Bugün 09 Temmuz 2026 Perşembe
  • Antalya29 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6217.85
    %1.32
  • Dolar
    46.8692
    %0.03
  • Euro
    53.7392
    %0.32

ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

DOĞRUSU NEDİR?

09 Temmuz 2026 Perşembe 15:28

Milli Eğitim Bakanı yaptığı açıkamada yakın tarihte yaşadığımız İstiklal (Özgürlük) Savaşı'nın bundan böyle Ders Kitapları'nda “Milli Mücadele” olarak yer alacağını söylemiş.
Bu açıklama üzerine bir kavga yürütülüyor.
Efendim, “Kurtuluş Savaşı” denilmesini istememek ideolojik yaklaşım ve Atatürk düşmanlığının dışa vurumuymuş.
Mesele buradan kaynaklanıyormuş!
Şimdi kelimelerin sözlük anlamlarına bakalım.
İstiklal: Bağımsızlık/Özgürlük
TDK'nın kullandığı bir deyim.
      "Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin layemut abidesidir." Atatürk

Kurtuluş:1. Bir şeyden, bir yerden kurtulma; felah, halas, necat, reha:
TDK’nın cümle içinde kullanımına verdiği bir örnek.
    "Doktor o kaosun içinde yalnızlığı seçmiş, kurtuluşu onda bulmuştu." Tarık Buğra
2. selamet.
3. Bağımsızlık kazanma.
Görüldüğü gibi kelimelerin kapsama alanı düşünüldüğünde İstiklal kelimesi Kurtuluş kelimesine göre doğrudan “özgürlük, bağımsızlık, hürriyet” kavramlarına göre daha uygundur.
Gelelim Milli Mücadele kavramına:
1. Dünya Savaşı sonunda düşman işgaline karşı Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla tam bağımsızlık amacına yönelik olarak başlatılan, işgalcilerin ve iş birlikçilerinin yenilgisi sonrasında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve Lozan Antlaşması ile sonuçlanan askerî ve siyasi dönem:
Konuyla ilgili ünlü edebiyatçımızdan yapılan bir alıntı:
      "Belki Millî Mücadele yıllarının bıraktığı bir tesirdir." - Ahmet Hamdi Tanpınar
Bakan beyin yaklaşımı, üslubu ve tutumundan bağımsız olarak diyebilirim ki, zira birçok konuda Bakanın üslup ve iş tutuş biçimine dair eleştirilerim var.
Ancak böyle düşünüyorum diye, bazıları gibi her dediğine, her yaptığına itiraz etmem ve karşı çıkmam gerekmez.
Doğrusu yaptığım tarih okumalarına dayanarak söyleyebilirim ki, “Kurtuluş Savaşı” tabiri bir takım sakıncalar ve yetersizlikler içermektedir.
Öncelikle Anadolu topraklarının tamamı işgal edilmemiştir.
İşgal edilen yer İstanbul'dur.
İstanbul Payitaht/Başkent olduğu için işgal altındadır.
Anadolu ise işgal altında değildir.
Anadolu toprakları üzerinde paylaşım yapılmış, karakollar kurulmuş ama halk buna itiraz etmiş, hem de sarayın isteğine rağmen işgale razı olmamış, bir kısım; asker, ulema, eşraf, ve kanaat önderlerinin katılımıyla içten içe, gizli bir şekilde örgütlenmiş hem Saray yönetimine hem işgalcilere karşı direnişe geçmiş, esareti kabul etmemiş, istiklalini korumak için Milli Mücadele başlatılmıştır.
Tarihi olarak sabittir ki, bu savaş İstiklal savaşı, mücadelenin adı da Milli Mücadele’dir.
Neden böyledir de Kurtuluş Savaşı değildir?
Çünkü, topyekün esaret gerçekleşmemiştir.
Milletimiz Saraya rağmen İşgalcilere direnmiştir.
Öncelikle Kurtuluş Savaşı demek için topyekün esaretin var olması gerekir ki, böyle bir durum kesinlikle vuku bulmamıştır.
Kurtuluş Savaşı demekten maksat Saray yönetiminden kurtulmak ise millet de bu konuda çok istekli ve arzulu değildir.
Milleti rahatsız eden işgaldir,  işgalcilerdir.
Saray karşıtlığı konusunda fikir birliği yoktur ve hatta Saray Yönetiminin değişmesi konusunda hiçbir iz ve emare dahi yoktur.
Bir takım askerlerin kafasında böyle düşüncelerin varlığı aşikar durumda değildir ve bu düşüncelerin Milli Mücadele sürecinde gereği de yoktur.
Bu sebeple hiç dillendirilmemiştir.
O günün öncelikli sorunu ülkenin ve özellikle İstanbul'daki yönetimin kurtulmasıdır.
Neticede Milli Mücadele ile bu ülkü gerçekleşmiş, millet rahat nefes almıştır.
Sonrasında olanlar ise Milli Mücadele'yi kazananların yeni bir ülke inşasına dair çabalarından ve  gayretlerinden ibarettir.
Sözün kısası: Bakan beyin bu mücadeleyi “Milli Mücadele” olarak tanımlaması ve böyle öğretilmesi için yaptığı düzeltme isabetlidir. 
Topyekün esaret vaki olmadığı için, topyekün Kurtuluş Savaşı'ından söz etmek doğru olmaz.
Savaşın adı, “İstiklal Savaşı” mücadelenin adı, “Milli Mücadele” dir.
Öküz altında buzağı aramanın anlamı yoktur.
Şayet gerekli ise her meseleyi kendi mecrasında tartışma becerisi veya cesaretini göstermeliyiz.
Meeselerimizi, iktidarın kanun çıkarırken yaptığı “Torba Yasa” garabetine çevirmeyelim

Bu yazı toplam 103 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim