Bugün 20 Mayıs 2026 Çarşamba
  • Antalya23 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6603.49
    %0.53
  • Dolar
    45.5902
    %0.01
  • Euro
    52.9
    %-0.21

AHMET İLBARS / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AHMET İLBARS / KONUK YAZAR

DİPLOMASİ

20 Mayıs 2026 Çarşamba 14:08

Diplomasi dendiğinde aklımıza genellikle görkemli elçilik binaları ve ağır protokol kuralları gelir. Oysa diplomasi, sadece devletlerin değil, günlük yaşamın; en çok da vaktimizi geçirdiğimiz iş yerlerinin ve toplantı odalarının görünmez koruyucusudur. Bir fikri, kimseyi kırmadan ve büyük bir felakete yol açmadan ilerletebilme sanatı olan diplomasi; aslında modern insanın en çok ihtiyaç duyduğu "duygusal" hayatta kalma becerisidir.

Pek çoğumuz iş hayatında bir çatışma yaşadığımızda, tüm enerjimizi "haklı olduğumuzu" kanıtlamaya harcarız. Masaya yumruk vurmak, karşımızdakinin ne kadar hatalı olduğunu yüzüne vurmak o an için bize bir zafer gibi görünebilir. Ancak antik zamanların diplomatları, iki kral birbirine hakaretler yağdırırken araya girip meseleyi "Efendim, bu durumdan biraz rahatsızlık duyuyor..." zarafetiyle yumuşatmayı bilirlerdi. Çünkü onlar için asıl mesele bağırıp çağırmak değil, anın hararetiyle verilecek yanlış kararların önüne geçmektir.

İş yerinde diplomasi, bir "politik kurnazlık" değil, derin bir insan sarraflığıdır. Tartışmaların çoğu aslında teknik bir hatadan değil, "saygı görmeme" hissinden beslenir. Bir meslektaşımız küçük bir noktada inat ediyorsa, aslında arkasında duyulmak ve takdir edilmek isteyen bir ses vardır. Diplomat ruhlu bir profesyonel, bu "saygı çığlığını" duyar ve karşı tarafa haklı çıkma alanından ziyade, anlaşıldığını hissetme alanını açar. İnsanlara duymak istedikleri o "duygusal parayı" cömertçe verdiğinizde, pratik meselelerde uzlaşmak çok daha kolay hale gelir.

Eleştiri ve değişim konusunda da diplomasi en büyük rehberimizdir. Birinden bir şeyi farklı yapmasını istediğimizde, karşımızdaki asıl engel yeteneksizlik değil, "korku” dur. Diplomat, eleştiriye "kusursuzluk" makamından başlamaz. Aksine, kendi eksikliklerini samimiyetle paylaşarak karşı tarafın savunma kalkanlarını indirir. Hatta bazen, ilişkideki çok daha büyük ve değerli bir gerçeği korumak adına "küçük nezaketlerin" arkasına saklanmayı bilir. Bu bir aldatma değil, duygusal bağı teyit etme çabasıdır.

Diplomasi; kendi dediğini zorla yaptırmak değil, herkesin masadan onurunu koruyarak kalktığı bir uzlaşma zeminini inşa etmektir. Günün sonunda, bir tartışmanın geçici galibi olmak değil; nezaket ve diplomasiyle örülmüş, güvenli bir ortak geleceğin mimarı olabilmektir. 

Bu yazı toplam 176 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim