Bugün 22 Temmuz 2026 Çarşamba
  • Antalya32 °C
  • IMKB

    %
  • Altın
    6268.06
    %1.23
  • Dolar
    47.2024
    %0.05
  • Euro
    53.8878
    %0.11

ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ALİ İHSAN DİLMEN / KONUK YAZAR

BASIN İKTİDAR İLİŞKİLERİNE DAİR

22 Temmuz 2026 Çarşamba 22:16

 

Basın ve medya kuruluşları ve mensuplarının meslek ahlakıyla sınavları zordur.
Medya kuruluşları adeta toplumda var olan ve güncel haliyle belirleyici olan siyaset kurum ve aktörleriyle “iyi geçinmek” zorundadırlar.
Zira medya,  “ilan reklam  kurumundan” alacağı bedelin yanı sıra,  özel sektör ve devlet destekli ticari kuruluşlardan alacağı reklam bedellerine muhtaç durumdadırlar.
Gazetelerin veya sair basın yayın kuruluşlarının okuyuculara sattığı gazete ve izleyici oranlarından elde elde edeceği imkanlarla işlerini yürütmeleri pek mümkün değildir. 
Basın yayın kuruluşları ve gazetecilik mesleğini yapanlar için meselenin bam teli işte bu noktadır.
Yani okurların gazetelere abone olma ve ticaretle uğraşan firmaların gazetelere reklam vermeleri gerekmektedir.
Öncelikle mevcut durum budur.
Ve işler acısıdır.
Bu haliyle, kamu kurumlarından alınacak ilan, reklam, özel haber vb. çalışmalar karşılığında bağımsızlığını rehin bırakmamak bir hayli güçtür.
İrade, kararlılık ve dayanma gücü gerektirir.
Basın ilan kurumu yasası mevcut haliyle mesleği korumaktan çok otoriter rejimlerde iktidarın çıkarlarını koruyan bir aparata dönüşmeye daha müsaittir.
Bu bakımdan “Basın ilan kurumunun” özerk bir yapıda olması gerekir.
Basın kuruluşlarının, seçimle iş başına gelmiş yerel ve genel iktidar kurumları veya muhalif kişiler ile partilere duyduğu ihtiyacın benzerini, basın yayın organlarının da duyduğu açık bir şekilde ortadadır.
Bu ihtiyaçlar karşılıklı ve her iki taraf için önemlidir.
Meseleyi haber yapma ve yazma hakkının, kalemin rehin bırakılmadan yapılması ve özgür düşünme hakkını korumaktır.
Gazetecilik böylesine zor ve erdem sahibi insanların yapacağı bir meslektir. 
Tıpkı yargıçlık gibi.
Biliyoruz ki yargıçların etkiden uzak karar verebilmeleri için "Coğrafi teminat" garantisi vardır. 
Bu garanti vereceği karar yüzünden “atanmama, sürgün yememe” garantisidir. 
Bizim gibi ülkelerde bu hak ne kadar işletilebiliyor o ayrı bir konudur.
Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının çiğnendiği ise sık sık gündeme gelir.
Bu tartışmalar ve zanlar elbette durduk yere yapılmıyor.
Gazeteci ve yargıç arasındakii farkı unutmamak gerekir.
Yargıçlar gazeteciler gibi iaşelerini temin zorunda değildir.
Onlar kamu adına yaptıkları iş gereği maaş almaktadır.
Gazetecilerin ise iaşelerini kendilerinin bulması gerekir.
Siyaset medya ilişkilerine yakından baktığımızda görülecek şey şudur.
Sadece bu fark bile gazeteciliğin ne kadar zor bir iş olduğunu göstermektedir.
Gazetecilik ticari bir faaliyet değildir.
Ürettiği sadece haberdir.
Onlar ürettiği haberin üzerinden mesleklerini icra eder ve geçimlerini sağlarlar.
Ülkemizde iktidarlar, basın yayın faaliyeti yürüten kurum ve aktörleri istediği şekilde yönetirken, muhalif siyasetin “amiral gemisi” durumunda bulunan partiler adeta beslediği basın yayın işini yapan aktörler tarafından yönetilmektedir.
Anlaşılacağı gibi iktidar yanlısı medya aldığı talimatlar doğrultusunda hareket ederken, muhalefet cephesinde işler tam tersi istikamette yürümektedir.
Anamuhalefet partisi, basın yayın mensuplarını hem finanse etmekte, beslemekte hem de beslediklerinden emir almaktadır.
Muhalefetin parçalanmışlığının birinci sebebi bu durumdan kaynaklanmaktadır.
Muhalefet öncelikle bu çarpık ilişkiyi düzeltmelidir ki, politikalarında istikrar ve tutarlılık olsun.
Halkı suçlayarak veya beğenmediği yöneticileri başarısızlığın sorumlusu ilan edenlerin aklına uyan muhalefet içine düşürdüğü çukurdan çıkamaz.
Muhalefet öncelikle şunu iyi bilmelidir.
Halk gazetecilere değil, partilere oy veriyor.
Beslediği gazetecilerden talimat alan, o gazetecilerin partilerini dizayn etmesine fırsat verenler halka güven veremez, istediği desteği bulamaz.
Doğrusu herkesin kendi işini yapacağı bir düzen kurmak için çalışmaktır.
Özgür basın isteyenlerin, demokratik ülke isteyenlerin tek ve doğru seçenekleri budur.
Ve kesinlikle bunun doğuracağı bir maliyet varsa da o maliyet mutlaka göze alınmalıdır.

Bu yazı toplam 109 defa okunmuştur.
SPOR
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 474 99 63 | Haber Yazılımı: CM Bilişim