- IMKB
% - Altın
6497.82
%0.02 - Dolar
43.2853
%0.04 - Euro
50.4037
%0.12
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 01:13 - OSMANİYE’DE KOMŞU ZİYARETİ DÖNÜŞÜ ASANSÖR BOŞLUĞUNA DÜŞEN KADIN HAYATINI KAYBETTİ
- 23:58 - ANTALYA’DA EVLERİ TEHDİT EDEN ORMAN YANGINI KONTROL ALTINA ALINDI
- 23:50 - ANTALYA'DA ORMAN YANGINI
- 23:46 - PATENLE GİDERKEN DENGESİNİ KAYBEDİP DÜŞEN GENÇ ÖLÜ BULUNDU
- 23:38 - BURDUR’DA 17 YAŞINDAKİ GENÇLERİN KAVGASI KANLI BİTTİ: 2 YARALI
- 22:23 - 3 AYLIK EVLİ KADININ SİLAHLA ÖLÜMÜ OLAYINDA EŞİ TUTUKLANDI
- 20:43 - ANTALYA’DA ORMAN YANGINI
- 19:33 - ANTALYA’DA BALIK TUTAN VATANDAŞLARIN OLTASINA CESET TAKILDI
- 18:58 - GİRAY ERCENK'İ KAYBETTİK
- 18:45 - ÜNİVERSİTELER LİGİ KİCK BOKS TÜRKİYE ŞAMPİYONASI SONA ERDİ
- 18:08 - KEMER’DE KAÇAK YAPILARIN YIKIMI SÜRÜYOR
- 18:08 - ISPARTA’DA 105 YATAK KAPASİTELİ YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ İNŞAATI SDÜ’YE DEVREDİLDİ
- 17:22 - ANTALYA DOĞAL YAŞAM PARKI'NDA ÇEVRE EĞİTİMİ
- 16:47 - 2026'NIN İLK PRÖMİYERİ 'TRİA' İÇİN SON HAZIRLIKLAR
- 16:38 - ANTALYA’DA AĞABEY CİNAYETİNE 2 TUTUKLAMA

HALİL ERDEM / KONUK YAZAR


DOĞAYA HAKİM OLMAK YA DA KORUMAK
Doğaya ne kadar hakim olmak istesek de bu olası durmuyor. Onu yaralıyoruz, incitiyoruz ama o kendini onarmasını biliyor. Biz ne kadar bilimle, yani doğanın kendi yasalarıyla tanırsak ondan o ölçüde yararlanabiliriz. Bizim içimimizde var olan doğayı kontrol etme, hakim olma duygusu ise aslında insanoğlunun güçsüz ve çaresizliğinden kaynaklanan bir duygu olduğunu söyleyip kendimle ilgili bir anıyı paylaşmak istiyorum.
Ne kış ne kar vardı, hangi mevsimdi onu da hatırlamıyorum; çocuk denebilecek yaşlarımda, bir gün nerden aklıma geldiyse, gidip ovada bahçemizin yakınında söğüt çubuklarından örülmüş kapan denilen bir tuzak kurdum. Birkaç saat sonra döndüğümde tuzağın içinde karatavuk dediğimiz bir kuş vardı, hemen çıkarıp boynunu kopardım. Sanki büyük bir savaş kazanmış gibi sevinçle evin yolunu tuttum. Doğaya hakim olma duygusu, anlatması güç bir duygu ve vahşice. O, canına kıydığım kuş bülbül kadar güzel ötebilen yalancı bülbül dedikleri bir kuşmuş, yetişkinliğimde öğrendim. Aradan onlarca yıl geçti ve ben kendimi hala affedemedim. O gün bu gün yararlı zararlı hiç bir cana kıyılmasına tahammülüm yok. Evimin içindeki örümcekleri dahi incitmeden dışarı bırakırım. Bu ara sokak hayvanlarına da artık evlat muamelesi yapıyorum.
Bir zamanlar Teke yöresinde özellikle sırtını ormana yaslamış köylerde birden fazla çoban olurdu. Çobanlık deyip geçme, çoban demek sadece önündeki hayvanlara hakim olmak demek değildir: Çobanlık doğayla bir bütün olmaktır. Kuşa kurda yoldaş olmak, doğanın kucağında doğayla dost ve uyumlu olmaktır. Ağacına taşına sahip çıkmak demektir. Vb.
Sözünü edeceğim ritüelin oluşturulduğu yaşam tarzı ne elli yıllık ne yüz yıllık, belki de insanlık tarihi kadar eskidir. Ama insanoğlu doğada varlığını sürdürebilmek, canını, malını sevdiklerini korumak için kedince bir takım yollar, yöntemler aramış, bulmuş, kendince uygulamış ve bu günlere gelmiş. Bu günlere geldiyse ve bu uyguladığı ritüelleri de yüzlerce yıl bırakmadıysa gerçekten geçerli sebepleri olabilir.
Teke Yöresinde 80’li yıllara kadar halkın çoğunluğu hayvancılıkla geçinirdi. O dönemlerde yaban hayatı da zengindi. Bu yaşam döngüsünde hem hayvanını koruyacaksın hem de doğayı koruyup doğaya saygılı olacaksın.
Ritüel şöyle: Çoban yüzlerce koyunuyla, keçisiyle ormanın yolunu tutar. Yüzlercesini ağacın, taşın, çalının ardında sayma olanağı yoktur. Bunu istese de sürünün hareketliliği ve bitki örtüsü nedeniyle, doğru bir sayım yapamaz zaten. Oldu ya bir grup koyun keçi sürüden ayrılıp gitti. Çoban bunu akşam geç saatlerde sürü yatak yerine varınca ayırt edebilir. Geri dönüp baksa da bulamayabilir. Çünkü akşamla hareketsiz oldukları için çan sesini de duyamayacağından çoban sabahı bekler. Bekler ama dağda kalan hayvanlarına bir kurt sürüsü rastlarsa ne olacak; işte tam burada yerel halkın “uğrasa” dediği bir ritüel yardıma koşuyor. Bu hem hayvanlarını kurttan koruyacak hem de çobanın içi rahat bir uyku çekmesini sağlayacak.
İşte o uygulamanın adı “kurtağzı bağlama.” Zamanında bu işi yapan Ulu Şamanlarımız vardı, çoban gider onlardan birine der ki “Benim koyunum, keçim sürüden uçlanıp gitmiş. Kurtağzı bağlar mısın?” Şaman, bu işi hiçbir karşılık almadan yapar. İki şekilde kurtağzı bağlandığını görüyoruz. Birinci uygulama: Kutsal sayılan çıtlık ağacından bir ince çubuk kesilir. Kaybolan hayvan sayısı kadar çubuğa çentik atılır. Değnekle toprağa bir daire çizilir. Bu çentikli çubuk çizilen dairenin içine atılır.” Kurdun ağzı sıkı bağ” diye üç kere tekrar edilir.
İkinci ritüel ise sadece toprağa bir değnekle daire çizilir. Hayali olarak kurt dairenin dışına çizilir. Koyunlar da dairenin içine çizilir. Sonra aynı şekilde “Kurdun ağzı sıkı bağ” diye üç kere söylenir. Bu ritüelde yavaş yavaş İslami formların da eklendiğini, bazı uygulayıcıların kurandan sureler okuduğuna da tanıklık ettik. Böylece kurtların sürüyle karşılaşmamaları için gereken enerjiyi uygulayıcı göndermiş olur.
Ertesi günü koyununa, keçisine kavuşan çoban, kurt aç kalmasın diye gelip ritüel uygulayıcısına haber verir. O da ritüelin tersini uygulayarak “kurdun ağzı açıla, kurdun ağzı açıla” diyerek açar ve kurtları serbest bırakmış olur.
Bu cümlelerin altını çizmek isterim. Burada uygulayıcıların kurdun ağzının bağlı kalıp aç ölmesini istemedikleri açık. Bu doğaya saygılı olmanın, doğayı korumanın en güzel örneği değil de nedir?
Kaynak kişiler: Çavdır ilçesinden Şerife Özevci, Altınyayla ilçesi Çörten köyünden Hasibe Erdem. Çobanlardan Şakir Önal ve Duran Erdoğdu. (Tat Duran)
DOĞAYA HAKİM OLMAK YA DA KORUMAKHALİL ERDEM
SUÇLU ÇOCUK YOKTUR, SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK VARDIR…HASAN YAKUP CANGÜVEN
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ OLMAMALI...MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
YOK BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZCEM ARÜV
YAPARSA İSA YAPAR!...VEDAT GÜRHAN
LERMANTOV’UN İZİNDE KAFKASLARYALÇIN DUMAN
SIRLARIN SIRRI NEREDE?GAZANFER ERYÜKSEL
ASYATİK DİLLERDE SENTAKS BİRLİĞİ VE BATI MERKEZLİ TEORİLERİN ÇÖKÜŞÜMUHARREM YELLİCE
BİR KADIN BAŞKANKAHRAMAN KÖKTÜRK
KARA SEVDA BELALI BİR İŞYUNUS YAŞAR
TOPLU YAŞAMDAN KAYNANLANAN SORUNLAR VE CEZALARAV İBRAHİM GÜLLÜ
HEPİMİZE KOLAY GELSİNBAHAR UYSAL HAMALOĞLU
BENDE SAKLI KALMASIN-5OYA BOYSAN
ROJAVA'NIN MALİYETİNİN FARKINDA MIYIZ?TARIK ÇELENK
KÜRTLERİN SİYASİ YOLCULUĞUEŞREF URAL
BAZI İNSANLARI UZAKTAN SEVERSİNİZ...ŞENER METE
BİR SELÂMŞEBNEM YAPA ÖZTOPRAK
DÜNÜN SANATI / GÜNÜN SANATINURİ SEZEN
COP31: ANTALYA’DA MEKAN TARTIŞMASI BİTMEDEN ZİRVE BAŞLAR MI?SÜLEYMAN EKİN
GELECEĞİN İKLİM POLİTİKALARI ANTALYA'DA ŞEKİLLENİYORPROF DR ORHAN ÖZÇATALBAŞ
ATSIZ’IN ALGILATTIKLARI VEYA ATSIZ’I ÇAĞRIŞTIRANLAR-2ALİ YILDIZ
TÜRK BOZKIR MEDENİYETİNDE SANAT VE KOZMOLOJİPROF DR RAMAZAN DEMİR
İNFAZ VE DENETİMLİ SERBESTLİK YASASIAHMET GEDİKAĞAOĞLU
ASAT GENEL MÜDÜRÜNE MESAJ.!!!TURGAY ALP
YAŞLI EVLERİ'NDE KİŞİSEL BAKIM UYGULAMASI
ASKON ANTALYA'DAN TİCARİ DİPLOMASİDE GÜÇLÜ TEMSİL
BÜYÜKŞEHİR'İN İZCİLİK EĞİTİMLERİ BAŞLIYOR
ADT'DEN ANTALYALI ÇOCUKLARI GÜLDÜREN OYUNLAR
HUZUREVİNDE YAPTIĞI SÜS EŞYALARI HEDİYE EDİYOR
KANSER HASTASI ÇİFTİN KİRACIYLA HUKUK SAVAŞI
TEKİN: "DEMOKRASİ ADINA UTANÇ VERİCİ"
MARDAN PALACE EL DEĞİŞTİRDİ
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim





