALINA UÇAN ARAÇTAKİ 2 KİŞİYİ İTFAİYE EKİPLERİ KURTARDI
- 11:33 - TRAFİK KİLİTLENDİ, SIKIŞAN TRAFİĞİ AÇMAK İÇİN VATANDAŞLAR DEVREYE GİRDİ
HALİL ERDEM / KONUK YAZAR


DOĞAYA HAKİM OLMAK YA DA KORUMAK
Doğaya ne kadar hakim olmak istesek de bu olası durmuyor. Onu yaralıyoruz, incitiyoruz ama o kendini onarmasını biliyor. Biz ne kadar bilimle, yani doğanın kendi yasalarıyla tanırsak ondan o ölçüde yararlanabiliriz. Bizim içimimizde var olan doğayı kontrol etme, hakim olma duygusu ise aslında insanoğlunun güçsüz ve çaresizliğinden kaynaklanan bir duygu olduğunu söyleyip kendimle ilgili bir anıyı paylaşmak istiyorum.
Ne kış ne kar vardı, hangi mevsimdi onu da hatırlamıyorum; çocuk denebilecek yaşlarımda, bir gün nerden aklıma geldiyse, gidip ovada bahçemizin yakınında söğüt çubuklarından örülmüş kapan denilen bir tuzak kurdum. Birkaç saat sonra döndüğümde tuzağın içinde karatavuk dediğimiz bir kuş vardı, hemen çıkarıp boynunu kopardım. Sanki büyük bir savaş kazanmış gibi sevinçle evin yolunu tuttum. Doğaya hakim olma duygusu, anlatması güç bir duygu ve vahşice. O, canına kıydığım kuş bülbül kadar güzel ötebilen yalancı bülbül dedikleri bir kuşmuş, yetişkinliğimde öğrendim. Aradan onlarca yıl geçti ve ben kendimi hala affedemedim. O gün bu gün yararlı zararlı hiç bir cana kıyılmasına tahammülüm yok. Evimin içindeki örümcekleri dahi incitmeden dışarı bırakırım. Bu ara sokak hayvanlarına da artık evlat muamelesi yapıyorum.
Bir zamanlar Teke yöresinde özellikle sırtını ormana yaslamış köylerde birden fazla çoban olurdu. Çobanlık deyip geçme, çoban demek sadece önündeki hayvanlara hakim olmak demek değildir: Çobanlık doğayla bir bütün olmaktır. Kuşa kurda yoldaş olmak, doğanın kucağında doğayla dost ve uyumlu olmaktır. Ağacına taşına sahip çıkmak demektir. Vb.
Sözünü edeceğim ritüelin oluşturulduğu yaşam tarzı ne elli yıllık ne yüz yıllık, belki de insanlık tarihi kadar eskidir. Ama insanoğlu doğada varlığını sürdürebilmek, canını, malını sevdiklerini korumak için kedince bir takım yollar, yöntemler aramış, bulmuş, kendince uygulamış ve bu günlere gelmiş. Bu günlere geldiyse ve bu uyguladığı ritüelleri de yüzlerce yıl bırakmadıysa gerçekten geçerli sebepleri olabilir.
Teke Yöresinde 80’li yıllara kadar halkın çoğunluğu hayvancılıkla geçinirdi. O dönemlerde yaban hayatı da zengindi. Bu yaşam döngüsünde hem hayvanını koruyacaksın hem de doğayı koruyup doğaya saygılı olacaksın.
Ritüel şöyle: Çoban yüzlerce koyunuyla, keçisiyle ormanın yolunu tutar. Yüzlercesini ağacın, taşın, çalının ardında sayma olanağı yoktur. Bunu istese de sürünün hareketliliği ve bitki örtüsü nedeniyle, doğru bir sayım yapamaz zaten. Oldu ya bir grup koyun keçi sürüden ayrılıp gitti. Çoban bunu akşam geç saatlerde sürü yatak yerine varınca ayırt edebilir. Geri dönüp baksa da bulamayabilir. Çünkü akşamla hareketsiz oldukları için çan sesini de duyamayacağından çoban sabahı bekler. Bekler ama dağda kalan hayvanlarına bir kurt sürüsü rastlarsa ne olacak; işte tam burada yerel halkın “uğrasa” dediği bir ritüel yardıma koşuyor. Bu hem hayvanlarını kurttan koruyacak hem de çobanın içi rahat bir uyku çekmesini sağlayacak.
İşte o uygulamanın adı “kurtağzı bağlama.” Zamanında bu işi yapan Ulu Şamanlarımız vardı, çoban gider onlardan birine der ki “Benim koyunum, keçim sürüden uçlanıp gitmiş. Kurtağzı bağlar mısın?” Şaman, bu işi hiçbir karşılık almadan yapar. İki şekilde kurtağzı bağlandığını görüyoruz. Birinci uygulama: Kutsal sayılan çıtlık ağacından bir ince çubuk kesilir. Kaybolan hayvan sayısı kadar çubuğa çentik atılır. Değnekle toprağa bir daire çizilir. Bu çentikli çubuk çizilen dairenin içine atılır.” Kurdun ağzı sıkı bağ” diye üç kere tekrar edilir.
İkinci ritüel ise sadece toprağa bir değnekle daire çizilir. Hayali olarak kurt dairenin dışına çizilir. Koyunlar da dairenin içine çizilir. Sonra aynı şekilde “Kurdun ağzı sıkı bağ” diye üç kere söylenir. Bu ritüelde yavaş yavaş İslami formların da eklendiğini, bazı uygulayıcıların kurandan sureler okuduğuna da tanıklık ettik. Böylece kurtların sürüyle karşılaşmamaları için gereken enerjiyi uygulayıcı göndermiş olur.
Ertesi günü koyununa, keçisine kavuşan çoban, kurt aç kalmasın diye gelip ritüel uygulayıcısına haber verir. O da ritüelin tersini uygulayarak “kurdun ağzı açıla, kurdun ağzı açıla” diyerek açar ve kurtları serbest bırakmış olur.
Bu cümlelerin altını çizmek isterim. Burada uygulayıcıların kurdun ağzının bağlı kalıp aç ölmesini istemedikleri açık. Bu doğaya saygılı olmanın, doğayı korumanın en güzel örneği değil de nedir?
Kaynak kişiler: Çavdır ilçesinden Şerife Özevci, Altınyayla ilçesi Çörten köyünden Hasibe Erdem. Çobanlardan Şakir Önal ve Duran Erdoğdu. (Tat Duran)
FÂRÂBÎ’DE AKIL, DİN VE ERDEMLİ DEVLETİN SINIRLARIMUHARREM YELLİCE
BUGÜN TÜRKİYE CUMHURİYETİ MECLİSİNDE NELER OLUYOR?BİHTER GÖRDÜ
CUMHURİYETİN ADI VAR, PEKİ YA NİTELİKLERİ?MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
KİMİN ORMANI?HASAN EKİN KURUCUK
ABİDİN DİNO’NUN ÇORUM-MECİTÖZÜ SÜRGÜNÜAHMET İLBARS
KÖY BOŞALDI, ŞEHİR SIKIŞTIAHMET DİKİCİ
MEVLÜT BEY BÖYLE İSTEDİ!..VEDAT GÜRHAN
SESTEN SESSİZLİĞE, SESSİZLİKTEN SESE SALINAN SARKAÇTABAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BAYRAM GELİRKENNURİ SEZEN
ADALET, YAŞAM VE VİCDAN ÇIĞLIĞIGAMZE AFERİN DEMİRBAĞ
KANADA BAŞBAKANI HAZIR GELMİŞKEN…HÜSEYİN KARABULUT
ŞÜPHE İNANCIN DÜŞMANI MI?TARIK ÇELENK
“KIRKMERDİVEN” EDEBİYAT DERGİSİ VE “ANSAN” 2YUNUS YAŞAR
HERKES, DEĞER VERDİĞİNE MÜSAİTTİRMELTEM YUVARLAK
BULUTLARA DOKUNAN KADINIŞIK YARGIN
DOĞAL SERMAYE BÜTÇESİCEM ARÜV
SOKAKLAR KONUŞUYORGÖZDE SARI
MAVİ SESRAZİYE GÖK AKTAŞ
BAŞARIYA KOŞANLARALYA ŞAHİN
23 EKİM… VAN’IN YARASI, HEPİMİZİN YÜREĞİNDE!OYA BOYSAN
ANTALYA'NIN GURURU, TÜRKİYE'NİN SANAYİ GÜCÜ: YÖRÜKOĞLUSÜLEYMAN EKİN
İSTANBUL’DA BALIK KÜLTÜRÜTALİP BAYRAM
ŞAİRİN ÖLÜMÜ VE SONRASI-7GAZANFER ERYÜKSEL
AKDENİZ’DE JEOPOLİTİK ŞOK: MAVİ VATAN’DA TARİHİ TESCİL!İZZET ÜNLÜ
ERCAN ÖZBEK: “NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI, SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN TEMELİDİR”
ENERJİ SEKTÖRÜNE YATIRIM ÇAĞRISI: TÜRKİYE KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETMELİ
2026 YILI 4. İl KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
8. CUMHURİYET KUPASI TENİS TURNUVASI TAMAMLANDI
ALTIN PORTAKAL’DA ULUSAL JÜRİDE GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ
ALTIN PORTAKAL KORTEJİNDE YILDIZLAR GEÇİDİ YAŞANACAK
ALTIN PORTAKAL'IN UNUTULMAZLARI
'1915' DAMGALI ASKERİ SEDYEYİ TARİHE EMANET ETTİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim







