Bugün 08 Temmuz 2026 Çarşamba
  • Antalya26 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6178.36
    %-0.05
  • Dolar
    46.8236
    %-0.02
  • Euro
    53.4146
    %-0.04

PINAR TEYİN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
PINAR TEYİN / KONUK YAZAR

YAZ TATİLİNDE VELİ OLMAK

08 Temmuz 2026 Çarşamba 01:46

Karneler çantaya girdi, sorumluluk kimin omuzunda?

Yıl boyunca sabahın köründe çalan alarmların sustuğu, servis telaşının bittiği, ödev defterlerinin çekmecelere kaldırıldığı o gün gelir… Karneler alınır, fotoğraflar çekilir, çocuklar yazın başladığını ilan eder.

Sonra sahneye veliler çıkar.

İlk soru neredeyse ezberdir: “Bu yaz çocuğuma ne yaptırsam?”

Bu sorunun kendisi bile aslında çağımızın ruhunu ele veriyor. Çocukların her dakikasını planlamaya öylesine alışmışız ki, boş zamanın da doldurulması gereken bir eksiklik olduğuna inanıyoruz.

Oysa çocuklar, programlarla değil, biraz da can sıkıntısıyla büyür.

Evet, yanlış okumadınız.

Canı sıkılan çocuk düşünür. Düşünen çocuk üretir. Üreten çocuk ise kendi oyununu, kendi hayalini ve bazen de kendi geleceğini kurar. Biz yetişkinler ise çoğu zaman bu sessiz mucizeye fırsat vermeden hemen bir kurs, bir ekran ya da yeni bir etkinlik bulmaya çalışıyoruz.

Otuz yılı aşkın eğitim hayatım boyunca binlerce öğrenci tanıdım. Geriye dönüp baktığımda şunu fark ediyorum: En başarılı çocuklar sadece çok soru çözenler değildi; merak etmeyi kaybetmeyenlerdi.

Çünkü bilgi öğretilir.

Merak ise korunur.

Yaz tatili tam da bunun mevsimidir.

Birlikte pazara gidip meyvenin neden bu yıl pahalı olduğunu konuşmak, yıldızlı bir gecede gökyüzüne bakıp “Acaba insanlar ilk takımyıldızlarını nasıl keşfetti?” diye sormak, dedesinin çocukluk hikâyelerini dinlemek ya da bir ağacın gölgesinde sessizce kitap okumak…

İnanın bana, bunların hiçbiri müfredatta yazmaz.

Ama hayatın müfredatında önemli başlıklardır.

Bir başka yanılgımız da çocuklarımızı sürekli birbirleriyle yarıştırmak.

“Kimin çocuğu kaç kitap okudu?”

“Hangi kursa gitti?”

“Hangi yabancı dili öğrenmeye başladı?”

Belki de asıl soru şu olmalı:

Çocuğum bu yaz hangi yeni soruyu sormaya başladı?

Çünkü eğitimin başladığı yer çoğu zaman cevabın verildiği yer değil, sorunun doğduğu yerdir.

Bir de teknoloji meselesi var…

Telefonu tamamen yasaklamak da çözüm değil, onu dijital bir bakıcıya dönüştürmek de…

Mesele ekranın kaç saat açık olduğu değil; evin içinde sohbetin, kahkahanın ve birlikte geçirilen zamanın kaç saat sürdüğüdür.

Ve son olarak…

Veliler çocuklarına hayatı anlatmaya çalışıyor.

Oysa çocuklar hayatı dinleyerek değil, seyrederek öğreniyor.

Biz kitap okumuyorsak, onlar neden okusun?

Biz sofrada birbirimizin yüzüne değil de telefon ekranına bakıyorsak, onlardan nasıl güçlü iletişim kurmalarını bekleyelim?

Çocuk eğitimi, söylenen cümlelerle değil; yaşanan hayatla yazılır.

Bu yaz çocuklarınıza mükemmel bir tatil hazırlamaya çalışmayın. Onlara unutamayacakları anılar bırakın. Çünkü yıllar sonra hangi test kitabını bitirdiklerini hatırlamayacaklar. Ama birlikte ıslanılan bir yaz yağmurunu, gece yarısı yenilen bir dondurmayı, uzun bir yolculukta edilen sohbeti ve “İyi ki o yaz birlikteydik” duygusunu hiç unutmayacaklar.

İşte eğitim dediğimiz şey, çoğu zaman tam da orada başlar.

Bu yazı toplam 117 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim