- IMKB
% - Altın
6859.26
%0 - Dolar
48.4632
%0.01 - Euro
56.2667
%0.07
- GÜNCEL
- RESMİ İLANLAR
- SPOR
- SAĞLIK
- POLİTİKA
- EKONOMİ
- YAZARLAR
- EĞİTİM
- KÜLTÜR SANAT
- DÜNYA
- GENEL
- YEREL
- ASAYİŞ
- ÇEVRE VE İKLİM
- 23:48 - OSMANİYE’DE ORMAN YANGINI BÜYÜMEDEN KONTROL ALTINA ALINDI
- 22:34 - ALEVLER DÖŞEMEALTI SINIRLARINA ULAŞTI
- 22:33 - MERSİN’DE UYUŞTURUCU OPERASYONU: 6 MİLYON BOŞ KAPSÜL VE 1 TON 250 KİLO HAM MADDE ELE GEÇİRİLDİ
- 22:08 - ANTALYA’DAKİ YANGINDA KARA EKİPLERİNİN CANSİPARANE MÜCADELESİ SÜRÜYOR
- 20:58 - ANTALYA’DA KARŞILIKSIZ ÇEKLE 1,2 MİLYAR TL’LİK ARAÇ VE GAYRİMENKUL ALAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
- 20:08 - ORMAN YANGININA MÜDAHALE EDEN ARAZÖZ DEVRİLDİ: 2 İŞÇİ YARALANDI
- 19:33 - ADANA’DA ORMAN YANGINI 70 HEKTAR BÜYÜKLÜĞÜNE ULAŞTI
- 19:25 - KOOPERATİF VE PAZARCILAR ODASI'NIN RÜŞVET DAVASINDA TÜM SANIKLARA TAHLİYE
- 19:15 - EVLERİNİN YANDIĞINI GÖREN ANNE-OĞUL GÖZYAŞI DÖKTÜ
- 18:33 - BURDUR’DA ORMAN YANGINI KONTROL ALTINA ALINDI
- 18:31 - NAKİLLİ KOLLARLA TRAKTÖR SERBEST, OTOMOBİL YASAK
- 18:28 - EVLERİN YANINDA ORMAN YANGINI ÇIKTI: HEM HAVADAN HEM KARADAN MÜDAHALE SÜRÜYOR
- 18:23 - ANTALYA AKSU’DA ORMAN YANGINI
- 18:06 - ALEVLERİN ARASINDAN KURTARILAN MALAĞINA SARILIP, GÖZYAŞI DÖKTÜ
- 17:59 - ŞEHİT BELEN, 21. YILDÖNÜMÜNDE ANILDI
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR


'KENDİNE AİT BİR ODA' YA DAİR
İngiliz asıllı feminist yazarın kadınlar üzerine yaptığı bir konuşmanın yazıya dökülmüş, kitaba dönüştürülmüş halinin tezahürü ile ortaya çıkan, hacmi küçük ama insanlık ve özellikle hemcinsleri kadınlar için ortaya konmuş ve klasikleşmiş bir eser, Kendine Ait Bir Oda kitabı..
Kitabı okurken yazarın hayatında önemli yeri olduğunu gördüğümüz halasından miras kalan yıllık beşyüz sterlinin kendisine sağladığı imkanın önemini görmemek mümkün değil.
Yaşadığı dönemin kadınlara yüklediği anlam, kadınlara verdiği bireysel ve toplumsal rolün, kadına çizdiği sınırlardan, bu sınırların doğurduğu eşitsizliklerden duyduğu rahatsızlığın zihin ve duygu dünyasında yarattığı huzursuzluk ve arayışın sonuçlarının, teferruatlı bir şekilde ele alındığı bu deneme, kadın hareketlerinde önemli bir yere sahip.
Doğrusu bu deneme de dile getirilen eşitsizlikler, kısmen sessizlikle gerçekleşen kabullenişler için ortaya konan çözümler, mücadelenin gerekliliğine dair gösterilen çabalar; hem kadınlar, hem erkekler, hem bugün, hem yarınlarımızın şekillenmesinde insanlık ailesinin diğer yarısını temsil eden kadınların; duygu, düşünce ve hayat pratiklerinin doğrudan ve geleneğin çizdiği sınırları aşarak hayatın bugüne ve geleceğe dair zenginleşme imkanlarının ortaya çıkarılmasına, eksik kalan tarafın tamamlanmasına büyük katkıları olmuştur.
Hayat dediğimiz ve yaşanarak ortaya çıkan, vücut bulan değerler, elbette sadece erkeklerden ibaret değil.
İnsan dediğimizde nihayetinde iki varlıktan söz ediyoruz.
Kadın ve erkek.
Öncesi ve sonrası, küçüklük, ergenlik, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemlerinin her bir evresinde insanın duygu durumları, biyolojik dürtüleri, zihni faaliyetleri ve ortak yönleri olmasına rağmen cinsiyetlerine, yaşam evrelerine, duygu durumlarına, sahip oldukları bilgi ve ortaya koyacakları veya koydukları tavırlara, pratiklere göre değişiklik arzetmektedir.
Dönemlere, zihni birikimlere göre farklılık; zenginlik yahut yoksunluk içeren bu durumdan daha fazlası, elbette cinsiyete göre de farklılık arz edecektir.
Bir cinsin; bilgi, birikim ve en önemlisi duygularını hayatın kısıtlı bir alanına hapsetmek, onu sınırlandırmak bazı şeylerin baskılanması, hayata katılmasını engellemektir ve bu yapıldığında cezalandırılan sadece o cinsiyette olanlar değildir.
Yapılan baskılamalar, doğrudan toplumun tamamını kapsamaktadır.
Yazar, kitapta bunu anlatmaya, kadının kendini ifade edebilmesi için, Kendine Ait Bir Oda'ya sahip olması gerektiğini, kadınların bunu yapmak için inisiyatif almasını, hayatın her alanına katkı sunmasını ve bunun içinde hayatın imkanlarından eşit bir şekilde yararlanması, kısacası kendi ayakları üstünde duracak, hayatını sürdürecek, yaşadığı yere katkı sunacak, olan ve olacak olanlara;rengini, tadını, kokusunu verecek, zenginlik katacak şekilde donanımlı ve irade sahibi olmasının gerekliliğini vurgulamaktadır.
Bu ne bir isyandır, ne de gelenek, içinde yaşadığı kültür tarafından çizilen sınırları kabullenmektir.
Bu doğrudan bütün yetenekleri ve imkanlarıyla hayata katılma çağrısıdır.
Kitaptan bir bölümle devam edelim.
“Cinsiyetlerin, yazarlık noktasında bile, yetenekleri kıyaslanıp bu konuda bir fikir bile sunulmadı, diyebilirsiniz. Bu kasıtlı olarak böyle yapıldı, çünkü şu anda kadınların ne kadar parası ve kaç tane odasının olduğu, onların ne kadar yetenekli olduğu konusunda kuramlar geliştirmekten çok daha önemlidir. Ayrıca böyle bir değerlendirmenin yeri ve zamanı gelmiş olsaydı dahi yorum yapamazdım. Çünkü gerek zihinsel gerekse kişilik açısından hiçbir yeteneğin şeker ya da tereyağı gibi tartılamayacağını düşünüyorum. İnsanları sınıflara ayırıp başlarına kepler, isimlerinin sonuna da bazı harfler yapıştırmakta usta olan Cambiridge'de bile yapılamaz böyle bir şey.Whitaker'in Almanak'ındaki öncelikler listesinin bile değerlerin kesin bir sıralamasını yansıttığını ya da yüksek şovalye nişanına sahip birisinin yemek salonuna en son, akıl hastalarının mallarını idare eden vesayet memurunun arkasından, girmesi gerektiğini düşünmek için akla yatkın bir neden olduğuna inanmıyorum. Bütün bu bir cinsiyeti diğerleriyle, bir niteliği başka bir nitelikle yarıştırma; bütün bu üstünlük iddiaları ve karşıdakini daha aşağı olmakla itham etmeler insanın ilkokul çağına ait şeylerdir ki o dönemde bir tarafın diğerini yenmesi gerekir ve en önemlisi de kürsüye çıkıp okul müdürünün elinden ziyadesiyle süslü olan kupayı almaktır. İnsanlar olgunlaştıkça taraflara, okul müdürlerine ya da süslü kupalara inanmayı bırakırlar. Kitapların söz konusu olduğu herhangi bir durumda, üzerinde değerler yazan etiketleri hiç çıkmayacak biçimde yapıştırmak hem kötü hem de zordur. Güncel edebiyat eleştirileri böyle bir kanıya varmanın zorluğunu aralıksız olarak ispatlamıyor mu? Aynı kitaba hem “ bu harika bir kitap” hem de “şu beş para etmez kitap” diye hitap edilebiliyor. Övgü de yergi de anlamsız kalıyor. Hayır, ölçme işi vaktinizi hoşça geçirebileceğiniz, zevk alabileceğiniz bir uğraş olsa da yapılabilecek işlerin en yararsızıdır ve ölçenlerin hükümlerini kabullenmek de en gurursuz iştir.”shf.133-134
***Okurlarımızın Bayramını kutluyorum.
Kitaba ait bilgiler
Yazar. :Virginia Woolf
Yayınevi. :Karbon Kitaplar
Türü. :Edebiyat/Deneme
Çevirmen. :Nurgül Polat
OLMAYACAKSA MEVLÜT İLE OLMASINKAHRAMAN KÖKTÜRK
ATATÜRK'ÜN İZİNDE OTELLER/ADLON'UN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİNİZAMETTİN ŞEN
KÖYDE SANATIN İZİGÖZDE SARI
KURTULUŞ SAVAŞI VE YERLİ RUMLARŞENER METE
KÜÇÜK GÜZELDİRAHMET İLBARS
YENİ PARTİ’Yİ DOĞURAN SÜREÇEŞREF URAL
KOLEKTİF BİR NARSİZM; MİLLİYETÇİLİĞİN AHLAK EŞİĞİTARIK ÇELENK
ÖMÜR, TÜRKÇE'NİN MAKRO KOZMOZUNDA TEK BİR NEFESTEN BAŞKA NE Kİ?BAHAR UYSAL HAMALOĞLU
RADİ FİŞ İLE NÂZIM HİKMETYUNUS YAŞAR
YOLCULUKOYA ÖZGÜR
ELİNE İNCİR SÜTÜ BULAŞSINRAZİYE GÖK AKTAŞ
30 AĞUSTOS 1922 VE SONUÇLARI-3PROF DR RAMAZAN DEMİR
"SUÇ YOKKEN SUÇLU ARAYANLAR, SUÇ VARKEN SUÇLU BULAMIYORLAR"MÜJGAN AKBÜLBÜL ÇELİK
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE KADINIŞIK YARGIN
KORKUTELİ BELEDİYESİ GÜREŞLER İLE FESTİVALLERETURGAY ALP
KANT’TAN ATATÜRK’E AKLIN ÖZGÜRLEŞMESİMUHARREM YELLİCE
BU DURUM ANTALYASPOR'A FIRSATVEDAT GÜRHAN
HACİVAT LİGHT YEŞİL!..GAZANFER ERYÜKSEL
BİZİ YORAN GERÇEK Mİ, BEKLENTİLERİMİZ Mİ?NİNA ŞAHİN
BEN 12 EYLÜL’Ü SEÇTİM. PEKİ, YA SEN?HASAN YAKUP CANGÜVEN
KİMBİLİR BELKİ DE…OYA BOYSAN
MENÜDEKİ FİYAT OYUNLARINA DİKKAT!AV İBRAHİM GÜLLÜ
'SAĞLIK TURİZMİ' DEĞİL, ULUSLARARASI HASTA HİZMETLERİTUGAY TOYDEMİR
EKONOMİ …MEHMET YENİKAYNAK
HERLİNGS DÜNYA MOTOKROS ŞAMPİYONU
KOCAGÖZ, ZABITA TEŞKİLATI'NIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI
5 YILDIZLI OTEL KONFORLU YURT
100. YIL CADDESİ'NDE YENİLEME ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
DOKUMA ETAP 2 İÇİN ORTAK AKIL VURGUSU
ALTINPORTAKAL'DA ULUSAL BAŞVURULAR SONA ERDİ
TANZANYALI 'ARAP OSMAN'IN BAŞPEHLİVANLIK HAYALİ
2 GÜNDE 38 YANGIN
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim






