Bugün 07 Haziran 2026 Pazar
  • Antalya21 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6408.33
    %0
  • Dolar
    45.9704
    %0
  • Euro
    53.01
    %0

HASAN YAKUP CANGÜVEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
HASAN YAKUP CANGÜVEN / KONUK YAZAR

HAYAT, VEDA VE AYRILIK

07 Haziran 2026 Pazar 00:09

Hayatın içinde var olan hiçbir şey sonsuz değildir; her başlangıcın kaçınılmaz olarak bir sonu, her kavuşmanın bir vedası, her dönemin ise kapanan bir perdesi vardır. İnsan, çoğu zaman bunu bilse de kabullenmekte zorlanır. Oysa hayatın değişmeyen hakikatlerinden biri de; zamanın, insanları, duyguları, mekânları ve dönemleri sürekli dönüştürmesidir.

Bu nedenle yaşadığınız veda ve ayrılıkları; öfke, inkâr, pişmanlık ya da tükenmeyen bir hesaplaşma duygusuyla değil, olgunlukla ve ruhen huzurlu bir kabullenişle karşılayın ki ne geçmişin gölgesine takılıp dünün yükünü omuzlarınızda taşımaya devam edin, ne bugünün huzurunu kaçırarak hayatınızın kıymetini tüketin, ne de henüz gelmemiş yarınlarınızı; geri dönmeyecek şeylerin ardından tükenen bir ruh hâliyle heba edin. Geçmişe mahkûm olmanız, çoğu zaman hayatın kendisini ıskalamanıza neden olur.

Nitekim hayat, bazen insanı hiç istemediği vedalarla karşı karşıya bırakır.

Kimi zaman yıllarca emek verdiğiniz bir iş yerinden ayrılmak zorunda kalırsınız,

Kimi zaman ömür boyu süreceğini sandığınız dostluklar sessizce biter,

Kimi zaman büyük umutlar ve fedakârlıklarla kurulan bir evlilik; zamanla aynı duyguyu taşıyamadığı, aynı anlayışı koruyamadığı ve aynı istikamette yürüyemediği için sona erer.

Bazen de güven, emek ve ortak hedefler üzerine inşa edilen birliktelikler ve ortaklıklar; değişen şartlar, farklılaşan beklentiler, insan tabiatının ortaya çıkardığı kırılmalar ya da menfaat ve çıkar çatışmaları sebebiyle dağılır ve yürüyemez hâle gelir.

İşte insan, kimi zaman büyük umutlarla kurduğu hayallerin; hayatın gerçekleri karşısında umduğu gibi devam etmediğini acı tecrübelerle öğrenir.

Kimi zaman bir şehirden, kimi zaman bir makamdan, kimi zaman da çok değer verdiği insanlardan ayrılmak zorunda kalır.

Ve çoğu zaman insanı yoran şey yalnızca kaybetmek değil; kabullenmekte gecikmektir.

Fakat sona eren her şeyin ardından geçmişin enkazında yaşamaya devam etmek; insanın sadece huzurunu değil, geleceğe dair umudunu, enerjisini ve yaşama sevincini de tüketir.

Bu yüzden hayatın kapanan kapılarına hiddetle değil ibretle, kayıplara ise isyanla değil olgunlukla bakabilmek; insanın hem ruh sağlığını hem de hayat kalitesini koruyan en büyük sağduyu ve dirayetlerden biridir.

Çünkü bazı vedalar can yaksa da, insan bazen ancak kabullendiği şeylerden sonra yeniden güç bulabilir…

Bu yazı toplam 131 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim